www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Kendi kurumuyla davalık’
DT sanatçıları, Mine Acar’ın “asaleten değil de genel müdür vekili olarak atanmasının” nedenini sordular. Tiyatrocuların iddialarına göre, Acar, DT’de sanatçı kadrosuna geçmek için katıldığı bir sınavın Kültür Sanat-Sen tarafından iptal ettirilmesi üzerine DT ile davalık oldu.

Mardinli genç sanatçılar
   destek bekliyor

Mardin’de kendi imkanlarıyla açtıkları sanat evinde heykel ve resim alanında ürün çıkarmaya çalışan genç sanatçılar, hiçbir kurum ve kuruluşun kendilerine destek vermemesinden şikayetçi.

DT organize bir saldırı altında
Son aylarda Devlet Tiyatroları’nda (DT) yaşanan değişiklikleri değerlendirmek için Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde önceki akşam “Devlet Tiyatroları’nda neler oluyor” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.


‘Kendi kurumuyla davalık’
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’u, Devlet Tiyatroları’nı (DT) içine sürüklediği kaos ortamından dolayı “özür dilemeye” davet eden sanatçıların öfkesi dinmiyor. Koç’un vekil müdür olarak atadığı Mine Acar’ın asaleten atamasının neden henüz yapılmadığını soran sanatçılar, Acar ile DT arasındaki bir davayı gündeme getirdiler.
TOBAV, DETİS, Devlet Konservatuvarları Mezunları Derneği, Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği, Seslendirme Sanatçıları Birliği dün ortak bir basın toplantısı düzenlediler.
Birçok DT oyuncusu ve sanatçısının katıldığı toplantıda, DT’nin kapatılıp kapatılmaması gerektiği tartışmalarına sert tepki gösterildi. Sanatçılar, “bugün ‘devletin tiyatrosu olmaz’ diyenler, yarın ‘devletin okulu, hastanesi üniversitesi olmaz’ diyeceklerdir. Bunların da kapatılmasının ilk adımı DT ise çekinmeyin, korkmayın beyler kapatın Devlet Tiyatroları’nı” diye tepkilerini dile getirdiler.
Bakan Koç’un, “konular hakkında bilgili ve yetkin olmadığına, DT’nin kapanıp kapanmamasını Türkiye’nin gündemine getiren ilk bakan olduğuna” işaret edilen toplantıda, Koç’un bu nedenlerden ötürü, sanatçılardan özür dilemesi istendi. DT Yasası hazırlıklarına değinen ve bu yasayı üç günde hazırlayabileceklerini savunan sanatçılar, DT’de oluşan kaos ortamının sanatçılara büyük oranda yansıdığını, provaların aksadığını söylediler.
Ataması neden yapılmıyor?
Toplantıda ayrıca DT yeni Genel Müdürü Vekili Mine Acar hakkında da bir iddia ortaya atıldı.
Tamer Levent’in anlatımına göre; Mine Acar, 2000 yılında Rahmi Dilligil döneminde, sanatçı kadrosuna geçmek için sınava giriyor ve bu sınavda birinci oluyor. Kültür Sanat-Sen ise mahkemeye başvurarak, sınavı iptal ettiriyor. Mine Acar, bu iptal kararını bozmak için mahkemeye başvuruyor ve kazanıyor. DT, bu kararı temyize götürüyor ve Danıştay 5. Daire, Acar’ın iptal kararına yürütmeyi durdurma kararı alıyor. Acar böylece DT’ye genel müdür olarak atanınca hem davalı hem davacı konumuna geçiyor. Acar, 31 Ağustos’ta Konya DT’yi ziyarete gidiyor. Yerine ise vekaleten Tayfun Orhon’u bırakıyor. Orhon da bu arada Sanat Yönetim Kurulu’nu toplayarak DT’yi, Acar davasından feragat ettiriyor. Bu, Acar’ın atamasının önündeki engelin kalkması anlamına geliyor.
“Acar’ın ataması neden hâlâ yapılmadı” diye soran Levent ise bu mahkeme kararının atama için beklendiğini iddia ederek, “Bu davaya göre, Acar’a önce reji asistanlığı görevi verilecek ardından da genel müdür olacak. Kararnamesi niye yazılmıyor? Çünkü davanın sonucu bekleniyor” diye konuştu.


Başa dön


Mardinli genç sanatçılar
   destek bekliyor
Mehmet Çakmakçı
Mardin’de kendi imkanlarıyla açtıkları sanat evinde heykel ve resim alanında ürün çıkarmaya çalışan genç sanatçılar, hiçbir kurum ve kuruluşun kendilerine destek vermemesinden şikayetçi. Yağlı boyanın maliyetinin fazla olmasından dolayı petrol atığı madde olan zift ile çalıştıklarını kaydeden gençler, sanata destek verilmemesi durumunda 3-5 yıl sonra tarlalarda çalışmak zorunda kalacaklarını belirtti.
Tarihi Mardin evlerinin birinde yaklaşık 1 yıldır açtıkları Eros Sanat Evi’nde heykel ve resim yapan Mardinli genç sanatçılar yaşadıkları sıkıntılardan dolayı ürün çıkaramıyor. Ekonomik sıkıntılar ve yerel idarecilerin sanata ilgisiz davranmalarından şikayetçi olan genç sanatçılar, heykeltıraş ve ressamlardan destek bekliyor.
Yaklaşık 5 yıldır heykeltıraşlık yapan ve birçok yerde kendi imkanları ile eserlerini sergileyen Kamuran Aydoğan (28), heykellerinde ağırlıkta kadının ezilmişliğini işlediğini belirtiyor. Çalışmalarından dolayı yerel idarecilerden destek almadıklarını belirten Aydoğan, Kızıltepe Belediyesi’nin dönem dönem kendilerine yardımcı olduğunu ancak onun dışında herhangi bir destek bulamadıklarını ifade ediyor.
‘Otel’ eleştirisi
Açtıkları bir sergiye gelen Mardin Valisi Temel Koçaklar’ın sanatevinin otel yapılmasına ilişkin sarf ettiği sözleri eleştiren Aydoğan şunları söyledi: “Yaptığımız sanatın karşısında pek destek bulamıyoruz. Mardin Valisi açtığımız bir heykel sergisine gelmişti. Kiraladığımız sanatevini görünce destek olması bir yana bulunduğumuz yerin çok iyi bir otel olabileceğini söylemişti. Bir ilin valisi sanatımıza ilgi göstermeyi bırakın, kira ile tuttuğumuz mekanı bile otele dönüştürmeye çalışırken biz nasıl sanat yapabiliriz. Halk Eğitim Merkezi’nde kurs açmayı düşündük onlarda bize izin vermediler. İmkansızlıklardan dolayı çalışmalarımızı sürdüremez duruma geldik. Böyle gitmesi durumunda üç veya beş yıl sonra tarlalarda çalışmak zorunda kalacağız.”
Eros Sanat Evi’nde ressamlık yapan Nurettin Çakmak (29) ise, kentte sanatsal etkinliklerin çok az olması ve yeterli desteği bulamadıklarından dolayı resimlerini sergileyemediklerini söyledi. Mardinli gençlere popüler kültürün aşılanmaya çalışıldığını kaydeden Çakmak, “Gençler kendi kültüründen soyutlanmak isteniyor. Gençliğin kendini bulabileceği bir yer yok. Biz sanatevine gençleri katmayı düşünüyoruz ancak Mardin’in ilçelerinde bulduğumuz desteği sanatı ürettiğimiz yer olan Mardin’de bulamıyoruz” diye belirtti.
Yağlı boya yerine zift
Yaşadıkları ekonomik zorluklardan dolayı yağlı boya yerine asfaltlamada kullanılan petrol atığı zift ile resim yaptığını dile getiren Çakmak, “Yağlı boyanın maliyeti çok fazla olduğundan dolayı zift tekniği ile çalışmak zorunda kalıyorum. Mardin resimleri çiziyorum. Sanatın üretim devamlılığı açısından şimdiki durumun iç açıcı olduğunu söyleyememe.
Bu şekilde devam edersek bir şey üretemez hale geleceğiz” diye konuştu.


Başa dön


DT organize bir saldırı altında
Son aylarda Devlet Tiyatroları’nda (DT) yaşanan değişiklikleri değerlendirmek için Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde önceki akşam “Devlet Tiyatroları’nda neler oluyor” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Oyuncu Orhan Aydın’ın yönettiği panele oyun yazarı ve DT edebi kurul üyeliğinden istifa eden Tuncer Cücenoğlu, TOBAV (Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı) İstanbul Şube Başkanı Murat Karasu, tiyatro eleştirmeni Hasan Anamur ve Tiyatro Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı katıldı.
Panelin açılışında konuşan Orhan Aydın, yaşananları DT’ye karşı girişilmiş büyük bir operasyon olarak değerlendirdi. Basının üzerinde de baskı olduğunu bu nedenle DT haberlerine yer verilmediğini belirten Aydın, “DT de haber olmayacaksa bu ülkede ne haberdir soruyorum” dedi. İlk sözü alan Tuncer Cücenoğlu DT’deki istifa sürecini anlatarak yaşananların organize bir hareket olduğunu ve önceden hazırlanmış bir senaryonun adım adım uygulandığını belirtti. Cücenoğlu, “Devletin tiyatrodan elinin çekilmesi isteniyor. Lemi Bilgin şahsında DT’nin yolu kesilmek istendi. DT’nin özelleştirilmesi değil bu, yok edilmesidir” dedi. DT’nin çok önemli bir muhalif örgüt olduğunu belirten Cücenoğlu, “Burada Nazım, Vasıf Öngören, Bilgesu oynanıyor. Bu muhalif sesler dile getiriliyor. Yapılan direk bu muhalif odağa saldırıdır. Böylece halka gerçekten sanatı götüren kurum bitirilmek isteniyor” dedi.
DT Köy Enstitüleri gibi mi olacak?
Tiyatro Eleştirmeni Hasan Anamur ise Türkiye’de tiyatronun tarihi gelişimi üzerinde durarak DT’nin kuruluşunu ve yaptığı çalışmaları anlattı. “Tiyatro düşünme, düş gücü yaratır, umut yaratır” diyen Anamur, tarihte bütün iktidarların tiyatroları egemenlikleri altında, bir kukla gibi tutmak istediklerini ifade etti.
DT’nin Türkiye’nin çağdaşlamasında çok önemli bir yeri olduğunu belirten Anamur, “DT Köy Enstitüleri’nin akıbetine uğratılmak isteniyor” dedi. 20 gün sonra perdelerin açılacağını söyleyen TOBAV İstanbul Şube Başkanı Murat Karasu ise, hiçbir zaman tiyatroyla alakaları olmamış insanların birdenbire uzman kesilerek gazetelerde yazılar yazdığını belirtti. “Bunlar nedense hep birden DT kapatılmalı diye bağırıyor” dedi. “DT’yi kapatmak fikrinin altında 80 yıllık bir kin var. Muhalif kurumları yok etmekle işe başlıyorlar” diyen Karasu, “DT olmasa Anadolu’nun 82 kasabasına kim tiyatro götürecek. DT’yi bitirmek demek teslim olmuş bu ülkeye son darbeyi de vurmak demektir. Sonuç ağır bir kültürel yozlaşma olur” dedi. Karasu sağlam bir meslek örgütüne iyi bir sendikaya ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak, “Bu yalnız DT sanatçılarının değil bütün Türkiye’nin sorunudur. Buradan geri dönüş yok” dedi.
AB normları hedef alınıyor
Genco Demirer’den 3-5-7 Grafik sanatçısı Genco Demirer’in yeni tematik yağlı boya resim sergisi Teşvikiye Nelli Sanat Evi’nde 7 Ekim’de açılıyor. 29 Ekim’e kadar açık kalacak sergiyi, www.gencodemirer.com adresinde da görmek mümkün. Sanat eleştirmeni ve yazar Özkan Eroğlu “3-5-7” sergisi dolayısıyla kaleme aldığı “”3-5-7” Genco Demirer Kitabı”nda şöyle diyor: “Konu olarak 3-5-7’yi seçen Genco, bu kavram seçiminde 3 ile üç erdemi, yani ‘iyi ol’, ‘iyi düşün’ ve ‘iyi yap’ı sorgulamaya gayret gösterir, adeta bu erdemleri resimleştirir. Yanı sıra 5 ile beş temel duyuyu; ‘görme’, ‘tatma’, ‘işitme’, ‘dokunma’ ve ‘koklama’yı sorgulamaktadır. 7 ile de yedi asal sanatı algılar ve ele alır.” “3-5-7” 1990 yılında Gülseren Kayalı Atölyesi’nde resme başlayan ve iç mimari ve grafik eğitimi alan Genco Demirer’in 7. kişisel sergisi. Sanatçının daha önce, “Kediler”, “Postes Ottomanes”, “Cities”, “imPARAtore” ve “Yezidiler” gibi tematik sergileri yurtiçi ve yurtdışında ilgi ile karşılandı. Bir çok reklam ajansında sanat yönetmenliği yapan Genco Demirer, halen Kültür A.Ş.’de bu görevi sürdürmekte, ayrıca gDGa’yı yönetmekte.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net