Son aylarda Devlet Tiyatroları’nda (DT) yaşanan değişiklikleri değerlendirmek için Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde önceki akşam “Devlet Tiyatroları’nda neler oluyor” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Oyuncu Orhan Aydın’ın yönettiği panele oyun yazarı ve DT edebi kurul üyeliğinden istifa eden Tuncer Cücenoğlu, TOBAV (Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı) İstanbul Şube Başkanı Murat Karasu, tiyatro eleştirmeni Hasan Anamur ve Tiyatro Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı katıldı.
Panelin açılışında konuşan Orhan Aydın, yaşananları DT’ye karşı girişilmiş büyük bir operasyon olarak değerlendirdi. Basının üzerinde de baskı olduğunu bu nedenle DT haberlerine yer verilmediğini belirten Aydın, “DT de haber olmayacaksa bu ülkede ne haberdir soruyorum” dedi. İlk sözü alan Tuncer Cücenoğlu DT’deki istifa sürecini anlatarak yaşananların organize bir hareket olduğunu ve önceden hazırlanmış bir senaryonun adım adım uygulandığını belirtti. Cücenoğlu, “Devletin tiyatrodan elinin çekilmesi isteniyor. Lemi Bilgin şahsında DT’nin yolu kesilmek istendi. DT’nin özelleştirilmesi değil bu, yok edilmesidir” dedi. DT’nin çok önemli bir muhalif örgüt olduğunu belirten Cücenoğlu, “Burada Nazım, Vasıf Öngören, Bilgesu oynanıyor. Bu muhalif sesler dile getiriliyor. Yapılan direk bu muhalif odağa saldırıdır. Böylece halka gerçekten sanatı götüren kurum bitirilmek isteniyor” dedi.
DT Köy Enstitüleri gibi mi olacak?
Tiyatro Eleştirmeni Hasan Anamur ise Türkiye’de tiyatronun tarihi gelişimi üzerinde durarak DT’nin kuruluşunu ve yaptığı çalışmaları anlattı. “Tiyatro düşünme, düş gücü yaratır, umut yaratır” diyen Anamur, tarihte bütün iktidarların tiyatroları egemenlikleri altında, bir kukla gibi tutmak istediklerini ifade etti.
DT’nin Türkiye’nin çağdaşlamasında çok önemli bir yeri olduğunu belirten Anamur, “DT Köy Enstitüleri’nin akıbetine uğratılmak isteniyor” dedi. 20 gün sonra perdelerin açılacağını söyleyen TOBAV İstanbul Şube Başkanı Murat Karasu ise, hiçbir zaman tiyatroyla alakaları olmamış insanların birdenbire uzman kesilerek gazetelerde yazılar yazdığını belirtti. “Bunlar nedense hep birden DT kapatılmalı diye bağırıyor” dedi. “DT’yi kapatmak fikrinin altında 80 yıllık bir kin var. Muhalif kurumları yok etmekle işe başlıyorlar” diyen Karasu, “DT olmasa Anadolu’nun 82 kasabasına kim tiyatro götürecek. DT’yi bitirmek demek teslim olmuş bu ülkeye son darbeyi de vurmak demektir. Sonuç ağır bir kültürel yozlaşma olur” dedi. Karasu sağlam bir meslek örgütüne iyi bir sendikaya ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak, “Bu yalnız DT sanatçılarının değil bütün Türkiye’nin sorunudur. Buradan geri dönüş yok” dedi.
AB normları hedef alınıyor
Tiyatro Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı ise yaşananların siyasi bir olay değil, rutin bir bakanlık değişikliği olduğunu ifade etti.