Korucu olmak istemeyen köylülere baskı iddiası
Şırnak merkeze bağlı Kızılsu köyünde korucu olmak istemeyen köylülerin, korucubaşının baskısına maruz kaldığı ileri sürüldü. Kızılsu köyü korucubaşı Abdullah K. ve Bahattin Ç.’nin, koruculuğu kabul etmeyen köylülere yönelik baskılarını artırdığı iddia edildi. İsmini vermek istemeyen bir köylü, koruculuğu kabul etmedikleri için yıllardır birçok baskıya maruz kaldıklarını ifade ederek, “Köyümüzün korucubaşısı olan Abdullah K. ve Bahattin Ç. son günlerde koyunlarımızı köyün dışına çıkarmamıza izin vermiyor. Daha önce birçok kez baskıyla karşı karşıya kaldık. Şimdi bizi maddi olarak çökertmek istiyorlar. Biz en zor dönemlerde ve en kötü şartlarda bile koruculuğu kabul etmedik ve bugün de koruculuğu kabul etmeyeceğiz” dedi. Gerekirse köylerini terk edeceklerini ve korucu olmayacaklarını ifade eden köylü, yasal yollara başvuracaklarını söyledi.
CHP TBMM’yi toplantıya çağırıyor
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “terör ve şiddet” başta olmak son gelişmelerde AKP Hükümeti’nin zaafiyet içinde olduğunu belirterek, Meclis’i olağanüstü toplantıya çağıracaklarını bildirdi. CHP MYK üyeleri, Grup Başkanvekilleri ve Grup Yönetim Kurulu üyeleri dün partinin genel merkezinde toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Baykal, bir süreden beri tehlikeli bir çatışma ortamına girildiğini söyleyerek, “şiddet ve terör” olaylarının derin etkiler yarattığını ifade etti. Hükümetin, yaşanan olaylarla ilgili olarak ciddi zaafiyet içinde olduğunu vurgulayan Baykal, “Yanlışları ortaya koymanın doğru olduğunu düşünerek gayret sarfediyoruz. Yeni terör ortamının karakteristik özellikleri şekillenmektedir” dedi. Ayrılıkçı siyasi yapı ve anayasal düzeni bozacak yaklaşımları kabul etmeyeceklerini kaydeden Baykal, çatışmaların halka yansıdığını, topluma çok tehlikeli bir bölünmenin dayatıldığını söyledi. Baykal, hükümetin savsaklayıcı bir tutum içinde olduğunu, İstanbul Fatih Camii ve Ankara Hacıbayram Camii’nde yaşananlar konusunda da gerekli tutumu almadığını belirterek, Meclis’i bugün olağanüstü toplantıya çağıracaklarını bildirdi. Baykal, Meclis Başkanı’nın 7 gün içinde Meclis’i toplaması gerektiğini hatırlatarak, Başkan’ın uygun gördüğü ve Başbakan’ın Türkiye’ye döndüğü bir günde toplantının gerçekleşmesinin doğru olacağını ifade etti. Baykal, “Olağanüstü toplantı talebiniz reddedilirse ne yapacaksınız” sorusuna “Yetkimizi kullanıyoruz. Toplantı gerçekleşmek durumunda. Ancak, toplantıya katılmama durumunda olanların da yaklaşımları değerlendirilir” karşılığını verdi. AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ise, “TBMM’nin olağanüstü toplanmasına ihtiyaç olmadığını” söyledi. Meclis’in 1 Ekim’de açılacağını hatırlatan Ergin, “Bu kadar kısa süre kala böyle bir talepte bulunulmasını, siyasi içerikli buluyorum. Siyasi endişelerle alınmış bir karardır” dedi.
Heyecan ve sevinç
İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki 13.5 milyon öğrenci ile 575 bin öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından dün dersbaşı yaptı. 2005-2006 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla 1 milyonun üzerinde çocuk okullu oldu. Okula yeni başlayanların ve ilköğretimden ortaöğretime geçen öğrencilerin heyecanını yanlarında bulunan aileleri de paylaştı. Okullar düzenlenen törenlerle eğitime başlarken, 3 aylık yaz tatilinde yaşadıklarını sınıf arkadaşlarına anlatmaya çalışan öğrencilerle, okula yeni başlayan öğrencilerin heyecanı birbirine karıştı. Birinci sınıf öğrencilerinin bazıları tek başlarına sınıfta kalmayı kabul etmeyip ağlamaya başlayınca öğretmenler çareyi velilerini de sınıfa almakta buldu. Okula başladığı için hayli mutlu olduğu gözlenen Ayşe Atanur şimdilik hayali doktor olmak. Annesinin elinden tutarak okula getirdiği Mehmet Yenerci ise okulunu sevdiğini belirtiyor. Biraz çekingen olsa da Yenerci hemen arkadaşlarıyla kaynaşıp oynamaya başlamakta gecikmiyor. Yenerci büyüyünce mühendis olmak istiyor ama ne mühendisi olacağını henüz bilmiyor. Okullardaki törenler renkli görüntülere de sahne oldu. Okul açılışlarında öğrenciler şiirler okudu, şarkılar söyledi. Törenlere İlçe Milli Eğitim Müdürleri, kaymakamlar ve çok sayıda velide katıldı. İlköğretimden ortaöğretime geçen öğrenciler de daha büyük olmanın olgunluğuna rağmen heyecanların gizleyemediler. Lise 1’e başlayan Eyüp Kalmaz, üniversitede bilgisayar mühendisliği okumak istediğini, bunun için çok çalışması gerektiğini söylerken; endüstri meslek lisesi torna-tesviye bölümü öğrencisi Mesut Sevinç’in de hayalini mühendislik süslüyordu. Öte yandan okul servislerinin yola çıkması sonucu İstanbul genelinde trafik yoğunluğu yaşandı. Ancak, özel araç sahiplerinin trafik yoğunluğunu hesaba katarak genel olarak toplu taşıma araçlarını tercih etmesi, söz konusu yoğunluğun beklenenden daha az olmasını sağladı. Öte yandan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ilköğretim ve lise kayıtlarının 16 Eylül’e kadar uzatıldığını açıkladı.
Danıştay’a aile hekimliğinin iptali davası açıldı
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), aile hekimliği pilot uygulaması yasa ve yönetmeliğinin Anayasa’ya aykırı olan maddelerinin iptali ile yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’a dava açtı. Sendika yöneticileri ile birlikte açtığı iptal davası öncesinde bir açıklama yapan SES Genel Başkanı Köksal Aydın, AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin bir ayağı olan ve Düzce’de pilot olarak uygulanmak istenen aile hekimliği çalışmalarının başarısız olduğunu söyledi. Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı, hastaneleri ticarileştirecek bu uygulamaya karşı hekimlere baskı uygulandığını da belirten Aydın, aile hekimliği uygulaması ile hekimlerin baktığı hastalardan en fazla yüzde 20’sini başka bir hekime ya da hastaneye sevk edebileceğini, bir hekimin ne kadar çok hastaya bakarsa o kadar çok para kazanacağını anlattı. Söz konusu uygulama ile sağlık alanındaki sorunların daha da artacağını vurgulayan Aydın, var güçleriyle mücadele yürütmeye kararlı olduklarını söyledi. Açıklamanın ardından Danıştay’a iptal ve yürütmenin durdurulması davası açıldı. Bu arada Düzce Valiliği tarafından gönderilen, Aile Sağlığı Elemanı Başvuruları konulu bir yazı ile sözleşmeli olarak çalışmak isteyen personelin en geç 14 Eylül 2005’e kadar ivedilikle İl Sağlık Müdürlüğü’ne ulaştırılması istendi. İzinli personele de ulaşılması istenen yazıda, tercihlerden sonra boş kalan Aile Sağlığı Elemanı pozisyonlarına ve Toplum Sağlığı Merkezlerine hizmet puanları esas alınarak görevlendirme yapılacağı duyuruldu. SES ise Ankara’dan Düzce’ye bir heyet görevlendirerek, sağlık emekçileri ile toplantılar yapacak. Bu toplantılar doğrultusunda nasıl bir tutum alınacağı da belirlenecek.
|