Venezüella’da yeni bir kamulaştırma
Venezüella ordusu, hükümetin isteği üzerine Monagas kentinde faaliyeti durdurulmuş olan Heinz Ketçap fabrikasına el koydu. Venezüella Tarım Bakanı Antonio Albarran, fabrikanın yüzde 80’inin zaten işçilere ait olduğunu ve Heinz’in fabrikayı yasadışı yollarla ele geçirdiğini belirtti. Fabrika 10 yıla yakın bir zamandır faaliyet göstermiyordu. Venezüella hükümeti, batan ya da kapatılan fabrikaları kamulaştırarak yönetimini işçilere devrediyor. Devlet Başkanı Hugo Chavez hükümeti, bugüne dek yüzlerce kapatılmış fabrikaya yatırım yaptı. İncelemelerin ardından yeniden faalilyete konulan fabrikalar, işçilere devrediliyor. Venezüella’nın yeni sendika federasyonu, Ulusal Venezüella İşçileri Sendikası’nın (UNT) Koordinatörü Marcela Maspero, kapatılmış 800 fabrikanın tekrar faaliyete geçirilmesini planladıklarını söyledi. Maspero, hükümetin bu fabrikalara neden el koyduğunu da şöyle açıkladı: “Toplum ile işbirliği yaparak, bu işyerlerini devralıyoruz, çünkü ülkenin canlanma sürecinin fabrikaların kapatılmasıyla darbe almasını istemiyoruz.” Maspero ayrıca, UNT’nin parlamentodan bu fabrikaları ‘kamu malı’ olarak ilan etmesini isteyeceklerini bunun da özel şirketlerin de devlete devredilmesinin önünü açağını kaydetti. Sendika yetkilisi böylece 20 bin işçinin işine devam edebileceğini söyledi. Kamulaştırma için geçerli sebepleri olduğunu açıklayan Maspero, “Promabrasa” fabrikası örneğini verdi. Mısır işleyen Promabrasa fabrikasının işçileri, UNT’ye gidip patronlarının kendilerine 6 aydır ücretlerini ödemediğini söyledi. Bunun üzerine Venezüella Çalışma Bakanı’nın bir inceleme başlattığını duyuran Maspero, yasal sürecin işlediğini kaydetti. Venezüella kanunlarına göre, bir fabrika meclis tarafından kamu malı ilan edildikten sonra, patronuna bedeli ödendikten sonra hükümet fabrikaya el koyabiliyor. Devlet Başkanı Chavez, el koyma uygulamasının işçi hükümet işbirliği ile yapılan bir uygulama olduğunu söyledi. Patron örgütü Conindustria’nın başkanı Juan Francisco Mejias ise hükümetin kamulaştırma konusunda ‘yaptığı yanlışı’ düzeltmesi gerektiğini öne sürdü.
Savaş suçlusu kurtuldu
İsrail ordusunun eski bir komutanı, İngiltere’yi ziyaret etmek isterken tutuklanmaktan son anda kurtuldu. Scotland Yard dedektifleri, Emekli Orgeneral Doron Almog’un, Londra’daki Heathrow Havaalanı’na ineceğini öğrenerek havaalanında beklemeye başladılar. Bir İngiliz yargıç, Almog hakkında, savaş suçu işlemekten ötürü tutuklama emri çıkarmıştı. Önceki gün Londra’ya inen İsrail uçağında bulunan Almog, tutuklanacağı hakkında kendisine bilgi ulaştırılması üzerine uçaktan inmedi ve aynı uçakla İsrail’e geri döndü. Almog hakkındaki tutuklama emrinin, İngiltere’de türünün ilk örneği olduğu belirtiliyor. Almog, 2002 yılında Refah mülteci kampında 59 evin yıkılması emrini vermişti. Bu yıkım, İsrailli bazı askerlerin öldürülmesinin ardından “intikam almak” amacıyla gerçekleştirildi. Almog’un sorumlu olduğu insanlık suçları arasında, Mart 2003’te, 9 aylık hamile Filistinli Nuha El Makadam’ın öldürülmesi; Aralık 2001’de 3 Filistinlinin öldürülmesi; Temmuz 2002’de, Daraj mahallesinin bombalanarak Hamas liderlerinden Salah Şehadeh ile 14 Filistinlinin öldürülmesi de bulunuyor. Bu arada İsrail Başbakanı Ariel Şaron, Gazze Şeridi’nden çekilmenin ardından, Batı Şeria’daki büyük Yahudi yerleşimlerini genişletmeye devam edeceklerini açıkladı.
El Kaide’den Amerika’ya tehdit
El Kaide örgütü, 11 Eylül’ün yıldönümünde, ABD ve Avustralya’daki kentlere yeni saldırılar tehdidinde bulunan bir video kaset yayımladı. ABC televizyon kanalında yayımlanan kasette, El Kaide sözcüsü, ABD ve İngiltere’ye yönelik rutin tehditlerin yanı sıra Los Angeles ve Melbourne kentlerine saldırı tehdidinde bulundu. Adam Gadahn adlı bir ABD vatandaşı olduğu öne sürülen sözcü, “Dün Londra ve Madrid. Yarın Los Angeles ve Melbourne, Allah bilir. Ve bu sefer bizden acıma veya merhamet göstermemizi beklemeyin. Biz barışı seviyoruz, ancak İslam tarafından kurulacak barışı. İşgalciler veya diktatörlerin sözde barışını değil” diye konuştu. Adam Gadahn olduğu öne sürülen kişi, daha önceki El Kaide kasetinde de görünmüştü. Adam Gadahn, birkaç yıl öncesine kadar, heavy metal dinleyen bir genç olarak tanınıyordu. Diğer yandan, El Kaide’nin Irak’taki lideri olarak tanıtılan Ebu Musab Zerkavi, Telafer kentine yönelik saldırılarında ABD ve Irak güçlerinin kimyasal silah kullandığı suçlamasında bulundu. Telafer’de, önceki gece itibariyle 156 direnişçinin öldürüldüğü, 246’sını yakalandığı açıklanmıştı.
|