Pınarbaşı Belediye Başkanı Halil Sarımeşe, “Baraj yapılmasının turizme ve dünya mirasına büyük darbe olur. Bu şelalenin bitişi anlamına gelmektedir. Köylerin durumu ne olacak? Vatandaş mağdur edilecek mi? Bunların bir netlik kazanması lazım. Bu barajın 50 yıllık bir ömrünün olduğu söyleniyor. 50 yıl sonra ne yapılacak? Bu alanlara yapılan hidroelektirk santrali ile ilçe büyük bir kayba uğrayacak. Köy muhtarlarının büyük çoğunluğu bu baraja karşı” dedi.
Konuyla ilgili olarak uzmanlar, Küre Dağları’nın Kastamonu, özellikle Pınarbaşı ve Azdavay başta olmak üzere çevresinde bulunan ilçeler, açısından önemli olduğu, bu alanın 2000 yılında milli park ilan edildiğini, ayrıca Türkiye’nin bu alanı dünyaya armağan ettiğini, Avrupa’nın sıcak noktaları arasında yer alıp Türkiye’nin de 9 sıcak (önemli) noktasından biri olduğunu, dolayısı ile bu alanda baraj yapımının ulusal ve uluslararası kamuoyunda kabul görmeyeceği fikrini savundu.
Baraj yapımı düşünülen noktanın biyolojik koridor niteliğinde olması ve Valla Kanyonu’nun peyzaj değerini yok etmesinin büyük eleştirilere ve tepkilere yol açacağını belirten uzmanlar, Küre Dağları’nın karstik yapısı ve bu karstik yapıya özgü mağara zenginliğinin, baraj yapımı ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını vurguladı. Bu alanlarda tünel açmanın, iş makinesi çalıştırmanın ve dinamit kullanmanın olağanüstü tehlikeli olabileceğini de kaydeden uzmanlar, özellikle kanyon ve kayalık ortamlarda yaşayan yırtıcı kuşların ve sürüngenlerin yok olmaları ve hatta nesillerinin tükenmesi gibi bir takım geri dönüşü mümkün olmayan sorunların ortaya çıkacağını, bunun da Küre Dağları’nın biyolojik zenginliğini azaltacağı yorumunu yaptı.