www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



KESK kaynak gösterdi
Hükümetin “memurların isteklerini karşılayacak kaynak yok” açıklamasına yanıt veren KESK, kısa vadede kaynak yaratma konusunda bir dizi öneri sundu. KESK’in önerileri şöyle: Kayıt dışı ekonomi, vergilendirilmeyen kazanç , faiz dışı fazla, borç faizleri.

Çukurova işçisinin sabrı tükendi
Aylardır ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için her türlü eylemi yapan, çalmadık kapı bırakmayan Çukurova Tekstil işçilerinin sabrı tükendi.

Sendika korkusu işçi attırdı
Mikropor Makina Sanayi ve Ticaret AŞ’de işçilerin düşük ücrete, ağır çalışma koşullarına, komik düzeyde zamlara karşı hareketlenmesi, patron Kemal Yazıcı’yı ürküttü. İşçilere tehditlerle geri adım attıramayan Yazıcı, sendikalaşma hareketine öncülük edebileceğini düşündüğü 7 işçiyi işten attı.


KESK kaynak gösterdi
Maaş zammı konusunda cimri davranan hükümetin “kaynak yok” gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını belirten KESK, kısa vadede kaynak yaratma konusunda bir dizi öneri sundu.
Hükümet, konfederasyonlara sunduğu son teklifinde, ek ödeme almayan 1 milyon 377 bin memura, gelecek yılın birinci ve ikinci 6 aylarında 40’ar YTL seyyanen ödeme ve yüzde 1.5’ar zam önermişti. Ek ödeme alan yaklaşık 450 bin memura ise iki dönem için sadece yüzde 1.5’ar zam teklifinde bulunmuştu.
Kayıt dışı ekonomi
Bu teklife tepki gösteren KESK, hükümetin “kaynak yok” gerekçesine karşılık çeşitli önerilerde bulundu.
KESK tarafından yapılan araştırmada, “‘Kayıt dışının 3’te 1’nin kayıt altına alınması 2006 yılı için en az 10 milyar YTL ek kaynak yaratacaktır” denildi. Ekonominin çok yüksek bir oranının kayıt dışı olduğu belirtilen araştırmada, DİE Hane Halkı İşgücü verilerine göre 2004 yılında 21 milyon 791 olan istihdamın yüzde 53’ünün kayıt dışı olduğu, bunun 11 milyon 549 bin kişi anlamına geldiği ifade edildi. Kayıt altına alınması hedeflenen 7 milyon 397 bin kişinin çoğunun asgari ücretten kayıt altına alınması halinde, prim ve vergi gelirinin 21 milyar 608 milyon YTL kaynak yaratacağı kaydedildi.
Vergi kazancı
Yüksek faiz gelirleri ve finansal hareketlerden vergi alınması da öneriler arasında. Araştırmaya göre, yalnızca iç borç faizlerinin yüzde 15 oranında vergilendirilmesi 7.2 milyar YTL ek gelir anlamına geliyor.
Faiz dışı fazla
Yıllardır hazırlanan bütçelerin faiz dışı fazla vermeye odaklandığı belirtilen araştırmada, 6 aylık bütçe gerçekleşmelerine göre faiz dışı fazlanın ocak-haziran döneminde 19.5 milyar YTL olarak gerçekleştiğine işaret edilerek, faiz dışı fazlanın yarıya indirilmesinin kaynaklarda büyük bir rahatlama yaratacağı savunuldu.
Borç faizleri
Bütçenin büyük bir kısmının yıllardır iç ve dış borç faiz giderlerine gittiği vurgulanan araştırmada, 2005 bütçesinde iç borç faiz giderlerine ayrılan payın 48 milyar YTL olduğu bildirildi. Faiz ödemelerinin zamana yayılmasıyla bu payın yüzde 30-40’lık diliminin kamu hizmetleri ve yatırımlar için kullanılabileceği, bunun da 15-20 milyar YTL’lik bir kaynak oluşturacağı ifade edildi.

Hükümeti bekliyoruz
Memur-Sen üyeleri, hükümeti memurların taleplerini karşılamaya çağırdılar. Sıhhiye’deki toplu görüşme standında toplanan memurlara seslenen Genel Başkan Ahmet Aksu, “Ekonomi iyiye gidiyor diyorlar. Ekonomik istikrar var diyorlar. Peki memurlar neden bundan yararlanamıyor?” diye sordu. Merkez Bankası’nın faiz oranlarının düşürülmesini isteyen Aksu, “Başbakan’ın devreye girmesini istiyoruz. Biz revize ettik. Hükümeti bekliyoruz” dedi. Memur-Sen İstanbul İl Temsilcisi Ahmet Yurtman da büyükşehirlerdeki memurların maaşlarının yüzde 68’inin kiraya ve ulaşıma gittiğini belirterek, büyükşehir tazminatı istediklerini anlattı. Urfa İl Temsilcisi Ahmet Kaytan ise grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı istedi.

TOPLU GÖRÜŞMEDE DÖRDÜNCÜ TUR BUGÜN
Hükümet ile memur sendikaları konfedrasyonları arasında 15 Ağustos’ta başlayan toplu görüşmenin dördüncü turu bugün yapılacak.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin başkanlığında yapılacak görüşmeye, Kamu İşveren Kurulu ile Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ve yetkili sendikaların genel başkanları katılacak. Görüşmeler saat 14.00’te başlayacak. Görüşmede, geçen toplantıda alınan karar doğrultusunda, özelleştirme uygulamaları nedeniyle kamu çalışanlarının yaşadıkları sorunları ve çalışma şartlarına ilişkin diğer taleplerini değerlendirmek amacıyla kurulan komisyonların raporları ele alınacak. Daha sonra ise mali konular ve maaş zamlarının ele alınması bekleniyor.
Taleplerini revize ettiler
Son görüşmeye, memurlara bütçeden ayrılan ilave payın 5 milyar YTL’ye yükseltilmesi önerisiyle giden Kamu-Sen’in, bugünkü görüşmelere revize edilmiş yeni bir taleple gideceği öğrenildi. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Bakan Şahin’in, Başbakan Erdoğan’ın inisiyatifindeki bir konuda konuşmayacağını ifade ettiğini belirterek, “Görünen o ki, konu Sayın Başbakan’a gidecek. Biz de Başbakan ile görüşmeyi talep edeceğiz. Nihai noktayı Başbakan ile konuşmak istiyoruz” diye konuştu. Taleplerini, memurlar için ayrılan ilave payın 5 katrilyon lira yükseltilmesi yönünde yeniden şekillendirdiklerini bildiren Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, dağılımda söz sahibi olmak istediklerini ifade etti. Aksu, 40’ar YTL’lik seyyanen zam ile eş ve kira yardımlarının artırılmasını da isteyeceklerini belirtti.
Eylem günü
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul da hükümetin görüşmelere yeni bir öneriyle gelmesi halinde, son toplantıda sundukları en düşük memur maaşının 886 YTL’ye yükseltilmesi talebini gözden geçirebileceklerini belirtti.
Bu arada KESK üyeleri, bugün saat 13.00’te Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü önünde toplanıp Başbakanlık C kapısına gidecek ve görüşme heyetini uğurlayacaklar. Konfederasyon üyeleri, bütün illerde aynı saatte, basın açıklamaları ve oturma eylemleri yapacak.

Tehditle bir yere varılamaz
  • CHP Genel Başkanı Yardımcısı Cevdet Selvi, “dışa teslimiyetçi içte ise sorunlar karşısında çaresiz kalan hukümetin, kamu çalışanlarını cezalandırma, örgütlerine karşı sopa sallama ve tehdit etme anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtti. Selvi dün yaptığı açıklamada, kamu çalışanlarının durumu AKP döneminde her yönüyle daha da ağırlaştığını söyleyerek, CHP’nin, kamu çalışanlarını desteklemeye devam edeceğini kaydetti.
  • Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ergün Atalay, hükümetin toplu görüşmelerdeki tutumunu uygun bulmadığını belirterek, “Çatışmayla tehditle bir yere varılmaz” dedi. Hükümetin verdiği rakamın yeterli olmadığını ifade eden Atalay, “Hükümetin geçen haftaki tutumunu uygun görmüyorum. Biraz daha esnemesi ve mülayim olması gerekir” diye konuştu.


    Başa dön


    Çukurova işçisinin sabrı tükendi
    Turgay Keser
    Aylardır ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için her türlü eylemi yapan, çalmadık kapı bırakmayan Çukurova Tekstil işçilerinin sabrı tükendi. En son İstanbul 4. Levent’te, Mehmet Emin Karamehmet’e ait gökdelenlerin önünde oturma eylemi yapan işçiler, AKP’lilerin “sorunun en kısa sürede çözüleceği” sözü üzerine memleketlerine döndüler. İşçiler, ya haklarının ödenmesini ya da fabrikanın yeniden açılmasını istiyorlar.
    Tarsus’taki 850 işçiyi temsilen Yapı Kredi Plaza önünde eylem yapan işçilerden Ahmet Tekin, patronun 2003 yılında “elektrik parasını ödeyemiyorum” gerekçesiyle fabrikayı kapattığını, kendilerini de kısa bir süre için ücretli izne çıkardığını anlattı.
    Ancak bu durumun 20 aydır devam ettiğini söyleyen Tekin, mağduriyetlerini anlatmak için kelime bulmakta güçlük çekiyor. Psikolojilerinin bozulduğunu, evlerine haciz geldiğini, kiralarını ödeyemediklerini söyleyen Tekin, şöyle devam etti: “İlk başta para ödemelerinde aksamalar meydana geldi, maaşın tamamını yatırmamaya başladılar. Bugün 2002 yılından alacaklarımız var. Biz de dedik ki, kriz oldu, ülkede gerçekten problem var. Hoşgörüyle baktık hep. Sonra bu adam elektrik borcundan dolayı fabrikayı kapattı. Kapattı derken sendikayla işletme arasında bir protokol yapıldı; protokolde ‘işletmemezin elektrikleri kesik olduğundan dolayı işçiler ikinci bir emre kadar ücretli izindedir’ denildi.”
    Evlere haciz geldi
    Fabrikaya kilit vurulmasının üzerinden bir ay geçmeden Yapı Kredi Bankası işçilerin hesaplarını kapattı, bununla da yetinmedi verdiği kredileri geri istedi. Böylece evlerine haciz geldiğini belirten Tekin, “Bize eşlerimizin kollarındaki bilezikleri sattırdılar, alyansları, hatta evlilik yüzüklerini sattırdılar. Ben kızımın kulağındaki küpeyi bile sattım. Biz o kıza yalan söyledik. Ona, ‘kızım senin küpeni sattık, Yapı Kredi’nin borcunu ödedik’ diyemiyorum” dedi.
    Hep aynı nakarat
    İki ay, üç ay derken aldatıldıklarının farkına varan işçiler, Türk-İş Başkanı Salih Kılıç’ın Karamehmet’le görüştüğünü, bu görüşmede Karamehmet’in “Önümüzdeki ay bir şeyler yapacağım” dediğini anlatıyorlar: “20 aydır bir şeyler yapacak. Ocak 2004 tarihinden itibaren SSK pirimlerimiz kesildi. Hastalıklar oluyor, primlerimiz ödenmediği için SSK’da tedavi ettirmemiz mümkün değil artık. Yoksullukla, daha doğrusu açlıkla mücadele ediyoruz. Karamehmet bir ay aç kalabilir mi?”
    Arayıp soranımız olmadı
    İşçiler, Bakan Murat Başesgioğlu ile de görüşerek, “Sadaka istemiyoruz, anamızın ak sütü kadar helal olan, kanunda yazan hakkımızı istiyoruz” dediler. Bakanın işçilere yanıtı “Tamam, ilgileneceğim” oldu.
    Karamehmet kendilerine işten çıkış vermediği için yeni bir işe de başlayamadıklarını belirten işçiler, eylemlerinin yeterli ilgiyi görmemesinden yakınıyor. Sendikanın da pek bir şey yapmadığını ifade eden Tekin, “TEKSİF Genel Başkanı olsun, Türk-İş olsun diğer kitle örgütleri olsun adları var kendileri yok. Basın toplantısı bitti, çekip gittiler. Ondan sonra bir telefon bile açmadılar. Arayanımız soranımız yok burada. Kitle örgütlerinin yatağı İstanbul, ama bir tanesi bile gelmedi” dedi.
    Vazgeçmek yok
    Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bildiren işçilerden Hüseyin Bekkoyun’un iki çocuğu var. Bekkoyun, “Geçen seneden kalma kira borcum var. Biz duygu sömürüsü yapmıyoruz. Halimizi insanlar biliyor. Yedi yaşındaki çocuklarımızın bile psikolojisi bozuldu. Arkadaşlarımızın ruhsal durumu bozuk” dedi.
    Celal Altındağ, 4 çocuk babası, çocuklarından birinde iltihaplı romatizma var. Yaşadıklarına tepkisini, “Hiçbir gelirim yok. Bu çocuk SSK’dan yararlanamıyor. Çocuk ilaçları almadığı zaman bacakları balon gibi şişiyor, belden aşağısı tutmuyor. Başka bir arkadaşın karısı kanser, ayda 400 milyon masrafı var, nasıl ödesin bunu. Çukurova işçisi hak etmediği bir durumla karşı karşıya. Biz çalışırken hırsızlık yapmadık, düzenbazlık yapmadık, alnımızın teriyle çalıştık” sözleriyle gösterdi.


    Başa dön


    Sendika korkusu işçi attırdı
    Hamza Kandemir
    Mikropor Makina Sanayi ve Ticaret AŞ’de işçilerin düşük ücrete, ağır çalışma koşullarına, komik düzeyde zamlara karşı hareketlenmesi, patron Kemal Yazıcı’yı ürküttü. İşçilere tehditlerle geri adım attıramayan Yazıcı, sendikalaşma hareketine öncülük edebileceğini düşündüğü 7 işçiyi işten attı.
    Sincan Organize Sanayi Sitesi’nde kurulu fabrikada endüstriyel filtre üretimi yapılıyor. İstanbul Ataşehir’de de showroom ve depo açan firma, burada Hollandalı Filtrair firmasının distribütörlüğünü de yapıyor. Firmanın Ankara’da 200 işçiyi çalıştırdığı fabrikasında üretilen filtreler dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor.
    ‘Beğenmeyen muhasebeye’
    Düşük ücretle, ağır çalışma koşulları altında, sosyal haklardan yoksun ve sendikasız çalıştırılan işçiler, uzun zamandır dönem zammının açıklanmasını beklerken, komik düzeyde seyyanen zamla karşılaştılar. Duydukları rahatsızlığı çeşitli şekillerde gösteren Mikropor işçileri, şeflerle tartışarak, iş yavaşlatarak, zaman zaman da çalışmayarak tepkilerini ortaya koydular.
  • Bolu’da kazanımlar korundu
    Bolu Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında yürütülen ve uyuşmazlıkla sonuçlanan toplusözleşme görüşmeleri, Yüksek Hakem Kurulu’nda karara bağlandı. Görüşmelerin tıkanmasının ardından grev kararı alan Belediye-İş Sendikası, kararı işçilerin oyuna sunmuş, işçilerin oyları sözleşmeyi Yüksek Hakem Kurulu’na göndermişti. Konuya ilişkin açıklama yapan Belediye-İş Bolu Şube Başkanı Erdoğan Kefeli, uyuşmazlığın Yüksek Hakem Kurulu’nda 17 Ağustos’ta karara bağlandığını bildirerek, “Alınan kararlarda taleplerimizdeki haklılığımız ortaya çıkmıştır” dedi. Cumartesi gününün tatil olması, normal çalışma süreleri, hafta tatillerinde çalışma ücreti, fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı gün sayısı, ihbar tazminatı, hasar bedeli, yıllık izin, sendika yönetici ve temsilcilerine tanınan yıllık izinler gibi maddelerin sendikanın talebi doğrultusunda karara bağlandığını aktaran Kefeli, mevcut kazanımların aynı şekilde korunduğunu dile getirdi. Gıda, temizlik, kömür yardımları ile direksiyon primi gibi maddelerde de işçilerin lehine karar çıktığını dile getiren Kefeli, 60 bin liralık kıdem zammının yanı sıra, birinci altı ay yevmiyelere yüzde 6, ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylar için de yüzde 5 zam yapıldığını söyledi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net