www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Ruslar da giremedi
Erdemir işçileri, özelleştirmeci Rus firmasının yetkililerini de fabrikaya sokmadı. İşyerini terk etmeyen işçiler, İstanbul-Ereğli Karayolu’nu trafiğe kapattı.

Yüzde yüz kusurlu!
Çalışma Bakanlığı, Gediz’de 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamada, Kömür İşletmeleri AŞ’yi yüzde yüz kusurlu buldu. Müfettişlerin hazırladığı rapora göre, işveren hemen her konuda suçlu.

Telekom için bir dava daha
Türk Telekom’un özelleştirilmesinin her aşamasını yargıya götürme kararı alan Türkiye Haber-İş Sendikası, dün de Rekabet Kurumu’nun özelleştirme ihalesini onay kararına karşı Danıştay’a iptal davası açtı.


Ruslar da giremedi
Erdemir işçileri, Arcelor’dan sonra, Rus firmanın yetkililerini de fabrikaya almadılar. Firma yetkililerinin fabrikayı incelemeye geleceğini öğrenen işçiler, gece işyerini terk etmediler. Sabah da yolu trafiğe kapatarak eylem yaptılar. Rus firma incelemeden vazgeçmek zorunda kaldı.
İşçiler bir kaç gün önce de dünyanın en büyük çelik şirketi Arcelor’un temsilcilerinin Erdemir’e geleceğini öğrenince sokağa dökülmüşler ve fabrikayı terk etmemişlerdi. İşçilerin tutumu üzerine, Arcelor gezisini ertelemişti.
3 kilometre yürüdüler
Erdemir işçileri, fabrikanın ihalesi için ön yeterlilik alan firmalar arasında olan Rusya Federasyonu’ndan “NLMK-Open Joint Stock Company Novolipetsk Iron and Stell Corporation” yetkililerinin tesiste inceleme yapacakları duyumunu aldılar.
Bunun üzerine harekete geçen işçiler, önceki gün Atatürk Anıtı’na yürüdü. Mesai bitiminin ardından fabrika önünde toplanan işçiler ve aileleri, kitle örgütü temsilcilerinin de katılımıyla, yaklaşık 3 kilometre yürüdüler. “Erdemir’e gelmeyin bizi katil etmeyin”, “Hükümet istifa” gibi sloganlar atan işçilere seslenen Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Taşdemir, “Türk Metal’i geçerlerse Çanakkale’yi de geçerler” diyerek, kararlılıklarını dile getirdi. Sendikanın Ereğli Şube Başkanı İlhami Erdoğ da bir Rus firmasının Erdemir’de inceleme yapacağını öğrendiklerini belirterek, bu nedenle geceyi işyerinde geçireceklerini duyurdu.
Fabrikadan ayrılmadılar
Erdemir’de 00.30-08.30 vardiyasında çalışan işçiler dün sabah fabrikadan çıkmadı, 08.30-16.30 vardiyasında çalışanlar da fabrikaya gelerek üretime devam ederken, 16.30-00.30 vardiyasında çalışan işçiler de sabah erken saatte fabrikada oldu.
Yaklaşık 3 bin işçi, daha sonra dışarı çıkarak İstanbul Karayolu’nu, şirket yetkililerinin geleceği söylenen Gülüç beldesi girişinde trafiğe kapattı. “Erdemir bizimdir bizim kalacak”, “Hükümet şaşırma sabrımızı taşırma”, “Erdemir’i satanı biz de satarız” sloganlarıyla oturma eylemi yapan işçilere seslenen İlhami Erdoğ, firma yetkililerinin fabrikada inceleme yapmasına izin vermeyeceklerini belirterek, “Arcelor yetkilileri tesislere nasıl gelemedilerse Rusya Federasyonu firması da inceleme yapamayacak” dedi.
Gösteri sırasında bazı araç sürücüleriyle tartışan işçiler, hasta taşıyan bir aracın geçişine izin verdi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı eylem nedeniyle 3 kilometre civarında araç kuyruğu oluştu. Polisin uzun süren uğraşları sonucunda yolu trafiğe açan işçiler, daha sonra eylemlerini sürdürmek üzere fabrikaya döndü. Bir süre daha devam eden eylem, Rus firmanın geziden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine sona erdi. Ancak vardiyadaki işçiler, benzer bir duruma karşı uyanık olmaları yönünde uyarıldı.


Başa dön


Yüzde yüz kusurlu!
Kütahya’nın Gediz ilçesinde meydana gelen ve 18 kişinin ölümü 2 kişinin yaralanması ile sonuçlanan iş kazasında, işveren Kömür İşletmeleri AŞ yüzde yüz kusurlu bulundu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin, Anadolu Ajansı’na verdiği bilgilere göre, Kömür İşletmeleri AŞ’ye ait Gediz Linyit İşletmesi’nde 21 Nisan 2005 tarihinde meydana gelen ve 1’i maden mühendisi, 17’si işçi 18 kişinin ölümü ve 2 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamayla ilgili teftiş raporu tamamlandı.
Gazlardan etkilendiler
Teftiş raporunda, işyerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden bakanlık tarafından son 3 yılda 4 kez denetlendiği bildirildi. İşyerinin 9 ve 7 numaralı iki ocaktan oluştuğu belirtilen raporda, kazanın olduğu 7 numaralı ocağın yeni planlandığı ve son teftiş tarihinde henüz kömür üretimine başlamadığı ifade edildi.
Raporda, grizu patlaması sırasındaki ölümlerin, yanma, patlamanın yarattığı basınç şoku ve sonrasında ortama yayılan karbonmonoksit ve karbondioksit gibi zehirleyici ve boğucu gazlardan etkilenme sonucu gerçekleştiğine yer verildi.
Her şey eksik
Hazırlık ve üretim çalışmaları yapılan ocakta nefeslik ve kaçamak yolu tesis edilmediği, ocakta uygun ve yeterli havalandırma sisteminin kurulmadığına işaret edilen rapora göre, diğer eksiklikler şöyle:
  • Ocağın havalandırma sisteminin yetkililere haber verilmeden durdurulması,
  • Ocakta gaz ölçümlerinin düzenli olarak yapılmaması,
  • Kazanın meydana geldiği bacada gaz ölçümü yapılmadan ateşleme yapılması,
  • Ocak içerisinde çalışan işçilere ferdi karbonmonoksit maskesi verilmemesi,
  • Ocakta teknik nezaretçi denetimlerinin düzenli yapılmaması,
  • Ocak içerisinde metan gazı degajına karşı kontrol sondajları yapılmadan çalışılması,
  • İşletmede yeterli ve güvenli bir iş güvenliği denetim ve organizasyon sistemi kurulmaması,
  • İşçilere yeterli iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi.


    Başa dön


    Telekom için bir dava daha
    Türk Telekom’un özelleştirilmesinin her aşamasını yargıya götürme kararı alan Türkiye Haber-İş Sendikası, dün de Rekabet Kurumu’nun özelleştirme ihalesini onay kararına karşı Danıştay’a iptal davası açtı.
    Danıştay önünde toplanan Türk Telekom çalışanları, “Tüccar devlet değil, sosyal devlet”, “Herşeyi satarsınız ama Türk Telekom’u asla”, “Türk Telekom vatandır satılamaz” yazılı pankartlar açarak sloganlar attılar.
  • Liman işçisine destek artıyor
    Mersin Limanı’nın satılmasına karşı işyerini terk etmeyen işçilere destek giderek artıyor. CHP Mersin milletvekilleri ve Kazanlı Belediye Başkanı Kenan Yıldırım işçileri ziyaret ederek destek verdi. İşçiler ziyarete gelenleri, sloganlarla karşılarken Liman-İş Mersin Şube Başkanı Recep Özbey, 24. gününde oldukları işyerini terk etmeme eylemi hakkında bilgi verdi. Sorunların çözümü için emek örgütlerine görev düştüğünü söyleyen Özbey, CHP’den daha etkin muhalefet yapmasını istedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ise Mersin Limanı işçilerinin direnişini Meclis gündemine getireceklerini söyledi. Liman-İş Genel Sekreteri Erdinç Çakır da, yıllık 50 milyon dolar geliri olan ve Türkiye’nin giriş kapısı konumundaki limanı satmanın vatana ihanet ile eş anlamlı olduğunu söyledi. Çakır, “Limanın satılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi. Bu arada Özelleştirme İdaresi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Devlet Demiryolları’na ait Mersin Limanı’nın özelleştirme ihalesi için üç teklif alındı.
    ‘Sorun sadece ücret değil’
    Toplu pazarlık sürecinde temel ücret olarak 950 YTL üzerinden masaya oturacaklarını bildiren KESK Genel Başkanı Tombul, grevli toplusözleşme hakkı, iş güvencesi ve sosyal kazanımların öncelikli olduğunu dile getirdi. TTB Merkez Konsey İkinci Başkanı Metin Bakkalcı da, hükümete, 15 Ağustos’ta “IMF’ye verilen sözleri zinhar aklına getirme” uyarısında bulundu. Tombul, dün TTB’de gerçekleştirdiği ziyarette, sağlık alanının kamu açısından önemli olduğuna, sözleşmeli personelden taşeronlaştırmaya, performansa dayalı ücretlendirmeye kadar bir dizi uygulamanın sağlık alanında görüldüğüne işaret etti. Sağlığın 70 milyonun sorunu olduğunu belirten Tombul, bu alana ilişkin sorunları toplu pazarlık sürecinde yeniden tartıştırmak için TTB’yi ziyaret ettiklerini dile getirdi. Toplu pazarlık görüşmelerinin sadece ücret açısından önemli olmadığını ifade eden Tombul, istihdam politikalarını ve bütçeden nereye ne kadar kaynak ayrılacağını da tartışmaya açacaklarını, ayrıca grevli toplusözleşme hakkını gündeme getireceklerini bildirdi. Personel Rejimi’nin tek taraflı olarak değiştirilmek istenmesine de karşı çıkan Tombul, “İş güvencesinin korunduğu bir yasa için çalışmaya hazırız” dedi. Temel ücreti 950 YTL olarak belirlediklerini bildiren aktaran Tombul, kamu emekçilerinin yüzde 90’ının yoksulluk sınırı altında yaşadığını, bu nedenle belirledikleri ücretin “afaki” olmadığını dile getirdi. Hekimlerin yüzde 85’inin de kamu çalışanı olduğuna, bu nedenle toplu pazarlık sürecinin kendileri için de önemli olduğuna dikkat çeken Metin Bakkalcı ise hükümete seslendi: “15 Ağustos’ta bu masaya içtenlikli oturunuz. IMF’ye verdiğiniz sözleri zinhar aklınıza getirmeyiniz.” Gazetecilerin sorusu üzerine son dönemde artan bebek ölümlerini değerlendiren Bakkalcı, ölümlerin hiçbir şekilde doğal karşılanamayacağını belirtti. 60 çocukluk ünitede 90 çocuğun tutulduğuna işaret eden Bakkalcı, bu ünitenin en riskli yer olduğunu, bu nedenle çok özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Bakkalcı, bebek ölümlerinin gerçekleştiği üniversite hastanelerinin bütün kamusal olanaklardan uzaklaştırıldığına, kadro alamadıklarına dikkat çekti.
    İDO’da anlaşmazlık
    İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ile Türkiye Denizciler Sendikası (TDS) arasında 24 Mart’ta başlayan toplusözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. İDO’nun, fazla mesai ücretlerinin düşürülmesi, iskele ve büroda çalışanların kapsam dışı olmalarını dayatması üzerine görüşmeler tıkandı. İDO Genel Müdürlüğü önünde dün bir basın açıklaması yapan TDS Genel Başkanı Turan Uzun, şehir hatlarında çalışan işçilerin, terfi, izin, fazla mesai gibi haklarının geri alınmak istendiğini belirtti. Ücretlerde ise kamu sektörü için belirlenen zam oranının teklif edildiğini söyleyen Uzun, bu şartlar altında anlaşmalarının mümkün olmayacağını dile getirdi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net