|
|

|
           

Haftalardır saygın medyamız Bülent Ecevit sayesinde Sultan Vahdettin’i diriltme savaşı veriyor. Sultan Hazretlerinin tüm direnmelerine rağmen dirileceğine şimdiden kesin gözüyle bakılıyor.
|
medya
.............................
Sinan Kara (sinankara2000@yahoo.com)
|
Vahdettin medyası ve Diyarbakır çöplüğü…
Haftalardır saygın medyamız Bülent Ecevit sayesinde Sultan Vahdettin’i diriltme savaşı veriyor. Sultan Hazretlerinin tüm direnmelerine rağmen dirileceğine şimdiden kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye gibi ülkelerin gazetecilik açısından birçok zorluğunun olmasına rağmen haber bulmak ve haber yapmak açısından büyük avantajları olduğu da bilinir.
Ülkenin her yerinden ajanslara akan onlarca haber bırakılıp Vahdettin ile bu denli uğraşılması, yaşayanların sorunları ile uğraşıp hükümetle ters düşme korkusundan mı bilinmez ama görünen o ki, yaşayanlar bırakıldı ölülerle uğraşılıyor…
Vahdettin hain miydi değil miydi, ihanet etti mi etmedi mi kısır döngüsünde dönen tartışmalar sürerken diğer tarafta birilerinin ısrarla görmekten kaçındığı Diyarbakır çöplüklerinde yaşam kavgası sürüyor.
Küçük yaşta geçim derdine düşmüş çocuklar karınlarını doyurmak ve ailelerine yardımcı olmak amacıyla çöplükte bir yaşam kavgası veriyorlar.
Dicle Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, Diyarbakır’da yaklaşık 400 çocuk çöp toplayarak yaşamlarını sürdürmek ve ailelerine katkıda bulunmanın gayreti içinde.
Bu çocuklar karınlarını doyurabilmek için çöplükte bulunan atıkları, ekmek, pasta, meyve ve çeşitli yemekleri yiyerek bir taraftan da tetanos, Hepatit B gibi tehlikeli hastalıklarla riski taşıyorlar.
Geçelim bunları değil mi?
Biz yine bildik tartışmaya, Sultan Vahdettin’e mi dönelim?
Kolayı bu sevgili ağabeyler, “dönen dönsün ben dönmem… “
Bir delinin kuyuya attığı taşı çıkarmaya çalışan 41’inci akıllı ben olmak niyetinde değilim…
Ben Diyarbakır’da kalıp kardeşlerimle çöplükte eşinmeye devam edeyim. Sakın yaklaşmayın cici ağabeylerim, ablalarım… Üstünüze pislik sıçramasın, kokmayın durup dururken…
Kapayın kulaklarınızı, kapayın. Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Oto, “Çocuklarımızın mutlaka bu sefil ve tehlikeli yaşamdan kurtarılmaları gerekiyor” diyor, duymayın sakın.
Boş verin ne yapacaksınız siz. Hem ben duydum da ne oldu? Başımda onca dava, geçim sıkıntısı. Bakın kravatım bile yok “sözüm ona” gazeteciyim…
Bence siz Vahdettin’den nasıl kurtulursunuz, onun çaresine bakın.
Önce diriltip sonra öldürür müsünüz, yoksa başka bir hinliği de var mıdır bu işleri ben anlamam ama Sayın Ecevit’e bir teşekkür borcunuz var, bunu sakın unutmayın.
Hadi size kolay gelsin, biz de işimize bakalım…
Az kalsın unutuyordum; Antalya, Alanya, Çeşme, Bodrum nasıl, tatil nasıl gidiyor? Tamam, canım kızmayın demedik bir şey…
|
|
|