www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Dikenli incir’ sezonu başladı
Adana sokaklarında sezonu yeni başlayan dikenli incir dolaşıyor. Bağırsak, cilt kırışıklıklarına ve böbreklere iyi geldiği söylenen dikenli incirin buzlu servis ediliyor olması da sıcaktan bunalan Adanalıların ayaküstü nefes almasına olanak sağlıyor.

Ressam Safai’nin Esenliktepe’si
Göller Bölgesi’nde “Esenliktepe” adını verdiği yerde, kendi yaptığı kerpiç evde yaşayan ve sanat çalışmalarını burada sürdüren yazar-ressam Safai’ye, Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencileri eşlik ediyor.


‘Dikenli incir’ sezonu başladı
Yusuf Baştuğ - Sema Batmaca
Kimilerinin incir, Hint inciri, kaktüs inciri, lab inciri dediği, Adanalıların genel tanımıyla ‘dikenli incir’in sezonu başladı.
Temmuz ayının son haftasından itibaren Tarsus’tan getirilen ve neredeyse her köşe başında tablalarda “üç tanesi 500’e” satılan dikenli incire yoğun ilgi gösteriliyor.
Yumurta büyüklüğünde, dikenli kabuğu soyularak servis edilen dikenli incire ilginin büyüklüğü ise bağırsak ve böbreklere iyi gelmesinden kaynaklanıyor.
Sıcakların doruk noktasına ulaştığı bugünlerde buzlu badem gibi servis ediliyor olması da dikenli incire olan ilgiyi artıran başka bir neden...
Sıcakların vazgeçilmezi
Tablalarda buz kalıplarıyla soğutuluyor dikenli incir. “Taşlara, başlara, her şeye yarar” sloganıyla müşteri toplamaya çalışan, dikenli incir satan seyyar satıcılar Adana sokaklarında gece gündüz dolaşıyor. Sıcaklardan bunalan ve biraz rahatlamak isteyen Adanalılar, ayaküstü dikenli incir yiyor. Bu dönemde sokakların değişmez görüntülerine eklenen dikenli incir sıcaklarda serinlemek isteyenlerin de vazgeçilmezi oluyor.
‘Böbreklere, bağırsaklara...’
Bir buçuk ay sürecek olan dikenli incir sezonu başında görüştüğümüz Abdülrezzak Asma, Cemal Gürsel Caddesi’nde tablasıyla dikenli incir satıyor. Yenibey Mahallesi’nde oturan ve yaz kış tablasıyla meyve sebze satan Asma, 15 sene önce işsizlik nedeniyle Mardin’den Adana’ya gelmiş.
Tablacılığın zorluklarını anlattıktan sonra, “Memleketimde iş olsaydı gelir miydim?” diyor. Sıcağın altında bir yanda müşterileri ile ilgilenirken bir yandan da incirin faydalarını anlatıyor uzun uzadıya; “Böbreklere, bağırsaklara ilaçlardan bile iyi geliyor...”
Günde ortalama 200 civarında dikenli incir sattığını belirten Asma, çok fazla para kazanamadığını dile getiriyor. Yaşam standartlarının ağırlığından bahseden Asma, “Sıcakta, soğukta hep dışarıda tablada bir şeyler satarak yaşamaya çalışıyoruz. Ama ne yapalım, bu da bizim kaderimiz her halde” diyor.


Başa dön


Ressam Safai’nin Esenliktepe’si
Göller Bölgesi’nde “Esenliktepe” adını verdiği yerde, kendi yaptığı kerpiç evde yaşayan ve sanat çalışmalarını burada sürdüren yazar-ressam Safai’ye, Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencileri eşlik ediyor. Yazar-ressam Safai, Göller Bölgesi’nde ismini açıklamak istemediği bir köyde, kendi yaptığı kerpiç evde, kendi deyimiyle “16 köpeği, koyunları, tavukları, kedileri, böcekleri ve ağaçlarıyla” yaşıyor. Kimliğiyle ilgili bilgileri “Yellerin doğduğu yerde doğan”, “Yerküreye değen ilk yağmurla yaşıt” sözleriyle sınırlandıran Safai, Toroslar’ın doruklarında kurduğu kendine özel yaşamını paylaştı.
Öğrencilerle birlikte
Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin ilk mezunlarından olduğunu anlatan yazar-ressam Safai, kerpiç evde, izini sürerek Toroslar’a kadar gelen üniversite öğrencileriyle birlikte yaşadığını söyledi. Türkiye’nin her yerinden gelen öğrencilerin, “Esenliktepe” adını koyduğu bu yerde yanında kaldığını ifade eden Safai, öğrencilerin kendisini nasıl bulduğunu bilmediğini, hatta onlara bu soruyu hiç sormadığını kaydetti. İçinde yaşadığı basit yapıyı, mimari öğrenimi ve sanatçı kişiliğiyle renklendiren Safai, evinde kurumuş ağaçlardan yaptığı çanak çömlekler kullandığını, insan sağlığına zararlı olduğunu düşündüğü bazı maddeleri ise evine hiç sokmadığını söyledi. Safai, “Otomobil kullanmıyorum. Gitmem gereken yere yürüyerek gidiyorum. Kendi bahçemde ürettiğim sebze ve meyveleri yiyorum. Bu yüzden 16 yıldır hiç doktora gitmedim, hiç ilaç kullanmadım” dedi.
Son-kişotlar

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net