www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Erdoğan’ın rehberi Bush
Başbakan operasyon ısrarını sürdürüyor. Times’a verdiği demeçte bunun “uluslararası bir hak” olduğunu iddia eden Erdoğan, Türkiye’nin “terörle mücadelede” ön saflarda yer aldığını hatırlattı.

TÜBİTAK Yasası’nı yargı durdurdu
Anayasa Mahkemesi, TÜBİTAK Yasası’nın Bilim Kurulu üyeleri ve başkan atanmasına ilişkin maddelerinin yürürlüğünü durdurdu.

CHP’li muhalifler kurultay istedi
CHP’li muhalifler, Anayasa Mahkemesi’nin ihtarından sonra 7 gün içinde olağanüstü tüzük kurultayı toplanması istemiyle CHP Genel Merkezi’ne başvurdu.


Erdoğan’ın rehberi Bush
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sınır ötesi operasyonun Türkiye’nin “ulusulararası hakkı” olduğunu savunurken, buna referans olarak da ABD’nin “terörle mücadele” iddiasıyla gerçekleştirdiği operasyonlara gönderme yaptı. Erdoğan, “Bir ülke, bir halk, bir millet tehdit altındaysa, bu ülke gerekeni uluslararası yasalara uygun olarak yapar” dedi.
İngiltere’ye yaptığı çalışma ziyareti sırasında The Times gazetesine konuşan Erdoğan, bir başka ülkenin topraklarına operasyon yapılmasını savundu. Başbakan bunun hak olduğunu ileri sürürken, ABD’nin Afganistan operasyonunu referans gösterdi.
Türkiye’nin “terörle mücadelede” en aktif görevi alan ülkelerin başında geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Örneğin Türkiye, Afganistan’a sırf terörle mücadele için asker göndermiştir. Türkiye’nin bu ülkede 1500 askeri vardır ve Türkiye iki kez ISAF’ın komutasını almıştır. Türk askeri bu görevin ikincisini henüz tamamlamıştır. Türkiye terörle mücadelenin her aşamasında aktif rol oynamaya hazırdır” diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye’nin aynı kararlı yaklaşımı müttefiklerinden de beklediğini ve PKK ile mücadelesine destek istediğini belirtti. Erdoğan, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonla PKK’nin Kuzey Irak’ta takip etmesine ilişkin tartışmalarla ilgili olarak da, “Açıkça söylemek isterim ki, şu anda ABD’den bu mücadele konusunda beklediğimiz çabayı görmüyoruz. Bu görüşümüzü Amerikalı dostlarımıza da söyledik” dedi.
Türkiye’nin bu konudaki anlayışının ve beklentisinin belli bir sınırı olduğunu kaydeden Erdoğan, PKK’nin Batı’da yasaklanmış bir örgüt olduğunu ve ABD’nin bu örgütle ilgili istihbarat ve izleme çalışmalarını artırma sözü verdiğini savundu. Erdoğan, kendisini korumanın uluslararası hukuka göre Türkiye’nin hakkı olduğunu belirtirken, “Bu yetkiyi uluslararası hukuk sağlamaktadır” dedi.
The Times gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın bunu söylerken ABD’nin 11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan’da yaptığı faaliyetlere göndermede bulunduğunu vurguladı.
“Bir ülke, bir halk, bir millet tehdit altındaysa, bu ülke gerekeni uluslararası yasalara uygun olarak yapar” diyen Başbakan Erdoğan, “Ben ülke ismi telaffuz etmek istemiyorum, ama biz de herhangi bir diğer ülkenin hakkını kullanabileceği veya kullandığı gibi kullanabiliriz” şeklinde konuştu.
Erdoğan, İslam ve terör tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine de, Türkiye’nin Avrupa ile sıkı bağlara sahip laik ve Müslüman bir ülke olarak bu konuda hayati bir rol oynayabileceğini vurguladı.


Başa dön


TÜBİTAK Yasası’nı yargı durdurdu
Anayasa Mahkemesi, TÜBİTAK Yasası’nın Bilim Kurulu üyeleri ve başkan atanmasına ilişkin maddelerinin yürürlüğünü durdurdu.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve anamuhalefet partisi CHP’nin ayrı ayrı yaptığı başvuruları birleştiren Anayasa Mahkemesi, yürürlüğün durdurulması istemlerini dün karara bağladı.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, yasanın, Başbakan’ın TÜBİTAK Bilim Kurulu’na 3, Türkiye Bilimler Akademisi’ne toplam 4 üye seçmesini öngören hükümlerinin yürürlüğünü durdurdu.
Yüksek Mahkeme, yasanın, Bilim Kurulu’nun istifa veya ölüm gibi sebeplerle boşalan üyelikleri için aynı esaslarla yeni üye seçilmesini, belirtilen süre içinde yeni üye bildirilmemesi halinde Başbakan’ın belirlediği kişileri doğrudan Bilim Kurulu üyesi olarak atamasını öngören hükümlerinin de yürürlüğünü durdurdu. Anayasa Mahkemesi, yasanın, Bilim Kurulu’na başkan seçilmesine ilişkin 5’inci maddesinin 2’nci ve 3’üncü fıkraları hükümlerinin de yürürlüğünü durdurdu.
Yüksek Mahkeme, yasanın geçici 4’üncü maddesinin de yürürlüğünü durdurdu. Madde, kanunun yayımı tarihinden itibaren 15 gün içinde Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin belirleyecekleri üyeleri seçerek Başbakan’a sunmasını, bu süre içinde ilgili kurumlarca gerekli teklifin yapılmaması halinde Başbakan’ın bunların kontenjanları için öngörülen şartları taşıyanlar arasından doğrudan Bilim Kurulu üyeliklerine atama yapmasını öngörüyor.
Anayasa Mahkemesi, yasanın, geçici 5’inci maddesinin de yürürlüğünü durdurdu. Madde, Bilim Kurulu’nun ilk oluşumundan sonraki ikinci yılın sonunda, bir defaya mahsus olmak üzere, Başkan hariç ad çekme usulü ile ayrılacak yedi üyenin yerine üye seçilmesini hükme bağlıyor.
Anayasa Mahkemesi, söz konusu kararları 1’e karşı 10 üyenin oyuyla aldı. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve CHP’nin aynı hükümlerle ilgili iptal başvurularını ise daha sonra karara bağlayacak.


Başa dön


CHP’li muhalifler kurultay istedi
CHP’li muhalifler, Anayasa Mahkemesi’nin ihtarından sonra 7 gün içinde olağanüstü tüzük kurultayı toplanması istemiyle CHP Genel Merkezi’ne başvurdu.
Protokolü imzalamak Kıbrıs’ı vermek demek
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, 10 yıl önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün “Gümrük Birliği Anlaşması’nın imzalanmasıyla Kıbrıs’ın verileceği” yönünde görüş bildirdiğini belirterek, “Bu konuşmanın altına ben de imzamı atarım” dedi. Aygün, ek protokolün imzalanmamasını istedi. Aygün, dün ATO’da düzenlediği basın toplantısında, Gümrük Birliği Ek Protokolü’nün imzalanmasının Kıbrıs Rum Kesimi’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” şeklinde tanınması anlamına geleceğini ve KKTC’nin içinin boşaltılması sonucunu doğuracağını savundu. Türkiye’nin garantörlük hakkından da vazgeçmiş olacağını kaydeden Aygün, Kıbrıs Rum Kesimi’nin tanınmasının dış ticarete de yansıyacağını ifade etti. “Kıbrıs Adası’nın tamamıyla yapılacak dış ticarette geçerli olacak menşe şahadetnameleriyle ilgili tek otorite Kıbrıs Rum Kesimi olacaktır” diyen Aygün, Türkiye’nin KKTC ile doğrudan ticaretinin de zorlaşacağını söyledi. Protokolün imzalanmasıyla Türkiye’deki TV, buzdolabı gibi ürünlerin bayiliğini yapan KKTC şirketlerinin bayiliklerini iptal ettirmek zorunda kalacağını belirten Aygün, bu kaygıyı taşıyan 200 şirketin güneye kaydolduğunu, 2 bin şirketin de sırada olduğunu bildirdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün 8 Mart 1995 tarihinde RP grubu adına Meclis’te yaptığı konuşmada, “Gümrük Birliği Anlaşması’nı imzalarsanız Kıbrıs’ı verirsiniz” dediğini belirten Aygün, “Bu konuşmanın altına ben de imzamı atarım” dedi. Hükümeti sözüne sahip çıkmaya çağıran Aygün, protokolün imzalanmamasını ve resmi bir tercümesinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Belediye yasalarının iptali istendi
CHP, Büyükşehir Belediyeleri Yasası ile Belediyeler Yasası’nda yapılan değişikliklerin iptali ve yürürlülüklerinin durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, başvuru sonrası yaptığı açıklamada, bugüne kadar açtıkları davalardan 13’ünün kabul 2’sinin ise ret ile karşılandığını belirterek, Belediyeler Yasası’nın bazı hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bu nedenle iptali için başvuru yaptıklarını kaydetti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net