www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Telekom’u satamayacaklar
Telekom ihalesini kazanan firmanın Bakanlar Kurulu tarafından da onaylanmasıyla ihale süreci tamamlandı. Ancak kurumda örgütlü sendikalar henüz bu işin bitmediğini söylüyor.

Liman işçisi için yürüdüler
Telekom işçileri, Mersin Limanı’nın özelleştirilmesine karşı 14 gündür işyerini terketmeyen liman işçilerine destek vermek için yürüyüş düzenledi.

TPAO işçisinin eylemi sona erdi
İşlerine geri dönebilmek amacıyla AKP Batman il binasında açlık grevi yapan 67 TPAO işçisi, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mir Dengir Fırat’ın sorunun çözümü için söz vermesi üzerine eyleme son verdi.


Telekom’u satamayacaklar
Türk Telekom’un Oger Telecom’a satıldığı ihale süreci Bakanlar Kurulu’nun onayıyla tamamlandı. İhalenin sonucunun önemli olmadığını söyleyen kurumda örgütlü işçi ve memur sendikalarının başkanları ise kuruma sahip çıkmakta kararlı olduklarını dile getirdiler.
Haber-İş Genel Başkanı Cengiz Teke, özelleştirmenin yanı sıra taşeronlaştırmaya karşı da mücadele ettiklerini ve taşeronu kuruma sokmama konusunda kararlı olduklarını söyledi. Özelleştirmeye karşı kamoyunu aydınlatmaya dönük çalışmaların ve mücadeleyi birlikte yürütme konusundaki arayışların süreceğini kaydeden Teke, “Sattırmamak için sonuna kadar, her yolu deneyeceğiz. Bu konuda üyelerimizin birliğinden şüphe etmiyoruz ve bu her şeyden önemli” diye konuştu. Özelleştirmeye karşı duruşlarının işgüvencelerini koruma kaygısından değil, ülkenin bu büyük değerine sahip çıkmak için olduğuna dikkat çeken Teke, “17 firmaya lisans dağıtıldı hani neredeler? Herkes Telekom’dan palazlanmaya çalışıyor. Böylesine mükemmel bir serveti bir daha bir araya getirmeniz mümkün değil” dedi.
‘Dikensiz gül bahçesi’
Telekom’da yüzde 30 primle emekliliğin teşvik edildiğini hatırlatan Teke, böylece kurumun işçilik maliyetlerinin yüzde 25’den yüzde 15’lere düşürüleceğini, 600 milyon dolarlık ek yükün ise devlet tarafından karşılanarak alıcıya dikensiz gül bahçesi teslim edildiğini ifade etti. Teke kurum satıldıktan sonra ise kârın yurtdışına götürüleceğine dikkat çekti.
Birlikte mücadele
Haber-Sen Genel Başkanı Esin Yelekçi de kuruma işçi, memur tüm halkın sahip çıktığını, birlikte mücadele ettiklerini söyledi. Kamuoyunu aydınlatmaya dönük faaliyetlerinin süreceğini, yargıdan da olumlu karar beklediklerini kaydeden Yelekçi, bu sürecin işçi ve memurların kendi başlarına başarabilecekleri bir süreç olmadığını ifade etti. Tüm halkın birlik olması gerektiğini anlatan Yelekçi, bu birliği sağlamak için çalışacaklarını vurguladı.
Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut da hukuki süreç devam ederken, eylemlerin de artarak süreceğini söyledi. Üç sendikanın ortak hareket ettiğini ve kurumun satılmasına karşı her türlü mücadeleyi yürüteceklerini belirten Karadavut, “Neye mal olursa olsun, faturası ne olursa olsun” kurumu koruyacaklarını kaydetti.

Haber-İş Telekom’u Danıştay’a taşıdı
Telekom ihalesinin iptali için bir dava da Türkiye Haber-İş Sendikası açtı. Danıştay’ın önünü eylem alanına çeviren Telekom işçileri, Telekom’u sattırmayacaklarını bir kez daha dile getirdiler.
“Telekom vatandır, vatan satılamaz” ve “IMF’nin imamı kaça sattın vatanı” sloganlarını atan işçilere seslenen Haber-İş Genel Başkanı Cengiz Teke, ihalenin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu söyledi. İletişim alanında yabancı sermaye tekeli oluşturulmasının da Anayasa ile çeliştiğini belirten Teke, “kamu yararı” ilkesinin de ihlal edildiğini kaydetti. Açıklamanın ardından ekleriyle birlikte 100 sayfalık dava dilekçesi Danıştay’a iletildi.


Başa dön


Liman işçisi için yürüdüler
Telekom işçileri, Mersin Limanı’nın özelleştirilmesine karşı 14 gündür işyerini terketmeyen liman işçilerine destek vermek için yürüyüş düzenledi.
Akdeniz Telekom Müdürlüğü önünde toplanan Haber-İş Sendikası üyesi işçiler, “Vur vur inlesin Ankara inlesin”, “Liman işçileri yalnız değildir” sloganları ile Mersin Limanı’na yürüyüşe geçtiler. Yürüyüşe Petrol-İş ve Mersin Demokrasi Platformu da destek verdi.
Liman işçileri de Telekom işçilerini “Yaşasın sınıf dayanışması” , “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları ile karşıladı.
Kazanana kadar
Haber-İş Mersin Temsilcisi İbrahim Kaya, AKP Hükümeti’nin kamu kurumlarını özelleştirerek peşkeş çektiğini söyledi. AKP Hükümeti’nin özelleştirme saldırılarına karşı mücadele edeceklerini dile getiren Kaya, “Telekom ve limanlarımızın birilerine peşkeş çekilmesine karşı çıkıyoruz. Verilen bu mücadele işçileri birleştirecektir” diye konuştu. Kaya sözlerini “IMF hükümeti değil, Telekom, liman, TÜPRAŞ, TEKEL ve Seydişehir işçisi kazanacaktır” diyerek bitirdi.
Liman-İş Mersin Şube Başkanı Recep Özbay ise kendilerine destek veren Telekom işçilerine teşekkür etti. Direnişlerinin 14. gününe girdiğini belirten Özbay, mücadelelerinin kazanana dek devam edeceğini dile getirdi. Ziyaret sırasında Türk-İş Mersin Temsilcisi ve Petrol-İş Şube Başkanı Adil Aleybeyoğlu da özelleştirme politikasının halkları birbirin kırdırma ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirme politikası olduğunu söyledi. 70 milyonluk değerin kimse tarafından satılamayacağını belirten Alaybeyoğlu, “İşyerlerimizi çocuklarımızın geleceğine sahip çıkarak sattırmayacağız” dedi.


Başa dön


TPAO işçisinin eylemi sona erdi
Saldırıları boşa çıkaracağız
Düsseldorf havaalanında Klüh firmasında çalışan işçiler patronun saldırılarından bezmiş durumda. İşçiler, işin yorucu ve stresli olmasının, her gün yeni bir uygulamayla karşılaşmanın, daha az işçiyle daha fazla iş uygulamasının sıkıntılarını çekiyor. Bunlar yetmiyormuş gibi havaalanında ki sivil polisler işçilerin arabalarını arayarak “hırsız” yerine koyuyor. Klüh İşyeri Temsilcisi Haydar Toktaş iyaşanan sorunları gazetemize anlattı. “Gece vardiyasında 10 işçi çalışırken şimdi 5 işçi çalışıyor. Yaşanan sıkıntıların faturası ise işçilere kesiliyor. Bir ay içinde 8 işçiye uyarı gönderildi. Uyarıları sorduğumuzda da pişkin pişkin şunu söylüyorlar ‘Bu uyarılar sizi motive etmek içindir’” diyen Toktaş, Klüh’e bağlı DLG adlı bir taşeron firmada çalışan işçilerin durumunun ise daha kötü olduğunu söyledi. DLG işçilerinin düşük ücretle, iş güvencesiz, izinsiz ve toplusözleşmesiz çalıştığını kaydeden Toktaş, yaratılan bu ayrım nedeniyle işçiler arasında gerginliklerin yaşandığını ifade etti. İşverenin yeni bir saldırısı da hastalık iznine ayrılan işçileri kontrol etmek. Haydar Toktaş masanın üstünde duran mektubu uzatıyor: “Sekiz aydır izin almadan sürekli çalışıyorum. Hastaydım, doktora gittim. Doktor bir hafta hastalık izni verdi. Çok geçmeden sağlık sigortası bu mektubu gönderdi. Onların belirlediği bir tarihte, onların belirlediği bir doktora gitmem gerekiyor. Yani, gerçekten hasta mıyım, değil miyim, bu doktor karar verecek. Bu bile başlı başına bir saldırıdır. Sağlık sigortasını aradım. Bana işverenden telefon aldıklarını ve bunu yapmak zorunda olduklarını söylediler. Başka arkadaşlara da böyle mektuplar gönderilmiş.” Toktaş “Ne yaparlarsa yapsın, biz sorunun farkındayız. Sorun iki ayrı firma da çalışan işçiler arasında değil, sorun işçilerle firmalar arasında. Düzenli toplantılar yapacağız ve bu toplantılarda güncel sorunları tartışacağız. Saldırıları boşa çıkaracağız” diyor.
İşçi kıyımının üzerinden bir yıl geçti
Bolu Belediyesi’nde çalışan 117 işçinin işten atılmasının üzerinden bir yıl geçti. Gazetemize açıklama yapan Belediye-İş Bolu Şube Başkanı Erdoğan Kefeli, “İşçilerin işten atıldığı günden bugüne, personel yetersizliği bahane edilerek otobüs ve temizlik işleri özelleştirildi. Sonra vize nedeniyle işçi atılmasının haksız olduğu Yargıtay’ca onandı. Belediye işçilerinden bazıları kendi imkânlarıyla iş bulup çalışırken, yarısından fazlası hâlâ mağdur durumda” diye konuştu. Kefeli, her 29 Temmuz’da işten atılan işçilerle bir araya geleceklerini söyledi.
Sözleşme dayatmasını protesto ettiler
Isparta Belediyesi’ne bağlı Isparta Taşımacılık Turizm, Temizlik ve Mühendislik Hizmetleri Ticaret AŞ’den (ISTEM) atılarak özel bir şirkete devredilen işçiler, 5.5 aylık sözleşmeli çalışma dayatmasına karşı yürüyüşü yaptı. ISTEM’den çıkarılan 180 işçi, Demirköprü mevkiinde toplanarak, valilik binası önüne kadar yürüyerek, Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman’ı protesto etti. İşçiler adına konuşan Ahmet Kırmaz, “Bu sözleşmenin altında bir art niyet yatmaktadır. Biz ISTEM’de kazandığımız sosyal haklarımızı kaybetmek istemiyoruz” dedi. Türk-İş İl Temsilcisi Halil Kaygısız da yargıya gideceklerini bildirdi. Isparta Belediyesi’na bağlı ISTEM’de çalışan 180 işçi geçen hafta işten çıkarılarak CAM-PAK adlı şirkete devredilmişlerdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net