Saldırıları boşa çıkaracağız
Düsseldorf havaalanında Klüh firmasında çalışan işçiler patronun saldırılarından bezmiş durumda. İşçiler, işin yorucu ve stresli olmasının, her gün yeni bir uygulamayla karşılaşmanın, daha az işçiyle daha fazla iş uygulamasının sıkıntılarını çekiyor. Bunlar yetmiyormuş gibi havaalanında ki sivil polisler işçilerin arabalarını arayarak “hırsız” yerine koyuyor. Klüh İşyeri Temsilcisi Haydar Toktaş iyaşanan sorunları gazetemize anlattı. “Gece vardiyasında 10 işçi çalışırken şimdi 5 işçi çalışıyor. Yaşanan sıkıntıların faturası ise işçilere kesiliyor. Bir ay içinde 8 işçiye uyarı gönderildi. Uyarıları sorduğumuzda da pişkin pişkin şunu söylüyorlar ‘Bu uyarılar sizi motive etmek içindir’” diyen Toktaş, Klüh’e bağlı DLG adlı bir taşeron firmada çalışan işçilerin durumunun ise daha kötü olduğunu söyledi. DLG işçilerinin düşük ücretle, iş güvencesiz, izinsiz ve toplusözleşmesiz çalıştığını kaydeden Toktaş, yaratılan bu ayrım nedeniyle işçiler arasında gerginliklerin yaşandığını ifade etti. İşverenin yeni bir saldırısı da hastalık iznine ayrılan işçileri kontrol etmek. Haydar Toktaş masanın üstünde duran mektubu uzatıyor: “Sekiz aydır izin almadan sürekli çalışıyorum. Hastaydım, doktora gittim. Doktor bir hafta hastalık izni verdi. Çok geçmeden sağlık sigortası bu mektubu gönderdi. Onların belirlediği bir tarihte, onların belirlediği bir doktora gitmem gerekiyor. Yani, gerçekten hasta mıyım, değil miyim, bu doktor karar verecek. Bu bile başlı başına bir saldırıdır. Sağlık sigortasını aradım. Bana işverenden telefon aldıklarını ve bunu yapmak zorunda olduklarını söylediler. Başka arkadaşlara da böyle mektuplar gönderilmiş.” Toktaş “Ne yaparlarsa yapsın, biz sorunun farkındayız. Sorun iki ayrı firma da çalışan işçiler arasında değil, sorun işçilerle firmalar arasında. Düzenli toplantılar yapacağız ve bu toplantılarda güncel sorunları tartışacağız. Saldırıları boşa çıkaracağız” diyor.
İşçi kıyımının üzerinden bir yıl geçti
Bolu Belediyesi’nde çalışan 117 işçinin işten atılmasının üzerinden bir yıl geçti. Gazetemize açıklama yapan Belediye-İş Bolu Şube Başkanı Erdoğan Kefeli, “İşçilerin işten atıldığı günden bugüne, personel yetersizliği bahane edilerek otobüs ve temizlik işleri özelleştirildi. Sonra vize nedeniyle işçi atılmasının haksız olduğu Yargıtay’ca onandı. Belediye işçilerinden bazıları kendi imkânlarıyla iş bulup çalışırken, yarısından fazlası hâlâ mağdur durumda” diye konuştu. Kefeli, her 29 Temmuz’da işten atılan işçilerle bir araya geleceklerini söyledi.
Sözleşme dayatmasını protesto ettiler
Isparta Belediyesi’ne bağlı Isparta Taşımacılık Turizm, Temizlik ve Mühendislik Hizmetleri Ticaret AŞ’den (ISTEM) atılarak özel bir şirkete devredilen işçiler, 5.5 aylık sözleşmeli çalışma dayatmasına karşı yürüyüşü yaptı. ISTEM’den çıkarılan 180 işçi, Demirköprü mevkiinde toplanarak, valilik binası önüne kadar yürüyerek, Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaman’ı protesto etti. İşçiler adına konuşan Ahmet Kırmaz, “Bu sözleşmenin altında bir art niyet yatmaktadır. Biz ISTEM’de kazandığımız sosyal haklarımızı kaybetmek istemiyoruz” dedi. Türk-İş İl Temsilcisi Halil Kaygısız da yargıya gideceklerini bildirdi. Isparta Belediyesi’na bağlı ISTEM’de çalışan 180 işçi geçen hafta işten çıkarılarak CAM-PAK adlı şirkete devredilmişlerdi.
|