www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yasa kağıt üzerinde kaldı
Hükümetin bölgedeki vatandaşların sorunlarını çözme vaatleri bir bir boş çıkıyor. Bu konuda en önemli adım olarak gösterilen “Terör ve terörden kaynaklanan zararların” karşılanmasına ilişkin 5233 sayılı yasa birinci yılını doldurdu.

Halkın katılımı sağlanmalı
DEHAP tarafından düzenlenen “Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı”nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Koordinasyon merkezi kurulmayacak
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, terörle mücadelede yeni birim kurulması önerisinin şimdilik gündemde olmadığını söyledi.

Yasa kağıt üzerinde kaldı
Derya Karaçoban
Hükümetin bölgedeki vatandaşların sorunlarını çözme vaatleri bir bir boş çıkıyor. Bu konuda en önemli adım olarak gösterilen “Terör ve terörden kaynaklanan zararların” karşılanmasına ilişkin 5233 sayılı yasa birinci yılını doldurdu. Yasa için yaklaşık 80 bin kişi başvurdu. Valiliğe, avukatlar, kitle örgütleri vatandaşlar tarafından yapılan başvurularda yığılma var ve bu rakamın daha da yükselmesi bekleniyor. Ancak şimdiye kadar çok az sayıda başvuru sonuçlandırıldı.
Diyarbakır; Batman, Van Göç-Der ve Hakkari İHD, yasayı değerlendirerek, yasanın çatışmalı dönemde bölgede yaşanan zararları karşılamaktan uzak olduğuna işaret ettiler. Başvuru süresi, zarar miktarları ve manevi tazminat içermemesi nedeniyle eleştirilen yasa, “oyalama taktiği” olarak değerlendiriliyor. Yasadan Diyarbakır’da 20 binin, Batman’da 16 bininin üzerinde, Hakkari’de ise 30 bine yakın başvuru olması bekleniyor.
Diyarbakır Göç-Der Yönetim Kurulu Üyesi Dursun Özdoğan, yasadan faydalanmak için başvuranların yüzde 2’sinin sonuçlandığına dikkat çekerek, sürenin sınırlı olması, istenen belgeler ve tazminat miktarlarını eleştirdi. Özdoğan yasadan faydalanmak için tanınan bir yıllık sürenin uzatılması gerektiğini söyledi. Özdoğan, 80 bin başvurunun mağdurların büyük bir kesiminin başvurmadığı ya da yasadan haberdar olmadığını gösterdiğini ifade etti. Özdoğan, sonuçlanan az sayıdaki başvurunun da birçoğunun çatışmalı dönemlerde yardım aldığı için iptal edilen korucu başvuruları olduğuna dikkati çekti. Sonuçlanan başvuruların ihtiyaca cevap olmadığını anlatan Özdoğan, sorunun Kürt sorununun çözümüyle mümkün olabileceğini söyledi.

Van Göç-Der Yöneticisi Gıyasettin Gültepe:
KÖYLÜLERE ZORLA BELGE İMZALATILIYOR
Yasa AİHM’e gitmenin önünü almak için çıkartıldı. Son günlerde artan operasyonlarla yasanın pek de bir getirisi kalmadı. Van’da 3 bin civarında valiliğe, bin civarında da derneklere ve avukatlara başvuru yapıldı. Oluşturulan komisyonlar, istenen belgeleri eleştirdi. Bazı köylerde ‘terörist köy yaktı’ diye bir belge zorla köylülere imzalattırılmak istendi. Vatandaşların çoğu yine AİHM’e başvuracaktır.
Göç-Der Batman Şube Başkanı Ahmet Demir
TEHDİT KORKUSUYLA BAŞVURMAYAN ÇOK
Yasadan faydalanmak isteyenler içinde sadece 22 başvuru sonuçlandı. Sonuçlanan 22 başvuru da faili meçhul cinayetlerle ilgili. Birçok mağdur köylerine kendi imkanlarıyla döndü ve sefalet içerisinde yaşıyor. Batman’da toplam 1650 başvuru oldu. Başvurular oldukça yetersiz. Valilik tarafından oluşturulan komisyon üyeleri içerisinde mimar, tarım uzmanı, İHD ve Göç-Der’in de yer alması gerekiyordu. Bazı köyler de tehdit gelir korkusuyla başvuruda bulunulmuyor.
İHD Hakkari Şube Üyesi Avukat Mikail Demiroğlu
KÖY BOŞALTMALAR KABUL EDİLMİYOR
Hakkari’de 20-22 bin başvuru var. Bu tüm başvuruların alınmasıyla 30 bine çıkacak. Yasadan haberi olmayan, başvuru yapmayan birçok kişi var. Yasanın süresinin uzatılması gerekiyor. Valiliğin, yasanın gerçek anlamda uygulamasından kaçındığını görüyorum. Boşaltılmış köyler olduğu reddediliyor. Oysa mahkeme kararlarıyla köyler boşaltılmış. Yasanın uygulanmasında da bir sürü prosedür çıkarılıyor. Ölüm ve yaralanma olaylarında belirlenen miktar yetersiz. Mahkemeye göre öldürülen bir insanın tazminat miktarı 100-150 milyar lira. Ancak 14 küsür milyar veriliyor. Ölüm olaylarında manevi tazminat yok. Arazilerden kaynaklı keşiflerin yapılması gerekiyordu. Ancak Çukurca’da Ekim’e kadar köye geri dönüşlerin sağlanması gerekirken operasyonlardan dolayı yeniden boşaltma var. Operasyonlar yine başladı.

HÜKÜMET ÖDENECEK
MİKTARI ARTIRDI
Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanunda değişiklik öngören tasarının imzası Bakanlar Kurulu’nda tamamlandı. Tasarı, terörle mücadele sırasında oluşan zararları tazmin etmeyi amaçlıyor. Zarar görenlere ödenecek miktar 20 bin YTL’den, 50 bin YTL’ye çıkartılıyor. Tasarıyla, kanun kapsamındaki yaralanma ve sakatlanmalarda yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen sürenin başvurusu süresi olarak dikkate alınmaması öngörülüyor. Zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, dış temsilcilikler, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvuruların ilgili valiliğe gönderilmesi isteniyor.


Başa dön


Halkın katılımı sağlanmalı
DEHAP tarafından düzenlenen “Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı”nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, “yerel yönetimin ilgi ve yetki alanına giren tüm konularda oluşturulacak “Yurttaş Meclisleri”, “Köy Meclisleri”, “Halk Meclisleri”, “Kent Konseyleri” gibi araçlarla azami olarak halkın söz ve karar süreçlerine katılımı sağlanacaktır” denildi.
22-24 Temmuz günleri Ankara’da düzenlenen konferansın ardından dün yayınlanan sonuç bildirgesinde, konferans boyunca “alternatif bir yerel yönetim modelinin yaratılmasının yanı sıra son siyasal gelişmelerle birlikte Türkiye ve dünyadaki çatışmalı ortamın da tartışıldığı” belirtildi. Bildirgede, “Askeri otoritelerin basına verdiği brifinglerle birlikte tüm demokrasi güçlerine, kitle örgütlerine karşı psikolojik savaş başlatılması ve akabinde Başbakan’ın insan hakları ve demokrasi savunucusu kurum ve kişileri hedef gösteren açıklamaları, terörle mücadele yasasının gündeme gelmesi, kaygı verici gelişmelerin habercisi olarak değerlendirilmiştir” denildi.

KONFERANS SONUÇLARI:
Bildirgede, yerel yönetimlerin daha çağdaş, katılımcı, doğaya saygılı, demokratik, şeffaf bir yönetim ve hizmet anlayışını hayata geçirmesinde yaşanan sorunlara dikkat çekilerek, şu sonuçlara varıldığı açıklandı;
  • Başta ihaleler olmak üzere, yıpratma konusu yapılabilecek bütün çalışmalar kamuoyuna açık gerçekleştirilecek ve bilgi talep eden herkese bilgi ulaştırılacaktır,
  • Katılımcı demokrasinin geliştirilmesi için yerel yönetimin ilgi ve yetki alanına giren tüm konularda oluşturulacak “Yurttaş Meclisleri”, “Köy Meclisleri”, “Halk Meclisleri”, “Kent Konseyleri” gibi araçlarla azami olarak halkın söz ve karar süreçlerine katılımı sağlanacaktır,
  • Oluşturulacak “Etik Kurullar” ve “Hakem Kurulları” ile, tartışmaya neden olan konular açıklığa kavuşturulacak, belediye ve il genel meclisi toplantıları halka açık yapılacaktır,
  • Bölgedeki ekonomik yıkım, işsizlik ve yoksulluğun ortadan kaldırılması merkezi hükümetin sorumluluğunda olmasına rağmen, yeniden inşanın başlatılması için yerel yönetimlerin aktif bir demokratik basınç oluşturma yükümlülüğü yerine getirilecektir,
  • Yerel yönetimlerdeki faaliyetlerde insan, doğa ve toplumun barışık yaşamasını olanaklı kılacak politikaların yaşama geçirilmesi için azami hassasiyet gösterilecektir.


    Başa dön


    Koordinasyon merkezi kurulmayacak
  • Ek Protokol’de imza yakında
    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Ek Protokol’ün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AB Dönem Başkanı İngiltere’ye yapacağı ziyaretin ardından imzalanacağını açıkladı. Namık Tan, açıklamasında “Türkiye, Uyum Protokolü’nü Başbakan’ın İngiltere ziyaretinin ‘akabinde’ imzayalacak” ifadelerini kullandı. Protokol’e Kıbrıs ile ilgili deklarasyonun ekleneceğini de belirten Sözcü Tan, “Ek Protokol’ü imzasıyla birlikte, deklarasyonla geri göndereceğiz” dedi. “Deklarasyon bizim için hukuki bir gerekliliktir” diyen Tan, AB’nin herhangi bir deklarasyon yayımlayıp yayımlamayacağının da kendi insiyatifinde olduğunu söyledi. Tan, deklarasyonun AB tarafıyla müzakere edilmediğini de ekledi.
    CHP’den 61. iptal başvurusu
    CHP, Anayasa Mahkemesi’ne 61’inci başvuruyu yaptı. Mahalli İdare Birlikleri Yasası ile Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasası’nın iptali ve yürürlülüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuran CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Tülay Tuğcu’nun Anayasa Mahkemesi Başkanı seçilmesinden memnun olduklarını da söyledi. CHP’nin başvuru dilekçelerini dün Anayasa Mahkemesi’ne getiren Kemal Anadol, Anayasa’nın 127’inci maddesinin mahalli idarelerin kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla kendi aralarında birlik kurabileceklerini düzenlediğine dikkat çekerek ancak bu yasayla birliklere üyeliğin zorunlu hale getirildiğini kaydetti. Anadol, yasayla mahalli idarelerin birliklerden ayrılmasının Bakanlar Kurulu’nun iznine bağlı kılınmasının da Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ederek, “Yasayla mahalli idarelerin özerkliği ve karar organlarının halk tarafından seçilmeleri ilkeleri başta olmak üzere Anayasa ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı düzenlemelere yer verilmiştir” dedi. Anadol, ikinci olarak Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasası’nın tümünün iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını istediklerini bildirdi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net