www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Telekom bizim ekmeğimizdir
Çalıştıkları bölgelere iki yıldır malzeme verilmediğini söyleyen Diyarbakırlı Telekom çalışanları, bu durumun özelleştirmeye bahane edildiğini söylediler.

Sürgünler protesto edildi
Eğitim Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Ayhan, düzenlediği basın toplantısı ile sürgün ve baskıları protesto etti.

Bakanı protesto eden
   emekçiler cezalandırıldı

Haber-Sen İzmir Şube yöneticileri, 26 Mart 2005’te Karşıyaka Postanesi’nin açılış törenine katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı protesto ettikleri için sürgün edildi.


Telekom bizim ekmeğimizdir
Ali Rıza Kılınç
Telekom’un özelleştirilmesine ve taşeronlaştırılmasına karşı ayaklanan Telekom çalışanları, Diyarbakır’da da canla başla mücadele ediyor. Her türlü eyleme hazır olduklarını söyleyen Telekom çalışanları, halkın malı olan ve işçilerin alın teriyle kurulan bu kurumu sattırmamakta kararlı.
“Bizim ekmeğimizdir Telekom. Bizim elimizden neden almak istiyorlar, niye satıyorlar anlamıyorum” diyen Abdulsellam Kayhan isimli işçi, dört çocuk sahibi. Özelleştirmenin işsizlik anlamına geldiğini belirten Kayhan şöyle devam ediyor: “Biz sendikamızla elimizden ne gelirse, canımızla kanımızla çalışacağız. Her ne olursa olsun biz mücadele etmeye hazırız.”
Makine arıza bölümünde çalışan Ali Atak da Telekom’un halkın malı olduğunu belirterek satılmaması için mücadele ettiklerini söyledi. “Onca emeğimiz, alın teremiz var burada” diyen Atak, özelleştirmenin gerçekleşmesi halinde pek çok kişinin işsiz kalacağını, ücretlerin düşeceğini belirtti. Atak, hiçbir zaman Telekom’un satılmasına razı olmayacaklarını ve hükümete karşı eylemlere devam edeceklerini kaydetti.
‘Malzeme gelmiyor’
Muhasebeci olan İşyeri Temsilcisi Sevim Karakaş ise, “Hükümet kararlıysa satmakta, biz de kararlıyız mücadele etmekte” diyor. TEKEL’in, Sümerbank’ın başına gelenlerin Telekom işçisinin de başına geleceğine dikkat çeken Karakaş şunları anlatıyor: “Kazanılmış haklarımız alınıyor. Biz tek maaşla 10 nüfusu doyurmaya çalışıyoruz. Ben 24 yıllık çalışanım. Burada hiçbir şey yoktu. Burayı kendi emeğimizle büyüttük. Şimdi bizim emeklerimizi tepside sunulan pasta gibi peşkeş çekiyorlar. Bu benim ağrıma gidiyor. Buna razı olamayız.” Özelleştirmeyi savunanların hiçbirinin masum olmadığını ifade eden Karakaş, “Son iki yıldır buraya malzeme gelmiyor. Bilerek zarar ettirilmeye çalışıyorlar. Bu özelleştirme için önemli bir bahane” diyor. Karakaş tüm işçilerin bir an önce ortak mücadele etmesini istiyor.
İşsizlik tehlikesi
İşçilerin özelleştirme nedeniyle huzursuz olduğunu söyleyen Serap Akbaş, “Çalışırken verimimiz düşüyor. Uykumuz kaçıyor geceleri. Her gün ‘satarız satarız’ diyorlar. Buna sesiz kalmamalıyız” diye konuştu. Taşeronlaştırma ve özelleştirme sonrası pek çok kişinin işsiz kalacağını kaydeden Akbaş, bunu kabul etmeyeceklerini belirtti.
Evrak kayıtta çalışan Solmaz Şimşekoğlu eşinin zorla emekli edildiğini söyledi. Gelir getiren bir kurumun satılmasına ve taşeronlaştırılmasına anlam veremediğini dile getiren Şimşekoğlu, “Biz direnişimizi sürdüreceğiz. Diğer sendikalar da buna sessiz kalmamalı” dedi.


Başa dön


Sürgünler protesto edildi
Eğitim Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Ayhan, düzenlediği basın toplantısı ile sürgün ve baskıları protesto etti.
Hak gasplarının rutin bir devlet anlayışı haline geldiği bir dönemden geçildiğini belirten İbrahim Ayhan, hükümetin ve yerel yöneticilerin yasaları hiçe sayarak sendikalar üzerinde sürekli bir baskı kurduğunu kaydetti. Son olarak Urfa Valisi Şemsettin Uzun’un talimatıyla 18 kamu emekçisinin sürgün edildiğini dile getiren Ayhan, “Eğitim Sen Şube Başkanı İbrahim Ayhan Kastamonu’ya, Şube Sekreteri Şeyhmus Çakırtaş Yozgat’a, Örgütlenme Sekreteri Mustafa Dedecan Gümüşhane’ye, eski Şube Başkanı Mehmet Kutlu Düzce’ye ve eski şube yöneticileri Metin Ok Afyon’a , Aygül Küçükbalaban Kayseri’ye, Ömer Parlakçı’nın Bilecik’e sürgün kararı bakanlık tarafından onaylandı” dedi.
Sürgünlerin nedeninin 15 Şubat’ta Şanlıurfa Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Küresel savaşa karşı, küresel barış’ etkinliği olduğunu hatırlatan Ayhan, “Barışı savunmak, dünyada ve bölgemizdeki savaşın bitmesini talep etmek, çatışmalı ortamın son bulmasını istemek bizim insani hakkımız olduğu gibi, sendikal bir etkinliktir de. Tüzüğümüz ve mücadele anlayışımız buna uygundur” dedi. Ayhan, emekten ve demokrasiden yana tüm kesimleri kendilerine destek vermeye çağırdı.


Başa dön


Bakanı protesto eden
   emekçiler cezalandırıldı
MED Tekstil işçisi kazandı
Sarıgazi’de kurulu Med Tekstil adlı atölyede çalışan işçilerin, ücret alacakları için bir haftadır sürdürdükleri işyerini terketmeme eylemi kazanımla sonuçlandı. Patronun alacaklara karşılık işçilere çek ve senet vermesi üzerine direniş sona erdi. Yaklaşık 100 kişinin çalıştığı işyerinde geçtiğimiz cuma gününden itibaren 35 işçi kendilerini işyerine kilitlediler. Alacaklarının tamamı ödenmeden fabrikayı terketmeyeceklerini söyleyen işçiler, içeriye de kimseyi almadılar. Masaların üzerinde uyuyan işçiler, işyerinin elektriğinin borcu nedeniyle kesilmesi üzerine direnişlerini karanlıkta sürdürdüler. Direniş süresince işçilerin yanında olan Emeğin Partisi Sarıgazi Belde Örgütü üyeleri, bir yandan da esnafı dolaşarak işçilerin direnişini anlattı. Esnaf yiyecek yardımı yaparak işçilere destek verdi. Aileler işyerine gelerek çocuklarını yalnız bırakmadılar. SHP de işçilerle dayanışma içinde oldu. Direniş üzerine geri adım atan patron, işçilerin alacaklarına karşılık çek ve senet vermeyi kabul etti. İşçiler bunun üzerine direnişe son verdi.
Kemal Türkler anıldı
DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler, katledilişinin 25. yılında mezarı başında anıldı. Topkapı Mezarlığı’nda gerçekleştirilen törene DİSK yöneticileri, üyeleri, ailesi ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, emekçilerin yaşadığı sorunlar karşısında Kemal Türkler gibi sendikacılara daha fazla ihtiyaç duyduklarını belirtti. Türkler’in katillerinin devlet tarafından korunduğunu söyleyen, Avukat Rasim Öz ise katillerin cezalandırılmasını istedi. Kemal Türkler’i öldürenlerin işçi sınıfı tarafından cezalandırılacağını söyleyen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de 12 Eylül’ün antidemokratik uygulamalarının halen sürdüğünü ve DİSK üzerindeki baskıların arttığını dile getirdi.
Kılınçaslan: Sorumlular cezalandırılsın
Emeğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan, yaptığı yazılı açıklama ile Coca Cola işçilerine yönelik polis saldırısını kınayarak, saldırının sorumlularının cezalandırılmasını istedi. Coca Cola bünyesinde bulunan Trakya Nakliyat adlı taşeron firmada çalışan işçilerin sendikalaştıkları için pek çok baskı ve saldırıyla karşı karşıya kaldığını kaydeden Kılınçaslan, son olarak da işçilere bin kadar polisin gaz bombalarıyla saldırdığını ve 103 işçinin gözaltına alındığını ifade etti. AKP Hükümeti’nin arkasına aldığı sermaye güçleriyle birlikte, işçi ve emekçilere yönelik vahşi bir “polis terörü” uyguladığını belirten Kılınçaslan, “Bu olay, her fırsatta, AB ve demokratikleşme üzerine propaganda yapmayı ihmal etmeyen sermaye ve hükümet cephesinin, işçi ve emekçilerin hakları söz konusu olduğunda, nasıl bir demokrasiden söz ettiklerini açıkça göstermektedir” dedi. Coca Cola işçilerinin sendikalaşma hakkının tanınmasını isteyen Kılınçaslan, saldırının sorumlularının cezalandırılmasını istedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net