www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Eskiler tebdili mekânda ferahlık vardır derler. Yıllarca aynı kurumda çalışmak sıkıcı olabilir. Bu yüzden iş değiştirmek bazen birçok açıdan faydalı olabilir ve bunda şaşılacak bir şey de yok.

medya ............................. Sinan Kara (sinankara2000@yahoo.com)
Ne zaman adam oluruz!
Eskiler tebdili mekânda ferahlık vardır derler. Yıllarca aynı kurumda çalışmak sıkıcı olabilir. Bu yüzden iş değiştirmek bazen birçok açıdan faydalı olabilir ve bunda şaşılacak bir şey de yok. Köşe yazarları da iş yeri değiştirme hakkına sahipler. Ancak bir zamandan beridir köşe yazarlarının iş değiştirmesi, “transfer” sözcüğü ile karşılanıyor. Sözcüğün kendisinden de anlaşılacağı gibi bu iş değiştirme daha çok maddi beklentilerle ilgilidir.
Burada ilkelerden söz etmek, komiklik yapmak olur.
Gazetelerin spor servisleri yeni sezona hazırlanan takımların transfer haberlerini geçerken, Hürriyet’in ve değerli medyamızın yıldız çocuğu Fatih Altaylı’nın “transferi” hepsini bastırdı. Altaylı çok sevdiği patronu Aydın Doğan’dan ayrıldı; “tehditçi” dediği Turgay Ciner’in Sabah gazetesine geçti.
Bazı futbolcuların takım değiştirmesi yadırganır. Bir türlü kabul görmez. Örneğin Tanju Çolak’ın Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye geçmesi yadırgandı. Fatih Akyel için de aynı şey söz konusu oldu. Bazı isimler bulundukları kurumlarla özdeşleşirler. Bu yazarlar için de öyledir. Fatih Altaylı, kendisi de Fatih Akyel’in İspanya dönüşü Fenerbahçe’ye gitmesini kabullenemeyenlerden biridir.
Ancak söz konusu kendi “transferi” olunca, mutlaka mantıklı bir açıklaması da vardır. Ancak bu açıklama ne olursa olsun pek de doyurucu olmayacak gibi…
Fatih Altaylı’nın, yazının kalıcı olduğunu unutmuş olmasına imkân yok. Hürriyet gazetesindeki 14.04.2004 tarihli yazısında “Tehditçinin yazarı nasıl aldığımı mahkemede öğrenecek” başlıklı yazısında, şimdiki patronu Turgay Ciner’den “tehditçi” olarak bahsediyordu... Bunu elbette unutmuş değiliz. Biz unutsak arşivler unutmuyor.
Ancak Sayın Altaylı’nın hakkını yemek de istemiyoruz. Çünkü aynı yazısında ileri görüşlü olduğu ile övünen Altaylı, bir ileri görüşlülük örneği daha gösterip “Turgay Bey, sizin basında yer almanızdan rahatsız olmadığımı defalarca dile getirmiştim. Hatta memnun bile oluyordum. Benim tek derdim, bunu ‘devlet kaynaklarını ucuza kullanarak’ yapıyor olmanızdı. Ancak kullanmaya başladığınız üslup sizin ‘gerçek’ bir basın patronu olmanızı engeller. Umarım bu dost uyarısını dikkate alırsınız..” diyerek bir kapıyı da açık tutuyordu.
Altaylı’nın Ciner hakkında yazdıkları saymakla bitmez. Sadece yukarıdaki örnekle yetinirsek, “az söylemiş” diyen çıkabilir.
Hürriyet’in 30 Nisan 2004 tarihli yazısında, o zaman eski patronunun rakibi, şimdi yeni patronu olan Ciner’i “Arsızlık Abidesi” olmakla suçluyor. Yazısında, Turgay Ciner’in adının bir fakülteye verilmesine kızan Altaylı, “Devlete 900 milyon dolar borcu olan Ciner’in isminin buraya verilmesi, bir eserden ziyade bir arsızlık abidesidir” diyor…
İşte bu satırlara imza atan medyanın yıldızı şimdi artık Sabah’ta yazacak. Çok sevdiği ve yıllarca kalemiyle hizmet ettiği patronu Aydın Doğan’ın karşı cephesinde yerini aldı.
Yarın öbür gün muhtemel bir Ciner-Doğan kapışması yaşanırsa (ki olmaması için hiçbir neden yok) Fatih Altaylı’nın ne yapacağını merak ediyorsanız son derece saf olmalısınız…
Kraldan çok kralcı kalemlerin temel sloganı “Kral öldü yaşasın yeni Kral”dır…

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
“Tehditçi, arsızlık abidesi diye suçladıklarımızın emrinde kalem sallamadığımız zaman.”

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net