Jüpiter büyüklüğünde, ‘gaz topu’ olarak nitelenen gezegenlerin yıldızlarına sadece birkaç günlük yörünge oluşturacak yakınlıkla bulunmaları aslında sıkça rastlanan bir durum. Ancak, bu tek yıldızlı sistemler için geçerli. Söz konusu üç yıldızlı HD 188753 sisteminde, gezegenle anayıldız arasında, ayrıca hesaba dahil olarak işi karıştıran iki yıldız daha var. İkiz yıldızların, ana yıldızın erken çağlarında varolan ve potansiyel gezegen oluşuma yarayacak gaz ve tozu sömürdüğü düşünülüyor. Böylece de söz konusu gezegenin nasıl oluştuğu, hangi gaz ve toz bulutundan çıktığı kestirilemiyor.
Anayıldızdan gelen ısı, gezegen oluşumunun ilk evrelerini olumsuz etkilediği, bu nedenle de Jüpiter gibi gezegenlerin ancak yıldızlarından uzakta oluşabilecekleri tahmin ediliyor. Herhangi bir gaz gezegeninin sağlıklı bir oluşum süreci için yıldızından Dünya ile Güneş mesafesinin üç katı kadar bir uzaklıkta bulunması gerektiği düşünülüyor. Bu uzaklıkta gezegen, buzların ve diğer katı materyaller oluşması için elverişli soğuk bir ortam yakalıyor.
Ancak, keşfi yapılan üç yıldızlı gezegen teorilerin aksine kendi yıldızına son derece yakın duruyor. Tüm bilinen yıldız sistemleri arasında HD 188753, yıldız-gezegen mesafesi en kısa olanı. Dr. Konacki, ikiz yıldızların, yörüngeleri itibariyle gezegene kütle çekim etkisi yaptığı ve bu etkinin de gezegenin anayıldıza yakın durmasının nedenlerinden biri olduğunu düşünüyor.