www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Operasyonlarda ısrar!
Barış talebi, operasyon ısrarı ile karşılık buldu. Genelkurmay İkinci Başkanı İlker Başbuğ, operasyonların artacağını söyledi. Orgeneral Başbuğ ayrıca sivil toplum kuruluşlarından yayınlara, medyaya kadar bir çok alana da “terörle mücadele” kısıtlamaları getirilmesini istedi.

AB’ye güven azalıyor
AB’nin kamuoyu yoklamalarını yapan kurumu Eurobarometre, AB’de güven sarsıntısı yaşandığını bildirdi.

11 kanun veto yedi
TBMM’nin, 3 Temmuz’da tatile girmeden önce çıkardığı kanunlardan 6’sı onay için Çankaya Köşkü’nde bekliyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu dönem 11 kanunu da tekrar görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderdi.


Operasyonlarda ısrar!
Demokratik kamuoyundan yükselen barış talepleri, Genelkurmay’ın operasyon ısrarıyla karşılık buldu. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, genel af ve barış gibi taleplere sert tepki gösterirken, operasyonların daha da sıklaşacağını söyledi. Başbuğ ayrıca terör yasası istediklerini de ifade ederek, önümüzdeki dönemde hak ve özgürlüklere yönelik ciddi bir baskının olacağı mesajını da verdi.
Genelkurmay İkinci Başbuğ dün gazetecilerle üç saatlik bir sohbet toplantısı düzenledi ve son günlerde yoğun biçimde tartışılan genel af, aydınların çağrısı ve PKK üzerine soruları yanıtladı. Başbuğ operasyonların durdurulmayacağını aksine daha da sıklaşarak devam edeceğini belirtirken, sınır ötesi bir operasyonun son seçenek olduğunu ve gündemde olmadığını söyledi. Böylece Başbuğ silahlı kuvvetlerin asıl olarak ülke içinde operasyonlar düzenleyeceğini ima etti.
Başbuğ, Kuzey Irak’ta konuşlanan PKK yönetici kadrosunun yakalanması için ABD’nin direkt emir verdiğini açıkladı. Başbuğ, zayıflamasına rağmen PKK’ya katılım olduğunu, örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri ile yüz yüze çatışmaktan kaçındığını, sadece varlığını göstermek için silahlı propaganda yaptığını savundu.
Başbuğ konuşmasında demokratik hak ve özgürlüklerin ciddi biçimde kısıtlanması gerektiğini de savundu. Medyanın bu konuda çok dikkatli olmasını isteyen Başbuğ, “Terörle ilgili konuşurken, yazarken, çizerken bu amacın daima göz önünde bulundurulması gerekir. Diğer bir deyişle, medyada terörizmle ilgili haberlerin veriliş şekliyle, toplum üzerinde korku, bezginlik, yıldırma, tehdit ve baskı yaratılmasına bilerek / bilmeyerek neden olunuyorsa bu, teröristlerin amaçlarına hizmet olur” dedi.
Başbuğ, demokratik haklar ve hukuki düzenlemelerle güvenlik ihtiyaçları arasındaki dengenin tam sağlanamamasının terörizme kolaylık sağladığını ileri sürerek, bunun için yeni düzenlemeler istedi.
Orgeneral Başbuğ, genel bir affa da kesinlikle karşı olduklarını tekrarladı.

BAŞBUĞ NE İSTEDİ?
  • Terörle Mücadele Kanunu gözden geçirilmeli, gerçekten ihtiyaca cevap verecek bir hale getirilmelidir.
  • İngiltere’de 2000 yılında çıkarılan Terörizm Kanunu’nun 13’üncü maddesi kapsamında yasaklanmış bir örgütün renklerini taşıyan bir rozet bile takamazsınız.
  • İngiltere’de bir teröristin resmi veya sesi radyo ve televizyonlardan verilemez. İngiltere’de Terörle Mücadele Kanunu yeniden ele alınmış olup, polisin yetkilerinin artırılması düşünülmektedir.
  • Ülkemizde ise, Adalet Bakanlığı’na başarısız bir intihar saldırısında bulunan teröristin öldürülmesinin ardından bazı sivil toplum örgütleri üyeleri açıktan bu teröristin ölümsüz olduğu şeklinde slogan atabilmişlerdir.
  • ABD’de bir kişi çıkıp Usame Bin Laden’i överse anında tutuklanır.
  • Ülkemiz terörü öven, onu yücelten yayınlarla doludur. Bölücü terör örgütünü öven kitaplar ise raflarda yer almakta ve rahatlıkla satılabilmektedir.
  • Ülke içi ve dışı finansal kaynakların önlenmesi.
  • Örgütle bağlantısı olanlar, örgüte destek sağlayanlar, örgütün propagandasını yapan bazı kuruluşlar, kişiler ve sivil toplum örgütleriyle mücadele edilmelidir.
  • Örgütün sahip olduğu veya örgütün mesajlarını yayan yandaş medyanın rahatça yayın yapmasını ve dağıtılmasını önleyecek tedbirler alınmalıdır.

    ABD: SONUÇLARI İYİ OLMAZ
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “PKK’ye karşı gerekirse sınırötesi operasyon da yaparız” sözleri, ABD, Irak ve Türkiye arasında tartışmaya yol açtı. Avrupa İşlerinden Sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried PKK’yi, kınadıklarını belirtti ancak Türkiye’nin Irak’a bir sınırötesi operasyonunun istenmeyen sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, Türk ordusunun girmesinin Irak’ta işleri karıştıracağını ima ederek, bunun, “istenmeyen sonuçlara” yol açabileceğini söyledi, ancak bu sonuçların ne olabileceğini belirtmedi.

    TÜRKİYE: GEREKLİ TEDBİRİ ALIRIZ
    ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın açıklamalarına cevap Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan’dan geldi. “Türkiye’nin gerekli gördüğü tedbiri, gerekli gördüğü zamanda elbette alacağını” söyledi. Türkiye’nin sınır ötesi harekat konusunda yaklaşımının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıkça ifade edildiğini belirterek, “Türkiye gerekli gördüğü tedbiri, gerekli gördüğü zamanda elbette alır, bunun aksi düşünülemez” diye konuştu.

    IRAK: İZİN ALINMASI LAZIM
    Irak İçişleri Bakanı El Zubeydi, Türkiye’nin sınırtesi operasyonunun, Irak parlemantosunun iznine bağlı olduğunu söyledi. NTV’nin sorularını yanıtlayan Irak İçişleri Bakanı El Zubeydi, Türkiye-Irak sınırının Iraklı Kürtlerin denetiminde olduğunu söyleyerek, “Sınırötesi operasyon, Irak parlamentosunun iznine bağlıdır” dedi. Hükümetinin tüm terörist gruplarla mücadele etmeye çalıştığını belirten El Zubeydi, Türk hükümeti ve ABD ile PKK konusunu görüştüklerini, ancak bu görüşmelere Iraklı Kürtlerin de katılması gerektiğini söyledi.


    Başa dön


    AB’ye güven azalıyor
    AB’nin kamuoyu yoklamalarını yapan kurumu Eurobarometre, AB’de güven sarsıntısı yaşandığını bildirdi.
    Eurobarometre, AB’ye üye ve aday ülkelerde yapılan kapsamlı bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, AB vatandaşlarının yüzde 21’i hayatından “çok memnun”, yüzde 59’u “memnun” olduğunu belirtirken, yüzde 15’i “memnun olmadığını”, yüzde 4’ü ise “hiç memnun olmadığını” ifade ediyor. AB’lilerin yüzde 34’ü gelecek 12 ay içinde yaşam düzeyinin olumlu yönde gelişeceğini, yüzde 51’i bir değişiklik olmayacağını, yüzde 11’i ise düzeyin kötüye gideceğini düşünüyor.
    Eurobarometre, AB vatandaşlarının en büyük endişe kaynağının işsizlik olduğunu belirtti. AB’lilerin ikinci endişe kaynağının ekonomik durumun kötü gidişi, üçüncüsünün güvensizlik ortamı olduğu bildirildi. Diğer endişeler arasında sosyal sigortalar sistemindeki aksaklıklar, enflasyonun artışı, yabancı göç ve terörizm gibi unsurlar yer alıyor.
    “AB’nin imajı” konusunda verilen yanıtlara göre, AB’lilerin sadece yüzde 47’si “pozitif imaj” görüşünü savunuyor. Bu oran, İngiltere, Finlandiya ve Avusturya gibi ülkelerde yüzde 30’un altında kalıyor.
    Aday ülkelerden gelen verilere göre Romanya’da halkın yüzde 66’sı, Türkiye’de yüzde 61’i, Bulgaristan’da yüzde 60’ı AB’nin “pozitif imaj” sahibi olduğunu düşünüyor. Bu oran Hırvatistan’da yüzde 28’e düşüyor, KKTC’de ise yüzde 68 olarak belirleniyor.
    AB vatandaşlarının AB kurumlarına güveninde önemli düşüş kaydedildiğini bildiren Eurobarometre, AB Komisyonu’na güven oranının bir yılda yüzde 6 azalarak yüzde 46’ya düştüğünü, Avrupa Parlamentosu’na güvenin ise yüzde 5 azalarak yüzde 52 düzeyine indiğini belirtti.
    AB Anayasası projesine desteğin de bir yılda yüzde 68’den yüzde 61’e düştüğü bildirildi.
    AB vatandaşlarının genişlemeye verdiği destek yüzde 53’ten yüzde 50’ye inerken, Türkiye’nin katılımına karşı olanların oranı yüzde 52, bu katılımdan yana olanların oranı yüzde 35, görüş bildirmeyenlerin oranı ise yüzde 13 olarak belirlendi. Genişlemeye en fazla karşı çıkanlar arasında Almanya, Fransa, Lüksemburg ve Avusturya vatandaşları görülüyor.
  • Vakıflar tasarısını AB beğenmedi
    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu hükümetin gayrimüslim azınlıkların hakları konusundaki adımlarının yetersiz olduğu görüşünde. Gerekli iyileştirmelerin yapılması konusunda da ısrarcı. Avrupa Birliği Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların haklarının iyileştirilmesi konusunda ısrarlı. Azınlık hakları konusunda yapılması gerekenler Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ın ikkatine getirildi. Geçtiğimiz hafta Brüksel’e giden Babacan’a yazılı bir belge verilerek, sorunlu alanlara dikkat çekildi. Belgeye göre, bu dört sorunlu alanda geçtiğimiz yıl içinde çok sınırlı ilerleme sağlandı. Komisyon’un Babacan’a ilettiği belgede en önemli eleştiri konusunu ise Meclis’in önündeki Vakıflar Yasa Tasarısı oldu. Belgeye göre, Vakıflar Yasası bir iyileşme getirmekle birlikte, Avrupa Birliği standartlarının altında kalıyor.Yasa tasarısında kamu kuruluşlarının elindeki gayrimüslim azınlık vakıflarının geri iadesi öngörülüyor. Komisyon için bu olumlu bir adım ancak yeterli değil.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net