www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Sıfırlar AKP’nin başarısızlığı
OKS sonuçlarını değerlendiren eğitim sendikaları, devlet okullarındaki başarısızlığın nedenlerini, kalabalık sınıflar, altyapı eksiklikleri, öğretmen açığına bağladılar ve Bakan Çelik’in sınav sonuçlarını açıklarken özel okulları övmesini eleştirdiler.

Uğur Kaymaz davası bugün
Kızıltepe’de 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’ın davası bugün Eskişehir’de başlıyor. Kaymaz Davasını İzleme Komitesi bir basın açıklaması yaparak, halkların kardeşliğini savunan herkesi davayı izlemeye çağırdı.

BÖLGE CAYIR CAYIR!
Operasyon ve çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Şırnak ve Hakkari’de yüzlerce dönüm ormanlık alan yok oldu. Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak, yangının söndürülmesi için yaptıkları girişimlerden bir sonuç alamadıklarını kaydetti.

Polis komplosu, mahkemeden döndü
Siyasi nedenlerden dolayı bir süre cezaevinde kalan İlim Coşkun, İstanbul’daki bir gasp olayında, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerin, Nurten Çarşanbalı adlı mağdura adli suçluların fotoğrafları arasında kendi fotoğrafını göstererek, yönlendirmesi sonucunda sanık oldu.


Sıfırlar AKP’nin başarısızlığı
65 bin 76 öğrencinin sıfır aldığı Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme (OKS) sonuçlarını değerlendiren eğitimciler, başarısızlığın eğitim sisteminden kaynaklandığını belirttiler. Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, MEB’e, sendikalar, akademik çevreler ve bakanlık görevlilerinden oluşacak bir komisyon kurulmasını ve sonuçların değerlendirilmesini önerdi.
Dinçer, Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, OKS sonuçlarını değerlendirdi. Basının, sıfır alan 65 bin öğrenciyle değil, ilk 5’e giren öğrencilerin gittiği özel okullarla ilgilenmesini “ürküntü verici bir durum” olarak değerlendiren Dinçer, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in, sonuçları açıkladığı toplantıda devlet okullarının başarısızlığı karşısında özel okulları övücü açıklamalar yapmasını eleştirerek, “Bir ülkenin Milli Eğitim Bakanı’nın devlet okullarının başarısızlığı karşısında özel okulları savunması anlaşılır gibi değildir. Bakan Çelik, özel okulları öven tavrıyla, ‘okullar olmasa maarifi ne güzel yönetirdim’ diyen zihniyetin izinden gittiğini göstermiştir” dedi.
İflasın göstergesi
Sınav sonuçlarının eğitim sisteminin iflasını gösterdiğini, bu iflasta Türk İslam sentezci, ırkçı gerici eğitim politikalarının etkisi olduğunu vurgulayan Alaaddin Dinçer, en başarısız illerin yine doğu-güneydoğu illeri olmasının da dikkat çekici olduğunu söyledi. Dinçer, devlet okullarındaki başarısızlığın nedenlerini ise şöyle sıraladı:
  • İkili öğretim...
  • Kalabalık sınıflar...
  • Altyapı eksiklikleri...
  • Öğretmen açıkları...
  • Maaş düşüklüğü...
  • Düşük ücretle sözleşmeli personel çalıştırılması ve bu durumun sürekliliği olumsuz yönde etkilemesi.
    Eğitim Sen Genel Başkanı Dinçer, 65 bin öğrencinin sıfır puan almasının sorumlusunun, AKP Hükümeti olduğunu ifade etti.

    Uçurumu ortaya koydu
    Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri İsmail Koncuk da, 65 bin öğrencinin sıfır puan almasının, MEB’in eğitim politikalarının başarı notu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
    Koncuk, dün yaptığı yazılı açıklamada, sınav sonuçlarının doğu-güneydoğu bölgeleri ile batı bölgeleri arasındaki uçurumu gösterdiğine dikkat çekti.
    En başarısız iller sıralamasında başı çeken bu illerin eğitim sisteminin durumunu ortaya koyduğunu ifade eden Türk Eğitim Sen Genel Sekreteri İsmail Koncuk, öğretmen açığı, ücret politikalarının çarpıklığı, gayrisafi milli hasıla, konsolide bütçeden ayrılan payın düşüklüğü ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin olumsuzlukların başlıca nedenleri olduğunu ifade etti.
    MEB’in başarı notu
    65 bin öğrencinin sıfır puan almasının, MEB’in eğitim politikalarının başarı notu olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Koncuk, MEB’in sıfır alan öğrencilerle ilgili mantıklı bir açıklama yapmak yerine gerçekleri saptırdığını dile getirdi.


    Başa dön


    Uğur Kaymaz davası bugün
    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’ın davası bugün Eskişehir’de başlıyor. Uğur Kaymaz Davasını İzleme Komitesi bir basın açıklaması yaparak, halkların kardeşliğini savunan herkesi davayı izlemeye davet etti. Açıklamada, davayı izlemek üzere kent dışından çok sayıda Aydın, Avukat, sanatçı ve yazarın Eskişehir’e geleceğine de vurgu yapıldı. Uğur Kaymaz Davasını İzleme Komitesi, bugün saat 08.45’te duyarlı olan herkesi Eskişehir Adliyesi’nde bulunmaya davet etti.
    Tüzel ve Bakırhan izleyecek
    Davayı EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ve DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da izleyecek.


    Başa dön


    BÖLGE CAYIR CAYIR!
    Vedat Kurşun
    Bölgede süren operasyon ve çatışmalar, orman yangınlarını da beraberinde getirdi. Şırnak’ın Besta, Gabar ve Cudi dağlarında yürütülen operasyonlar sırasında çıkan yangınlara müdahale edilmeyince, yüzlerce dönümlük alan yok oldu. Kırsal alanda meydana gelen yangınlar, Şırnak’ın üzerinde gri bulutların oluşmasına sebep oldu.
    Ormanlık alanlarda çıkan yangınlara müdahale etmek istediklerini anlatan Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak, şöyle devam etti: “Şırnak milletvekilleri ile görüşmemizde kendilerine, ‘adeta ciğerlerimiz yanıyor, çünkü bir ormanın yanması bizim de ciğerlerimizin yanması anlamına geliyor’ dedim. Bununla birlikte üzüntümüzü de dile getirdim. Gerekirse Şırnak Belediyesi başta olmak üzere Şırnak’a bağlı bütün belediyelerin itfaiyesini çağırırım. Toplumun bütün kesimlerinin de gönüllü olarak bu yangının söndürülmesi için destek sunacağını söyledim. Milletvekilleri bu görüşmemizden sonra İçişleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı ve Şırnak Valiliği ile görüşeceklerini söylediler, ancak üzülerek belirteyim bu girişimlerden olumlu bir sonuç elde edilemedi.”
    Ormanların yeniden göz göre göre yanmasının insana acı verdiğini ve yetkililerin de bu acıyı hissetmeleri gerektiğini vurgulayan Ertak, şunları söyledi: “Temennimiz yetkililerin tepkisiz kalmamasıdır. Akdeniz, Ege, Marmara Karadeniz ve ülkenin büyük bir bölümünde çıkan yangınlara devletin bütün organları seferber olurken, yanıbaşımızdaki ormanlarımızın cayır cayır yanması karşısında hiç kimsenin kılının dahi kıpırdamaması bir çelişkidir.”
    Valiye suçlama
    Yangınların artışıyla birlikte Şırnak Valisi Osman Güneş’in, “Bir ağaç için kimsenin hayatını tehlikeye atamam” şeklinde açıklama yaptığını iddia eden DEHAP Şırnak İl Başkanı İzzet Belge ise, “Şırnak Valisi bu söylemlerinde ciddi değil ve gerçekleri yansıtmıyor. Şimdiye kadar yangınlara yapılan müdahalelerde hiç kimse hayatını kaybetmedi” dedi.

    KORUCULAR DA OPERASYONDA
    Kars Kağızman’da 1 hafta önce başlatılan operasyon sürüyor. İlk başta askerlerle sürdürülen operasyona, korucuların da dahil edildiği bildirildi.
    Alınan bilgilere göre, Kağızman’ın Çemçe Bölgesi’nde 1 hafta önce bin dolayında askerin katılımıyla başlatılan operasyon halen sürüyor. Operasyonun ne kadar süreceği öğrenilmezken, önceki akşam bölgeyi tanıyan çok sayıda korucu ile askeri zırhlı araçların takviye edildiği belirtildi.
    Termal kameralarla 200 civarında HPG’linin bölgeye geçiş yaptığınin tespit edildiği gerekçesiyle başlatılan operasyon kapsamında, Iğdır İl Jandarma Taburu’ndan da askerlerin bölgeye kaydırıldığı öğrenildi.

    ÇUKURCA’DA PATLAMA: 6 YARALI
    Hakkari’nin Çukurca ilçesinde devriye görevi yapan bir askeri aracın patlayıcıya çarpması sonucu 6 asker yaralandı.
    Edinilen bilgilere göre, Köprüler Tabur Komutanlığı yakınlarında sabah saatlerinde devriye görevine çıkan bir askeri araç ilçe merkezine 20 kilometre uzaklıkta bir patlayıcıya denk geldi. Meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 6 asker yaralandı. Yaralılar helikopterle Hakkari Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Yanan doğal zengİnlİğİmİzdİr
    Tunceli Emek ve Demokrasi Platformu, son günlerde yeniden başlayan orman yangınlarına dikkat çekmek amacıyla basın toplantısı düzenledi. Dün Eğitim-Sen toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Tarım Orkam-Sen Tunceli Temsilcisi Atilla İrey, bölgede ve
    Tunceli’de uzunca bir süredir başlatılan ve hala devam eden askeri operasyonların kamuoyunda yapılan tüm çağrılara ve uyarılara rağmen hızlandırılarak sürdüğüne dikkat çekti.
    Son olarak Mazgirt ilçesi Ataçınar köyü bölgesinde bulunan ormanlık alanda dört gündür yangının sürdüğünü hatırlatan İrey, düne kadar hiçbir müdahalede bulunulmadığını öğrendiklerini söyledi.
    ‘Operasyonlar durdurulmalı’
    “Girişimlerimiz sonucu Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yangına müdahale edilmiş ama bu arada yüzlerce hektar orman alanı yanarak kül olmuştur” diye konuşan İrey, tüm insanlığın ortak değeri sayılan ormanların ve doğal zenginliklerin hangi gerekçeyle olursa olsun heba edilmesine sessiz kalmayacaklarını vurguladı. İrey, Tunceli’de ve bölgede bu tür olayların yaşanmasının nedeninin tırmandırılmak istenen çatışmalı ortam olduğunu kaydederek, “Bu vesileyle bir kez daha operasyonların durdurularak, bölgemizde yaşamın normalleştirilmesini istiyoruz. Yetkilileri bu konuda adım atmaya çağırıyoruz” dedi.
    Tunceli-Pülümür karayolunda düğün konvoyuna yapılan saldırıya da değinilen açıklamada, bu tür olayların toplumsal yaşamı olumsuz etkilediği belirtildi.


    Başa dön


    Polis komplosu, mahkemeden döndü
    Müge Tuzcuoğlu
    Siyasi nedenlerden dolayı bir süre cezaevinde kalan İlim Coşkun, İstanbul’daki bir gasp olayında, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerin, Nurten Çarşanbalı adlı mağdura adli suçluların fotoğrafları arasında kendi fotoğrafını göstererek, yönlendirmesi sonucunda sanık oldu. Coşkun, mağdur kadın ile yüzleştirildiği ilk duruşmada, Çarşanbalı’nın “Beni gasp eden bu değildi. Polis, bana teşhis ettirmişti” sözleri üzerine beraat etti.
    Nurten Çarşanbalı, İstanbul Tuzla’da 26 Aralık 2003’te 00.20 sularında işten evine giderken, birinin kendisine saldırarak, çantasını kaçırdığı gerekçesiyle Tuzla Polis Merkezi Amirliği’ne başvurdu. Komiser Yardımcısı Orhan Ağdaş, ifadesini alıp tutanak tuttuktan sonra da Çarşanbalı’ya teşhis için adli suçluların yanı sıra siyasi suçluların da fotoğrafı gösterildi. Bu teşhis sırasında Çarşanbalı, polisin yönlendirmesiyle İlim Coşkun’u teşhis etti.
    ‘Polis teşhis ettirdi’
    Ocak 2004’te askerlik görevini yapan Coşkun ise Şubat ayında Ankara’ya izne geldiği sırada davadan haberdar oldu. Olay tarihinde Ankara’da olduğunu belirten Coşkun terhis olduktan sonra verdiği ifadesinde, “2001 yılında siyasi suçtan dolayı aranıyordum. Tuzla’da tersanede çalışıyordum. 2002 yılının Haziran ayında polis, çalıştığım tersaneden beni alıp Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis karakoluna götürdü. Parmak izimi alıp fotoğraflarımı çektiler. Beni şikayet eden kadına polisler, benim fotoğrafımı gösterdiler. Kadın benim gasp suçunu işlediğimi iddia etmiş” dedi.
    Kartal 1 No’lu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Haziran günü görülen ve mağdur ile ilk yüzleştirildiği duruşmada, mağdur Çarşanbalı, kendisine saldıranın Coşkun olmadığını söyledi. Çarşanbalı, “Ben polise şişman biri olduğunu söyledim. Bana bu gencin fotoğrafını gösterdiler, ‘Sen bilmezsin o şimdi kilo aldı’ dediler. Ben de kabul ettim. Bana polis teşhis ettirdi. Ama bu çocuk kilolu değil. Bana saldıran bu değildi” diye konuştu. Çarşanbalı’nın duruşma tutanağına geçmeyen bu sözleri üzerine hakim Nevzat Aygün, “suçsuz olduğu anlaşıldığı” için Coşkun’un beraatine karar verdi.
    ‘Tesadüf değil’
  • Baydemir: Kürtçe resmi okullarda okutulmalı
    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, özel kurslarla Kürt dilinin geliştirilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek, Kürtçe’nin resmi okullarda okutulması ve kamusal ortamlar içerisinde desteklenmesi gerektiğini söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı ve Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İşleri (DİSKİ) Genel Müdürü Veysi Ayus Büyükşehir Belediyesi tarafından 450 Evler Mahallesi’nde başlatılan alt yapı çalışmalarını yerinde inceledi. Burada gazetecilerin Özel Batman Kürt Dili Kursu’nun kapandığı yönündeki haberlere ilişkin soruları yanıtlayan Baydemir, “Ülkemiz açısından Kürtçe’nin veya Türkçe dışındaki dillerin ve kültürel zenginliklerimizin yaşatılabilmesi için kamusal ortamlar içerisinde desteklenmesi gerekir. Yoksa, Kürtçe gibi dillerin sürdürülebilmesi ve yaşatılabilmesi mümkün değildir” dedi. Resmi okullarda mutlaka Kürtçe’nin okutulması gerektiğini vurgulayan Baydemir, “İnsanlar Kürtçe’yi öğrenilebilmelidir. Hatta batı illerinde ilköğretim okullarında Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilmelidir. Kurslarla yıllardır ihmal edilen bir dilin sürdürülebilmesi mümkün değildir” diye konuştu. Baydemir, Er Coşkun Kırandi’nin HPG güçleri tarafından kaçırılmasına ilişkin soruya ise, “Onun yaşam hakkına ve kişi güvenliğine herhangi bir zarar verilmemeli ve en kısa zamanda ailesine teslim edilmelidir. İnsanlarımızın gönül rahatlığıyla yaşayabilmesi için barış ve çatışmasızlık ortamına ihtiyacı vardır” yanıtı verdi. Baydemir, “Hikmet Fidan’ın öldürülmesi olayı ile hazırlanan bildiriye neden imza atmadınız?” şeklinde soruya ise, “Böyle bir bildiriden haberim yok ancak yaşam hakkı ihlalinin hiçbir meşru yönü yoktur” dedi.
    Şarbondan korunmak mümkün
    Şarbon hastalığı, son günlerde birçok bölge ilinde insan sağlığını tehdit etmeye başladı. Özellikle solunum yoluyla akciğerlere bulaşan şarbon, insanların ölümüne yol açarken; sindirim ve deriye bulaşan şarbonunun tedavisi mümkün. Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Habibe Çolak Pirinççioğlu, şarbondan korunmak için özellikle insanların hijyen kurallarına uyması ve şarbon tehlikesi olan hayvanların imha edilmesi gerektiğini söyledi. İnsanların hayvan etine teması, et ve süt ürünlerini tüketmesi sonucu şarbonun bulaştığını kaydeden Pirinççioğlu, yaygın olarak deri şarbonu görüldüğüne dikkat çekti. Pirinççioğlu, şarbonun deriyle teması sonucu deri şarbonu görüldüğünü ve bunun kendini lezyonlarla gösterdiğini dile getirdi. Şarbon türlerini; deri, akciğer ve sindirim sistemi şarbonu olarak sınıflandıran Pirinççioğlu, akciğer şarbonunun genellikle farkedilmediğini ve ölümle sonuçlandığnı vurguladı. Sindirim sistemine bulaşan şarbonun ise tüketilen hayvan eti ve hayvansal ürünlerden bulaşabildiğini sözlerine ekleyen Pirinççiolu, akciğer şarbonunun şarbon bakteri sporlarının solunması sonucu bulaştığına işaret etti. Kasap ve veterinerlerin şarbon için risk grubu olduğuna dikkat çeken Pirinççioğlu, veteriner ve kasapların etler ve hayvanlarla temasta hijyen kurallarına uyması gerektiğini söyledi. Hayvancılıkla uğraşanların da önemli risk gruplarından olduğunu anlatan Pirinççioğlu, hayvancılıkla uğraşanların hijyen kurallarına uyması, hayvan ve hayvan ürünleriyle temastan sonra ellerini mutlaka yıkaması gerektiğini dile getirdi. Deri şarbonunun önce sivilce şeklinde başlayarak zamanla kurtlanarak kabardığını ve bu şekilde siyah sulu bir lezyon oluştuğu bilgisini veren Pirinççioğlu, bu lezyonun yaygın bir şekilde bulaşabildiğine dikkat çekti. Akciğer şarbonu dışındaki şarbonların basit bir tedavisi olduğunu aktaran Habibe Çolak Pirinçiçoğlu, tedavinin penisilin ve penisilin türevi ilaçlarla yapıldığını söyledi. Tedavinin 10-14 gün sürdüğünü ifade eden Pirinççioğlu, “Hayvanlara nasıl bulaştığı veterinerlerin kontrolünde olan bir durum. Bizim sorumluluk alanımız insan ve insana bulaşma yolları ve bunun önüne geçilmesi” dedi. Sindirim sistemi şarbonu hakkında da bilgi veren Pirinççioğlu, bulantı kusma ve ishal şeklinde kendini gösterdiğini söyledi. Deri şarbonunda, pansumanla ciltteki lezyonlar üzerinde de tedavi uygulandığına dikkat çeken Pirinççioğlu, bölgemizde tarım ve hayvancılık yaygın olduğu için şarbonla karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. Pirinççioğlu şarbon tehlikesi olan hayvanların il sağlık müdürlüklerine bildirilerek yok edilmesi gerektiğini kaydetti.
    4 aydır maaşını alamıyor
    Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü üç ay önce 65 ilköğretim okulu adına Deniz Bank ile bir sözleşme yaptı. Yüzlerce eğitim emekçisinin sözkonusu banka ile anlaşma yapılmasını istemediğini belirten dilekçeler verildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İdare mahkemesine de dava açtılar. Bankayla bireysel sözleşme yapmayanlara maaşları ödenmiyor. 26 yıllık sınıf öğretmeni olan Sezai Turan, maaşını almak için Deniz Bank’a gittiğinde kendisine maaşını alabilmesi için banka ile ayrıca bir bireysel sözleşme yapması gerektiği söylenmiş. Turan, Milli Eğitim’ in yaptığı sözleşme uyarınca kendi adlarına açılan hesaplardan maaşlarını alabilmelerinin gerektiğini, şimdiye kadar anlaşma yapılan diğer bankalardan bu şekilde ücretlerini aldıklarını belirterek “Neden Deniz Bank böyle bir uygulama yapıyor?” diye soruyor. Durumu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de bildiren Turan, kendisine bankanın ağzı ile cevap verildiğini söylüyor. Turan, “Durumdan dolayı dava açtım. Ayrıca Milli Eğitim Müdürlüğü Başvurum ile ilgili tavrı da yanlış. İdarecilerin görevi çalışanlarının ücretlerini ödemektir. Oysa bunlar bana bankanın ağzı ile bireysel sözleşmeyi imzaladığım taktirde maaşımı almakta güçlük çekmeyeceğimi belirtmekten başkaaçıklama yapmadılar.” dedi. Görüşlerini aldığımız, Deniz Bank Bornova Şube Müdürü Ahmet Karaman, bankaların aynı işlemi uyguladığını belirterek şunları söyledi: “Bizim sözleşmenin imzalanması konusundaki ısrarımız Sezai Beyin de yararınadır. Örneğin her yerde şubemiz yok. Bazı yerlerde Ziraat Bankası ile anlaşmamız var. Böyle bir durumda Sezai beyin maaşını o bankadan alabilmesi için bizim o bankaya Sezai beyin imzasını sunabilmemiz gerekiyor. Bu işlem tüm bankalar tarafından yapılan bir işlemdir.
    Günöz Tekstil’de sendikalaşma
    Çerkezköy-Çorlu yolu üzerinde bulunan Günöz Tekstil iplik ve boya fabrikasında çalışan işçilerin DİSK Tekstil sendikasına üye olmaları üzerine 50 işçi işten atıldı. Özellikle kadın işçilere yöneticilerin hakaret etmesi üzerine 2 kadın işçi bayıldı ve hastaneye kaldırıldı. Geçtiğimiz hafta başında işveren tarafından işçilere sunulan sözleşmeye işçiler büyük tepki göstermişti. 8 saat’ten 12 saat çalışmaya geçilmesini ve ücretlere 110 milyon fark verilerek senede 2 defa verilen ikramiyenin kaldırılmasını isteyen “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” sartlarını kabul etmeyen işçiler DİSK Tekstil’de örgütlendi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net