www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



KİGEM: Niyet mektupları
   Anayasa’ya aykırı

Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi (KİGEM) Vakfı, bugüne kadar imzalanan niyet mektuplarının, IMF ile anlaşmaların Anayasaya’ya aykırı olduğu, bu nedenle de “yoklukla malul” olduğu görüşünde.

Kıbrıs için destek istedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Soçi’de bir araya geldiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den Kıbrıs için destek istedi.

‘Türkiye üye olmamalı’
Avusturya Maliye Bakanı Karl-Heinz Grasser Türkiye’nin AB üyeliğinin gerçekçi bir teklif olmadığını göstermek için çabalayacağını söyledi.


KİGEM: Niyet mektupları
   Anayasa’ya aykırı
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi (KİGEM) Vakfı, bugüne kadar imzalanan niyet mektuplarının, IMF ile anlaşmaların Anayasaya’ya aykırı olduğu, bu nedenle de “yoklukla malul” olduğu görüşünde. Bunun için Ankara İdare Mahkemesi’ne de iptal davası açan KİGEM’e göre, devleti bağlayıcı uluslararası anlaşmalarda yetkili Meclis. IMF anlaşmaları ise hiçbir yetkisi olmayan, bakan ve bürokratlar tarafından imzalandı.
Ankara İdare Mahkemesi’ne iptal davası açan KİGEM, Türkiye’nin, ilki 30 Ağustos 1958, sonuncusu ise 26 Nisan 2005’de IMF ile yaptığı niyet mektubu ve stand-by anlaşmalarının, yetkisiz kişiler tarafından düzenlendiği belirtilerek, Türkiye’nin varlığını ve geleceğini hukuka aykırı olarak ipotek altına alan düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, mahkemenin, “uluslararası hukuk ve Türk hukuk sistemi gereği ‘Yoklukla malul’ olduğunu karara bağlaması” istendi. Niyet mektubu ve stand-by’ların devleti bağlayıcı anlaşma yapma yetkisi olmayan devlet bakanı ve merkez bankası başkanı tarafından imzalandığının altı çizilen açıklamada, “Bu yetki ancak Anayasa ve uluslararası anlaşmaların yapılmasını düzenleyen 244 sayılı yasanın belirlediği şartların bulunması durumunda Bakanlar Kurulu tarafından kullanılabilir ve bu kararlar Cumhurbaşkanlığının onayı ile Resmi Gazetede yayımlanarak hukuki bağlayıcılık kazanır” denildi. Bakanlar Kurulu’nun hatta Meclis’in yetkilerinin bir bakan veya bürokrat tarafından gaspedildiği belirtilen açıklamada, 2005 niyet mektubu/stand-by düzenlemesi aleyhine “Yetkisiz Temsil”, “Yetki Gaspı ve Görev Gaspı”, “Anayasaya Aykırılık”tan açılan davada mahkemenin bu belgelerin “Yoklukla malul” olduğunu karara bağlanması istendi.
Niyet mektubu ve stand-by düzenlemelerinin 1980’li yıllara kadar yalnızca IMF’den alınan borçların güvencesini sağlamak üzere hazırlandığına, ancak 1990’lı yıllardan itibaren ekonomi dışındaki alanlarda da düzenlemeleri içermeye başladığına işaret edilen açıklamada, “2000’li yıllardan itibaren ise bir sömürge ülkesinin iç yapısının düzenlenmesini andırır şekilde, yasama ve yürütmeye hatta yargıya müdahaleyi içeren koşullar taşır hale gelmiştir” denildi. Bu anlaşmaların, yurttaşları ilgilendiren ekonomik, siyasal ve toplumsal bir program ve “menfaat ihlali”nin çok ötesinde her yurttaş için doğrudan “hak kaybı” yaratan işlemler olduğu kaydedilen açıklamada, duyarlı her kişi ve kurum bu davaya müdahil olmaya çağrıldı. Açıklamada, IMF-Türkiye ilişkilerinin yaklaşık 50 yıldan bu yana hukuka, Anayasaya ve yasalara aykırı olarak yürütüldüğünün altı çizildi.

IMF’NİN ŞART KOŞTUĞU TASARILAR
KİGEM dava dilekçesinde Türkiye’nin IMF ile olan ilişkilerini de masaya yatırdı. Niyet mektuplarıyla IMF’nin şart koyduğu tasarılar dilekçede şöyle sıralandı;
  • Emekliliğe esas asgari yaş sınırı ve ödenen asgari prim tutarları yükseltilecek, prim ödeme gün sayısı artırılıp, ortalama emeklilik aylık bağlama oranı düşürülecek,
  • Sosyal güvenlik kurumları (SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı)’nın sağlıksız bir yapıda birleştirilerek özel sağlık sigorta şirketleri teşvik edilecek,
  • Gelir idaresi yasası ile Gelir İdaresinin Duyun-u Umumiye’yi andırır şekilde Maliye Bakanlığına (şimdilik) ‘yarı-özerk’ olarak bağlı bir idare olarak yapılandırılacak,
  • Finansal hizmetler üzerinden alınan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi kaldırılacak, yaratacağı açık halktan yeni vergilerle telafi edilecek
  • Bankacılık Kanunu ile kamu bankalarının özelleştirilecek, özel bankaların sermaye yapıları güçlendirilecek
  • Tarım alanında destekleme alımları kaldırılarak, köylü üretimsizliğe teşvik edilecek,
  • KİT’ler özelleştirme adı altında peşkeş çekilecek.

    BORÇ 6 YILDA 37 KAT ARTTI
  • 1999 yılında 10.7 milyar YTL olan borç faiz ödemeleri 2000 yılında yüzde 100 artışla 20.4 milyar YTL’ye, 2001 yılında yine yüzde 100’lük artışla 40 milyar YTL’ye çıktıktan sonra 2004 yılsonu itibariyle 56.4 milyar YTL tutarında borç faiz ödemesi gerçekleştirildi. Türkiye, 2001 yılındaki kriz sonrasında 1 yıllık üretiminin yaklaşık 4’te 1’ini borç faizlerine ödedi.
  • 1999 yılından itibaren IMF niyet mektupları ve stand- by düzenlemeleriyle sürekli dış kaynaklı programlar uygulayan Türkiye yalnızca IMF’ye olan borçlarını 1999 yılında 500 milyon dolardan 37 katlık artışla 18.4 milyar dolara çıkartarak, sürdürülebilmesi çok zor bir borç faizi yükü altına girdi.
  • “GSMH’nin yüzde 6.5’i faiz dışı fazla verme temeline dayalı programımız’ ile başlayan ifadelerin anlamı açıklığa kavuşmaktadır. Türkiye’nin IMF’ye olan borçlarının GSMH içindeki payı 2003 yılında yüzde 6.5’tir. Program IMF’nin alacaklarının tahsilatının garantisini sağlamak dışında bir amaca hizmet etmemektedir.
  • 2005 Nisan itibariyle kullanılmış fakat henüz ödeme vadeleri gelmediği için hesaplanmamış faizler dahil edildiğinde, ödenecek olan anaparaların faiz tutarına 778.67 milyon SDR eklendiğinde 1984- 2005 itibariyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ödeme yükümlülüğü altına sokulduğu faiz tutarı 3 milyar 885 milyon dolar tutarına ulaşıyor.
  • IMF’den bugüne kadar kullanılmış olan krediler 2004 yılsonu itibariyle GSMH’nin yüzde 5.8’ine ulaştı.


    Başa dön


    Kıbrıs için destek istedi
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Soçi’de bir araya geldiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den Kıbrıs için destek istedi. Putin bu isteğe, “Kıbrıs sorununun adil çözümüne yönelik BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çabalarını desteklemeye devam edeceğiz” yanıtını verdi.
    Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, Soçi kentinde kahvaltıda yaptıkları görüşmenin ardından, ortak basın toplantısı düzenledi.
    Geçtiğimiz yıl itibariyle iki ülkenin ticaret hacminin yüzde 60 oranında artarak, 11 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkat çeken Putin, “ortak amacımız bu rakamı gelecek yıllarda 25 milyar dolara çıkarmaktır” dedi.
    Rusya lideri Putin, gerek ekonomik gerek kültürel ve insani işbirliğinin yanı sıra diğer alanlarda kaydedilen olumlu gelişmeleri daha sağlam bir zemine oturtmaya kararlı olduklarını belirterek, ‘2004 yılı itibariyle Rusya’nın, Türkiye’nin ithalatta ikinci, ihracatta sekizinci büyük ortağı olduğunu’ kaydetti.
    Rusya Federasyonu olarak Türkiye’ye doğalgaz ihracatı konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceklerini kaydeden Putin, buna Karadeniz altındaki Mavi Akım projesinin de dahil olduğunu belirtti.
  • Anayasa Mahkemesi’ne Başkan yine seçilemedi
    Anayasa Mahkemesi başkanlığı seçimlerine dün devam edildi. Ancak seçimlerin dün gerçekleştirilen 10 turu da sonuçsuz kaldı. Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, dünkü turlarda alınan sonuçların daha önce yapılan 30 turdaki sonuçlardan farklı olmadığını açıkladı. Seçimlerin 10’uncu turunda Tülay Tuğcu ve Fulya Kantarcıoğlu’na üçer, Ahmet Akyalçın ve Haşim Kılıç’a ikişer, Mehmet Erten’e de bir oy çıktı. Kılıç ayrıca, Kantarcıoğlu’na üç veya dört turda dört oy çıktığını söyledi. Anayasa Mahkemesi başkanlık seçimi için bu ay sonuna kadar turlara devam edilecek. Önümüzdeki ağustos ayında seçim yapılmayacağını belirten Kılıç, bu ay sonuna kadar başkan seçilemezse turlara önümüzdeki eylül ayında devam edileceğini kaydetti. Haşim Kılıç, “Sayın Cumhurbaşkanı ile boş bulunan asıl üyelerin atanması konusunda görüşmeniz oldu mu” sorusuna, “Sayın Cumhurbaşkanı, kendi atamasıyla ilgili ne yapacağını bilecek bir insandır. Bunu bizim hatırlatmamıza veya söylememize gerek var mı? Tüm bunlar da düşünülerek dört yedek üye tespit edilmiş. Olmayan arkadaşlarımızın yerine bu arkadaşlarımız girerek bu olayı çözmeye çalışıyoruz” yanıtını verdi.
    CHP’den Lozan kampanyası
    CHP, Lozan Antlaşması’nın 82. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, “Lozan onurumuzdur, Cumhuriyete sahip çıkalım” kampanyası başlattı. Kampanyayla ilgili yazılı açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, tüm Ankaralılar’ı 24 Temmuz Pazar günü saat 10.30’da Anıtkabir’e davet etti. CHP Genel Başkan Deniz Baykal’ın katılımıyla, Atatürk ve Lozan Antlaşması’nı imzalayan İsmet İnönü’nün huzurunda olacaklarını ifade eden Özyürek, bazı sendika, dernek ve oda başkanlarının da Anıtkabir buluşmasına katılacaklarını kaydetti.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net