YÖK’ten sert açıklama
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın ile yardımcılarının konutunda polisin arama yapması ve bazı tarihi eserlere el koyması, YÖK’ün sert tepkisine neden oldu. YÖK’ten yapılan açıklamada, rektörün konutunda yapılan aramanın hem rektörün, hem üniversitenin manevi şahsiyetini rencide ettiği öne sürülerek, “Böylesi bir uygulama, son aylarda yükseköğretim kurumlarına ve yöneticilerine karşı oluşturulmaya çalışılan yıpratma ve küçük düşürme gayretlerinin dehşet verici bir ifadesi niteliğindedir” denildi. Rektör Aşkın’a sahip çıkan YÖK, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: “Van Cumhuriyet Savcılığı’nın kararı üzerine, 14 Temmuz 2005 tarihinde Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü ve yardımcılarının görev yerlerinde ve konutlarında amacı kat kat aşan ve bugüne kadar benzeri görülmemiş bir uygulama ile arama yapılması ve bu sürecin rektörün gıyabında gerçekleştirilmesi, yükseköğretim camiasında derin bir üzüntü ve infial yaratmış, bunun ötesinde gelecekle ilgili ciddi endişelere yol açmıştır. Hukuk devletine duyulan güvenin sarsılmasına yol açan bu tür uygulamaların ve yükseköğretim kurumları ile mensuplarına yönelik basında giderek artan ölçüde duyulmaya başlanan tehditkar ifadelerin bir daha tekrarlanmaması en büyük temennimizdir.”
BERGAMA KÖYLÜLERİ Valiliği “temizledi!”
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu’nun emekliye ayrılması dolayısıyla düzenlenen veda töreni, Bergama köylülerinin eylemine sahne oldu. 16 Temmuzda emekli olan İzmir Valisi Göksu için düzenlenen törene ellerinde süpürge, fırça ve dezenfekte gereçleriyle katılan Bergama köylüleri, “Siyanürlü yöntemle altın madeni işletilmesine izin veren valinin kirlettiği yerleri temizlemeye geldik” şeklinde bağırdılar. Bergamalıların eylemine müdahale eden polis, aralarında Bergama köylülerinin sözcüsü Oktay Konyar’ın da bulunduğu eylemcileri gözaltına aldı. Batık bankacı Halis Toprak’ın kredi kartı puanlarıyla İngiltere’ye uçak bileti aldırdığının ve orada Toprak’ın sağladığı lüks bir otomobille havaalanından alındığının ortaya çıkmasından sonra yoğun eleştirilere uğrayan İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili soruşturma yapmak üzere müfettiş atamasının ardından 16 Temmuz itibariyle emekliye ayrılacağını açıklamak durumunda kalmıştı. İzmir’de özellikle işadamları tarafından oldukça “sevilen” valinin emekliye ayrılma kararını geri alması için, öncülüğünü yerel Yeni Asır gazetesinin yaptığı kampanyalar düzenlenmişti. Olayın daha fazla tartışılmasını istemeyen ve Vali Göksu’nun yakın akrabası olan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, valinin emeklilik dilekçesini hemen işleme koyarak, emekliliğini onaylamıştı. Vali Göksu’nun valilikten ayrılacağı gün vilayet önünde yapılan uğurlama töreni, Bergama köylülerinin “anlamlı” eylemi ile vali açısından kabusa döndü. Birbiri ardına övgü dolu sözler, alkışlar duymak isteyen vali, ellerinde süpürge ve temizlik malzemeleriyle tören alanına gelerek, “Buralar kirlendi, biz temizlemeye geldik” diyen Bergama köylülerinin bu davranışı karşısında soğukkanlılığını korumaya çalıştı. Valinin eşi ise eylem sırasında gazetecilere tepki gösterdi. Temizlik malzemeleriyle tören alanını süpüren Bergama köylüleri, gözaltına alınarak törenin yapıldığı alandan uzaklaştırıldı. Tören alanının yakınındaki Kemeraltı polis karakoluna götürülen Bergamalılar, daha sonra gözaltı prosedürü gereği Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne götürülerek muayeneden geçirildi. Gözaltına alındıktan sonra görüştüğümüz köylülerin sözcüsü Oktay Konyar, “İzmir valilisinin şaibeli ilişkiler içinde olduğu bilinen, bankasını batıran Halis Toprak’ın aldığı biletle yurt dışına gitmesi yurttaşı rencide etmiştir. Bu ilişki valinin bulunduğu makamı ve hukuk devletini kirletmiştir. Vali Göksu aynı zamanda Bergama’daki siyanürlü altın madenine izin vererek de bir başka kirliliğin devamını sağlamıştır. Bu işleri hep ahbap çavuş ilişkisi ile yapmıştır. Valinin kirlettiği Valiliği Bergama Köylüleri olarak temizlemeye ve dezenfekte etmeye geldik” diye konuştu. Bergama köylüleri, tüm raporlara ve mahkeme kararlarına karşın topraklarında işletilmeye devam eden siyanürlü altın madenine, İl Genel Meclisini by-pass ederek izin verdiğini söyledikleri valiye olan tepkilerini her fırsatta dile getiriyorlardı.
Düğün konvoyuna kurşun!
Tunceli Pülümür’de gittikleri bir düğünün ardından Nazımiye ilçesine dönen düğün konvoyuna silahlı bir grup tarafından saldırı düzenledi. Olayda şans eseri ölen yada yaralanan olmazken, bir araçta küçük çaplı hasar meydana geldi. Olay, önceki gece saat 23.30 sularında Tunceli-Pülümür karayolu Ağlayan Kayalar mevkiinde gerçekleşti. Pülümür’de katıldıkları düğünden dönen yaklaşık 100 kişiyi taşıyan konvoy, Ağlayan Kayalar bölgesi 15. Çığ tüneline geldikleri sırada silahlı grubun saldırısına uğradı. Açılan ateş sonucu, bir araç isabet aldı. Olay sonrası Pülümür’e geri dönen vatandaşlar geceyi Kırmızıköprü nahiyesinde geçirdi. Burada güvenlik güçlerine bilgi veren görgü tanıkları, askerin olay yerine gidip geldiğini fakat kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini belirttiler. Saldırı sırasında konvoyda bulunan Mehmet K. isimli vatandaş olayı gazetemize anlattı. Mehmet K. gece saat 23.30 sularında Pülümür’den döndüklerini belirterek, 15. Çığ tüneline yaklaştıkları sırada, araçların üstüne ateş açıldığını söyledi. Mehmet K. şöyle devam etti; “Pülümür’den düğünden dönüyorduk tünele yaklaştığımız sırada araçların sağına soluna ateş açılmaya başlandı. Bu sırada bir aracın aynasına bir kurşun isabet etti. Ateş açıldıktan sonra çocuk ve kadınlardan bayılanlar oldu. Tünelin üstünde 3-4 kişi vardı silahlılardı. Bunların dışında etrafta tam göremedik ama silahlı bir çok kişi daha vardı. Biz hemen araçların yönünü çevirerek Kırmızıköprü’ye döndük. Döndüğümüzde durumu askere anlattık. Geceyi Kırmızıköprüde geçirdikten sonra sabahta Nazımiye’ye döndük.” Bu arada Mazgirt’e bağlı Ataçınar köyü ve Dereçakır mevkiinde üç gündür çıkan orman yangını devam ediyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre; cumartesi gününden bu yana Ataçınar köyü, Derik ve Dereçakır bölgelerinde orman ve meraların yandığı bildirildi. Şu ana kadar yangına, herhangi bir müdahalede bulunulmadığı belirtildi. Yangının Nazımıye ilçesi Düzgün baba dağına doğru kaydığı da gelen bilgiler arasında. Yine yerel kaynaklar, yangının operasyondan sonra başladığını iddia ediyor.
Kâr etmiyor diye Kızılay’ı kapattılar
Diyarbakır Kızılay Tıp Merkezi kapatıldı. Diyarbakır Kızılay Tıp Merkezi İdari Müdürü Güçhan Tekin, Kızılay Genel Müdürlüğü’nün, sağlık merkezinin kapatılması yönünde kendilerine yazı gönderdiğini bildirdi. Genel müdürlükten bir süre önce modern cihaz talebinde bulunduklarını belirten Tekin, şunları kaydetti: “Talebimize karşılık, sağlık merkezinin kârlı olmadığı ve diğer sağlık kuruluşları karşısında yetersiz kaldığı gerekçesiyle merkezin kapatılmasının kararlaştırıldığı bildirildi. Toplanıp konuyu görüşeceğiz. Türkiye’de yaklaşık 40’a yakın Kızılay Tıp Merkezi bulunuyor. Bir süre önce de Mersin’deki merkez bu gerekçeyle kapatılmıştı.”
|