Güvenlik Konseyi’nin genişlemesi artık çok zor
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin genişletilmesini ve konseyde birer daimi üyelik isteyen ülkeler Almanya, Brezilya, Hindistan ve Japonya’nın (G4) dışişleri bakanları, New York’ta bir araya geldikleri Afrika Birliği temsilcileriyle anlaşmaya varamadılar. Nijerya Dışişleri Bakanı Olu Adeniji’nin başkanlık ettiği Afrika Birliği temsilcileriyle bir araya gelen G4 ülkeleri dışişleri bakanları, toplantıların devam edeceğini ifade ettiler. Basına konuşan Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim, “Görüş ayrılıklarımız, görüş benzerliklerimizden çok daha az” dedi. Amorim ayrıca, G4 dışişleri bakanları ile Afrika ülkeleri temsilcilerinin 25 Temmuz’da yeniden bir araya geleceklerini ifade etti.BM Güvenlik Konseyi’nin 15 olan üye sayısının, 25’e çıkarılmasını talep eden G4 ülkelerinin sunduğu tasarının, 191 üyeli BM Genel Kurulu’ndan geçebilmesi için 53 üyeli Afrika Birliği’nin desteğine ihtiyacı var. Afrika Birliği ise, Güvenlik Konseyi’nin üye sayısının 26’ya çıkarılmasının yanı sıra, yeni daimi üyelere veto yetkisi tanınmasını istiyor. Ancak G4 ülkeleri, buna yanaşmıyorlar.Öte yandan Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisine sahip daimi üyelerinden ABD, Çin ve Rusya gündemdeki her türlü genişleme önerisine karşı çıkıyor. Fransa ve İngiltere ise, G4 ülkelerinin genişleme önerisine destek veriyor. Güvenlik Konseyi’nin genişlemesi konusunda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu “Uzlaşma İçin Birlik” isimli grup da, G4 ülkelerinin tasarısına muhalefet ediyor. Bu grupta İtalya, Meksika, Arjantin, Kolombiya, Güney Kore, Pakistan ve Kanada da yer alıyor.
Piranşehir’de kuşkulu bir ölüm
İran’ın Kürt bölgesinde Piranşehir kentinde Hisam Muradi adli bir Kürt genci hiçbir gerekçe gösterilmeden karakola götürülerek öldürüldü. Karakoldan cesedi çıkan gence yüksek dozda uyuşturucu verilerek öldürüldüğü açığa çıktı. Urmiye’de ise adını vermek istemeyen bir doktor, şimdiye kadar sadece Urmiye kentinde bu şekilde 600 Kürt gencinin öldürüldüğünü iddia etti. Rojhilat.org sitesinde yer alan habere göre, İran güvenlik güçleri 11 Temmuz’da Piranşehir kentinde Hisam Muradi isimli bir Kürt gencini gerekçe göstermeden karakola götürdü. Bir süre sonra, gencin cesedi ailesine teslim edildi. Muradi’ye yüksek dozda uyuşturucu verilerek öldürüldüğünün anlaşıldığı kaydedildi. Ailesi, Muradi’nin uyuşturucu kullanmadığını ve kendisine karakolda zorla uyuşturucu verilerek öldürüldüğünü ileri sürdü. Öte yandan Urmiye’de adını vermek istemeyen bir doktor, devletin cezaevindeki Kürt gençlerini uyuşturucu maddelerle öldürdüğünü iddia etti. Doktor, şimdiye kadar Urmiye’de bu şekilde 600 Kürt gencinin öldürüldüğünü ama kimsenin bundan söz etmediğini öne sürdü. Bununla birlikte devlet istatistikleri, Kermanşah kentinde yaşayanların yüzde 10’nun uyuşturucu bağımlısı olduğunu gösteriyor. Bu da, 1 milyon nüfuslu Kermanşah’ta 100 bin kişinin uyuşturucu bağımlısı olduğu anlamına geliyor. Mahabad kentinde ise protesto eylemleri devam ederken, halkın dış dünya ile ilişkisi kesilmeye çalışılıyor. Mahabad’taki internet ağlarında kesintiler yapıldığı ve Mezopotamyanın Sesi radyosu ile telefon üzerinden bağlantı kuranların tehdit edildiği öğrenildi. İran güvenlik güçleri tarafından Şiwane Qadri isimli Kürt gencinin öldürülmesinin ardından başlayan protesto gösterileri devam ederken, İran bu kez Mahabad’ın dünya ile bağlantısını kesmeye çalışıyor. İran güvenlik güçleri özellikle “Mezopotamyanın Sesi” radyosu ile telefon bağlantılarının önüne geçmek istiyor. Son iki yıldır sözkonusu radyoyu arayanların güvenlik idaresine çağrıldığı bildirildi.
Türkmen Partisi binası yakıldı
Irak polisinin, Irak Türkmen Cephesi (ITC) çatısı atında faaliyet gösteren Bağımsız Türkmen Partisi’nin Musul’daki binasını yaktığı bildirildi. CHA’nın haberine göre, Musul’u Dohuk kentine bağlayan yolda devriye gezen polis ekibinin, önceki akşam silahlı saldırıya uğramasının ardından bölgede operasyon başlatıldı. Polis, ateşin Bağımsız Türkmen Partisi binasından açıldığı ihbarı üzerine binayı bastı. ITC Musul Başkanı Muhammed Tahir, polisin binadaki 7 kişiyi gözaltına aldığını ve sonra binanın ateşe verildiğini kaydetti. Polisin, araçtan getirilen benzinle binayı yaktığını söyleyen Tahir, yangını söndürmek istemelerine rağmen kendilerine izin verilmediğini, itfaiyenin de telefonlarına cevap vermediğini anlattı. Iraklı Şii lider Mukteda Sadr ise, Batı medyasına yaptığı açıklamada ABD Başkanı Bush’u eleştirirken direnişi savundu. Sadr, Batı medyasına verdiği ilk demeçte, ‘direnişin, dini ve entelektüel, her seviyede meşru olduğunu’ ifade etti. “Bunu ilk kabul etmesi gereken kişi, ‘Benim ülkem işgal edilirse savaşırım’ diyen sözüm ona ABD Başkanı olmalı” diyen Sadr, buna karşın Iraklılara kendilerine hakim olma ve Batı’nın kışkırtmalarını boşa çıkarma çağrısı yaptı. Mukteda Sadr, Irak’ta ABD komutasındaki işgal güçlerinin ülkeden gitmesini sağlamak amacıyla 1 milyon imza toplamak için geçen hafta bir kampanya başlattığını belirterek, “Sorun, işgalin bizzat kendisi. Irak’ın bağımsız olmaması. Ve diğer sorunlar bundan doğuyor, yobazlıktan iç savaşa kadar” diye konuştu. Öte yandan, başkent Bağdat’ta dün iki ayrı saldırı düzenlendi. Şehrin kuzeyinde yola yerleştirilen bombanın patlaması sonucu bir ABD askeri öldü, iki asker yaralandı. Başka bir saldırıda da 3’ü polis 4 kişi öldü. Ticaret Bakanlığı’nda çalışan bir bürokrat da öldürüldü. Irak’ta iki günde 110 kişinin ölümüne, 300 kişinin de yaralanmasına yol açan saldırıların, El Kaide’nin ‘Bağdat’ı zaptetme kampanyası’ olduğu öğrenildi. Pazar günkü üç saldırıyı da El Kaide üstlendi. Basra kentinde ise bir profesör öldürüldü. Basra Üniversitesi Dekan Yardımcısı Alaa Davud, önceki gün üniversite girişinde öldürüldü. Nisan 2003’ten bu yana Irak’ta öldürülen üniversite profesörlerinin sayısı 52’ye yükseldi.
|