SES yürüyüşü başlıyor
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şube Başkanı Ergün Demir, 30 Mayıs’ta İzmir’den Ankara’ya ‘Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz Yürüyüşü’ başlatacaklarını bildirdi. Ergün Demir, düzenlediği basın toplantısında, son 20 yılda Türkiye’de uygulanan özelleştirme politikaları sonucunda kamu kuruluşlarının çoğunun kapatıldığını, işsizlik ve yoksulluğun arttığını söyledi. Hükümetin sağlık ve sosyal güvenlikte reform yapacağını belirttiğini kaydeden Demir, şöyle konuştu: “Yıllarca bizi hastane kuyruklarına, aylar sonrasına verilen randevulara mahkum ettiler. Yıllarca, ülkesi için emeğini ve alın terini vermiş kişilere açlık sınırının altında emekli maaşını ve banka kuyruklarını reva gördüler. Yoksullara aktarılacak sosyal fonları batık bankalara harcadılar. Şimdi bu tablo kendi eserleri değilmiş gibi IMF ve Dünya Bankası dayatması programı, reform diye yutturmaya çalışıyorlar.” Demir, Ankara’da tamamlanacak yürüyüşü 30 Mayıs Pazartesi günü Konak’taki Yeni Karamürsel’in önünden SES Genel Başkanı Köksal Aydın ve KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul’un katılımıyla başlatacaklarını bildirdi.
Kaymazların davasına katılmak da suç oldu
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, Emek Gençliği Yöneticisi Osman Zorlucan hakkında Uğur Kaymaz davasına katıldığı gerekçesiyle soruşturma başlattı. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde güvenlik güçleri tarafından öldürülen Ahmet ve oğlu Uğur Kaymaz hakkındaki dava, 21 Şubat 2005 tarihinde Mardin’de görülmüştü. Dava daha sonra güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’e sevk edilmişti. Hakkında “Halkı ırk, din, dil ve mezhep ayrımı yaparak kin ve düşmanlığa sevkettiği” suçlamasıyla soruşturma başlatılan Osman Zorlucan, Uğur Kaymaz davasını bugüne kadar işlenen yargısız infazların dönüm noktası olarak gördüklerini söyledi. 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın ‘terörist’ ilan edilerek öldürülmesinde sorumluluğu bulunanların cezalandırılması gerektiğini belirten Zorlucan, “Böyle bir süreçte, Emek Gençliği olarak bu davanın takipçisi olacağımızı belirtmiştik. Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz nezninde tüm yargısız infazlar bir demokrasi sorunudur. Biz de bu mücadelenin bir parçası olarak dava günü Uğurlar’ın yanında olduk” dedi. Zorlucan, sorumlular yargılanana kadar davanın takipçisi olacaklarını dile getirdi.
3 kuşak tecriti anlattı
Mahpushanelerdeki tecrit, 3 kuşağın tanıklığıyla anlatıldı. 78’liler Vakfı, Dayanışma Ağı, TOHAV ve TUAD’ın düzenlediği “Her kuşaktan yaşayanlar tecriti anlatıyor” başlıklı forumda, 1970’li, 1980’li ve 2000’li yıllarda mahpuslar, cezaevinde yaşadıkları uygulamaları anlatarak, tecritin işkence olduğunu dile getirdiler. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Sırrı Öztürk, THKO önderlerinden Ömer Ayna ve Cihan Alptekin’e mahpushanede yapılan tecrite tanıklık ettiğini belirtti. 19 sene mahpushanede kalan Celalettin Can’da Elazığ’da eski askeri hastane morgunun kendileri için 18 kişilik hücreye çevrildiğini ve 6 yıl tek başına bir hücrede kaldığını belirterek, bu süre içerisinde konuşmasının bile değiştiğini ifade etti. 5 yılı Diyarbakır’da, 3.5 yılı da Sinop’ta tek kişilik hücrede olmak üzere toplam 20 sene mahpushane’de kalan Yılmaz Sezgin ise ihanet ve itirafın dayatıldığını, maruz kaldığı uygulamalar nedeniyle psikolojik bozulmalar yaşadığını anlattı.
Orduevine yürüdüler
Vicdani redçi Mehmet Tarhan’la Dayanışma İnsiyatifi, Tarhan’ın tutuklanmasını ve cezaevinde gördüğü baskının sona ermesi için Harbiye Orduevi’ne yürüdü. Taksim Meydanı’nda biraraya gelerek “Saçmalamayın Mehmet’i bırakın”, “İmdat ordu var”, “Asker malı değilim” yazılı pankart ve dövizler taşıyan İnisiyatif üyeleri, Harbiye Orduevi önüne kadar yürüdü. İnisiyatif adına konuşan Ufuk Ahızka, Tarhan’ın tutuklanmasının Uluslararası Sivil Siyasal Haklar Bildirgesi’nin 18. maddesine aykırı olduğunu söyledi.
|