www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Her yer Seydişehir olmalı
Adana, Malatya, Tunceli ve İzmir Aliağa’da eylem yapan işçiler ve sendikacılar, “Her yer Seydişehir, her yer direniş” sloganıyla dayanışma duygularını dile getirdiler. İşçiler, konfederasyonlara da özelleştirmeye karşı tepkinin birleştirilmesi çağrısında bulundular.

‘Marjinal değiliz
   vatanımızı savunuyoruz’

Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Seydişehir’deki eylemlerin ardında “marjinal gruplar olduğu” yönündeki iddialarına tepki gösteren alüminyum işçileri, “sadece işyerlerini değil vatanı da savunduklarını” ifade ettiler.

‘Dünyada kullanılan teknoloji budur’
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Başkanı Cemalettin Küçük, Başbakan’ın Seydişehir’de kullanılan teknolojiyle ilgili halkı yanlış bilgilendirdiğini söyledi. Küçük, “Dünyada kullanılan teknoloji budur, bunun dışında söz söyleyen yalan söyler” dedi.


Her yer Seydişehir olmalı
Seydişehir işçisinin özelleştirmecilere karşı verdiği kararlı mücadeleyle sınıf dayanışması büyüyor. Adana, Malatya, Tunceli ve İzmir Aliağa’da eylem yapan işçiler ve sendikacılar, “Her yer Seydişehir, her yer direniş” sloganıyla dayanışma duygularını dile getirdiler.
Adana TEKEL işçileri, Seydişehir’deki saldırıyı kınayarak, özelleştirmeye karşı ortak mücadele vereceklerini duyurdu. Sigara Fabrikası önünde toplanan işçilere seslenen Tek Gıda-İş Sendikası Güney Anadolu Bölge Şubesi Başkanı Gürsel Diliçıkık, “TEKEL vatandır, vatan satılmaz” diyen TEKEL işçilerinin “Bizim satılacak fabrikamız, verilecek toprağımız yok” diyen Seydişehir Alüminyum işçilerinin onurlu mücadelesinin yanında olduğunu belirtti. Diliçıkık, “Bu kurumun önem ve değerini yok sayan bu tasfiye planını durdurmak amacıyla Tek Gıda-İş Sendikası ve TEKEL emekçisi olarak bizler, dün SEKA’da olduğu gibi bugün de tüm varlığımızla Seydişehir Alüminyum emekçisinin onurlu mücadelesinde yanında olduğumuzu haykırıyoruz” dedi. Diliçıkık Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’i de işçilerin mücadelesine sahip çıkmaya çağırdı.
Adana’da dün de Türk-İş, DİSK, KESK ve TMMOB’a bağlı sendika ve odaların temsilcileri eylemdeydi. İnönü Parkı’nda yapılan kurum temsilcileri adına konuşan SES Şube Başkanı Mehmet Antmen, “Tüm sendikaları, emek örgütlerini, eşleri, çocukları ve Seydişehir halkıyla birlikte mücadele eden alüminyum işçilerini desteklemeye çağırıyoruz” dedi.
‘Sevgiyle selamlıyoruz’
Malatya TEKEL Sigara Fabrikası önünde bir araya gelen işçiler de “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşçiler burada AKP nerede?”, “Seydişehir işçisi yalnız değildir” sloganlarını attılar. Tek Gıda-İş Bölge Başkanı Mecit Amaç, şunları söyledi: “Geçmişte Malatya’dan, Bitlis’ten tüm Doğu ve Güneydoğu’dan SEKA direnişine verdiğimiz desteğin aynısını Seydişehir Alüminyum emekçilerine vermeye hazır olduğumuzu herkesin bilmesini isteriz. Yiğit alüminyum emekçilerini sevgiyle selamlıyoruz. Yaralanan, coplanan tüm kardeşlerimizin acısı bizim acımızdır. Bu saldırı mücadele hırsımızı ve azmimizi daha da arttırmıştır.”
İşte AKP’nin programı
Tunceli Emek ve Demokrasi Platformu’nun Belediye Yeraltı Çarşısı üzerinde yaptığı eylemde özelleştirmeye ve Eğitim Sen’in kapatılmasına karşı tepkiler dile getirildi. SES Şube Temsilcisi Veli Söylemez, IMF programından başka programı olmayan AKP Hükümeti’nin işine ekmeğine ve ülkesine sahip çıkan işçilere tankla, topla, panzerle, polis ve jandarmayla saldırdığına dikkat çekti. Seydişehir’e destek çağrısı yapan Söylemez, Eğitim Sen davasıyla ilgili olarak da “Devletin bu yanlışlıktan bir an evvel dönmesi gerekiyor” dedi.

Ne Seydişehir’e ne PETKİM’e girebilecekler
Aliağa PETKİM işçileri de dün öğle paydosunda otobüslerle Demokrasi Meydanı’na gelerek “Her yer Seydişehir, her yer direniş” pankartını açtı.
Eylemde konuşan Petrol-İş Aliağa Şabe Başkanı İbrahim Doğangül, alıcıları fabrikalarında görmek istemediklerini söyleyen ve direnme hakkını kullanan işçilere yönelik polisin tavrını kınadıklarını belirterek, “Biz Aliağa emekçileri olarak benzer ziyaretçileri ne PETKİM’e ne de TÜPRAŞ’a sokmadık. Seydişehir halkı izin vermezse alüminyum tesislerine hiç kimse giremez” diye konuştu.
Satılmak istenen kamu kurumlarının kâ
rlı, verimli, sektöründe tekel konumunda olan stratejik önemde olduğuna dikkat çeken Doğangül, bu nedenle tüm halkın özelleştirmeye karşı çıkması gerektiğini söyledi. Özelleştirmelere karşı verilen mücadelelerde bugün önemli bir çizgi yakalandığını dile getiren Doğangül, “Her yerde bir karşı duruş, direniş var. Ama, bu tek tek gelişen direnişleri birleştirecek bir önderlik sorunu da var aynı zamanda. Direnişleri ortaklaştırmadığımız sürece, şimdiye kadar olduğu gibi ateş düştüğü yeri yakacak yine’’ dedi.
Türk-İş’i bu mücadeleleri ortaklaştırmak için girişimde bulunmaya çağırdıklarını belirten Doğangül, özelleştirme karşıtı bütün kişi ve kuruluşları da bu cephe içinde yer almaya davet etti. Doğangül, “Bu amaçla, kendi bölgemizdeki sendika yönetici ve temsilcileri ile Seydişehir’e, oradan Ankara’ya gitmeyi planlıyoruz. Ankara’da adresimiz Türk-İş Genel Merkezi olacak” diye konuştu.


Başa dön


‘Marjinal değiliz, vatanımızı savunuyoruz’
Mehmet Özer
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Seydişehir’deki eylemlerin ardında “marjinal gruplar olduğu” yönündeki iddialarına tepki gösteren alüminyum işçileri, “sadece işyerlerini değil vatanı da savunduklarını” ifade ettiler.
İşçiler, özelleştirme kapsamındaki Seydişehir Eti Alüminyum Tesisleri’ni gezmeye gelen alıcı firma yetkililerini engellemek isterken polisin coplu, gazlı saldırısına maruz kalmışlardı. Pazartesi günü yaşanan olaylar sırasında polislerin kullandığı gazdan etkilenen ve konuşmakta zorlanan işçiler, emniyet yetkililerinin cop ve gaz kullanılmadığını söylediğini, ancak kadınların ve çocukların bile coplandığını belirttiler.
Tesislerin binlerce polisle abluka altına alındığını hatırlatarak, “Kendi işyerimize girerken terörist muamelesi gördük” diyen Ahmet Duran isimli işçi, AKP’li Belediye Başkanı’nın da işçilere su sıkılması için araç gönderdiğine işaret etti. Ramazan Gözetici de “AKP’ye oy veren sakallı amcalar, başörtülü kadınlar, çocuklar mı marjinaldi” diye sordu. “Buradaki olaylarda kimin ideolojik davrandığı ortada. Bize sahip çıkana biz de sahip çıkarız” diyen Gözetici, özelleştirmeleri durduracaklarını kaydetti. Gözetici, AKP Konya Milletvekili Harun Tüfekçi’yi kastederek, “Kendi milletvekilimiz bizi terörist ilan edip sabahın altısında fabrikaya polis yığdı. Bizi en çok bu üzdü” dedi.
Hattane bölümünde operatör olarak çalışan Mustafa Hamarat, 2000’den bu yana özelleştirmenin yapacağı yıkım hakkında Seydişehir halkını aydınlatmaya çalıştıklarını belirterek, 5 yıl önce attıkları tohumun meyvesini pazartesi günü toplamaya başladıklarını kaydetti. Hamarat, Mersin’de bayrak yaktı diye çocukların tutuklandığını ancak işyerlerini savunan işçilerin ellerindeki Türk bayraklarının polis panzerleri altında çiğnendiğini söyledi.
Amaçlarının polisle çatışmak olmadığının altını çizen üretim teknisyeni Muttalip Balta, hiçbir ideolojinin yönlendirmesiyle değil, Türkiye için stratejik öneme sahip olan bir tesisi korumak için mücadele ettiklerini belirtti. Balta, “35 yıldır bu tesisin zehrini soluyan Seydişehir halkı mı burada söz sahibidir yoksa bu ülke için bir tek çivi çakmamış Başbakan mı?” dedi.


Başa dön


‘Dünyada kullanılan teknoloji budur’
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Başkanı Cemalettin Küçük, Başbakan’ın Seydişehir’de kullanılan teknolojiyle ilgili halkı yanlış bilgilendirdiğini söyledi. Küçük, “Dünyada kullanılan teknoloji budur, bunun dışında söz söyleyen yalan söyler” dedi.
Seydişehir’deki Eti Alüminyum Fabrikası’nın cevherden folyo üretimine kadar çeşitli ara ürünlerde üretim yapan, dünyadaki tek fabrika olduğunu belirten Cemalettin Küçük, kurulu kapasitesi 60 bin ton olan işletmenin, geçen yıl 64 bin 500 ton üretim yaptığını bildirdi. Oymapınar Barajı’nın da tesise bağlanması sonucunda en ucuz alüminyumun Seydişehir’de üretildiğine dikkat çeken Küçük, şunları anlattı: “Fabrikanın geçen yıl 20 milyon doların üzerinde kârı var. Her yıl bu kârı yatırıma dönüştürürse 5 yıl içinde üretimini ikiye katlayabilir. Bu fabrikayı almaya gelenler dünyanın tekelci firmalarıdır. Yerli gibi gözükenlerin de bu firmalarla ilişkisi vardır. Burayı ele geçirmeleri halinde sadece alümina üretimi yapacaklar ve enerji satacaklar. Alüminyum üretilmeyecek ve madenlerimiz yurtdışına çıkacak. Türkiye’nin tek alüminyum üreten tesisi. Şu anda ülkenin 250-300 bin tona ihtiyacı var ve bunun için fabrikayı özelleştirmek yerine birkaç tesis daha kurmak gerekir.”
ÖİB’in şartları KİT Komisyonu’nu ikna etmedi
Özelleştirme İdaresi Başkanı Arzu Akın, TBMM KİT Komisyonu üyelerinin Seydişehir Alüminyum Fabrikası’nın stratejik önemi nedeniyle özelleştirilmesindeki sakıncaları dile getirmeleri üzerine, tesisi alacak firmaya 5 şart getirdiklerini bildirdi. “110 milyon dolarlık yatırım, maden ihracat yasağı, 49 yıl üretimin devamı, Oymapınar HES’in kullanımına sınırlama ve işçilere kıdem tazminatlarının ödenmesi” olarak belirlenen bu şartlar komisyon üyelerince de inandırıcı bulunmadı. Eti Alüminyum’un 2003 yılı hesaplarının genel görüşe sunulduğu toplantıda, KİT Komisyonu üyeleri bu şartların uygulanmasının zor olduğunu dile getirdi. AKP Amasya Milletvekili Hamza Albayrak, üretim şartı getirilen birçok fabrikanın şimdi çalışmadığına işaret etti. Albayrak, “Konulan bu 5 şart değiştirilemez değil, mücbir sebeplerde değiştiriliyor. Öncelikle, daha önceki özelleştirmelerde konulan şartların ne kadarı uygulanıyor onu araştırmak lazım” dedi. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise ‘’Eti Alüminyum’un özelleştirme kapsamına alınmasında Başbakan, Maliye Bakanı, Enerji Bakanı’ndan başlayan hukuk dışı ilişkiler bulunduğu yolunda iddialar olduğunu’’ açıklarken, 20 yıldır yüksek maliyetle enerji kullandığı için zarar ettirilen tesise, özelleştirme kapsamına alındıktan bir ay sonra Oymapınar HES’in bağlanmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Kart, tesise talip olan firmalarının esas hedefinin Oymapınar HES’i ve tesisin sahip olduğu 7 maden arama ruhsatı olduğunu söyledi. Boksit madeninin yeni bir enerji kaynağı olarak kabul edildiğini, tesisin de 150 milyar dolarlık rezerve sahip bulunduğunun ifade edildiğini anlatan Kart, “Yatırım şartının nasıl yerine getirileceği çok muğlak. Şirket yatırımı yapmazsa, 5 yıl sonra 110 milyon dolar ödeyecek, milyar dolarlık çıkarların söz konusu olduğu yerde 110 milyon dolar teminat nedir ki? Çalışanlara iş güvencesi yok, sadece tazminat güvencesi var. Bunları değerlendirmek tarihi sorumluluktur” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net