“Bir bavul dolusu notam var, bunları herkes okuyamaz ancak gerçek sanatçılar yorumlayabilir. Bu işte azim, irade yılmadan çalışma prensibimdir. Ben bu işlerle 50 yılı aşkın süredir uğraşıyorum. 50 yıl daha uğraşsam sanatın sonuna ulaşamam” diyor Akdere.
Bu tür çalışmalarıyla hem güzel sanatlara hem de turizme hizmet ettiğini anlatan Akdere, tablolarının, kabak kemanelerinin birçok ülkede evlerin duvarlarını süslediğinin övünçle belirtiyor. Müzik konusunda, “Üç, beş yüzyıl önce çıkmış bir kemanın ölçüsüne bağlı kalmak bence safsatadır. Çalışmalarım bu yönde olmuştur ve yaşamım boyunca böyle olacaktır” derken de, müzik adamlarından özür dilemeyi ihmal etmiyor.
Sergideki kendi tasarımı müzik aletlerini göstererek “Daha bunlara isim bile koyamadım” diyen Akdere, hemen ekliyor: “Bunların hangisini elime alsam akordunu yapınca, yanında bir de darbuka olunca, düğün savmak bana vız gelir...”