www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Son haftaya 2 soru kaldı
Fenerbahçe, ligin bitimine 1 hafta kala şampiyonluğunu ilan ederken, 10 hafta aradan sonra 2. sıraya yükselen Trabzon, Şampiyonlar Ligi için çok önemli bir avantaj elde etti. Son haftanın en büyük heyecanı ise altlarda yaşanacak.

San Antonio Spurs’dan önemli adım
NBA’de Batı Konferansı final serisi başladı. NBA’de normal sezonun en iyi galibiyet yüzdesine sahip iki takımı Phoenix Suns ve San Antonio Spurs’un Arizona’da yaptığı mücadeleden Spurs, 121-114 galip ayrılmayı başardı.


Son haftaya 2 soru kaldı
Mehmet Özyazanlar
Sondan bir önceki haftada, en önemli sorunun yanıtı belli oldu. Uzun maratonda ipi bir kez daha Fenerbahçe göğüsledi. 30 yıl aradan sonra üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşmaları fazladan bir sevinç kaynağı oldu. Şampiyonlar Ligi’ne katılacak ikinci takımın ve küme düşecek üçüncü takımın kim olacağı sorusunun yanıtları ise son haftaya kaldı. Şampiyonlar Ligi için Trabzon’un avantajı çok büyük. Asıl heyecan ise belli ki dipte yaşanacak.
Sezon başında şampiyonluk için diğer takımlara oranla daha fazla şans verilen Fenerbahçe, tahminleri yanıltmadı ve 16. kez mutlu sona ulaştı. Haftalardır “kesin gönderilecek” spekülasyonlarının hedefi olan Daum’un durumu şimdi daha sağlam. Aziz Yıldırım yola kesinlikle Daum ile devam edeceklerini söyledi. Hatta, “şampiyon olmasaydık bile bu kararımız değişmeyecekti” diye konuşarak Alman teknik adama ne kadar çok güvendiğini ortaya koydu.
Daum’un Fenerbahçe’ye yaptığı en büyük katkının, takıma daha mücadeleci bir oyun karakteri kazandırması olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra Fenerbahçe’nin istenilen düzeyde bir takım oyunu sergileyememesi ve sonuca genellikle bireysel girişimlerle gitmesi ise Daum’un bir türlü hakkından gelemediği bir handikap olarak sezon boyunca varlığını korudu. Sahneye çıkıp maçı kurtaran adamlarla yürüdü işler çoğu kez. Bu rolü de en çok Alex üstlendi. Sonuçta sarı-lacivertli ekibin oynadığı futbol, Türkiye’de şampiyonluk için yeterli oldu ama bu oyunla, o çok sözü edilen yüksek Avrupa hedeflerine ulaşılır mı, işte orası son derece şüpheli.
Şampiyonluk taçlandı
Kadıköy’de Galatasaray ile oynadıkları tam bir final maçıydı. Şampiyon olmaları için 1 puan almaları yeterliydi ancak 10 gün önce kupa finalindeki ağır yenilginin rövanşını almak ve şampiyonluğu bir Galatasaray galibiyetiyle taçlandırmak tabii ki esas hedefleriydi. Bu hedeflerin oluşturduğu baskıdan olsa gerek Saracoğlu’nda sezonun en tutuk oyunlarından birini sergilediler. Oysa mücadele anlamında Galatasaray’dan hiç de aşağı değillerdi. Sonuçta belki istedikleri gibi oynayamadılar ama sahadan istediklerini alarak ayrılmayı başardılar. 25 Nisan 2004’deki Beşiktaş galibiyetinin ardından kazandıkları ilk derbi olması açısından da önem taşıdı bu galibiyet. Bundan önceki 4 derbiyi kaybetmişlerdi ve bu serinin sürmesi kuşkusuz şampiyonluğun tadını kaçıracaktı. Neyse ki Galatasaray galibiyeti, beraberinde getirdiği şampiyonluk ile geçmişi unutturdu.
Galatasaray’ın Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenebilmesi için bu sezonki en iyi performanslarından birini sergilemesi gerekiyordu. Aslında ortaya koydukları mücadele hiç de fena sayılmazdı. İkinci yarıda tam oyunun kontrolünü ellerine geçirmiş ve Fenerbahçe kalesi önünde giderek daha sık gözükmeye başlamışlarken, bireysel hatalar zinciri nedeniyle yedikleri gol, tüm planlarını alt üst etti. Kupa maçının kahramanı Mondragon’un ciddiyetsizlik sınırına dayanmış kendine güveni dikkat çekiciydi. Galatasaray kanatları yeterince kullanamadı. İkinci yarıda kullanmaya başladıkları zamanlarda Fenerbahçe kalesinde tehlikeler yaratmaya başladılar. Yedikleri golden sonra ise moralleri bozulunca, sürekli olarak geriden şişirilen ortalarla gol aramaya başladılar. Ancak bu Fenerbahçe’yi rahatlatmaktan başka bir işe yaramadı.
Galatasaray bu yenilgiyle sadece şampiyonluk yarışına değil, Şampiyonlar Ligi’ne de büyük bir olasılıkla havlu attı. Şimdi son hafta Trabzon’un İstanbul’da ligden düşen İstanbulspor’a takılmasını yani diğer bir deyişle mucize bekleyecekler.
Dört gözle Galatasaray’ın yenilmesini bekleyen Trabzonspor ise sahasında Samsunspor’u 3-0 yenerek 10 hafta aradan sonra ikinci sıraya yükseldi ve Şampiyonlar Ligi’ne katılma yolunda büyük bir avantaj yakaladı. Şimdi bordo-mavili ekibin Şampiyonlar Ligi yolunda tek engeli kaldı. Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne katılması çantada keklik gibi.
Küfüre gerekçe
Bu arada Fenerbahçeli yöneticilerin, hemen her konuşmada dile getirdikleri, “Biz Saracoğlu’nda küfürü kaldırdık” lafının ne kadar boş bir iddia olduğu bir kez daha anlaşıldı. Nihat Özdemir’in Özhan Canaydın’a edilen küfürleri, “Seyircimiz Özhan Canaydın’ın Aziz yıldırım’la ilgili sözlerine kısa süreli bir cevap verdi” diye gerekçelendirmeye çalışması ilginçti. Demek küfürde süre de önemli... Özhan Canaydın’ın Aziz Yıldırım’a edilen küfürleri gerekçelendirmeye çalışması gibi, Nihat Özdemir de Canaydın’a edilen küfürleri gerekçelendirmeye çalıştı. İş artık küfürü engellemekten, küfüre gerekçe bulmaya dönüştü anlaşılan.
Taç atmak için tribünlere giden topun kendisine verilmesini bekleyen Ergün’e, bir insan müsveddesinin yaptığı sevecen(!) hareketi de herkes gördü. Allah’ı var, biraz embesilce sırıtsa da elemanın hiç küfür eder gibi bir hali yoktu... Bundan başka tribünlerden yağmur gibi yağan pet şişeler ve diğer yabancı maddeler de ortamı yeterince törörize etti. Zaten, bu bir şampiyonluk maçıydı ve oluşturulan terörize ortamın şampiyonluk kutlamalarının gölgesinde kalacağı önceden belliydi. Galatasaraylı futbolcuya fırlatılan ayranın Serkan’ın üzerinde patlaması ise, taraftarlarına övgüler yağdıran yönetici takımı için tam bir tekzip oldu.
Altta nefesler tutuldu
Son haftada, ligden düşecek son takım olmamak kayseri, Sakarya ve Diyarbakır tüm güçlerini ortaya koyacak. Kayseri hem puan avantajına sahip olduğu hem de evinde oynayacağı için biraz daha rahat. Sakarya Malatya’da, Diyarbakır ise Samsun’da kendileri açısından sezonun en kritik mücadelelerine çıkacaklar.


Başa dön


San Antonio Spurs’dan önemli adım
NBA’de Batı Konferansı final serisi başladı. NBA’de normal sezonun en iyi galibiyet yüzdesine sahip iki takımı Phoenix Suns ve San Antonio Spurs’un Arizona’da yaptığı mücadeleden Spurs, 121-114 galip ayrılmayı başardı.
Batı Konferansı’nın en iyi takımını belirleyecek 7 maçlık final serisinin ilkinde San Antonio Spurs’ta Tim Duncan, 28 sayı, 15 ribaunt ve 4 asistle “double double” yaparak takımının galibiyetinde en etkili oyuncu oldu. Fransız yıldız Tony Parker’ın 29 sayı ve 7 ribauntla takımının en skoreri olduğu karşılaşmada Arjantinli oyuncu Emmanuel Ginobili 20 sayı, 6 ribaunt ve 5 asistle skora katkı sağladı. Spurs’ta Brent Barry, yedek kulübesinde başladığı oyuna sonradan dahil olarak 21 sayıyla Play-off kariyerinin en yüksek rakamına ulaştı.
Suns’ta hayal kırıklığı

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net