www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Talat’ın umudu ABD
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, The Washington Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, adada çözüm için ABD’nin öncülük etmesini istedi. Talat, ABD yönetiminin çabalarının Kıbrıs’a barış getireceğini savundu.

DEP davasında TRT ısrarı
Kapatılan DEP eski milletvekillerinin AİHM kararı doğrultusunda, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılanmaya başlandıkları davada, karara esas olan ses kayıtlarının incelenmesi için atanacak bilirkişi heyetinin TRT’den istenmesine karar verildi.

Avrupa Fransa için seferber
Avrupa, AB Anayasası’nın ilk ciddi sınavında başarısız olmaması için seferber. Fransa’da 29 Mayıs’ta yapılacak referandum için Fransızlar iknaya çalışılıyor.


Talat’ın umudu ABD
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyonun kaldırılması için ABD’yi “önderlik etmeye” çağırdı. Talat, Amerikan yönetiminin çabalarıyla Kıbrıs’ın bir barış ve özgürlük adası haline gelebileceğini savundu.
Talat, The Washington Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, Annan Planı’na ilişkin referandumdan kârlı çıkan tarafın, Güney Kıbrıs olduğuna işaret etti. KKTC Cumhurbaşkanı Talat, tecridin kaldırılması veya hafifletilmesi yönünde, Avrupa Birliği içinde yürütülen çabaların da Güney Kıbrıs yönetimi tarafından engellendiğini savundu.
Yazının başlığında “Kıbrıs sadece bir ada mı?” diye soran Talat, İngiliz Şair John Donne’ın “Hiç kimse bir ada değildir” şeklindeki ünlü sözlerine gönderme yaparak, “Artık ’Hiçbir ada bir ada değildir’ çıkarımı yapmaya meyilliyim” dedi. Talat, Kıbrıs’ta olup bitenlerin dalga dalga yayılarak Doğu Akdeniz kıyılarının ötesini de etkilediğini söyledi. Kıbrıs’ın sıradan bir ada olmadığını belirten Talat, “Ada, eski medeniyetlerin kesişme noktasında bulunuyor, ancak dünyanın en hassas bölgelerinden birine de çok yakın” dedi. Avrupa Birliği üyeliğiyle desteklenen Güney tarafının, “Tanınmış bir hükümet olmanın verdiği rahatlığı sonsuza kadar yaşarız” diye düşündüğünü belirten Talat, Güney Kıbrıs’ın bu nedenle çözümü teşvik edecek bir tutum izlemediğini ileri sürdü.
Talat, AB liderlerinin engelleri aşma yönünde, henüz bir çözüm bulamadıklarını vurguladı ve tecridin kaldırılması için ABD’nin önderlik yapmasını istedi.
KKTC Cumhurbaşkanı, ABD Yönetimi’nin, daha fazla kararlılık göstereceğine inandığını belirtti. Makaleyi yayımlayan the Washington Times, Mehmet Ali Talat’ı, KKTC Cumhurbaşkanı olarak tanıttı.


Başa dön


DEP davasında TRT ısrarı
Kapatılan DEP eski milletvekillerinin AİHM kararı doğrultusunda, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılanmaya başlandıkları davada, karara esas olan ses kayıtlarının incelenmesi için atanacak bilirkişi heyetinin TRT’den istenmesine karar verildi. Önceki yargılamada da diğer kurumlardan atanan bilirkişiler sesin kime ait olduğunu tespit edemezken TRT’den atanan bilirkişilerin, seslerin milletvekillerine ait olduğunu bildirdiğini hatırlatan DEP’lilerin Avukatı Yusuf Alataş, “Neden üniversiteler değil de TRT” diye sordu.
Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde (eski DGM) dünkü duruşmaya DEP eski milletvekilleri katılmadı. DEP’lileri, Avukat Yusuf Alataş ve Nuri Özmen savundu.
Savcı Dilaver Kahveci, Alataş’ın, “Hükümlüler hakkındaki suçlamaların ayrı ayrı belirtilmesi”, “tanıkların ifadesininin steno, ses ve görüntü cihazları ile tespit edilmesi için önlem alınması”, “deliller arasındaki ses kaydının ulusal mevzuat ve sözleşme hükümlerine göre hukuka uygun olup olmadığına karar verilmesi” yönündeki tüm taleplerinin, yargılamanın son aşamasında ele alınabileceği iddiası ile reddini istedi.
Alataş tepki gösterdi
Bunun üzerine söz alan Alataş, tanıkların dinlenip dinlenmeyeceği konusunda kendilerine önceden bilgi verilmesini ve tanıkların gıyabında değil mahkemede dinlenmesini istedi. Müvekkilleri hakkında mahkemenin kullandığı “hükümlü” sıfatının adil yargılanma ve masumiyet ilkesine aykırı olduğunu dile getiren Alataş, Yargıtay’ın da yeniden yargılama durumunda önceki hükmün askıda kalacağı yönündeki görüşünü hatırlattı.
Tanıkların dinlenmesinde teknik cihaz kullanılması konusunun mahkeme sırasında karara bağlanamayacağını belirten Alataş, “Başta yapılması gerekenlere karar vermiyoruz. Sonra başa dönüyoruz. Bu davada tanıkların beyanlarıyla insanlar 10 yıl yattılar” dedi. Ses kaydının delil olup olamayacağı konusunda da yeni yasanın açıkça, izinsiz kayıt almayı yasakladığına dikkat çeken Alataş, DYP eski Milletvekili Sedat Bucak’ı kastederek, “Adamın resmi konumu var, parlamenter, korucubaşı, tuzak kuruyor, banda alıyor. Bunu değerlendirmek için son duruşmayı mı bekleyelim” diye konuştu.
Mahkeme, Bucak’ın adresinin tespiti için yazılan müzekkereye cevap beklenmesine, teyp, video ve kaset çözümlemesi için 5’i Kürtçe bilen 10 kişilik bilirkişi heyetinin TRT’den istenmesine, savunmanın taleplerinin savcının verdiği görüş doğrultusunda reddine karar vererek, duruşmayı 1 Temmuz 2005 tarihine erteledi.


Başa dön


Avrupa Fransa için seferber
Fransa’da 29 Mayıs’ta Avrupa Birliği Anayasası için yapılacak referandum yaklaşırken, Avrupalılar AB’nin ilk anayasasının geleceğini kurtarmak için Fransızları ‘evet’ demeye ikna etmeye çalışıyor.
Fransız seçmenler arasında önde görülen ‘retçilere’ yönelik olarak, kimileri Fransa’nın Avrupa’da güçsüz ve yalnız kalacağı uyarıları yapıyor, kimileri Avrupa’yı nasıl inşa ettiklerini hatırlatan içten ricalarda bulunuyor.
Roma’da duvarlara asılan afişlerde “AB Anayasası herkese ait’’ denilirken, İtalyan Sol Demokratlar, Romalılara, Fransız arkadaşlarına referandumda ‘’evet’’ demeleri için e-posta göndermeleri çağrısında bulunuyor.
Yüzde 52 ‘hayır’ diyecek
Fransa, Hollanda ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu 9 ülkede ise referandum düzenlenecek. Son yapılan kamuoyu yoklamasına göre, Fransızların yüzde 52’si Avrupa Anayasası’na “hayır” diyecek. Fransız Komünist Partisi yetkilisi Patrice Cohen-Seat, bu durumu “evet yönünde propaganda gücü” olarak nitelendirdi ve doğru bulmadığını söyledi. “Hayır” cephesinden aşırı sağcı lider Jean-Marie Le Pen de, dış müdahaleyi olumsuz bulduğunu belirtti ve “herkesin kendi işine bakmasını” istedi.
Bazı AB yetkilileri, Anayasa’nın yeniden pazarlık masasına yatırılarak değiştirilmesinin mümkün olmadığını ve bir “b” planı bulunmayan Avrupa için bunun bir başarısızlık olacağını savunuyor.
Liderler ‘evet’ için çalışıyor
Başbakan Erdoğan tazminat zengini
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şirketlerini kapattıktan sonra tazminat yoluyla zenginleşme tercihini ortaya koyduğunu” söyledi. Koç, Parlamento’da düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan’ın kendisine yönelik eleştirilere karşı çok sayıda manevi tazminat davası açtığının bilindiğini belirtti. Adalet Bakanı Çiçek’in Koç’un önergesine verdiği yanıta göre, Ankara asliye mahkemelerinde Başbakan Erdoğan adına 57 manevi tazminat davası açıldı, bunlardan 31’i sonuçlandı, 26’sının ise görülmesine devam ediliyor. Buna göre, sonuçlandırılan davalardan 21’inin kabulüne, 10’unun ise reddine karar verildi. Retle sonuçlanan 10 davada toplum 190 milyar lira tazminat istendiğini bildiren Çiçek, kısmen kabul edilen 21 davada ise istenen tazminat miktarının 770 milyar lira olduğunu, ancak mahkemelerce 111 milyar 500 milyon lira tazminata hükmedildiğini ifade etti. Çiçek, açılmış davaların genellikle basın yayın kuruluşları ve bunların çalışanları ile ilgili olduğunu, 6 davanın siyasi kimliği olan kişilere açıldığını, bu davalardan 1’inin reddedildiğini, diğer davaların ise kısmen kabul edildiğini kaydetti. Kabul edilen davalarda siyasi kimliği olanlardan 240 milyar lira tazminat istendiğini belirten Bakan Çiçek, mahkemelerce kararlaştırılan 111 milyar 500 milyon liralık tazminatın 75 milyar lirasının siyasi kişilerce ödenmesine karar verildiğini bildirdi.
TCK’ya kefenli protesto
ESP üyeleri, yeni TCK’yı, Adalet Bakanlığı Ek Binası önünde; kefen giyip, ağızlarına siyah bant takarak ve hücre içinde protesto ettiler. “TCK, CMK, CİK iptal edilsin” yazılı pankartın arkasında toplanan ESP’liler, temsili hücre içinde bulunan bir tutukluyu ve kefen giymiş adaleti canlandırarak, TCK’nın, düşüncesini ifade edenlere hapis cezası vermesine, “adaletin AKP’nin insafına terk edilmesine” tepki gösterdiler. ESP sözcüsü Kadir Aktaş, 1 Haziran’da yürürlüğe girecek olan TCK, CMK ve CİK’in, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Genelkurmay’ın istekleri doğrultusunda şekillendirildiğini söyledi. Aktaş, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in, düzenlemeleri toplumun beklentileri doğrultusunda, demokratik hak ve özgürlükler açısından değil, polisin moral ihtiyaçlarına göre yapıldığını itiraf ettiğini aktararak, “AKP, adaletin değil, adaletsizliğin simgesi olmuştur” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net