www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kongre DYP’yi böldü
DYP’nin kongresi bölünmeyi getirdi. Genel Başkan Mehmet Ağar’ın listesinde yer bulamayan 4 milletvekili partisinden istifa etti.

Erdoğan, Koçaryan ile görüşebilir
Başbakan Erdoğan, Üçüncü Avrupa Konseyi Zirvesi’ne katılmak üzere Polonya’ya gitti. Erdoğan’ın Varşova’da Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de bir araya gelmesi bekleniyor.

Faşizmin yenilgisi, emeğin şenliği
Faşizmin yenilgisinin 60. yıldönümüne yönelik Emeğin Partisi tarafından düzenlenen etkinlikler sürüyor. EMEP’in İzmir, Aydın, Diyarbakır ve Balıkesir’de gerçekleştirdiği şenliklerde binler faşizmi lanetledi.


Kongre DYP’yi böldü
DYP’nin 8’inci Olağan Büyük Kongresi, dün yapılan Genel İdare Kurulu (GİK), Merkez Karar Kurulu ve Yüksek Haysiyet Divanı seçimleriyle sona ererken, bölünmeyi de beraber getirdi. DYP’de tek adamlığını ilan eden Ağar’ın listesinde yer verilmeyen 4 milletvekili istifa etti.
Mehmet Ağar’ın parti yönetim organları için hazırladığı liste, tepkilere ve partinin bölünmesine yol açtı. GİK listesinde yer verilmeyen Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan, Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir ile Afyon Milletvekili Reyhan Balandı DYP’den istifalarını açıkladılar.
Listeler belli olunca ilk tepkiyi Genel Başkan Yardımcısı Saffet Kaya gösterdi. Kaya, “Hareket başlıyor. Bu parti, olağanüstü kongreye gidecek” diyerek salonu terketti. Ağar’ın, GİK üyeleri arasında yer vermediği milletvekilleri de listeye tepki gösterdi.
Kendi aralarında bir değerlendirmenin ardından istifalarını açıklayan 4 milletvekilinin istifası ile DYP’nin Meclis’teki sandalye sayısı 3’e düştü. Milletvekilleri Meclis’te düzenledikleri basın toplantısında il teşkilatları ve delegelerin, kendilerine listede yer verilmemesine tepki gösterdiğini, kendilerinin de tabanın tepkisine kulak vererek istifa ettiklerini söylediler.
İstifa eden Ümmet Kandoğan, “Tabanın beklentisi şuydu; bu parti kısa süre içerisinde ciddi mesafeler kaydetti. Biz bunu gözlemliyorduk. Ancak bugün gelinen noktada partinin gerçek sahipleri bile hem Sayın Genel Başkan’a hem de diğer ilgililere karşı tepki gösterdi. Onlar bu hareketimizin en büyük destekçisi... Maalesef bugün bu yeni yapılanmayla DYP’nin hiçbir yere varamayacağını gördük” diye konuştu.
Herkesin kongreden sonra DYP’den çok şey beklediğini ancak bunun gerçekleşmeyeceğini ifade eden Kandoğan, partinin son seçimde neden baraj altında kaldığının muhasebesinin iyi yapılmadığını söyledi. “Taban ve teşkilatın talebine kulak verilmediği için DYP’nin akıbetinin baraj altı ve Meclis dışı olacağını” ifade etti.


Başa dön


Erdoğan, Koçaryan ile görüşebilir
Başbakan Erdoğan, Üçüncü Avrupa Konseyi Zirvesi’ne katılmak üzere Polonya’ya gitti. Erdoğan’ın Varşova’da Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile de bir araya gelmesi bekleniyor.
Polonya’nın başkenti Varşova’da 46 ülkenin katılacağı ve iki gün sürecek zirvenin başlıca gündem maddelerini, konseyin rolü, Avrupa Birliği ile ilişkiler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin çalışma etkinliğinin artırılması oluşturuyor. Zirve için bu ülkeye giden Başbakan Erdoğan, zirve sırasında ikili temaslarda da bulunacak. İlk gün ‘Avrupa Değerleri ve Avrupa Bütünlüğü’ konulu oturuma katılacak olan Erdoğan, Polonya Başbakanı Marek Belka’nın katılımcılara vereceği öğle yemeğinin ardından, ‘Avrupa Toplumunun Karşılaştığı Zorluklar’ başlıklı oturuma da iştirak edecek.
Erdoğan, akşam ise Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski tarafından verilecek akşam yemeğine katılacak.
Zirvenin ikinci günü, ‘Avrupa Mimarisi’ konulu üçüncü oturuma katılacak olan Erdoğan, Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı’nın Polonya’dan Portekiz’e devri töreninde hazır bulunacak.
Aynı gün Polonya Başbakanı Belka ile Maximus Tekstil ve Hazır Giyim Toptancılar Merkezi’nin açılışını yapacak olan Başbakan Erdoğan, temaslarının ardından Türkiye’ye dönecek.


Başa dön


Faşizmin yenilgisi, emeğin şenliği
Emeğin Partisi’nin faşizmin yenilgisinin 60. yıldönümüne yönelik düzenlediği etkinlikler sürüyor. İzmir, Aydın, Diyarbakır ve Balıkesir’de binlerce kişinin bir araya geldiği şenliklerde faşizm lanetlendi.
EMEP İzmir İl Örgütü’nün Onur Mahallesi Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda yaptığı şenliğe 5 bini aşkın kişi katıldı.
Açılış konuşmasını Tertip Komitesi Başkanı Av. Hasan Hüseyin Evin yaptı. Evin, emperyalistlerin halkların arasındaki birlikteliği bozmak ve halkları birbirine düşürmek için her şeyi yaptıklarını belirterek, “Bizler demokratik, bağımsız bir Türkiye için geleceğe umutla yürüyoruz” dedi. Bülent Habora, Sadık Aytekin’in Nazi Kampı Buchenwald’ı gördükten sonra yazdığı şiiri okuyarak, faşizmin zorbalığından örnekler verdi. Şair Asım Gönen, Enver Gökçe, Nazım Hikmet şiirlerinin yanı sıra Sümerbank işçilerinden etkilenerek yazdığı şiirini okudu.
Uluslararası Diyalektik Felsefe Birliği Onursal Başkanı Prof. Hans Heitz Holz şenlikte yaptığı konuşmasında, “Bugün burada sizinle dünya işçi sınıfının en büyük, en önemli zaferini birlikte kutlamaktan mutluluk duyuyorum. Faşizmin yenilgisini kutluyor olmamız yeterli değil. Faşizme karşı mücadele önemli. Almanya’nın Nazi hapishanelerindeyken Marksizmi ilk defa bir işçiden öğrendim. İşte o zaman sınıf bilinci ve uluslararası dayanışmanın önemini öğrendim. Ve o günden bugüne ki 60 yıl geçti, bir komünist olarak yaşadım ve yaşamaya da devam ediyorum” dedi.
Birlik olmalıyız
EMEP Genel Başkan Yardımcı Abdullah Varlı, emperyalist, kapitalist sistem yok olmadıkça faşizm tehlikesinin her zaman var olduğunu dile getirerek, “Bush bugün Amerikan petrol ve silah tekellerini arkasına alarak suç işliyor. Amerikan militarist gücü halkların bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini boğmak istiyor. Dün Hitlerin Autsvisleri vardı, bugün Guantanamo var. Nerede bir gerici uygulama, faşizm varsa onun arkasında. Emperyalizme karşı halklar birleşmeli. Kürt ve Türk halklarına önemli görevler düşüyor. Halkın gücü karşısında hiçbir güç duramaz” dedi. Halk oyunları gösterilerinin ardından, Burhan Berken, Fatma Gün ve Sabahat Akkiraz’ın türküleri ile şenlik sona erdi.
Aydın
Faşizmin yenilgisinin 60. yıldönümü Aydın’da da kutlandı. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı, faşizmi var eden koşulların bugün de sürdüğüne dikkat çekti. Varlı, “1. Dünya savaşı sonrası sermayenin içine düştüğü bunalım ve işçi sınıfının örgütlenme ve mücadelesi karşısında sermaye faşizmi örgütlemiştir. Dünyanın en kanlı savaşını başlatan faşizm, sosyalist Sovyetler Birliği tarafından boğulmuştur. Bugün de Hitlerin izini süren Bush’u yenilgiye uğratacak güçler işçi ve emekçiler, dünya halklarıdır” dedi. Gecede Selma Ağabeyoğlu şiirler okudu. Etkinlik, Zeynep Karababa ve Cevdet Bağca’nın söylediği türkülerle sona erdi.
Diyarbakır
EMEP Diyarbakır İl Örgütü de Kürt Enstitüsü Konferans Salonu’nda etkinlik düzenledi. Etkinliğe EMEP MYK Üyesi Ercüment Akdeniz, Şair Hicri İzgören ve Şair Berken Bereh katıldı. Kürtçe ve Türkçe şiirlerin okunduğu etkinlikte konuşan EMEP Diyarbakır İl Başkanı İlhan İlbay, Kürt sorununun demokratik bir şekilde çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. İlbay, ülkede yaratılmak istenen provokasyonları hatırlatarak Türk ve Kürt halkını faşizm ve gericiliğe karşı ortak mücadele etmeye çağırdı. Ercüment Akdeniz ise faşizmin bugün el değiştirdiğini ve bunu Amerikan’ın üstlendiğine dikkat çekti. Emperyalizme yaslanmanın halklara hiçbir çözüm getirmeyeceğini kaydeden Akdeniz, bunun ulusal sorun açısından da aynı olduğunu belirtti. “Kürt sorununu çözecek isek yüzümüzü ne ABD’ye ne AB’ye dönelim, sorunun çözümü için öncelikli olarak yüzümüzü 20 milyon Kürde ve Türk emekçilerine dönmeliyiz” diyen Akdeniz, her zamankiden daha çok örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Balıkesir Emek Gençliği Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişinin yıldönümü ve faşizmin yenilgisinin 60. yılı dolayısıyla etkinlik düzenledi.

Bu gece dünya kardeşliğinin gecesiydi
Asım Gönen / İZLENİM
Ben bu gece halkın yüzünde sevdim ayın yüzünü. Halkın yüzünü ayın yüzünde sevdim. İnsanda gülü koklamanın doruğuna ulaştım. Mertebesine erdim gülde insanı koklamanın. Halıya nakış veren, nakışına kavuşmuştu, demire biçim veren biçimine. Sevmek özüne kavuşmuştu. Özüne kavuşmuştu sevilmek. Bir bedende bütün sevgililer birbirine kavuşmuştu. Puslu hava sökmüyordu bu gece. İşin, emeğin bir araya getirdiği insanlar, insanlığı, kardeşliği paylaşıyorlardı. Salonlara sığmıyorlardı. Paylaşmak, dayanışmak salonlara sığmıyordu. Kucaklara sığmıyordu kucaklaşmak. Sevmek buydu evet, buydu sevilmek. Çoğalmak, çoğalmanın doruklarında kucaklaşmak buydu. Bunun tadını ne bilecek eli iş, yüreği gül tutmayanlar. İşin, emeğin bir araya getirdiği güzellik özgürlüğün tellerine dokunuyordu. Emeğin yarattığı, yarattığına kavuşmanın arifesinde, gerçek bayramın havasını soluyordu. Bu gece ben buna erdim. Bu gece emeğin bir araya getirdiği kardeşliğin sularında zümrütten gemiler yüzdürdüm .
Bugün burada ölümsüzlük var. Burada çiçeğe durmanın büyük uğultusu var. Bugün yeniden doğdum ben. Bir daha ölmemek üzere doğdum. Bugün ben buradaki insanların, kardeşlerimin her biriyim. Onların her biri bir ben oldular. Manisa’da başlamıştı bu güzellik, Uşak’ta devam etmişti. Bugün burada, İzmir’de doruğa ulaştı. İnsanlığın, alın terinin coşkusu bıraksam gözlerimden sel olup akacak. İşçilerin gözleri sesime çakılmıştı. İşçilerin gözleri gözlerimde bal tadını yokluyordu. İşçilerin birleşik gücü, gökyüzüne mutluluğun resmini çiziyordu. Var olsun düzenleyenler. Var olsun emeğin bir arada açtığı güzelliğe su verenler. O zaten pisliğin üzerinde çiçek açmaz. Ama burada, İzmir’in göbeğinde bir daha solmamak üzere açtı çiçeğini. Bu geceyi yaşayanlara ne mutlu. Ne mutlu bu geceyi yaşatanlara.

60. yılın görkemli şöleni
Bülent Habora İZLENİM
Hakkı Tali, Açıkhava Tiyatrosu’nun dolup dolmayacağını sorunca bana, yanıtım kısa olmuştu: “Hıncahınç dolacak.” Bakışından bana inanmadığını anlamıştım. Ama haklı çıktım...
13 yıllık İzmirliliğimde bir şeyi öğrenmiştim: İzmir’de hiçbir şey tam saatinde başlamaz. Bu yüzden yarım saat geç gittim, başlamamıştı şölen. Çünkü yavaş yavaş geliyordu İzmirliler.
İzmir’in en büyük Açıkhava Tiyatrosu, Onur Mahallesindeydi. Ve EMEP’in “Faşizme karşı halkların Zafer Günü Şöleni” burada yapılacaktı. Tiyatronun yarıya yakını dolmuştu. Güneş altında bekliyorlardı. Dışarıda da, gölgeliklerde yığınla insan vardı. Güneş yavaş yavaş etkisini yitirirken tiyatro dolmaya başladı.
Zöhre ve Ufuktan arkadaşların sunuculuğunu yaptığı şölenin açılış konuşması için Avukat Hasan Hüseyin Evin, sahneye geldi. Daha sonra da ben “sahne aldım”. Oranın kapasitesini bildiğim için 4 bin civarında izleyicinin olduğunu hesap ettim. Nazilli’deki Emek Gençliği’nin gecesinde bin kişinin önünde konuşmuştum, şimdi de 4 bin kişinin önünde konuşuyordum. İzleyicinin görkemi önünde içim bir hoş oldu, açık söyleyeyim.
Sonra Fatma Gün güzel sesiyle büyüledi herkesi. Arkasından gümbür gümbür bir Asım Gönen çıktı. Daha sonra Efeler, Ada Kültür Merkezi’nin folklor ekibi. Ve en sonunda her zaman saygı duyduğum, hayranlıkla dinlediğim, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı’nın konuşması.
Hasan Hüseyin Evin konuşma bölümünü “İşçi B’nin Hikâyeleri”ndeki en güzel şiirle kapattı.
Şöyle bir göz attım, izleyicilere 5 bini aşmıştı. Tiyatro dışındaki bir apartmanın balkonları ve bir evin çatısı da doluydu. Ve Burhan Berken çıktı, ekibiyle. Hiç izlememiştim onu. Önce mikrofonları düzelten biri sanmıştım, öylesine bizden biri. O söyledikçe izleyiciler coştu, izleyiciler halaylarıyla doruklara çıkarken Burhan Berken de döktürdü.
EMEP’in konuğu Almanya Komünist Partisi yöneticisi ve ünlü felsefeci Prof. Hans Heinz Hotz. Eşiyle birlikte, ağzı kulaklarında izliyordu şöleni. Tiyatrodakilere bir “merhaba” konuşması yaptıktan sonra herkesle birlikte heyecana katıldı. Öylesine kendisini kaptırdı ki, şarkılara, türkülere alkışlarıyla neredeyse tam anlamıyla uyum sağlıyordu. Eşi de öyle. Sağımda, az ötede onlar oturuyordu. Solumda da, hemen yanıbaşımda bir dostum. İnanmayacaksınız ama, Sayın Holtz bile ritim tutma acısından ondan daha iyiydi... Finalde Sabahat Akkiraz çıktı. Cehaletime verin, onu da ilk kez dinliyordum. Burhan Berken gibi ona da hayran oldum “öğrenmenin yaşı yok” diyenler haklıymış, çünkü ben de yeni öğrendim...
Sabahat Akkiraz çıktığında, ateş böcekleri gibi fotoğraf çeken cep telefonları ortalığı kapladı. Bir an düşündüm, sadece tiyatrodaki o cep telefonlarının sayısı kadar kitap satılsa, örneğin İzmir’de, her şey nasıl da bugünkünden farklı olurdu.
5 binin üzerinde görkemli bir topluluk... Cep telefonumla İstanbul’da bulunan eşime, Bodrum’da çalışan kızıma bu görkemli şöleni dinlettim, hiç olmazsa iki-üç kontüre. Bir türlü alışamadığım cep telefonu galiba zaman zaman işe yarıyor...
Evet, EMEP’in düzenlediği şölen Türk-Kürt, Alevi-Sünni, emekçi-emekli, GS’lı-FB’li dostluğu, kardeşliği içinde sona erdi.


Başa dön


Bakan Güler’e gensoru Meclis’te
TBMM’de bu hafta, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler hakkında gensoru açılıp açılmayacağına karar verilecek. TBMM Genel Kurulu, bu hafta 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla 2 gün çalışacak. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Eşref Erdem ve arkadaşlarının, Enerji Bakanı Hilmi Güler hakkındaki gensoru önergesi, 17 Mayıs Salı günü ele alınacak. Önergede, Enerji Bakanlığı’ndaki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının, büyük boyutlara ulaştığı iddia edilerek, Bakan Güler hakkında “Görevini ihmal ettiği, sorumluluğunun gereğini yapmadığı, yetkilerini aştığı, kamu hazinesini zarara uğrattığı, kamu gelirlerinin talanına seyirci kaldığı” gerekçesiyle gensoru açılması isteniyor. CHP Ankara Milletvekili Oya Araslı ve arkadaşlarının, töre cinayetleri görünümündeki, kadına yönelik şiddet hareketlerinin nedenlerinin araştırılarak, engelleyici önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği araştırma önergesinin görüşmeleri de salı günü yapılacak. Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine, 18 Mayıs Çarşamba günü devam edilecek. Genel Kurul, 17 Mayıs Salı ve 18 Mayıs Çarşamba günü 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacak. TBMM’deki ihtisas komisyonları da toplanarak, gündemlerindeki tasarı ve teklifleri görüşecek. Çevre Komisyonu, 17 Mayıs Salı günü, Milli Parklar Kanunu’nda değişiklik yapan yasa teklifini ele alacak. Petrol Kanunu Tasarısı, 18 Mayıs Çarşamba günü Sanayi, Ticaret, Enerji, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda görüşülecek. KİT Komisyonu, denetimlerini bu hafta da sürdürecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net