www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Üç boyutta hareket
Berna Erkün ve Hülya Küpçüoğlu, Ortaköy Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi’nde açtıkları sergiyle farklı olanın birlikteliğini sunuyorlar. Ortak sergide, kolaj tekniğiyle birbirinden farklı konulara göndermeler yer alıyor.

Sanata baskı ve yasaklar sürüyor
Sanat üzerindeki baskılar bitmek bilmiyor. Samsun Sanat Tiyatrosu’na art arda verilen yasak kararlarının ardından, Sivas’ta düzenlenen etkinliğe polis saldırdı.

Eurovision Şarkı Yarışması
   21 Mayıs’ta

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de 21 Mayıs’ta düzenlenecek 50. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde Türkiye 6. sırada çıkacak.


Üç boyutta hareket
Turgay Keser
Berna Erkün ve Hülya Küpçüoğlu, Ortaköy Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi’nde açtıkları sergiyle farklı olanın birlikteliğini sunuyorlar. Ortak sergide, kolaj tekniğiyle birbirinden farklı konulara göndermeler yer alıyor. Hülya Küpçüoğlu, üç boyutlu özgün çalışmaları ve biçimsel denemeleri ile Sovyetler’de gelişmiş ve yayılmış olan “konfüktürizm” akımından hareket ettiğini söylüyor. Devrimden sonra yeni hayata yeni sanat amacıyla ortaya çıkan “konfüktürizm”i Küpçüoğlu, sadece biçimsel olarak benimsiyor. Ayrıca video çalışmaları da yapan sanatçı videoda daha düşünsel denemelere girişiyor. İki sanatçının Ortaköy Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi’nde açtıkları ortak sergi 4 Haziran’a değin izlenebilicek.
Plastik sanatlar içinde farklı çalışmalar yapıyorsunuz. Biraz bahsedebilir misiniz?
Bu üç boyutlu çalışmaların ilk çıkış noktası öğrencilik yıllarıma uzanıyor. Öğrencilik yıllarımda Matisse’den etkilendim. Matisse gibi kopyalar ve onun etkisini gösteren kolaj çalışamaları yapmaya başladım. İki boyutlu yüzeyler yapıyordum kolajlarımda, zaten tuvalde de öyleydi. Renk, benim için tuval çalışmalarında formların nerede durduğunu gösteren bir araçtı yalnızca. İlk üç boyutlu çalışmayı 1993 yılında akademide yapmıştım.
Bunları sadece o zaman renkli yaptım, sonra şunu farkettim ki, bu çalışmalarda renge ihtiyacım yoktur, o zaman bende rengi kaldırdım.
Daha sonra tuvaller, üç boyutlu çalışmalar 93 yılından bu yana gösterildi izleyiciye.
Üç boyutlu çalışmalarımı kimi heykel olarak, kimi karamsar soyut çalışma olarak değerlendiriyor ama ben buna üç boyutlu çalışma diyorum.
Üç tarafından da farklı görüntüler yaratacak şekilde izlenilmesini istediğim çalışmalar bunlar. Formların serbest asılması, izleyicinin rüzgarıyla bile etkilenerek farklı bakış açıları oluşturabilir. Bu şekilde hareketi de içerebiliyor çalışma.
Biçimsel olarak ışıktan da yaralanıyorusunz?
Şimdi ilk yaptığımda, ben bu çalışmaları gün ışığına bırakıyordum, bu şekilde gün ışığının bu çalışmalar üzerindeki etkisini inceliyordum. Sonra bunu bir kaç sergide de denedim. Daha sonra ise sergilerde üzerine yapay ışık vermeye başladım. 2000 yılında açtığım bir sergide bütün mekânı karartım ve o karartılmış mekanda sadece iki metre yüksekliğinde çalışmalar yaptım. O iki metre yüksekliğindeki çalışmaların üzerine renkli ışıklar verdim.
Karanlıkların içerisinde kimi yerler daha aydınlık kimi yerler daha karanlık ve renkli olmuştu. Daha sonra bu sergide olduğu gibi hem gün ışığı hem yapay ışık altında sergilemeye başladım çalışmaları. Burada ışığın hareketi de yeni açılar yaratabilir. Ve tabiki gölgeleri de ben çalışmalara katıyorum, hepsini beraber bir bütün olarak düşünüyorum.
Haraket üzerinde durmanız neden?
Hem kolajlar hem üç boyutlu çalışmalar sanatsal akımda sanat konfüktürizm akımına denk geliyor. Konfüktürizmde iki boyutlu yüzeyeler vardır ve bu yüzeylerin tuval yüzeyinde dolanımları söz konusudur. Burada genellikle fotoğraflar, sinemedan birtakım görüntüler kullanırlar ve üç boyutlu bir düzenleme yaparlar. Ayrıca genellikle siyasi bir bakışı vardır ama benim çalışmalarımın siyasal bir yanı yok. Konfiktürüzim Sovyetler’de gelişmiş ve yayılmış bir akım, devrimden sonra yeni hayata yeni sanat amacıyla başladı. Ama ben biçimsel ve mantıksal anlamda referans verdim buna. Sürekli bir hareket içeriyor ama bu daha çok potansiyel olarak var.

Tuvaldeki çakışma
Tuval üzerine yaptığı kolajlarında Osmanlı’dan, Selçuklulardan ve Bizans’tan izler düşüren Berna Erkün ise “Gördüklerimizi depoluyoruz ama tuvalin başına geçtiğimizde yapmak istediğimizden daha farklı bir şey çıkıyor ortaya” diyor. İstanbul gibi üzerinde pekçok kültürü, yıkılmış devleterin kalıntılarını barındıran bir şehrin kültürel birikimini anlatıyor tuvallerinde Erkün. Ama bunu şehrin üstüste çakışan, birbirini içine giren yapılarını, aynı topraklarda kurulan uygarlıkların üst üste gelmesini teknik olarak da gösteriyor sanatçı. “Orada birbirine karışan medeneşyitler görülür. Ben kolajlarımda bu çakışmaya göndermede bulundum. Yapıştırmalar, yırtmalar serpmelerle. Aynı yer de kilise ve sonra o cami oluyor” diyor Erkün.


Başa dön


Sanata baskı ve yasaklar sürüyor
Sanat üzerindeki baskılar bitmek bilmiyor. Samsun Sanat Tiyatrosu’na art arda verilen yasak kararlarının ardından, Sivas’ta düzenlenen etkinliğe polis saldırdı. Sanat ve Hayat dergisinin düzenlediği ve izinli olarak yapılan etkinlikte, polisin yasadışı biçimde katılanları görüntülemesi nedeniyle tartışma çıktı. Derginin Sivas temsilcisi Zeynep Özkul’u tartaklayan polis, Özkul ile birlikte 7 kişinin yaralanmasına neden oldu. Sanat ve Hayat dergisi uygulamayı kınayarak, sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Bu arada, Sarıgazi’de faaliyet gösteren ve bir süre önce jandarma tarafından mühürlenen Ekin Sanat Merkezi önünde stand açan beş kişi, jandarma tarafından gözaltına alındı. Ekin Sanat Merkezi, bu tutumu protesto etti.
Yasağa protesto
Öte yandan, İnsan Hakları Derneği Ankara Şube Sekreteri Selim Kalıç, tiyatro ve sanata yönelik yasakları kınayarak, “bağımsız sanat yasası” talebinde bulundu. Kalıç, yaptığı yazılı açıklamada, “Her türlü faaliyet önceden izin alınmaksızın yapılmasına karşın, tiyatro faaliyetleri vali ya da kaymakamların iznine bağlı. Bu uygulamanın normalmiş gibi kabul görüyor olması ve kaldırılması için hiçbir tepkinin gösterilmiyor olması da şaşılacak derecede ilginç” dedi.


Başa dön


Eurovision Şarkı Yarışması 21 Mayıs’ta
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de 21 Mayıs’ta düzenlenecek 50. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde Türkiye 6. sırada çıkacak. Bu yıl 50. kez düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması’nın Kiev’deki kura çekiminde, 19 Mayıs’taki yarı finale katılacak 25 ülke ile finalde yarışacak ülkeler belirlendi.
Kura çekimine göre Gülseren, “Rimi Rimi Ley” adlı şarkısıyla, 21 Mayıs’taki finalde 6. sırada yarışacak. Eurovision Şarkı Yarışması finalinde, yarı finalde ilk 10’a girecek ülkelerle, doğrudan finale katılma hakkı olan 14 ülkenin şarkıları yer alacak.
etkinlik / tiyatro

İstanbul
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun (İDT) “Müfettiş” adlı oyunu haftaboyu Taksim Sahnesi’nde görülebilir.
  • Semaver Kumpanya, “Süleyman ve Öbürsüler” adlı oyun 21 Mayıs Cumartesi saat 20.30 ve 22 Mayıs Pazar saat 15.30’da sahneleyecek. “Varyemez” adlı çocuk oyunu da, 22 Mayıs Pazar saat 12:00’de görülebilir.
  • Tiyatro Dafne’nin “Bilitis’in Şarkıları” oyunu 19 Mayıs’ta Oyun Atölyesi’nde olacak.
  • Kenter Tiyatrosu’nun “Hep Aşk Vardı” oyunu 20 Mayıs’ta İş Sanat Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.
  • 15 ülkeden 20 ayrı kukla gösterisinin sunulduğu “8. İstanbul Uluslararası Ülker Kukla Festivali” kapsamında 18 Mayıs’a kadar çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
  • Tiyatro Ufuk Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinden Savaş Dinçel’in uyarladığı; “Bir insanı sevmekle başlar her şey” adlı oyunu sahneleyecek. Yönetmenliğini Vehbi Aslan’in; yaptığı oyun, 16 Mayıs’ta Barış Manço Kültür Merkezi’nde, 18 Mayıs’ta ise Şişli Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

    Diyarbakır
  • Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT) bölgede tiyatroyu henüz tanıma şansını bulamayanlara yönelik oluşturduğu “Kamyon Tiyatrosu” ile yollara çıkıyor. DDT, 16-30 Mayıs tarihleri arasında “Benim Güzel Pabuçlarım” oyununu Diyarbakır’ın ilçe ve bağlı köylerinde çocuklarla buluşturacak.

    Kayseri
  • Sunay Akın, 18 Mayıs günü “Kumbaradaki zürafa” adlı oyunu İl Özel İdare Müdürlüğü Salonu’nda sahneye koyacak.
  • İstanbul Şehir Tiyatrosu oyuncuları ise “Ben Anadolu” adlı oyunu 18 Mayıs Çarşamba günü Kayseri Kültür Merkezi’nde sahneleyecek.

    Adana
  • Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda salı, çarşamba ve cumartesi günleri Haldun Taner’in “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” ve Haşmet Zeybek’in “Düğün ya da Davul” adlı oyunları dönüşümlü olarak sahneleniyor.
  • Oyun Atölyesi “Cimri” ile bugün Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda olacak.

    Trabzon
  • Trabzon Sanat Tiyatrosu, Brecht’in yazdığı, Necati Zengin’in yönettiği “Puntila Ağa ve Uşağı Matti” adlı oyunu, Pazartesi ve Cuma günleri Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde sahneleyecek.

    Ordu
  • Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), İsmet Küntay’ın “403. Kilometre” adlı oyununu, 75. Yıl Cumhuriyet Sahnesi’nde cuma ve salı günleri sahneleniyor.

    Eskişehir
  • Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tepebaşı Sahnesi’nde “Ocak”adlı oyun 17 Mayıs’ta sahneleniyor.

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net