www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Gana halkı borç kıskacında
IMF ve Dünya Bankası politikaları, Afrika ülkesi Gana’yı da tahrip ediyor. Sübvansiyonların kesilmesi ve uluslararası rekabet nedeniyle pirinç üretimi hızla azalırken, halk ithal pirinç tüketmeye başladı.

‘Rejim değişikliği’ için 3 milyon dolar
ABD Kongresi, İran’da ‘demokrasi yanlısı’ grupları teşvik etmek için 3 milyon dolar bütçe ayırdı. İran hükümeti tepkili.

ABD’nin İncirlik Üssü talebi
   kabul edilebilir

ABD gazetesi Washington Times, AKP Hükümeti’nin İncirlik Üssü ile ilgili talepleri kabul etme eğiliminde olduğunu yazdı.


Gana halkı borç kıskacında
20 yıl öncesine kadar İngiltere sömürgesi olan Batı Afrika ülkelerinden Gana’nın kuzey bölgesindeki Nyarigu köyünde yaşayan Rachia Salifu, pirinç hasatı zamanının yılın en zor dönemi olduğunu söylüyor. Çünkü bu aylarda Salifu, 43 derecelik cehennem sıcağında sırtında bebeği ile çalışmak zorunda ve gününün büyük bir kısmını pirinç tarlalarında geçirmesine rağmen, küçük çocuğunun karnını doyuramıyor.
Açlıktan ağlayan bebeğinin dışında 4 çocuğu daha olan Salifu’nun kuru ve cansız topraklar üzerinde geçen günleri, bölgede yaşayan birçok köylü ile aynı aslında. Son 30 yıldır çökmüş durumda olan Gana pirinç endüstrisi yüzünden çok az çiftçi ayakta durabiliyor ve işsiz kalan birçoğu da iş bulmak umuduyla şehirlere göç ediyor.
İngiltere merkezli uluslararası yardım örgütü Oxfam kayıtları da, Ganalı pirinç üreticilerinin ‘son demlerini’ yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Oxfam’ın “Yoksulluğu Tarih Yapalım” (MPH) adlı kampanyasında çalışan Harriet Binet, Ganalı çiftçiler ile ilgili olarak, “Gana’da giderek kötüleşen durum, Batı hükümetlerinin ülke ile ilgili politikalarından ve adaletsiz tarım sübvansiyonlarından kaynaklanıyor. ABD ve AB gelişmekte olan ülkelerdeki tarımı yoketmeye çalışıyor” şeklinde konuşuyor.
Pirinç piyasası ABD’nin elinde
1980’lerin başında IMF ve DB’nın verdiği kredilerle “ayakta kalma umudu” taşıyan Gana hükümeti, daha büyük bir borç batağına saplandı. Özelleştirme politikalarının hızlandırılmasına bağlanan bu krediler ayrıca, Gana’nın en büyük tarım ürünlerinden biri olan pirinci uluslararası piyasada oldukça ucuza satmasına sebep oldu.
Gecikmiş bu itiraflarına karşın DB, gelişmekte olan ülkelere verdiği krediler ve sübvansiyonlar ile ülkeleri borçlandırmaya devam ediyor. DB maskesi altında, başta ABD ve AB olmak üzere Batılı devletlere borçlanan yoksul ülkelerdeki çiftçiler, ABD ve AB bankalarının oldukça ağır kredileri ve sübvansiyonları altında eziliyorlar.
ABD ve AB’nin yanısıra Japonya’nın kıskacına da girmiş bulunan yoksul ülkeler, bu üçlü için sadece 2002 yılında 16 milyar dolarlık pirinç üretiminde bulundular. Eşzamanlı olarak ABD kredileri ile borçlanan Ganalı üreteciler de zor günler yaşamaya başladı. ABD, 2003 yılında üreticilere 1.3 milyar dolar borç verdi ve yıllık hasadı toplam 1.7 milyar dolara satın aldı. Sonuç olarak yıllık ürünün sadece yüzde 72’si için para verilmiş oldu.
Alınan pirinçlerin büyük bir kısmı ABD’nin Arkansas eyaletindeki tek bir pirinç üreticisine gitti.
İthal mala rağbet
Gana’nın başkenti Akkras’taki keşmekeş piyasaya baktığımızda, ABD’nin ithal ettiği pirincin iç piyasalardaki etkisini rahatlıkla görebiliriz. Devasa boyutlardaki panolardaki reklamları ile satıcıların üzerine gözünü dikmiş bakan “Chicago Star Rice” şirketi bunun en basit örneklerinden biri.
Çuvallar dolusu ithal pirinç, basit bir toptancı olan Charles Yeboah’ın uzun ince dükkanını tavanına kadar doldurmuş durumda. Gana pirincinin bulunmadığı dükkanda Yeboah, “Gana pirinci yok, çünkü satamıyorum. İthal pirinçlerin fiyatları daha pahalı olmasına rağmen alıcılar onu tercih ediyorlar” diyor.
Gana’da yetiştirilen pirincin düşük kaliteli olduğu sır değil. Fakat hükümetten aldıkları oldukça az sübvansiyon dolayısıyla Ganalı üreticiler tarım araçlarına yeterli yatırımı yapamıyorlar ve bu yüzden hem yetiştirme hem de hasat zamanında güçlük çekiyorlar.
Bu da yetmezmiş gibi, Ganalı üreticilerin pirinçleri öğütmek için de herhangi bir araçları yok. Normal koşullarda değirmen ile yapılması gereken öğütme işlemini, Ganalılar kendilerine özgü ilkel bir yöntem ile gerçekleştiriyorlar. Pirinçleri asfalt yolun üzerine seren Ganalılar, yoldan geçen araçlar sayesinde pirinçlerin ezilmesini sağlıyorlar. Ya da hasatı tarlalarda ağır sopalarla döverek işliyorlar. Elbette bu işlemler pirinç kalitesinin düşmesine neden oluyor.
Halk göçe zorlanıyor
Öte yandan, pirinç işleme işinde çalışmak için başkent Akkra’ya gelen binlerce Ganalı, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Onlardan biri olan Fuşeyna Elhasan, kadınların ve çocukların yol kenarlarında yattıklarını söylüyor ve “Eğer yağmur yağarsa uyku bile uyuyamıyoruz. Geceleri hırsızlar paralarımızı ve elbiselerimizi çalıyorlar. Hatta hırsızların tecavüz ettiği kadınlar bile var” diyor.
Ganalı köy yoksulları, hükümetin tarım sübvansiyonlarını artırmasını talep ediyor. Ama Dünya Bankası yönetimi, buna kesinlikle karşı. DB’nin Gana masası şefi Mats Karlsson, tarım desteğinin “acelesi olmadığını” söylüyor.
(The Guardian)


Başa dön


‘Rejim değişikliği’ için 3 milyon dolar
ABD yönetimi, ‘İran’da demokrasiyi teşvik etmek’ gerekçesiyle 3 milyon dolar bütçe ayırdı. Tahran hükümeti, ABD Kongresi tarafından onaylanan bu bütçenin ardından yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin ülkenin içişlerine karıştığı ve bunun kabul edilemez olduğunu bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz hafta, İranlı “eğitim ve insani yardım gruplarını, hükümet dışı kuruluşları ve bireyleri”, “demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesi için önerilerini ortaya koymaya” çağırmıştı.
İran ve ABD arasında, 1979’daki İran Devrimi’nden bu yana diplomatik ilişki bulunmuyor. ABD Dışişleri’nin çağrısı, Büyük Ortadoğu Projesi’nin ilerletilmesinde önemli bir adım olarak görülüyor.
ABD Başkanı Bush, ikinci dönemine başlarken yaptığı konuşmada, İranlılara seslenerek “Siz özgürlüğünüz için ayağa kalktıkça, ABD de sizin yanınızda olacaktır” demişti.
Amerikan yönetimi, halihazırda İran içine radyo ve televizyon yayını yapmak için yılda 15 milyon dolar harcıyor. 3 milyon dolarlık bütçe ise, doğrudan “rejim karşıtı hareketlerin” oluşturulması için kullanılacak.
İran’da 17 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimi yapılıyor. Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, yeniden aday olamıyor.
Doha’da ABD forumu
Diğer yandan, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bir başka adım, Katar’ın başkenti Doha’da atıldı. Üçüncü ABD-İslami Dünya Forumu, 35 ülkeden 150 kişinin katılımıyla yapıldı.
Pazar günü başlayıp dün sona eren toplantıda “terörle mücadele”, “demokratik reformlar”, Irak ve Filistin’de durum, ekonomik işbirliği ve insani kalkınma gibi konular ele alındı.
Forumun önemli konuşmacıları arasında ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Martin Indyk, Sudan ve Malezya’nın “emekli siyasetçileri” Enver İbrahim ve Sadık el Mehdi, ABD’nin BM eski Büyükelçisi Richard Holbrooke ve Filistin İçişleri Bakanı Muhammed Dahlan yer aldı.
Üç gün süren toplantı, Katar devleti ve Brookings Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlendi.


Başa dön


ABD’nin İncirlik Üssü talebi
   kabul edilebilir
Bir süredir AKP Hükümeti’ni “azarlayan” Amerikan basınında yer alan son makale, hükümetin ABD ve İsrail ile ilgili attığı adımları “takdirle” karşılıyor. Bush yönetimine yakınlığıyla bilinen Washington Times gazetesinde dün, “Türkiye ABD İle Daha İyi İlişkileri Hedefliyor” başlıklı bir haber yayınlandı. Andrew Borowiec imzalı haberde, hükümetin, İncirlik Hava Üssü’nün Afganistan ve Irak’a yönelik hava saldırılarında kullanılması için “izin vermeye niyetli olduğu” belirtildi.
Yerleşimlere Bush onayı
ABD Başkanı George W. Bush, İsrail Başbakanı Ariel Şaron’u bir kez daha Teksas’taki çiftliğinde ağırladı. Bush, Şaron’a, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmemesi uyarısında bulundu, ancak mevcut yerleşimlerin kaldırılması hakkında bir mesaj vermedi. Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimleri, uluslararası hukuka aykırı sayılıyor. Bu mesajla ABD, kendi hazırladığı “Yol Haritası”ndan dahi sapmış oldu. Nitekim, İsrailli Yediot Aharonot gazetesi, “Zirve Şaron’un yararına oldu. Bush, aralarında İsrail’in 3500 yeni konut inşa etmek istediği Maale Adumim’in de bulunduğu büyük yerleşim birimleri üzerinde İsrail’in kontrolünün devamından söz etti” değerlendirmesini yaptı.
Bolton tartışıldı
ABD Başkanı Bush’un Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği görevine “BM karşıtlığı” ile bilinen John Bolton’ı ataması, ABD Temsilciler Meclisi’nde tartışma yarattı. Bolton, önceki gün Temsilciler Meclisi kürsüsünden vekillerin sorularını yanıtladı. Muhalefetteki Demokratlar, Bolton’ı atanmasına karşı çıkacaklarını açıkça ifade ettiler. Bolton’ın bu göreve seçilmesinden çok büyük kaygı duyduğunu dile getiren Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Demokrat Joe Biden, Bolton’a ‘’Bana göre, ortaya çıkan tehditlerle mücadele etme yönteminiz yararlı değil’’ diye seslendi. Neomuhafazakâr diplomatın Küba ile ilgili gizli servis bilgilerinde hükümeti yanıltığını söyleyen Demokratlar, Bolton’dan, 1994’te yaptığı ‘BM’nin gereksiz olduğu’ yönlü açıklamalar ile ne demek istediğini anlatmasını istedi. Oturumda Cumhuriyetçi Senatör George Allen ise Bolton’ın bu iş için ‘’biçilmiş kaftan’’ olduğunu savundu. 10’a 8 Cumhuriyetçilerin kontrolünde bulunan Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde yapılacak oylamada, John Bolton’un atanmasının kabul edilmesi bekleniyor.
Güney Afrika’nın ırkçı partisi kendini feshetti
Güney Afrika’da, ırkçılık rejiminin yıkılmasından 10 yıl sonra, söz konusu rejimin temel direği olan “Nasyonel Parti”nin devamı olan “Yeni Nasyonel Parti” feshedildi. Karar, partinin Federal Konseyi tarafından 2’ye karşı 88 oyla alındı. Irkçı rejimin son cumhurbaşkanı olan F.W. de Klerk, partinin yerine, “eski sistemle bağlantısını koparmış” yeni bir partinin kurulması çağrısında bulundu. Siyahların onyıllarca süren mücadelesinin ardından, ABD destekli Nasyonel Parti diktatörlüğü 1994’te yıkılmış ve Nelson Mandela, 27 yıllık cezaevi hayatının ardından cumhurbaşkanlığına getirilmişti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net