www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Erdoğan’a talepler iletildi
TCK’nın basını kısıtlayan maddelerine ilişkin görüşme taleplerine Başbakan’dan olumlu yanıt gelmemesi üzerine talebini geri çeken Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Başbakan’lıktan yapılan çağrı üzerine Erdoğan ile dün görüştü.

Komisyon başkanı by-pass edildi
Çevre Komisyonu Başkanı AKP’li Münir Erkal, AKP’liler tarafından by-pass edilmek isteniyor.


Erdoğan’a talepler iletildi
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi başkanlığındaki bir heyet Başbakan Erdoğan ile görüşerek, TCK’da basına ilişkin kaygıları ve yapılması istenen değişiklikleri içeren metni iletti. Başbakan’ın çağrısı ile gerçekleşen görüşmeye Vuslat Sabancı tartışması damgasını vurdu.
Yeni TCK’da basına kısıtlama getiren, sansür niteliğindeki maddelerin yeniden düzenlenmesi için Başbakan’dan 15 Mart’ta randevu talebinde bulunan Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, randevu verilmemesi üzerine bir açıklama yaparak randevu talebini geri çektiğini açıklamıştı. Bu kez görüşme talebi Başbakan Erdoğan’dan geldi. Dün Başbakanlık’ta yapılan görüşmeye Ekşi’nin yanı sıra, Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Turgut Kazan, Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu katıldı.
Erdoğan kızdı
Başbakan Erdoğan görüşmeye Vuslat Sabancı’nın da katılmasına kızdı. Başbakan Erdoğan kendisiyle görüşmeye gelecekler arasında Vuslat Sabancı’nın da bulunması üzerine özel kaleme “biz davet etmiş miydik” diye sordu. Davet etmediklerinin söylenmesi üzerine de Başbakan’ın “İşte ben buna kızarım” yanıtı verdiği kulislere yansıdı. Bazı internet sitelerinde bu tartışma “Randevu vermedi diye Başbakan Erdoğan’ı ‘nezaketsizlikle’ suçladığı iddia edilen Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi’nin son anda listeye Vuslat Doğan Sabancı’yı dahil etmesi medya-ticaret ve siyaset üçgeni tartışmalarına yeni bir boyut kazandıracağı tahmin ediliyor” diye yansıdı.
Ekşi memnun
Görüşmenin sonunda açıklama yapan Ekşi, 13 maddelik önerilerini Başbakan’a ilettiklerini, Adalet Bakanlığı’nda mayıs ayına kadar bir çalışma yapılacağı, mayısta da yasada değişikliğin gündeme geleceğini bildirdi.
Başbakan Erdoğan’ın ‘iş takip eden gazeteciler’ sözünün hatırlatılması üzerine Ekşi, gündemlerinin farklı olduğunu, bu konunun gündeme gelmediğini savundu. Başbakan’ın yanıtlarından, görüşmeden olumlu izlenimlerle ayrıldıklarını belirten Ekşi, “neden iş takibi yapan gazetecileri gündeme getirmediklerinin” sorulması üzerine, toplantıya gazeteci sıfatı ile katılmadığını, gündemlerinin farklı olduğunu yineledi.
Vuslat Sabancı krizinin hatırlatılması üzerine ise Ekşi, 12 Mart’ta İstanbul’da yaptıkları toplantıda Konsey dışından meslekdaşları, Vuslat Sabancı’nın da bulunduğu medya yetkililerinin olduğunu, o nedenle Başbakan’dan görüşme talebi gelince Sabancı’yı da kendisinin çağırdığını anlattı. Ekşi, TCK’da basına ilişkin maddelerin yeniden düzenlenmesi için Adalet Bakanlığı’nda bu hafta sonunda bir çalışma başlayacağını ve Konsey adına iki kişinin bu çalışmaya katılacağını dile getirdi.

BASIN KONSEYİ’NİN ÖNERİLERİ
  • Basın Yasası’nın 28’inci maddesi “para cezaları, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilemez” dediği halde, TCK’nın 5’inci maddesi bu hükmü geçersiz kılıyor. 5’inci madde değiştirilmelidir.
  • Basın Yasası’nın 20’nci maddesi “intihara teşvik” suçuna 2 milyar TL.’dan 100 milyar TL.’ye kadar para cezası verilmesini öngördüğü halde aynı suça yeni TCK.’nın 84’üncü maddesi 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bu madde Basın Yasası’na uyumlu hale getirilmelidir.
  • TCK’nın “hakaret” eylemi ile ilgili 125’inci maddesi; sadece “hakaret” eylemini değil “birine yakıştırmalarda bulunmayı” da suç sayıyor. Buna göre örneğin Ana Muhalefet Partisi’ne “Kraliçenin Muhalefeti gibi” demek suç olabilecek. Ayrıca, “Kurul halinde çalışan kamu görevlileri”nden birine yönelik örneğin bir hakaret eylemi kurulun tüm üyelerine yapılmış sayılacak. Bu haksız düzenleme düzeltilmelidir.
  • Haberleşmenin gizliliği ile ilgili 132’nci madde, gazetecinin karşı taraftan aldığı yanıtı dahi yayınlamasını engelleyecek kadar dar bir hüküm getirmektedir.
  • Özel hayatın gizliliğini korumayı amaçlayan TCK 134’üncü madde “kamu yararı söz konusu olunca özel hayata ilişkin haber vermeyi” de hapisle cezalandırmaktadır. Bu maddeye “kamu yararı” kaydı konmalıdır.
  • İftira suçuna ilişkin düzenleme (Madde 267) amacını çok aşmıştır. Yasada iftira suçunu işleyen herkese “etkin pişmanlık” hakkı tanındığı halde sadece “gazeteci” bu haktan yoksun bırakılmaktadır. Bu istisna kaldırılmalıdır.
  • “Adil yargılamayı etkileme”ye ilişkin 288’inci madde gazeteciye 9 aydan 4.5 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Oysa Basın Yasası’nın 19’uncu maddesi 2 milyar liradan 100 milyar liraya kadar para cezasını uygun ve yeterli saymıştır. Madde Basın Yasası’ndaki hükme uygun hale getirilmelidir.
  • Basının özgür olup olmadığı tartışmalarının temel göstergesi sayılan “devletin kurumlarına hakaret veya aşağılama” eylemiyle ilgili 301’nci maddedeki hapis cezası kaldırılmalı yaptırım olarak para cezası konulmalıdır.
  • “Temel Milli Yararları koruma” amacıyla getirilen 305’inci madde, Yabancıları o suçtan bağışık tutmakta, bu suçun sadece Türk vatandaşları tarafından işlenebileceğini öngörmektedir. Bu “yasa önünde herkes eşittir” kuralına aykırıdır. Ayrıca hükmün getirdiği “temel milli yarar” tanımlaması çok geniştir. Daraltılmalı ve kavram netleştirilmelidir.
  • Madde 334’de sözü edilen bilgileri açıklayan (yayımlayan) kişiye 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören 336’ncı madde, Devlet Sırları ile ilgili yasa çıkarılmadığı sürece iletişim özgürlüğü açısından ciddi tehlike kaynağıdır. Bu maddeler (327; 329; 334 ve 336) yeniden ele alınmalıdır.

    BASIN DAVALARI LE MONDE’DA
    Fransa’nın saygın gazetelerinden Le Monde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın medyaya karşı takındığı tutum ve bir karikatür için dava açmasının Türkiye’deki özgürlükleri güçlendirme iradesi konusunda soru işareti yarattığını yazdı.
    Le Monde Başbakan Erdoğan’ın medyaya karşı tavrı nedeniyle hem partililer, hem de Türk medyası tarafından eleştirildiğini yazdı.
    Başbakan’ın İstanbul’daki Kadınlar Günü gösterisinde polisin uyguladığı şiddeti sergileyen medyayı ‘Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanların ekmeğine yağ sürmek’le suçladığını kaydeden gazete, Erdoğan’ın ayrıca bir karikatür nedeniyle dava açtığına dikkat çekti.


    Başa dön


    Komisyon başkanı by-pass edildi
    Çevre Komisyonu Başkanı AKP’li Münir Erkal, AKP’liler tarafından by-pass edilmek isteniyor.
  • Hükümet seyrediyor!
    Almanya’da, 1 Ocak 2000’den itibaren yeniden Türk vatandaşı yapılan “çifte vatandaşlar” Alman vatandaşlığını kaybetme endişesini yaşarken, Türkiye’de AKP Hükümeti konuyla ilgili verilen soru önergelerine bile yanıt vermiyor. “Çifte vatandaşlık skandalı”nın ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra konuyu bir soru önergesiyle TBMM’ye taşıyan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’e hükümet yanıt bile vermeye yanaşmadı. Onbinlerce insanın Türkiye hükümetlerinin ve Almanya’daki konsoloslukların yanlış politikası sonucunda, gizli bir şekilde neden yeniden Türk vatandaşı yapıldığını, bilgilerin Almanya’ya yeniden neden verildiğini soran Ersin’in sorularına AKP’nin daha ne kadar sessiz kalacağı ise merak ediliyor. Ersin konuyla ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Olayın ortaya çıkmasından hemen sonra, şubat ayı içinde hükümete yanıtlaması için bir soru önergesi verdim. Bu önergede, neden Alman vatandaşlığına geçenlerin gizli bir şekilde yeniden vatandaş yapıldığını sordum. İç Tüzüğün 99. maddesine göre hükümetin buna 15 gün içinde cevap vermesi gerekiyordu. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen bir yanıt alamadım. Bunun üzerine, son gelişmeleri de ekleyerek bir önerge daha verdim. Şimdi ikince önergeme yanıt bekliyorum.”

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net