www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yuşçenko’nun elinde kan var
Eski yönetimin yolsuzluğa battığını söyleyerek başa geçen Ukrayna Devlet Başkanı Yuşçenko, kilit bir davada gerçeklerin önünü tıkıyor.

Talabani cumhurbaşkanı
ABD işgali gölgesindeki Irak meclisi, üç hafta süren pazarlıkların ardından Celal Talabani’yi cumhurbaşkanlığına getirdi. Böylece ilk kez bir Kürt lider Irak cumhurbaşkanı oldu.

‘El Ras Muharebesi’ bitti
Suudi Arabistan’ın El Ras kentinde, devlet güçleriyle El Kaide bağlantılı milisler arasında üç gündür süren çatışmalar sona erdi.


Yuşçenko’nun elinde kan var
Ukrayna’da ‘kadife darbeyle’ başa geçen Viktor Yuşçenko’nun bir gazetecinin öldürülmesi davasını açığa çıkarma sözü vermesine rağmen gerçekleri örtbas ettiği belirtiliyor.
Araştırmacı gazeteci Georgy Gongadze’nin öldürülmesinin ardından, Leonid Kuçma hükümetine yönelik tepkiler artmıştı. Devlet Başkanı seçilen Yuşçenko, seçimlerden önce katillerin kesinlikle bulunacağını söylerek kampanya yürütmüştü.
Davanın sonucunda iki polis yetkilisi, 5 yıl önce işlenen cinayetten dolayı suçlu bulundu.
Eski bakanın intiharı
Ancak dava süresince yaşananlar, Yuşçenko hükümetinin gazetecinin öldürülmesinin ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaktan kortuğu yorumlarına neden oluyor.
Davanın kilit isimlerinden biri olan Yuri Kravçenko, geçtiğimiz ay intihar etti. Kuçma yönetiminin gazeticiden kurtularak olayın üstünü kapatmak istediği, hatta bir kasette, Kuçma yönetiminde içişleri bakanı olarak görev alan Kravçenko’nun ‘defteri kapatma’ sözü verdiği kaydediliyor.
Yuşçenko yönetimi tarafından başlatılan soruşturmada ifade vermesi beklenen Kravçenko’nun sorgulanmasından yalnızca saatler önce kendini öldürmesi şüphe uyandırdı. Soruşturmayı sürdüren Başsavcı Stanislav Pyskun, kayıtları yeniden incelemek istediğini açıklamıştı.
Kravçenko’nun eşi, Yuşçenko hükümetinin kasetin açıklanmasını ve eski bakanın ifade vermesini istemediğini belirterek, hükümetin kocasının ölümüne sebep olduğunu söyledi.
Ukrayna medyasında Yuşçenko hükümeti için ‘kitle imha silahı’ niteliğinde olduğu belirtilen bu kaset kayıtları, “zehirli bir kadehe” de benzetiliyor.
Kirli pazarlıklar
Dava sürecinde yaşanan başka bir şüpheli olay ise Başsavcı’nın önce davadan alınarak sonra tekrar soruşturmanın başına getirilmesi. Stanislav Pyskun’un neden görevden alındığı ya da tekrar neden göreve getirildiği konusunda net bir açıklama yapılmadı.
Ayrıca, ‘portakal devrim’ olarak adlandırılan harekette yer alan gençlik örgütü Pora’nın, “görevden alınması gerekenler” başlıklı kara listesinde Başsavcı’nın adı da bulunuyordu.
Davaya adı karışan bir başka isim, Volodymyr Lytvyn. Kuçma iktidarında parlamento sözcülüğü yapan Lytvyn’in söz konusu kasette “gazetecinin susturulması gerektiğini” söylediği belirtiliyor. Yuşçenko ise, Lytvyn’e gelecek yılki seçimlerde partisine katılma çağrısı yaptı. Bunun karşılığında ise Lytvyn’in parlamento komisyonunun Gongadze davası hakkında ortaya çıkardıklarını kamuoyuna açıklamasını önlediği bildirildi.
Öte yandan, ABD Başkanı George W. Bush, Ukrayna’nın Irak’tan asker çekecek olmasını eleştirmedi. Önceki gün Yuşçenko’yu Beyaz Saray’da ağırlayan Bush, “Yuşçenko, birkaç askeri eve getirmek üzerine bir kampanya yaptı. Ve bu kampanyanın borcunu ödüyor. Bunu anlayabilirim” dedi. Dahası ABD Başkanı, Yuşçenko’ya yolsuzlukla savaş gerekçesiyle 60 milyon dolar verilmesi için Kongre’ye öneri sunacağını açıkladı.
Bush’a destek verdi
Yuşçenko ise, ABD desteğine ihtiyaç duyduklarını ve ABD ile Avrupa Birliği arasında seçim yapmak zorunda olmadıklarını söyledi. Bush’un “küresel demokratikleştirme” çabalarına katıldığını kaydeden Ukrayna Devlet Başkanı, Irak’tan asker çekmelerine rağmen Irak güvelik güçlerinin eğitimine destek vereceklerini belirtti.
Yuşçenko ayrıca, ABD’de ‘kamu yararına çalışanlara’ verilen Kennedy Cesaret Ödülü’nü aldı.


Başa dön


Talabani cumhurbaşkanı
Irak’ta 30 Ocak’ta kurulan meclis, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani’yi cumhurbaşkanlığına getirdi. Meclisin dün sabah yapılan oturumunda, Talabani’nin yardımcılıklarına Sünni Gazi El Yaver ile Şii Abdül Mehdi getirildi. Böylece Irak tarihinde ilk kez bir Kürt, cumhurbaşkanı oldu. Talabani, bugün yemin edip göreve başlayacak.
Üç ismin bulunduğu listeye 227 milletvekili destek verirken, 30 milletvekili geçersiz oy kullandı.
Talabani’nin cumhurbaşkanlığına getirilmesi, “Kürtleri Irak bütünlüğü içinde tutma” siyasetinin bir parçası olarak gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanı ve yardımcıları, başkanlık konseyini oluşturacak ve bu konsey de kabineyi kuracak başbakanı atayacak.
İlk mesaj komşulara
Talabani, basına verdiği demeçte, “ülkeyi güvenliğe kavuşturmaya çalışacağını” söyledi. Komşu ülkelerden, yabancı militanların Irak’a girmesine karşı verilen mücadelede yardımcı olmalarını isteyen Talabani, “Halkımız sabırlıdır, ancak sabırlarının bir sınırı var” diye konuştu. Celal Talabani ayrıca, “yalnızca Kürtleri değil, kötü bir diktatörlükten özgürlüğe kavuşan tüm Iraklıları yöneteceğini” söyledi.
Bazı Iraklı siyasi liderler, bugün de Şii kökenli İbrahim Caferi’nin başbakan olarak atanmasının beklendiğini bildirdi.
Talabani kimdir?
Celal Talabani 1933’te Kuzey Irak’ta doğdu. Siyasi kariyerine 1950’lerin başında Kürdistan Demokratik Partisi’nin öğrenci birliği lideri olarak başlayan Talabani, Mesut Barzani’nin babası Mustafa Barzani ile arasındaki görüş ayrılıklarından dolayı 1975’te KYB’yi kurdu. Bir yıl sonra da hükümete karşı silahlı eyleme başladı. 1988’de Saddam rejiminin Kürtlere karşı Halepçe’de kimyasal silah kullanmasıyla ağır bir yenilgi aldı ve İran’a sığındı.
Talabani-Barzani mücadelesi de son otuz yıldır
Irak Kürtleri’nin siyasi hayatında etkili oldu. İki lidere bağlı güçler zaman zaman birbirleriyle de çatıştı.
Kuzey Irak’ta ABD müdahalesi ile “güvenli” bölgelerin kurulmasının ardından 1992 yılında yapılan seçimlerle KYB-KDP ortak yönetimi kuruldu. İki parti arasındaki görüş ayrılıkları sebebiyle 1994’te çatışmalar yeniden başladı.
ABD ve İngiltere’nin girişimiyle iki parti arasında yapılan görüşmeler sonucunda 1998’de Washington’da barış anlaşması imzalandı.
Halilzad Irak elçiliğine
Diğer yandan, ABD Başkanı George Bush, Irak büyükelçiliğine Zalmay Halilzad’ı aday gösterdi. John Negroponte’den boşalan
Irak büyükelçiliğine aday gösterilen ABD’nin Afganistan temsilcisi Zalmay Halilzad’ın adaylığının Senato tarafından onaylanması gerekiyor.


Başa dön


‘El Ras Muharebesi’ bitti
Suudi Arabistan’ın El Ras kentinde, devlet güçleriyle El Kaide bağlantılı milisler arasında üç gündür süren çatışmalar sona erdi. Suudi yönetimi, 18 El Kaide mensubunun öldürüldüğünü duyurdu. Çatışmalarda 35’ten fazla polis de yaralandı.
Öldürülenler arasında, El Kaide’nin Suudi Arabistan lideri Salih El Ufi’nin de bulunduğu açıklandı.
Üç gün boyunca bir evden diğerine geçerek çatışan silahlı milislerin, önceki gün geçtikleri son evde sıkıştırıldıkları ve öldürüldükleri öğrenildi. Ölenler arasında, aranan Saud el Uteybi ve Faslı Abdülkerim el Mecati de bulunuyor. El Uteybi ve el Mecati, Mart 2004’te 191 kişinin öldüğü Madrid’teki bombalı saldırıdan sorumlu tutuluyordu.
Filistinli gence ağır işkence
İsrail askerlerinin kendilerine taş attıkları gerekçesiyle tutukladıkları Filistinli bir çocuğa işkence yaptıkları ortaya çıktı. Batı Şeria’da İsrail askerleri tarafından tutuklanan Muhammed Radi Erakat (16) adlı çocuğu, Gush Etzion Yahudi yerleşiminde tutulduğu cezaevinde ziyaret eden avukatı, Filistinli çocuğun işkence gördüğünü belirtti. Erakat, avukata ayaklarından tavana asıldığını ve uzun süre bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail askerleri, gencin testislerine ip bağladıktan sonra bu ipi hızla çekmek suretiyle işkence yaptılar. Askerler ayrıca çocuğun bedeninde sigara söndürdü ve onu öldüresiye dövdü. 24 saat aç ve susuz bırakıldığını kaydeden Erakat, bazen uykusuz bırakıldığını ve askerlerin tuvalete gitmesine bile izin vermediğini açıkladı. İsrail askerlerinin Filistinli çocuğa uyguladığı işkenceler bunlarla sınırlı değil. Erakat, yüzü ve bedeni kan içinde kalana kadar askerler tarafından taş yağmuruna tutulduğunu anlattı.
Sendikacılar katledildi
Kolombiya’da üç sendikacı, ‘gerilla’ oldukları gerekçesiyle ordu tarafından öldürüldü. Kırsal Kesim İşçileri Sendikası FENSUAGRO’ya üye olan Javier Alexander Cubillos, Wilder Cubillos ve Heriberto Delgado, 18 Mart’ta kurşuna dizildi. Ordu, sendika liderlerinin gerilla olduğunu ve çatışma esnasında öldüklerini öne sürdü. Ordu birliklerince daha önce öldürülen sendikacılar hakkında da aynı açıklamalar yapılmıştı. Uluslararası Gıda İşçileri Sendikası (IUF), üç köylü ve sendika liderinin ordu tarafından öldürülmesini protesto etmek amacıyla uluslararası bir eylem düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Mısırlı öğrenciler yürüdü
Mısır’da yaklaşık 10 bin üniversite öğrencisi, yine reform talebiyle gösteri yaptı. Kahire’deki El Ezher, Helvan ve Ayn Şams üniversiteleriyle Nil Deltası’ndaki Kafr el Şeyh üniversitesindeki gösteriler, polisle karşı karşıya gelme korkusuyla kampüslerde yapıldı. Müslüman Kardeşler örgütüyle bağlantılı öğrenciler, yayınladıkları bildiride, Mensure kasabasında da öğrencilerin gösteri yaptığını açıkladılar. Öğrenciler, “Mısırlılar ayağa kalkın, özgürlük sizi bekliyor” sloganıyla kampanya başlattıklarını ve üç günde 8 kampüste protesto gösterisi düzenlediklerini bildirdiler. Protestocular, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile oğlu Cemal’in Eylül’deki seçimlere katılmamalarını ve anayasal reform yapılmasını istiyor. Mübarek, önceden meclis tarafından belirlenen tek bir adayın katıldığı referandum sistemini değiştirmek için anayasa değişikliği yapmayı öneriyor. Ancak muhalifler, iktidar partisinin Mübarek’in rakiplerine ciddi sınırlamalar getirmesinden kaygı duyuyorlar.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net