www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bu kez işçiler konuşacak
Türk-İş’in yaşanan sorunlar karşısındaki suskunluğundan rahatsız olan İstanbul şubeleri, sendikal hareketin sorunlarının tartışıldığı bir toplantı düzenleyecek. Toplantıda işçiler ve temsilciler söz alarak önerilerini dile getirecekler.

TTK işçilerinden Türk-İş
   Başkanlar Kurulu’na çağrı

Türk-İş Başkanlar Kurulu, 22 Mart Salı günü Zonguldak’ta toplanacak. Başkanlar Kurulu’nda, kamu sözleşmeleri, TEKEL, Telekom, TÜPRAŞ, THY, PETKİM, ERDEMİR gibi kuruluşlar ile limanlar ve enerjideki özelleştirme uygulamaları, ayrıca sosyal güvenlik reformu çerçevesinde hazırlanan yasa taslaklarını değerlendirecek.

Mücadele yükseltilmeli
Haber-Sen 2. Olağan Genel Kurulu’nda söz alan delegeler, telgraf emekçilerinin Cumhuriyet tarihinde gerçekleştirdikleri ilk grevden, Tüm Haber-Sen’in kuruluşuna ve Haber-Sen’e uzanan süreçteki mücadele ruhunun yeniden diriltilmesi çağrısını yaptı.


Bu kez işçiler konuşacak
İşçilerin haklarına yönelik saldırılardan ve Türk-İş’in bu saldırılar karşısındaki suskunluğundan rahatsız oldukları için bir süre önce deklarasyon yayınlayan Türk-İş’e bağlı sendikaların İstanbul şubeleri, sendikal hareketin sorunlarının ve çözüm önerilerinin tartışılacağı bir toplantı düzenleyecek. Kadırga Kültür Merkezi’nde saat 13.00’da başlayacak olan toplantıya konuşmacı olarak Volkan Yaraşır ve Süleyman Üstün katılacak. Toplantının geri kalan bölümünde işçiler ve temsilciler söz alarak düşüncelerini ve önerilerini aktaracaklar.
İşçilerle tartışılacak
Toplantıyı düzenleyen şubelerden olan Haber-İş 1 No’lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, işçilerle ve temsilcilerle bu sorunları tartışmak istediklerini belirtti. Sendikal harekete bakışta pek çok yanlışın olduğuna dikkat çeken Dokuyucu, sendikacıların bu işe meslek olarak baktığını, işçilerin ise “en iyi sendikacılar bilir” diyerek kendilerini bu sürecin dışında tuttuğunu söyledi. Yasaların buna destek verdiğini, delege seçimlerinden, işçilerin sendikalara katılımına kadar pek çok engel yarattığını belirten Dokuyucu, sorunların işyerlerine taşınması, ayrı işkollarından işçilerin birleşmesi konusunda sendikacılardan kaynaklanan sıkıntıların da yaşandığını söyledi.
Sendikal yasalar
2921 ve 2922 Sayılı Sendikalar, Grev ve Lokavt yasalarının değiştirilmesinin gündemde olduğunu belirten Dokuyucu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçileri bilerek bu sürece katmadıklarını görüyoruz. Bu konular başka yerlerde tartışılıyor belki ama konfederasyonlar ‘Bizim işçilerimiz nasılsa tartışmıyor, biz bilim adamlarına havale edelim onlar belirlesin’ anlayışı içinde. Sendikacıların geleceğini etkileyecek kimi maddelere karşılık antidemokratik maddelerin devam ettirilmesi endişesini taşıyoruz. Burada işçilerle birlikte müdahalede bulunabilirsek sendikaların demokratikleşmesi tartışmasının, birilerinin geleceğini garantiye alınması anlayışıyla heba edilmesine de izin vermeyiz.”
Sermayenin saldırılarını püskürtmek için birleşmenin olanaklarının daha fazla olduğu bir dönemde, mücadeleyi işçilere mal ederek başarıya ulaşılmasını ve uzlaşmayı hedefleyen sendikal bürokrasiyi bertaraf etmeyi hedeflediklerini anlatan Dokuyucu toplantının, bunun bir adımı olacağını dile getirdi. “İşyerlerinde bunları işçilerle tartışmak, konfederasyonlar içinde bu mücadeleyi birlikte vermek ve sendikal demokrasinin hayat bulmasını sağlamak istiyoruz” diyen Dokuyucu, bunu iyi bir şekilde hayata geçirmeleri halinde başka illerde de bu toplantıların yapılması için çalışacaklarını kaydetti.
İstanbul hareketin merkezi
Geçmişte İstanbul’da şubelerin ortaya koyduğu tutumla saldırı yasalarına karşı ciddi eylemleri hayata geçirdiğini belirten Yol-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ali Akdağ, “Mezarda emekliliğe karşı Mecidiyeköy’den Taksim’e 20 bin kişiyle yürüdük. Ankara’da yüzbinlerce işçinin katıldığı bir miting yaptık. Gerçekten İstanbul’daki hareketin büyük etkisi alıyor. Son günlerde geçen yasalarda ise bizde hareket olmayınca hiçbir şey olmadı. Aşağıdan yukarı ciddi bir etki yapabilseydik Türk-İş bu kadar rahat geçiştiremezdi” dedi.
Önümüzdeki süreçte de pek çok saldırı yasasının gündeme geleceğini belirten Akdağ, işçilerle birlikte İstanbul’da birlik olmanın altyapısını oluşturmaları ve doğru tutumu göstermeleri halinde saldırıların püskürtülebileceğini belirtti.
2921 ve 2922 sayılı yasaların içeriğinde “örgütlenmeme” olduğuna dikkat çeken Akdağ, yasaların tamamen kaldırılmasını ve yerine Bilim Kurulu tarafından AB’ye uyum adı altında mevcut yasaların makyajlı halinin çıkarılmasını değil, emekçilerin sorunlarına cevap verecek, örgütlenmenin önünü açacak yasaların hazırlanması gerektiğini söyledi.


Başa dön


TTK işçilerinden Türk-İş
   Başkanlar Kurulu’na çağrı
Türk-İş Başkanlar Kurulu, 22 Mart Salı günü Zonguldak’ta toplanacak. Başkanlar Kurulu’nda, kamu sözleşmeleri, TEKEL, Telekom, TÜPRAŞ, THY, PETKİM, ERDEMİR gibi kuruluşlar ile limanlar ve enerjideki özelleştirme uygulamaları, ayrıca sosyal güvenlik reformu çerçevesinde hazırlanan yasa taslaklarını değerlendirecek.
Toplantıda, hükümetle yürütülecek kamu kesimi toplu iş sözleşmeleri nedeniyle konfederasyon bünyesinde oluşturulacak “Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Koordinasyon Kurulu”nun belirlenmesi ya da kurul üyelerini belirlemek üzere Türk-İş Başkanlar Kurulu’na yetki verilmesi bekleniyor.
İşçi mektup yazdı
Bu arada Zonguldak’tan TTK Merkez Lavuar’ından bir grup işçi gazetemize mektup göndererek Başkanlar Kurulu’na taleplerini iletti. Mektupta şunlar belirtildi: “Ülkemizi yöneten AKP Hükümeti bugüne kadar halkımızın yarattığı bütün değerleri, yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmekte bir sakınca görmediği gibi elinden geleni de ardına koymamakta kararlı görünüyor.
TTK’ya yönelik özelleştirme politikaları kapsamında ocak ayından bugüne gerçekleştirilen ihalelerde 22 sahanın ihalesi yapılmış, 20 tanesi ile sözleşme imzalanmıştır. Yaklaşık 550 milyon ton taş kömür rezervi bulunan Selik-Dikkanat, Alacaağzı-Kandilli -300 üzeri, Bağlıkağzı ile Amasra-B sahaları rödavans karşılığı özel sektöre açılmıştır. Bununla birlikte Kozlu ve Üzülmez müesseselerinin tüvenan kömürünü yıkayan Merkez Lavuarı’nın yıkılarak, kömürün Kozlu ve Üzülmez bölgelerinde kurulacak olan mobil lavuarlarada “Hizmet alımı” yolu ile yıkattırılması için 9 Şubat tarihinde yapılan ihaleye Park Enerji Maden A.Ş’nin vermiş olduğu teklif değerlendirme aşamasındadır. Bu saldırılar karşısında Genel Maden-İş Sendikası Karadon, Kozlu, Üzülmez, Amasra bölgelerinde Merkez Lavuarında ve Maden Makinaları Fabrikasında (Merkez Atölyesi) Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve GMİS Genel Başkanı Çetin Altun’un katılımıyla kitlesel basın açıklamaları yapılmış ve TTK Genel Müdürlüğü önünde 2 bin işçinin katılımıyla kitlesel bir tepki ortaya konmuştur. Bu tepkilerin ve basın açıklamalarının hükümete ve TTK yönetimine geri adım attıramadığı ortadadır.
Bizler lavuar işçileri olarak işyerimize sahip çıkmak için verdiğimiz mücadelenin TEKEL, Telekom, SEKA işçilerinin özelleştirmelere karşı verdikleri mücadeleyle birleşirse kazanılacağını biliyoruz.
Bu yüzden Zonguldak’ta toplanacak olan Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun kısa süre içinde illimizde bir miting ve ülke genelinde genel eylem kararı alarak, ülkemiz işçi ve emekçilerini hiçe sayan hükümete gerekli cevabı vermesini istiyoruz.”


Başa dön


Mücadele yükseltilmeli
Haber-Sen 2. Olağan Genel Kurulu’nda söz alan delegeler, telgraf emekçilerinin Cumhuriyet tarihinde gerçekleştirdikleri ilk grevden, Tüm Haber-Sen’in kuruluşuna ve Haber-Sen’e uzanan süreçteki mücadele ruhunun yeniden diriltilmesi çağrısını yaptı.
Faaliyet raporu üzerine yapılan görüşmeler sırasında söz alan Mülayim Korkmaz’ın “Benim öncelikli sorunum kimlik sorunum” sözleri tartışmalara yol açtı. Bir delegenin “Bizim Kürt sorunu gibi bir sorunumuz yok” diyerek ayağa kalkmasının ardından hararetlenen tartışma, salon dışında devam etti. Bekir Böke ise, “12 Eylül Türk, Kürt demeden hepimizin üzerinden geçti. Dağınık, parçalanmış durumdayız. Omuz omuza vermeliyiz” dedi.
Eğitim Sen’e dava baskısı
Eğitim Sen genel merkezinin aldığı eylem kararlarını uygulayan Tarsus şube yöneticileri ve kendilerine destek veren kurum temsilcilerine üst üste dava açılıyor. Açılan davalardan biri, KESK’e toplugörüşme masasına destek vermek amacıyla 19 Eylül 2004’te Hatay’dan başlayarak Adana’da sona eren yürüyüşle ilgili. “Toplantı, gösteri ve yürüyüş yasasına karşı gelme” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması 2 Mayıs 2005’te yapılacak. İkinci davanın nedeni ise Eğitim Sen’in kapatılmasına karşı 3 gün üst üste yapılan meşaleli eylem. Bu eyleme destek veren İHD üyeleri hakında da dava açıldı. Dava duruşması 21 Nisan 2005 tarihinde görülecek. Üçüncü dava yine Eğitim Sen’in kapıtılmasına karşı 20 Şubat akşamı yapılan meşaleli eylem. Hazırlık aşamasındaki bu davaya ilişkin, Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe, Şube Sekreteri Şahin Yücel, şube üyesi Necdet Eser, İHD Tarsus Şube Yöneticisi Bekir Geyik, dernek üyeleri Mehmet Erel ve Sinan Oktulmuş savcılığa ifade verdi. Eğitim Sen’in Tarsus’ta demokrasi mücadelesinin merkezi olduğunu belirten Şube Başkanı Cuma Erçe, sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Memur AKP’den alacaklı
Türkiye Kamu-Sen, memurların AKP iktidarının 2 yılında enflasyondan dolayı yüzde 15.75 alacaklı olduğunu bildirdi. Türkiye Kamu-Sen’in araştırmasında, 2003 ve 2004 yılları için toplam enflasyonun yüzde 35.9 olarak gerçekleştiği, memurlara ise toplam yüzde 20.15 oranında zam yapıldığı ifade edildi. “Bu durumda, memurların AKP Hükümeti’nden yüzde 15.75 oranında alacaklı gözüktüğü” belirtilen araştırmada, “Her fırsatta enflasyonun düştüğünü söyleyen hükümet yetkililerinin, ücretlere, düştüğünü söyledikleri enflasyonun altında zam vererek, dar gelirliyi daha da mağdur ettikleri” kaydedildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net