www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Amerika şantaj yapıyor
Bush yönetimi, ABD ve İsrail karşıtlığının giderek arttığı Türkiye üzerindeki baskısını artırıyor. ABD şimdi de Ermeni tasarısını bir şantaj aracı olarak kullanmaya başladı. Washington, İran ve Suriye’ye yönelik politikalara destek verilmezse, tasarıyı engellememe tehdidinde bulundu.

CFR direktörü niye geldi?
ABD-Türkiye ilişkilerinin gerildiği bir dönemde sessiz sedasız Amerika’nın derin devleti olarak anılan Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR) direktörü Phillips’in Türkiye ziyareti dikkat çekti. Phillips’in niye geldiğine dair resmi bir açıklama yapılmadı.


Amerika şantaj yapıyor
ABD yönetimi Türkiye’yi baskı altına almak için şimdi de “Ermeni şantajı”nı kullanıyor. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, kendisini ziyaret eden milletvekillerine bunu açık açık söyledi. “Tasarıyı reddetmemiz için elimizin güçlenmesi gerekli. Bunun için de İran ve Suriye konusunda isteklerimizi kabul etmeniz lazım” dedi.
1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesinden sonra Türkiye’ye ağır tehditlerde bulunan ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, şimdi de Suriye ve İran konusunda kendi istedikleri politikaya uyum sağlaması için Türkiye’ye şantaj yapmaya başladı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, ABD Büyükelçisi Eric Edelman’ın “Suriye’ye gitmeseniz iyi olur” sözlerina karşılık ziyareti ertelememesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu karara destek vermesi ABD yönetimini daha da kızdırdı. ABD, nisan ayında gündeme gelmesi beklenen Ermeni Soykırımı Tasarısı’nı Türkiye aleyhine bir silah olarak kullanmaya başladı.
Milletvekillerine mesajı verdi
ABD yönetimi, Ermeni soykırımı iddialarına karşı Türkiye’ye destek verebilmek için Ankara’dan, İran ve Suriye konularında bir dizi talepte bulundu. Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz aracılığıyla bu konudaki beklentiler ve istekler Washington’da temaslarda bulunan TBMM heyetine doğrudan iletti.
Wolfowitz çok açık bir dille “Ermeni lobisine karşı elimizi güçlendirmeniz gerek” derken, İran ve Suriye konusundaki gelişmeleri hatırlattı. Ayrıca Wolfowitz, Irak pürüzleri, Suriye ve İran konusunda “üslup birliği”nin sağlanamaması, Türkiye’de Amerikan ve İsrail karşıtı görüşlerin giderek artması gibi gelişmelerin, ABD’nin “Türkiye yanlısı tavrı”nı zayıflatan unsurlar olduklarını söyledi. Bush yönetiminin isteklerini de şöyle sıraladı Wolfowitz:
“Ermenistan sınırının açılması, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, hükümetin Amerikan ve Musevi karşıtı söylemlere karşı tavır alması ve İran-Suriye konularında daha fazla uyum sağlanması.”

PATRİKANE BASKISI
Amerikan hükümetinin kuruluşu olan Helsinki Komisyonu, Türkiye’deki Fener Rum Patrikhanesi’nin durumunu inceledi. ABD’de 1976’dan beri faaliyet gösteren Helsinki Komisyonu, 9 Senatör, 9 Temsilciler Meclisi üyesi ve ABD Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’nın birer yetkilisinden oluşuyor. ABD Temsilciler Meclisi’nin çalışma binalarından Rayburn ofisinde
dün düzenlenen bir toplantıda, Türkiye’deki Patrikhane’nin durumu ele alınırken, “Türkiye’deki Rum-Ortodoks Kilisesi: Sistematik İstimlak Kurbanı” başlığı kullanılması dikkati çekti. Helsinki Komisyonu’nun eşbaşkanı, Cumhuriyetçi Parti New Jersey Milletvekili Chris Smith, toplantının başında yaptığı açıklamada, Türk hükümetini, Patrikhane’nin faaliyetlerini sistemli bir şekilde engelleme çabasında olmakla suçladı. Smith, “Patrikhane’nin emlak edinme, satma, benzeri faaliyetlerde bulunmaktan alıkonulması, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına izin verilmeyişi, tahrip olan kiliselerin onarımının engellenmesi ve Fener Rum Patriği’nin ekümenik yani evrensel statüsünün tanınmamasının” başlıca sorunlar olduğunu savundu.


Başa dön


CFR direktörü niye geldi?
Amerikan yönetiminin Türkiye üzerindeki baskısının arttığı bir dönemde ABD’nin en önemli güç odağı olan ve “derin devlet” olarak anılan CFR’nin (Dış İlişkiler Konseyi) Eylemleri Önleyici-Eylemler Merkezi’nin Direktörü David L. Phillips’in Türkiye’ye gelmesi dikkat çekti.
Phillips, CFR’de Irak ve Iraklı Kürtler üzerine çalışıyor. Türk-Ermeni masasında da görev yapmış bir isim. Türkiye’de başta TESEV üyeleri olmak üzere patron örgütleri ile sıkı ilişkilere sahip. Ayrıca Kuzey Irak Kürtleri ile de ilişkileri oldukça iyi.
Bu tablo, CFR’nin en etkili adamlarından Phillips’in Türkiye’de bulunma sebebinin son dönemde iyice gerilen Türkiye-ABD ilişkilerine dair olduğu görülüyor. Nitekim Phillips’in Akşam gazetesinde Güler Kömürcü ile yaptığı “özel sohbette” anlattıkları bu konuda önemli bir ipucu veriyor. İşte bu söyleşiden kısa notlar:
  • Türkiye ve ABD arasındaki son yaşanan gergin durumun akılla çözüleceğine inanıyorum. Türkiye ve ABD daha çok ortak proje geliştirmek zorunda, yakın dönem adına da en iyi proje Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi olabilir.
  • ABD-Türkiye arasındaki gerginlik daha da tırmanırsa Türkiye kendine yeni bir müttefik bulmak zorunda kalabilir.
  • Bush kendini kurtarıcı olarak görüyor ve Müslüman dünyasına demokrasi-özgürlük getirmeye kararlı. Bush’un Ortadoğu’ya-demokrasi-özgürlük projesinde Türkiye’nin yeri vazgeçilmezdir, Türkiye bölgede demokratik-laik ülke olarak rol modelidir, bu nedenle Türkiye’siz olmaz.
  • Türkiye’de milliyetçi-şahin hareketlerin, politikaların yükselmesi gayet doğal. AKP bu konudaki toplumun talebini de derhal karşılamak zorunda.
  • Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürt Federasyonu’na Türkiye’nin karşı çıkmaması lazım. Kürt Federasyonu aslında Türkiye’de ekonominin güçlenmesine, Türkiye’nin büyük abiliğinde bölgenin yeniden dizaynına yardım eder ki Irak’taki gelişmeler Kürt Federasyonu’nun kurulmasının yakınlaştığını-kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.

    ERDOĞAN HUZURA ÇIKMIŞTI
    Recep Tayyip Erdoğan başbakan olmasından sonra ilk resmi ziyaretini ABD’ye yapmıştı. Ve 28 Ocak 2004 günü ABD’de CFR’nin huzurunda Türkiye’nin Amerikan politikalarına bağlılığını dile getiren bir konuşma yapmıştı. CFR‘nin Başkanı Peter Peterson, Erdoğan’ı kürsüye çağırırken “Türkiye’yi kurtardınız gelin ABD’yi de kurtarın” demesi dikkati çekmişti.
    Erdoğan yaptığı konuşmasında Türkiye’nin doğu-batı arasında bir “köprü rolü” üstlendiğini vurgulamış, “terörle mücadelede” ABD yönetimine istenilen desteği vereceğini söylemişti.
    Erdoğan konuşması boyunca bütün dünyanın tepkisini kazanan George W. Bush’un politikalarına da övgüler dizmişti.

    CFR: ABD’NİN DERİN DEVLETİ
    Dış İlişkiler Komitesi (CFR), kurulduğu günden bu yana her Amerikan iktidarı için dış politika üreten, iç politik tercihleri etkileyen bir kuruluş. Sovyet sisteminin çöküşüyle tek süper güç statüsü kazanmasını, dünyayı yönlendiren parasal gücünün temellerini, uzun erimli hedeflerinin çoğunu CFR’ye borçlu ABD. Türkiye’nin tam merkezinde bulunduğu bölge, CFR’nin özel ilgi alanlarından birisi oldu her zaman. CFR, 21 Temmuz 1921’de New York’ta kuruldu. Savaşlara, saldırılara, parasal operasyonlara yol gösteren örgüt CFR yapısıyla olduğu kadar bu yapı içinde kullanılan unvanlarla da gizemli bir tablo çiziyor. CFR iki çemberden oluşuyor. İç çemberde 40 kişilik bir komite bulunuyor. Merkez Komite işlevi görüyor. Bu çemberin içinde de 10 kişilik ayrı bir iç çember bulunuyor. Merkezde bulunan bu ilk halkaya ‘Boğanın Gözü’ deniyor. CFR’in 3600 ‘patron-akademisyen-bürokrat ve emekli asker üyesi var. İddiaya göre dünyadaki birçok ülkede ekonomik, siyasi, askeri, psikolojik ve kültürel bir dizi program! CFR eliyle yürütülüyor.
    Foreign Affairs adlı ünlü dergi bu örgütün yayın organı. Her yönetimde, en azından Dışişleri, Savunma, Hazine, ve Milli Güvenlik bakanları CFR üyelerinden oluşuyor. Belli başlı basın-yayın kuruluşlarında da (NBC, ABC, CBS TV’leri, ‘The New York Times’, ve Washington Post gazeteleri) CFR üyeleri bulunuyor.


    Başa dön


  • İşgale karşı Kadıköy’e...
    “Savaşa karşı yüzde 82” sloganı ile bugün Kadıköy’de buluşacak olan savaş karşıtları, ABD ve işgal kuvvetlerinin Irak’ı işgalinin ikinci yılında bir kez daha “ABD emperyalizmine hayır” diye haykıracaklar. Savaş karşıtları, 19 Mart Küresel Eylem Günü’nde ABD’nin Irak’tan ve tüm Ortadoğu’dan elini çekmesini isteyecekler. Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK, TMMOB, Türk Diş Hekimleri Derneği Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, TÜRMOB, İstanbul Barosu, EMEP, DEHAP, ÖDP, TKP, CHP, İHD, DSİP, 78’liler Derneği, SODEV, BAK, Halkevleri, SEH, Siyasal Ufuk Hareketi’nin çağrısını yaptığı miting Kadıköy Meydanı’nda saat 12.00’de başlayacak. Barıştan yana olan ve savaşa karşı çıkan herkesi saat 12.00’de Kadıköy Meydanı’na bekleyen savaş karşıtları, 1 Mart 2003’te tezkerenin çıkmasını engelleyenler bu kez de “ABD emperyalizmine hayır” diyecekler. Öte yandan 19 Mart Küresel Eylem Günü’nde Irak’ta İşgale Hayır Koordinasyonu da 12:00’de Dolmabahçe’de, Mazlum-Der 18:30’da İstanbul Şube binası önünde ve CHP Gençlik Kolları’da 15:00’ta Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda eylemler düzenleyecek.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net