www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Amerika karşitlari Bin Ladin gibi!
Türkiye'deki Amerikan karşitligina dair sert eleştiriler devam ediyor. The Washington Times'ta çıkan bir yazıda, Amerikan karşıtlığı ile Ladin'in fikirlerinin aynı olduğu iddia edildi.

AP polis şiddetinin takipçisi olacak
Avrupa Parlamentosu (AP), 6 Mart Pazar günü İstanbul'daki Kadınlar Günü gösterilerinde meydana gelen olaylar nedeniyle Türk polisini kınayan bir karar alacak. AP ayrıca AB Komisyonu'ndan olaylara ilişkin detayli bir rapor da isteyecek.

Madrid’de terör zirvesi
İspanya’nın başkenti Madrid’de Mart 2004’te düzenlenen bombalı saldırıların birinci yıldönümü yaklaşırken, kent bir “terör zirvesine” evsahipliği yapıyor.


Amerika karşitlari Bin Ladin gibi!
ABD basini, Türkiye'deki anti-Amerikancı fikirlerin Bin Ladin'in söylediklerinden farkı olmadığını savundu. The Washington Times gazetesinde yer alan bir yorumda, "Kimse farkında olmadan, Türkiye, küresel Amerikan karşıtlığında 'altın madalyayı' kazandı" denildi. Yazıda, Türk medyasında yer alan "saptırma ve yalanlar" nedeniyle Türkiye'deki ABD karşitliginin arttigi da öne sürüldü.
Amerikan yönetiminde Türkiye halkinin tepkisinin yarattigi rahatsizlik devam ediyor. Özellikle ABD basininda birbiri ardina çikan yorumlarda tepkilerin arttigina dikkat çekilirken, zaman zaman agir hakaretlere varan yazilara yer veriliyor. Son olarak The Washington Times gazetesi Türkiye'deki Amerikan karşitligini konu edindi.
Soguk hindi!
Amerikan United Press (UPI) haber ajansinin editörü Arnaud de Borchgrave'in imzasıyla yayımlanan yorumda; ABD'de iyi bir şeyin sonradan bozulmasini anlatmak üzere kullanilan Ingilizce "Cold Turkey" (soğuk hindi) deyimi, Türkiye'nin İngilizcede iki anlama gelmesinden de faydalanılarak başlıkta kullanıldı.
Yazıda, BBC'nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, Türklerin yüzde 82 ile en fazla ABD karşıtı ülke olduğu belirtildi. Yorumda, "Türk medyasındaki bir dizi yalan ve saptırmaların ardından", bu sonucun şaşirtici olmadigi ileri sürüldü. Yorumda, sag, sol, merkezde veya Islamci basinda, ABD'yi Nazi Almanyası ile kıyaslayan yorumların yer aldığı da belirtildi.
Ladin'den farkları yok
Arnaud de Borchgrave yorumunda ağır eleştirilerde de bulundu. Yazısında El Kaide lideri Usame bin Ladin'in 11 Eylül'den bu yana söylediklerinin, Türk gazetecilerinin yansıttığından farklı olmadığını belirterek, Türk basınının çeşitli kesimlerinden yazarların ABD ile ilgili yazılarına da yer verdi. ABD karşıtlığının Türkiye'de göreceli olarak yeni bir kavram olduğu, 1990'larda Türklerin yüzde 60'ının ABD'ye ve politikalarına karşı sempati beslediği iddia edilen yorumda, Ancak 2003'teki Irak Savaşi'nın ters etki yarattığı ve havanın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti ile beraber değiştiği ifade edildi.
TBMM'nin, Irak Savaşi'nda Türk topraklarından kuzey cephesi açılmasını kabul etmeyişiyle ilişkilerde en düşük noktaya ulaşıldığı ve Türkiye'ye sağlanan kredinin bile istenen yumuşamayı yaratamadığı yazıldı.
ABD'nin, Irak'ın kuzeyinde bir Kürt devletini desteklediği yönünde Türklerin "paranoit" davrandığını ileri süren ABD Başkanı George W. Bush'un, Başbakan Erdogan ile görüşmelerinde, Irak'ın toprak bütünlüğüne verilen önemi vurguladığı, ancak yine Türk medyasında ABD'nin niyetine ilişkin sorgulamalarin yer aldigi ileri sürüldü.

AMERİKAN YÖNETİMİNE ÖNERİLER
ABD'nin önemli düşünce kuruluşlarindan The Washington Institute'nün ABD - Türkiye ilişkileriyle ilgili raporunda, ABD'nin terör örgütü PKK'ya karşi Irak'ın kuzeyinde aktif önlemler alması gerektiği savunuldu. Raporda, Türklerin, ABD'nin kendilerine karşili saygili davranmadigi inancini taşidigi belirtilerek, iki tarafa da ilişkileri güçlendirecek yönde tavsiyelerde bulunuldu.
The Washington Institute'nün Türkiye programı direktörü Soner Cağaptay'ın imzasını taşıyan raporda, Türk halkının çoğunluğunun Irak savaşına karşı çıktığı hatırlatılarak, "Süleymaniye olayının Türkiye'de büyük tepkiye yol açtığı" hatırlatıldı.
Raporda ABD'nin PKK'ya karşi hareketsiz kalmasinin Ankara'da hayal kırıklığı yarattığı ve genelde Irak'ta Kürt milliyetçiliğine ilişkin gelişmelerin Türkiye'de ABD'ye karşi hoşnutsuzluk oluşturdugu görüşlerine yer verildi. The Washington Institute'nün raporunda, iki ülke ilişkilerinin güçlendirilmesi için ABD'ye, PKK'ya karsı aktif önlemler alması önerildi. Önlemler ise şöyle sıralandı:
  • ABD, Irak'ın kuzeyinde PKK'ya karşi kararli şekilde harekete geçmeli.
  • PKK yöneticilerinin ele geçirilmesi için Türkiye'ye yardım edilmeli.
  • Avrupa Birliği'ni ikna ederek PKK'nın Avrupa şebekesinin çökertilmesi.
  • PKK'nın finans kaynaklarının kurutulması.


    Başa dön


    AP polis şiddetinin takipçisi olacak
    Avrupa Parlamentosu (AP), 6 Mart Pazar günü İstanbul'daki Kadınlar Günü gösterilerinde meydana gelen olaylar nedeniyle Türk polisini kınayan bir karar alacak. AP ayrıca AB Komisyonu'ndan olaylara ilişkin detayli bir rapor da isteyecek.
    AP'deki politik gruplar, Strasbourg'da yaptıkları sözlü açıklamaların ardından, IV. Dünya Kadınlar Konferansı üzerine hazırladıkları ortak karar tasarısına Türkiye'deki kadın hakları konusunu da eklediler.
    AP'de politik gruplar arasında önceki gece geç saatlere kadar devam eden görüşmeler sonucunda varılan uzlaşı metnine göre, 10 Mart Perşembe günü Strasbourg'daki genel kurul toplantılarında oylanacak karar tasarısında Türk polisinin göstericilere karşı şiddeti "aşiri kabalik" olarak niteleniyor.
    Tasarının bu bölümünde "AP, 6 Mart 2005 tarihinde İstanbul'daki Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan gösteride Türk polisinin aşırı kabalığını kesinlikle kınar ve AB Komisyonu'nun yaşananlar hakkinda AP'ye detaylı bir rapor sunmasını talep eder" ifadeleri yer alıyor.
    AP son olarak, AB Komisyonu'ndan 2006 yılını "Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Avrupa Yılı" ilan etmesini istiyor. Bu çerçevede "Türkiye, Romanya ve Bulgaristan ve AB'ye komşu ülkelerin kadinlara yönelik şiddete karşi düzenlenecek her türlü etkinlik, program ve projeye dahil edilmelerini" de istiyor.
    Güldal Akşit sorgulanacak
    Öte yandan, AP 16 Mart Çarşamba günü "Kadınların Türkiye'de Sosyal, Ekonomik ve Siyasal Yaşamda Rolü" konulu bir açık oturum düzenleyecek. Oturum, AP'nin bu konuyla ilgili raportörlüğünü yürüten Türk kökenli Hollandalı parlamenter Emine Bozkurt'un girişimiyle gerçekleşiyor.
    Oturuma Türkiye'den Devlet Bakanı Güldal Akşit, CEDAW eski Başkanı Prof. Dr. Feride Acar ve Avukat Vildan Yirmibeşoğlu katılacak. AP kulislerinde Bakan Akşit'in 6 Mart İstanbul olaylarıyla ilgili olarak Avrupalı parlamenterlerce "terletileceği" konuşuluyor.

    MÜZAKERE BAŞLAMAYABİLİR
    8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile Türkiye’de düzenlenen gösterilere polisin sert müdahalesi Avrupa Parlamentosu AP’de Türkiye karşıtı seslerin yeniden yükselmesine neden oldu. İstanbul’da polisin kadınlara karşı ortaya koyduğu müdahaleyi sert bir şekilde eleştiren Hıristiyan Demokrat Birlik Partili AP Dışişleri Komisyonu Başkanı Elmar Brok, 3 Ekim’de başlaması öngörülen müzakerelere belki de başlanamayacağını söyledi. Gösteride güvenlik güçlerinin kullandığı şiddetin kabul edilemez olduğuna dikkati çeken Brok, Türkiye’nin AB normlarına uymayan davranışları bırakması gerektiğini kaydetti. Kadınların dövülmesinin AB adayı bir ülkeye yakışmadığının altını çizen Brok, “Eğer Türkiye AB normlarına uymayacaksa o zaman AB Ankara ile neyi müzakere edecek” diye konuştu.


    Başa dön


    Madrid’de terör zirvesi
    İspanya’nın başkenti Madrid’de Mart 2004’te düzenlenen bombalı saldırıların birinci yıldönümü yaklaşırken, kent bir “terör zirvesine” evsahipliği yapıyor.
    Başkent Madrid’de İspanya’nın veliaht prensi Felipe’nin hazır bulunduğu üç gün sürecek uluslararası toplantıya 23 hükümet ve devlet başkanı, 52 ülkeden 200 kadar uzman katılıyor.
    Toplantıda, “Terörizmin nedenleri”, “Terörle mücadele”, “Terörizme demokratik yanıtlar” ve “Sivil toplumun rolü” olmak üzere dört ana tema ele alınacak.
    Toplantı, perşembe günü “Madrid Programı”nın kabulüyle sona erecek. Türkiye’den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı toplantıya, ABD Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı George Bush ile Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ile BM Genel Sekreteri Kofi Annan da davetli.
  • Rum yönetimi tanıma konusunda ısrarcı Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu, Türkiye’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni tanımadan AB üyesi olamayacağını iddia etti. Yokovu, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat’ı da uyardı. Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat’a, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’a yönelik açıklamalarına son vermesi çağrısı yaptı. Yakovu, “Gerçekten Kıbrıs’ın geleceğini düşünüyorsa, Papadopulos’a yönelik açıklamalarına son vermeli ve Kıbrıs Rum tarafının yakınlaşma niyetine olumlu yaklaşmalı” diye konuştu. Öte yandan KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile görüşmek üzere KKTC’ye geçen Rum Yönetimi Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas ise amaçlarının, Annan Planı çerçevesinde, üzerinde anlaşmaya varılmış, kalıcı bir çözüme götürecek özlü bir diyalogun başlatılması olduğunu söyledi. Hristofyas, “çıkmaza götürecek yeni bir sürece girmemeleri gerektiğini, çünkü yeni bir çıkmazın taksimin kesinleşmesini daha da yakınlaştıracağını” kaydetti. Hristofyas, “Eğer şu ana kadar müzakere süreci yeniden başlamamışsa bunun sebebi Kıbrıs içinde ve dışında bazılarının lanse etmek istediği gibi Kıbrıs Rum tarafı ya da Başkan Tasos Papadopulos değildir. Bunun sebebi, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının farklı öncelikler ortaya koymasıdır” görüşünü savundu.
    TALAT: KESİN KAZANIRIM
    KKTC Başbakanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, 17 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimini, ‘’çok büyük olasılıkla kazanacağını’’, ancak kararı halkın vereceğini söyledi. Başbakan Talat, önceki akşam Bayrak Televizyonu’nda (BRT) canlı yayımlanan ‘’Akis’’ programında yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Kıbrıs müzakerelerinde görüşmeciliği de yürüteceğini ifade ederek, görüşmeleri hükümetle birlikte sürdüreceğini belirtti. Talat, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra kurulacak yeni hükümetin birinci hedefinin Kıbrıs sorununu çözmek olacağını kaydetti.
    Gülen için Meclis araştırması istemi CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı ve arkadaşları, Fethullah Gülen’e bağlı olduğunu ileri sürdükleri ve eğitimde devletten sonra en büyük örgütlenme olarak nitelendirdikleri okullar, yurtlar ve dershanelerin, TBMM tarafından araştırılmasını istediler. TBMM Başkanlığı’na verilen Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergede, Kamuoyunda Fethullah Gülen okulları olarak bilinen, yurtiçinde ve dışında her aşamada öğretim yapan okulların sayısının yaklaşık 500, bu okullarda çalışan öğretmenlerin sayısının ise 10 bin olduğu bildirildi. Bu eğitim zincirine bağlı olarak çeşitli okullara hazırlamak için ülke düzeyine yayılmış yüzlerce dershane, binlerce öğrencinin barındığı yurtlar olduğu ifade edilen önergede, bu kurumlarla ilgili birbirinden farklı yorumlar ve tutumlar olduğu belirtildi. Bu durumun aydınlatılması için Meclis araştırması istendi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net