www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Her fırsatta saldırı tehdidi
Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesinden sonra hedefe konulan Suriye üzerindeki baskı artırılıyor.

Ülkemizi terk edin
İşgalin ardından ülkenin doğal kaynaklarını korumak için kurulan Irak Petrol İşçileri Sendikası, ABD ve İngiliz işgalinin bir an önce bitmesini talep ediyor.

Kerkük için referandum
Irak Geçici Yönetimi Devlet Başkan Yardımcısı Roj Nuri Şıveys, Kerkük’ün durumunu yıl sonunda yapılacak referandumun belirleyeceğini söyledi.


Her fırsatta saldırı tehdidi
İsrail, Tel Aviv’de önceki gece düzenlenen ve beş kişinin ölmesi onlarca kişinin de yaralanması ile sonuçlanan intihar saldırısının ardından Suriye’yi suçladı.
İsrailli yetkililer Suriye’yi vurabileceklerini açıklarken saldırıyı üstlendiği belirtilen İslami Cihad liderlerine karşı suikastlar yapılacağı da ifade edildi. İsrail Başbakanı Ariel Şaron da Filistin yönetimini tehdit ederek “Filistinliler, ‘terörist’ grupları ortadan kaldırmadıkları sürece siyasi gelişme olmayacak” dedi.
Suriye ise suçlamaları reddederek İsrail’in barış sürecini bozmayı amaçladığını açıkladı.
‘Gerekirse vururuz’
İsrail Savunma Bakan Yardımcısı Zeev Boim Suriye’ye saldırı tehdidinde bulundu. Ülkesinin geçmişte Suriye hedeflerine saldırdığını hatırlatan Boim, “Şam kendisinden kaynaklanan saldırıları durdurmanın tek yolunun karşılık vermek olduğunu düşünürse, bunu yapacağız” dedi.
İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz ise, saldırı sonrası savunma yetkilileriyle bir araya geldi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre Mofaz toplantıda, Suriye’ye karşı İsrail’in tutumunun anlatılmasını amaçlayan uluslararası bir diplomatik atak başlatılması için gelecek haftalar içerisinde yurtdışına yetkililer gönderileceğini belirtti.
İsrail barışı sabote ediyor
İsrail’in tehdidiyle karşı karşıya kalan Suriye ise, saldırıda parmağı olduğu suçlamasını reddetti. Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Suriye’nin saldırıyla ilgisinin olmadığını, İslami Cihad’ın Şam’daki bürosunun kapalı olduğunu belirtti. Yetkili, “İsrail’in dünyada barış sürecini sabote etmekle tanındığını” belirterek, İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz’ın suçlamalarının, saldırıyı asıl düzenleyenin kimliğini bildiğini gösterdiğini söyledi.
Ayrıca İsrail’in ateşkesin İslami Cihad’ı kapsamayacağı açıklamasının ateşkesi tamamen ortadan kaldırabileceği belirtiliyor.
Çekilme donduruldu
Bu arada İsrail, saldırı nedeniyle Batı Şeria’daki 5 yerleşim biriminden çekilerek, bunlarda kontrolü Filistin güvenlik güçlerine devretme planını da askıya aldı. İsrail, 8 Şubat’taki ateşkes ilanından sonra bu yerleşim birimlerinden çekilmeyi vaat etmişti.
Öte yandan El Cezire Televizyonu saldırıyı gerçekleştiren Abdullah Badran adlı Filistinlinin, video görüntüsünü yayınladı. Badran, görüntülerde, eyleminin amacını, “ABD çıkarlarına göre davranan Filistin Yönetimi’ne zarar vermek” olarak açıklıyor.


Başa dön


Ülkemizi terk edin
Irak Petrol İşçileri Sendikası işgalcilerin Irak’tan bir an önce çekilmesini talep etti. İşgalin başladığı ilk günden bu yana işgale karşı çıktıklarını söyleyen petrol işçileri ortak bir açıklama yaptılar.
Saddam rejiminin devrilmesiyle ülkelerine huzurun geleceğine ve üllkelerini yeniden kurarak doğal kaynaklarına sahip olacaklarına inandıklarını söyleyen petrol işçileri ancak tam tersi bir durumla karşılaştıklarını belirttiler.
Bir ingiliz gazetesine açıklama yapan Iraklı petrol işçileri, “Bunun yerine insanlarımıza kimyasal silahlarla ve salkım bombalarıyla saldırıldı. İnsanlarımıza işkence yapıldı, tecavüz edildi ya da öldürüldü” dedi. “Saddam’ın gizli polisi geceleri çatımızda gezinirdi” denilen açıklamada işgalcilerin gündüz gece demeden kapılarını kırdıkları belirtildi.
Çekilin, hemen şimdi
Petrol İşçileri Sendikası, ABD’nin ya da işgal yanlısı yönetimlerin belirttiği gibi bir çekilme takvimi hazırlanmasına da karşı çıkıyor. Bunun sadece oyalama taktiği olduğunu söyleyen sendika “Biz Irak halkı olarak kendimizi yönetmek için gerekli tüm yeteneklere ve araçalara sahibiz. Kendi demokrasimizi kurabiliriz” dediler.
Gazetelerin de gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada gazetelerin teröristler tarafından kaçırılmasının işgalcilerin ekmeğine yağ sürdüğü belirtildi. Sendikanın açıklamasında ayrıca grev dahil tüm sosyal hakları yasaklayan Saddam dönemi yasalarının ABD yönetimi tarafından aynen korunduğuna dikkat çekildi.
Özelleştirmeye karşı
Ülkenin doğal kaynaklarını savunmanın görevleri olduğunu belirten sendika yetkilileri, doğal kaynakların ve petrol endüstrisinin özelleştirilmesi anlamına gelen her türlü adıma karşı olduklarını belirtti. Özelleştirmenin askeri işgalin ardından ekonomik işgal ve sömürgeleştirme anlamına geldiği belirtilen açıklamada, “İşgalciler, Şiiler ile Sünniler arasında kasten bir ayrım çıkardı. Biz daha önce böyle bir ayrım bilmezdik. Bugün de Felluce’den Sadr Mahallesi’ne işgale karşı beraber direniyoruz. Direniş bir haktır. Ve sendika olarak biz kendimizi bu direnişin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Ancak biz sendika olarak kollektif gücümüzü kullanacağız” denildi. İşçi sınıfının yanında yer aldığını söyleyen herkesin işgale karşı olması gerektiği vurgulandı.


Başa dön


Kerkük için referandum
Irak Geçici Yönetimi Devlet Başkan Yardımcısı Roj Nuri Şıveys, Kerkük’ün durumunu yıl sonunda yapılacak referandumun belirleyeceğini söyledi. Şıveys, Türkiye’nin içişlerine karışmamasını da isteyerek “Yapılacak referandumdan önce Saddam Hüseyin iktidarında Kerkük’ten gönderilen Kürtlerin yeniden geri getirilmesi gerekir. Ancak bundan sonra referandum yapılabilir’’ dedi.
Fischer ecel terleri döküyor
Federal Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Doğu Avrupa ülkeleri vatandaşlarına vize kolaylığı sağlanmasının ortaya çıkması üzerine patlak veren skandalla ilgili hata yaptığını bir kez daha itiraf etti. Köln’de yapılan Yeşiller Eyalet Kongresi’nde konuşan Fischer, iki önemli hata yaptığını, bunlardan ilkinin 1999 sonbaharında Dışişleri Bakanlığı’nın seyahat sigortasının daha da kötüye kullanılmasını mümkün kılan iki yönetmeliğin çıkarılması, ikincisinin ise 2000 ile 2002 arasında sorumlu bakan olarak yeterli derecede kararlı davranmaması olduğunu söyledi. Fischer, muhalefet partilerinin istifa çağrısına da yanıt vererek, “Birlik partileri benden istifa etmemi talep edebilir. Ama Almanya’ya gelen Ukraynalıları suçlu ilan etmekten vazgeçmeli” dedi. Skandal tartışmasına Başbakan Gerhard Schröder de katıldı. “Frankfurter Allgemeinen Sonntagszeitung” gazetesinin sorularını yanıtlayan Schröder, “Fischer bakan olarak kalacak” dedi. Skandalda sorumluluğun sadece Fischer’e yüklenmesinin yanlış olacağını söyleyen Schröder, Parlamento Soruşturma Komisyonu’nun alacağı karara saygı duyulmasını istedi. Almanya’da, “Volmer Genelgesi” olarak bilinen uygulama ile özellikle 2000-2002 arasında Ukraynalılara diğer ülkelerden farklı olarak kolay vize verildiği ve 1 milyon insanın bu şekilde geldiği ortaya çıkmıştı. İlkin bu kolaylığı inkâr eden Fischer, daha sonra suçunu kabul etmişti.
ABD ‘fırsatı’ değerlendirdi
ABD, Endonezya askerlerinin eğitimi programını yeniden başlatacaklarını açıkladı. Amerikalı yetkililer bu kararın ABD’nin Asya’daki ittifakları ile ‘ilişkilerini yeniden yapılandırma kapsamında’ alındığını söylediler. Tsunami felaketinin ardından da Amerikalı yetkililer bunun bölgeye girmek için bir ‘fırsat’ olduğunu söylemişlerdi. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’in Kongre’de kararın değiştirilmesi için lobi faaliyetleri yürüttüğü bildirildi. Amerika Endonezya ordusunun Doğu Timor’daki uygulamaları nedeni ile eğitim programını 1992’de askıya almıştı. ABD için ‘terörle savaş’ kapsamında bölge yine önem kazandı.
Af Örgütü’nün kurucusu Benenson öldü
Dünyanın önde gelen insan hakları grubu Uluslararası Af Örgütü’nün kurucusu Peter Benenson, 83 yaşında öldü. Benenson, Af Örgütü’nü kurmaya, 1961’de iki genç Portekizli öğrencinin, “özgürlük şerefine” kadeh kaldırmaları ardından tutuklandıklarını okuduğunda karar verdi. Daha sonra Observer gazetesinin kapağında “unutulmuş tutsaklar” konusunda bir çağrı yayınlandı ve “düşünce suçlusu” tanımıyla birlikte Uluslararası Af Örgütü doğdu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net