SSK ilaç fabrikası kapatılmamalı
Sağlık İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri sonrasında SSK İlaç Fabrikası’nın kapatılmaması gerektiğini ifade etti. İlaç fabrikasının SSK’ya 36.6 trilyon lira tasarruf sağladığına dikkat çeken Başoğlu, fabrikanın kapatılması durumunda bu paranın büyük ilaç tekellerinin kasasına akacağını vurguladı. Sağlık İş Genel Merkezi’nde dün düzenlediği basın toplantısında konuşan Başoğlu, SSK İlaç Fabrikası’nda 22 çeşit ilaç üretildiğini ve bu ilaçların yüzde 50 oranında daha ucuz olduğunu söyledi. “İlaç fabrikası kapatılırsa hem çalışanlar işsiz kalacak hem de ilaç piyasası tekellerin eline bırakılacak” diyen Başoğlu, gerekirse fabrikanın Türk-İş tarafından kurulacak bir şirket tarafından işletilebileceğini dile getirdi. Başoğlu, personel ve bina yatırımı yapılmadan hastanelerde oluşan kuyrukların ortadan kaldırılabileceğini kaydederek, “80 kuruşluk tedavi katkı payı tamamen kaldırılmalıdır” dedi.
‘Geleceğimiz özelleştiriliyor’
‘Liselinin Sesi’ dergisi okurları, işsizlik ve yoksulluğa karşı basın açıklaması yaptı. Dün Galatasaray Lisesi önünde “Gelecek gençliğin ellerindedir” yazılı pankart açan okurlar adına açıklama yapan Evrim Opuz, her alanda geleceğin özelleştirildiğini belirtti. Opuz, “Bu yüzden özelleştirilmek istenen SEKA, TEKEL ve Deniz İşletmeleri emekçileri geleceklerine sahip çıkmak için direniyorlar” dedi. Her yıl sonunda yeni okulların kapısından yeni işsiz kitlelerin sokağa atıldığını belirten Opuz, parasız, anadilde eğitim için, işsizlik ve yoksulluğa karşı liselileri ve üniversitelileri mücadele saflarına çağırdı.
Yeni TCK’ya sert eleştiriler
Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk, yeni Türk Ceza Kanunu’nun (TCK), bilimsel incelemelerden geçtikten sonra uygulanmaya başlanması ve yürürlüğe girme tarihinin ertelenmesi gerektiğini söyledi. Ankara Barosu tarafından önceki gün düzenlenen “Yeni Türk Ceza Kanunu’nun değerlendirilmesi” başlıklı paneli yöneten Selçuk, TCK’da yer alan aksaklıklara dikkat çekti. Birinci maddede amacın eksik tanımlandığını, amaçla birlikte konunun da tanımlandığını dile getiren Selçuk, kavramların yanlış kullanıldığını, dilin de oldukça kötü olduğunu söyledi. Selçuk ayrıca, hiçbir ülkede ceza yasasının Türkiye’deki kadar kısa sürede yürürlüğe girmediğini ifade etti.
Sinan köylülerinin davası
Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Sinan köyünde, topraklarının ağanın adamları tarafından sürülmek istenmesine tepki gösterdikleri için tutuklanan 4 köylünün davası yarın başlıyor. “Mala zarar verme”, “Memura mukavemet” ve “Suça teşvik etme” gibi iddialarla tutuklanan Yılmaz Duru, Abdullah Sıcaküzül, Bilal Karaer ve Mahmut Yeşil adlı köylülerin avukatı Rıdvan Eroğlu, köylülerin jandarmaya herhangi bir mukavette bulunmadığını ve bunun kamera görüntüleriyle sabit olduğunu söyledi.
|