www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Saldırı planı yapıyorlar
İsrail, İran’ı vurmak için ABD nezdinde nabız yokluyor. İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı, ‘İran’a hava saldırısına hazır olmalıyız’ dedi. Gelişmeler, Bush’un Avrupa’da verdiği ‘ılımlı’ mesajları sıfırlıyor.

Pekin’e üç koldan kuşatma
Çin hükümeti, ABD ordusunun ülkeyi doğu, batı ve güneyden kuşatması karşısında tedirginlik içinde.

Afganistan’da yoksulluk kol geziyor
Afganistan’da ABD işgalinin başladığı 2001 yılından bu yana halkın yoksulluğu daha da arttı. BM kaynakları, bu nedenle ülkenin yeniden kargaşaya sürüklenebileceği uyarısında bulundular.


Saldırı planı yapıyorlar
İsrail’in, İran’ın nükleer enerji tesislerine hava saldırısı düzenlemek üzere ABD nezdinde “nabız yokladığı” bildirildi. Amerikalı askeri yetkililer, İsraillilerin son 18 aydır “İran sorunu”nu sürekli gündeme getirdiklerini açıkladı.
Washington Times gazetesinde yayınlanan habere göre, Bush yönetiminin İran’a karşı tehditlerini artırmasının nedenlerinden biri de, İsrail’in talepleri oldu. Adı açıklanmayan Amerikalı yetkililer, Bush’un “2009’da görev süresi dolmadan önce askeri saldırı düzenleyebileceğini” belirttiler. BM eski silah denetçisi Scott Ritter ise, ABD’nin İran’a haziran ayında saldıracağını öne sürmüştü.
İsrail tehdidi
İsrail’den gelen açıklamalar da farklı değil. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Eliezer Shakedi, “İsrail, İran’a yönelik bir hava saldırısına hazır olmalıdır” diye konuştu.
Shakedi, önceki gün yaptığı açıklamada, İsrail’in böyle bir saldırıyı tek başına gerçekleştirme kapasitesi konusunda bir yorum yapmadı.
İsrail uçakları, 1981’de, Irak’ın başkenti Bağdat yakınlarındaki Osirak nükleer santraline hava saldırısı düzenlemişti.
Provokasyon endişesi Türkiye gibi ülkelerin İran’a yönelik olası bir saldırıya destek vermesini sağlamak, ABD için büyük önem taşıyor. Son dönemde Türkiye’ye yönelik Amerikan baskısının ardında, kısmen İran ile ilgili planların yattığı tahmin ediliyor.
Amerikan “düşünce kuruluşu” CSIS’in yayınladığı bir rapor, ABD’nin bu uğurda neler yapabileceğini çarpıcı bir biçimde gösterdi. Aralık 2004 tarihli CSIS raporunda “İranlı ajanların Azerbaycan, Orta Asya veya Türkiye’deki Amerikan çıkarlarına saldırabileceği” öne sürüldü. Bu ifade, geçmişte İran’ın sorumlu tutulduğu, ancak gerçek faillerin hiçbir zaman ortaya çıkarılmadığı kanlı suikastleri hatırlattı.
Cheney’den örtülü destek
Bush’un yardımcısı Dick Cheney, ocak ayında verdiği bir demeçte, İsrail’in İran’a saldırabileceğini belirterek, ABD’nin bu saldırıya destek vereceğini ima etmişti. Cheney şöyle demişti: “Eğer İsrailliler,
İran’ın nükleer kapasiteye sahip olduğunu düşünürse, önce hareket etme kararı verebilirler. Dünyanın geri kalanına da, saldırı sonrası doğacak diplomatik çöplüğü temizlemek düşer. Dünyadaki potansiyel belalı noktalara bakarsanız, İran’ın bir numara olduğunu göreceksiniz.”
İsrail veya ABD’nin,
İran’a saldırması halinde öncelikle üç nükleer enerji tesisini ve bunlara bağlı çok sayıda yan tesisi hedef alacağı belirtiliyor.
Savaş planları güncellendi
ABD Merkez Komutanlığı’ndan Korgeneral Lance Smith, bu ay başlarında yaptığı açıklamada, komutanlığının Basra Körfezi bölgesindeki savaş planlarını “rutin olarak güncelleştirdiğini” söylemiş, “İran planının da bunlar arasında yer aldığını” özellikle belirtmişti.
Washington Times gazetesi, İran’a yönelik hava saldırılarını ABD’nin düzenlemesi halinde hangi tip uçak ve bombaların kullanılabileceğine kadar, tartışılan senaryoları aktardı. Washington’da yapılan saldırı planları, ABD Başkanı Bush’un Avrupa gezisinde yaptığı “diplomasi” çağrılarının da ikiyüzlüce olduğunu gösteriyor. Bush, cuma günü Avrupalı gazetecilere verdiği demeçte, “Askeri saldırılarla ilgili bu dedikoduları ben de duyuyorum. Bunlar doğru değil. Biz diplomasinin işe yaramasını istiyoruz” demişti.


Başa dön


Pekin’e üç koldan kuşatma
Çin’in, ABD’nin kendisini doğu, batı ve güneyden kuşatması karşısında büyük rahatsızlık duyduğu bildirildi.
Japonya ve Tayvan
Pekin’de yayınlanan haftalık bir derginin son sayısında, ABD’nin ülkeyi doğudan Japonya ve Tayvan kuşattığı, bu kuşatmayı güçlendirmek için Japonya ile askeri ittifakını güçlendirdiği ve Japonya’ya gelişmiş silahlar sattığı belirtildi. ABD ayrıca, Shadidiao’da yeni bir hava üssü kurma çabası içinde.
Dergi, ABD ordusunun Asya’daki ana askeri üs olarak Guam Adası’nı hazırladığını yazarak, bu adanın, kuşatmanın güney ayağını oluşturduğunu bildirdi. Ayrıca, adada B-52 ve B-2 stratejik bombardıman uçaklarının konuşlandırıldığı, tarihte ilk kez ABD dışına konuşlandırılan 64 adet seyir füzesinin bu adada bulunduğu dile getirildi. Dergide, üç adet nükleer saldırı denizaltısının kalıcı olarak bölgede konuşlandırılacağı, bir kariyer muharebe grubunun da buraya gönderileceği ifade edildi.
Yeni askeri üsler gündemde
ABD, Tayvan-Japonya hattını kuvvetlendirmek için, Filipinler ve Singapur ile askeri ilişkisini de güçlendiriyor. Bu arada Malezya, Endonezya, Tayland, Brunei ve Avustralya ile girilen ilişkiler, bölgede “terörle mücadele” adına yeni askeri üsler açılmasını gündeme getiriyor.
Çin’i batıdan kuşatmak için ise, Orta Asya’daki askeri üsler ve Afganistan’daki işgal kullanılıyor. ABD halen 9 Orta Asya ülkesinde 13 askeri üsse sahip. Bu da, tarihte ilk kez Çin’in, karadan ABD tehdidiyle karşı karşıya olması anlamına geliyor.
Dergide, “ABD’nin kuşatma ağı, Soğuk Savaş döneminden çok daha yoğun” değerlendirmesi yapıldı.
Askeri tatbikatlar
ABD ordusunun, önümüzdeki ay içinde Tayvan ve Japon ordularıyla ortak bir sanal savaş tatbikatı gerçekleştireceği belirtiliyor. Üç ülkenin tatbikatta kullanacağı senaryo, “Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi” olacak.
Pekin hükümetinin bu tatbikatı sert bir dille protesto etmesi bekleniyor.
Diğer yandan, pazar günü Filipinler’in kuzeydoğusunda da büyük bir askeri tatbikat başladı. “Balikatan” adlı manevralara ABD’den 300, Filipinler’den 650 asker katılıyor. Tatbikatın, bölgede etkin olan Maoist gerillalara gözdağı vermeyi amaçladığı kaydediliyor.


Başa dön


Afganistan’da yoksulluk kol geziyor
Afganistan’da ABD işgalinin başladığı 2001 yılından bu yana halkın yoksulluğu daha da arttı. BM kaynakları, bu nedenle ülkenin yeniden kargaşaya sürüklenebileceği uyarısında bulundular.
BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) hazırladığı raporda, istihdam, sağlık hizmetleri, eğitim gibi temel insani ihtiyaçların karşılanamaması halinde Afganistan’ın “hem kendi halkı hem de uluslararası topluma yönelik bir tehdit haline gelebileceği” öne sürüldü.
Gözlemcilerin, Afganistan halkının günlük yaşam şartlarıyla ilgili verilerine dayanarak hazırlanan “Ulusal İnsani Kalkınma Raporu: İnsani Yüzüyle Güvenlik” başlıklı raporda, Afganistan’ın karmaşık sorunlarının çözümünde kalkınmayla refahın askeri güç ve diplomasiden daha önemli olduğu ifade edildi.
‘İnsani güvenlik’
Raporun yazarı Şehrbanu Taçbahş, “Uluslararası toplum, Afganistan’da terörizm ve uyuşturucuya karşı mücadele ediyor. Ancak bu ülkede insani güvenlik, Afgan ulusunun ve diğer ulusların, uluslararası güvenlik çıkarlarının gerisinde kalıyor” dedi.
İran 6.4’le sarsıldı İran dün sabah bir depremle sarsıldı. Ülkenin güneydoğusundaki Kirman eyaletinin Zerend kenti ve civarını sarsan 6.4 şiddetindeki depremde ölü sayısına ilişkin çelişkili açıklamalar yapılıyor. İran televizyonu 270 kişinin öldüğünü duyururken, Kirman Valiliği ölü sayısını 400 olarak açıkladı. Yabancı ajanslar ölü sayısının 500’ü aştığını ileri sürdüler. Depremde 1000’den fazla kişi de yaralandı. Zerend’e bağlı yolların, yakınlarından haber almak için yollara düşenler nedeniyle kapandığı, yardım çalışmalarının güçlükle yürütüldüğü bildirildi. Aynı eyaletin Bem kentinde 26 Aralık 2003’te meydana gelen 6.7 büyüklüğündeki depremde 31 bin kişi ölmüştü. Türkiye Jeofizik Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan “Aynı kuşak üzerinde bulunsak bile, Türkiye’de bu depremle bağlantılı olarak bir deprem olacağı söylenemez” diye konuştu.
İngiliz bakan Suriye’yi suçladı
Lübnan eski başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesinin ardından Suriye’ye karşı başlayan baskı kampanyası genişliyor. ABD’nin ardından İngiltere de suikasttan Suriye’nin sorumlu olduğunu iddia etti. Dışişleri Bakanı Jack Straw, Hariri’nin öldürülmesinde Suriye parmağı olduğuna dair güçlü işaretler bulunduğunu iddia etti. Bu arada, Lübnanlı yetkililer, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın muhalefet temsilcileri ile görüşmesine tepki gösterdi. Chirac, geçen hafta Hariri’nin ailesini ziyaret etmek için Beyrut’a gitmiş ve hiçbir Lübnanlı yetkili ile görüşmediğini açıklamıştı. Ama Lübnan Enformasyon Bakanı Elie Ferzli, Chirac’ın muhalefet liderleri ile görüştüğünü açıklayarak “Chirac, Lübnan’daki sürece taraf olmuştur” dedi. Savunma Bakanı Abdulrahim Murat da Chirac’ı muhaliflere destek olmakla suçladı.
Çeçenya’da fabrika çöktü
Çeçenya’nın başkenti Grozni’de eski bir fabrikanın çökmesi sonucu 9 Rus askeri öldü, 3 asker yaralandı. Askerlerin fabrika binasına geceyi geçirmek için girdiği öğrenildi. Bu arada, Rusya’nın başkenti Moskova’da bir apartmanda el bombası patlaması sonucu bir kişi öldü.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net