www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Önemli olan 3 puan mı?
Ligde, “Bugün pek iyi oynayamadık ama önemli olan 3 puandı” klişesini daha sık duyacağımız döneme girdik artık. Galatasaray, Trabzon ve Beşiktaş’ın tek farklı galibiyetlerinin ardından yapılan maç sonu değerlendirmelerinin hemen hepsinde bu lafı işittik.

Doğu, 4 yıl sonra galip
NBA’de All-Star maçı Denver’da yapıldı. Bu yıl 54’üncüsü düzenlenen ve 18 bin 227 kişinin izlediği All-Star maçında doğu karması, batı karmasını 125-115 yenerken, tüm zamanlarda da batı karşısındaki üstünlüğünü 34-20’ye taşımayı başardı.


Önemli olan 3 puan mı?
Mehmet Özyazanlar
3 evsahibi, 3 deplasman takımı galibiyeti ve 3 beraberlikle dengeli bir dağılım gerçekleşti bu hafta Süper Lig’de. 3 deplasman galibiyetinin de aynı skorla (1-0) alınması diğer bir ilginç noktaydı.
6 galibiyeti alanlar, sıralamada ilk 7 içinde bulunan takımlar olduğu için, 8. sıra ile 18. sıra arasında yer alan 11 takım toplam 5 puana talim ettiler.
Kadıköy ‘canavarı’
Fenerbahçe, Zaragoza şokunun ardından kümede tutunmak için çırpınan Kayseri’yi konuk etti Kadıköy’de. Zayıf rakibi önünde sezonun gol rekorunu kıran sarı-lacivertli ekip hem yarasını sardı, hem de seyircisinin gönlünü aldı. Atılan goller ve galibiyet, Zaragoza maçında bazı “kendini ve futbolu bilmez” taraftarlarca rencide edilen Selçuk’a ithaf edildi. Selçuk’un gönlü alındı mı bilinmez ama futbolcular arasındaki bu dayanışma, 7-0’lık skordan bile daha çok takdire değerdi.
Daha önceki pek çok maçta olduğu gibi yine ikinci yarıda oyuna ağırlığını koydu Fenerbahçe. Tam yarım düzine golün sığdığı bu yarıda yaklaşık 8 dakikada 1 gol izledi seyirciler. Farkın bu kadar büyük olmasında Kayseri’nin deneyimsiz kalecisi Mehmet Ali’nin payını da azımsamamak gerek. Fenerbahçe dişine göre rakip buldu mu, gol atmaya doymuyor. Sanki Zaragoza yenilgisinin hıncını Kayseri’den çıkarır gibiydiler. Bu farklı galibiyeti aynı zamanda Fenerbahçe’nin şampiyonluk yolundaki kararlı yürüyüşünün bir adımı olarak görmek de mümkün. Sarı-lacivertli ekip bu görkemli skorla, haftayı 1-0’lık galibiyetlerle geçen takipçilerine de gözdağı verdi adeta.
Kadıköy’de üst üste 11. galibiyetini alan sarı-lacivertli ekip, kendi sahasında gol yemediği maç sayısını da 9’a çıkardı.
En bildik klişe
Galatasaray’ın Ali Sami Yen’deki rakibi de alt sıralardan kurtulma mücadelesi veren Sakarya’ydı. Bu maçta Galatasaray’dan farklı galibiyet bekleyenler sonuçta alınan 3 puana şükrederek stattan ayrılmak zorunda kaldılar. “Bugün pek iyi oynayamadık ama önemli olan 3 puandı” klişesini daha sık duyacağımız döneme girdik artık. Galatasaray, Trabzon ve Beşiktaş’ın tek farklı galibiyetlerinin ardından yapılan maç sonu değerlendirmelerinin hemen hepsinde bu lafı işittik. Halbuki tam tersine, önemli olan 3 puan değil, oynanan futboldur. Çünkü sağlam temelli başarılara ancak iyi futbolla ulaşılır. Hem zaten asıl hedef 3 puan olsa bile, bu hedefe iyi futbol oynayarak daha kolay ulaşılmaz mı? Bunun yanı sıra “önemli olan 3 puandı” demek, futbolcunun iyi oynama arzusunu, taraftarın da iyi futbol seyretme beklentisini köreltmez mi? Dahası iyi futbol hedefi önünde başlı başına bir engel oluşturmaz mı? Futbolu geri plana ata ata geldiğimiz nokta ortada. Bu bakış açısıyla uluslararası alanda yaşanan hüsranların sonu gelir mi peki?..
Hagi-Gürsoy el ele
Ali Sami Yen’de de bir gönül alma eylemi vardı. Ama bu kez gönlü alınan seyirciydi. Tribünlerin “Hagici” ve “Erguncu” diye bölündüğü iddialarına karşılık, Hagi ve Ergun Gürsoy maçtan önce el ele, kol kola tribünleri selamlayıp aralarında bir sorun olmadığını göstererek tribünleri rahatlattılar(!) Bu rahatlık ancak maç başlayana kadar sürdü. Maç başlayınca asıl rahatsızlık kaynağının saha içindeki Galatasaray olduğu kısa sürede anlaşıldı. Galatasaray şimdilik, “ite kaka gidiyor” izlenimi veriyor. Bundan daha iyisini yapabileceklerine dair de ortada hiçbir işaret yok. 2 haftadır 1 günlüğüne liderliği devralıyorlar ama oynadıkları futbolun, liderliğe yakıştığını söylemek olanaksız.
Bu arada Ayhan vakasına da dikkat çekmek şart. Rakipleriyle ve hakemle sağlıklı dialog kurma yeteneğinden yoksun bu yeşil saha bitirimi, her an Galatasaray’ın başına olmadık işler açabilir.
Diğer takipçiler
Şampiyonluk yarışını sürdüren Trabzon, başkentte Gençlerbirliği’nin konuğuydu. Bordo-mavili ekip, ligin en zorlu deplasmanlarından birini kayıpsız atlatmasına atlattı ama vasat futbolun yarattığı burukluk nedeniyle 3 puanın keyfini doyasıya yaşayamadı. Daha çok orta saha mücadelesi biçiminde geçen karşılaşmada Fatih Tekke, seyrine doyulmaz kafa golüyle skoru belirledi.
Beşiktaş da zorlu G.Antep deplasmanını kayıpsız geçerek galibiyet serisini 7 maça çıkardı. Rıza Çalımbay ile henüz puan kaybetmediler. Oyun olarak Del Bosque döneminden pek farklı oldukları söylenemez ancak Rıza’yla birlikte futbolcuların daha yüksek bir özgüvenle mücadele ettikleri de bir gerçek.
1 puana sevinenler
Evinde B.B. Ankara ile berabere kalan Denizli, 4.’lük iddiasından biraz daha uzaklaşırken, Samsun’u deplasmanda yenen Ç.Rize 4 haftalık galibiyet özlemini giderdi.
Orta ve altlarda ise 1 puan alan kendini şanslı saydı. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi 8-18 aralığındaki 11 takımın payına sadece 5 puan düştü bu hafta. Kritik bölgede yer alan 4 takımdan İstanbulspor ve Sebatspor evlerindeki maçlardan ancak 1’er puan çıkarırken, Sakaryaspor haftayı puansız kapamasına karşın diri görüntüsüyle taraftarlarına gelecek haftalar için umut verdi.


Başa dön


Doğu, 4 yıl sonra galip

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net