www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



ABD karşıtlığı yasaklansın mı?
Türkiye’deki Amerikan karşıtlığı, Washington yönetimini öfkelendiriyor. ABD işbirlikçisi yönetimlere seslenen ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un üç numaralı yetkilisi Douglas Feith, acilen tedbir alınmasını istedi.

KKTC’de seçim günü
Kuzey Kıbrıs halkı bugün sandık başına gidiyor. Yüksek Seçim Kurulu, seçime yönelik tüm hazırlıklarını tamamladı. Seçimin sonunda tek parti hükümetinin kurulmasının zor olduğu ifade ediliyor.

Savaşsız bir dünya için buluştular
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu tarafından düzenlenen Savaşsız Bir Dünya İçin Uluslararası Buluşma toplantısına; Irak, Filistin ve ABD’den katılan savaş karşıtları ABD’nin ve İsrail’in Ortadoğu’yu işgaline bir an önce son verilmesini istediler.


ABD karşıtlığı yasaklansın mı?
ABD yönetimi, Türkiye’deki Amerikan karşıtlığına karşı oldukça öfkeli. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un üç numaralı yetkilisi Douglas Feith, Amerikan karşıtlığının yoğun olduğu ülkelere, özellikle de Türkiye’ye sert mesajlar verdi. Feith, Amerikan karşıtlarına karşı sert tedbirler alınması imasında bulundu.
ABD Savunma Bakan Yardımcısı Douglas Feith, Council on Foreign Relations (CFR) adlı düşünce kuruluşunda düzenlenen panelde, Türkiye’deki Amerikan karşıtlığı konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Feith, katılımcıların Türkiye’de yoğunlaşan Amerikan karşıtlığına dair sordukları sorulara şu cevabı verdi:
“Türkiye’de ve daha pek çok ülkede dile getirdiğim gibi ABD’nin çok önemli ortaklıkları ve ittifakları var. Bizim hükümet yetkililerimiz, Amerikan halkına ve ABD kongresine, ortaklarımız ve
müttefiklerimizin ne kadar değerli olduğunu anlatmak için çok çalışıyor. Demokratik ilişkilerden bahsettiğiniz zaman, bu ilişkilerin takdir edilmesinin, hükümet yetkililerini aşarak genel anlamda kamuoyuna inmesi gerek. Aksi takdirde ilişki gerçekten sürdürülebilir olmaz.”
Feith, ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini çok değerli kabul ettiğini ve korumak istediğini savunarak, ‘müttefiklerden’ kendi kamuoylarını Amerika lehine çevirebilecek tedbirleri almasını istedi. Feith, “Umuyoruz ki müttefikimiz olan ülkelerdeki yetkililer de bizim ülkemizde bu ilişkiye yönelik sağladığımız kamuoyu desteğini sağlayacak biçimde kendilerini adarlar. Ben bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Türkiye’yi ziyareti sırasında bir grup sivil toplum örgütü temsilcisi ile bir araya geldiğini hatırlatan Feith, bu tip organizasyonların sayısının da artırılması gerektiğini söyledi.

WALL STREET’E MEKTUP
Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Ata Erim, Wall Street Journal gazetesine mektup göndererek, “Avrupa’nın Hasta Adamı - Yeniden” başlıklı yazıya yönelik Türk toplumunun tepkilerini dile getirdi. The Wall Street Journal gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Paul Steiger’e gönderdiği mektubunda, yazı üzerine ABD’de ve yurtdışında yaşayan Türklerden TADF’ye çok sayıda telefon ve e-posta geldiğini söyleyen Erim, yazının başlığından ve Türkiye’yi yanlış resmeden uslup ve seçilen kelimelerden duyulan rahatsızlığı ifade etti. Uzun bir geçmişe sahip Türk-Amerikan ilişkilerinde zaman zaman iniş çıkışlar olduğunu, ancak şartlar ne olursa olsun her iki ülkenin de dostluğa dayalı bu ilişkilere zarar verecek herhangi bir harekette bulunmadığını savunan Erim, bazı gazetelerde çıkan haberlerin Türkiye’deki bütün kitlelerin görüşlerini temsil etmediğini idda etti.

19 MART’TA MİTİNG VAR
Emek ve meslek örgütleri, ABD’nin Irak’ı işgalinin 2. yılı nedeniyle Küresel Eylem Günü olan 19 Mart’ta İstanbul’da miting düzenleyecekler. Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK, TMMOB, İstanbul Tabip Odası gibi birçok meslek ve emek örgütü temsilcisinin ve başkanlarının katılımıyla Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlenen basın toplantısında tertip komitesi adına konuşan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Meftun Gürdallar, “Siyasetin toplumsallaştırılması, yoksulların, ezilenlerin, horlananların, emekçi halkların dayanışmasını geliştiren, adaleti savunan, katılımcılığı demokrasinin vazgeçilmezi sayan, çeşitliliği yücelten ve tam demokrasiyi teşvik eden bir dünyadan yana olanları Küresel Eylem Günü olan 19 Mart’ta Kadıköy’e sesimize ses katmaya çağırıyoruz” dedi.


Başa dön


KKTC’de seçim günü
Kuzey Kıbrıs halkı bugün sandık başına gidiyor. Yüksek Seçim Kurulu, seçime yönelik tüm hazırlıklarını tamamladı. Seçimin sonunda tek parti hükümetinin kurulmasının zor olduğu ifade ediliyor.
KKTC’de bugün yapılacak seçimlerde Ulusal Birlik Partisi (UBP), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Demokrat Parti (DP), Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH), Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP), Yeni Parti (YP) ve Milliyetçi Adalet Partisi yarışıyor.
Oy verme işleminin tamamlanmasının ardından sandıklar açılmaya başlanacak. Seçimlere yönelik propaganda süreci ise bu akşam saat 18.00’de sona erecek. Bugün yapılacak milletvekilliği erken genel seçiminde, Cumhuriyet Meclisi’ndeki 50 milletvekilinden 48’i yeniden aday oldu.
7 siyasi partiyle iki bağımsız adayın katıldığı seçimde milletvekili adaylarının yüzde 90’ı erkek, yüzde 10’u kadın. Yaklaşık 800 milyar liralık bütçeyle yapılacak seçimlerde parti temsilcileri dışında, toplam 2 bin civarında resmi görevli çalışacak.
KKTC’li seçmenler, sandık başında “mühür”, “mühür ve tercih” ve “karma oy” olmak üzere 3 ayrı yöntemle oy kullanabilecek. KKTC seçim sistemi uyarınca seçmenler, farklı parti listelerinden ve bağımsız adaylar arasından tercih yaparak, karma oy kullanabiliyor.

HÜKÜMET SENARYOLARI
KKTC’de seçimlerden sonra tek parti iktidarının kurulması zayıf bir olasılık olarak değerlendiriliyor. İktidardaki CTP-DP koalisyonunun yeniden kurulması güçlü senaryolar arasında görülüyor.
KKTC nisan ayında da Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gidecek. Cumhurbaşkanlığı seçiminin de parlamento seçiminden etkilenebileceği belirtiliyor. CTP lideri Talat ile UBP lideri Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
CTP- DP koalisyonu, üç milletvekilinin istifasıyla birlikte 50 sandalyeli Meclis’teki çoğunluğunu kaybetmiş ve KKTC 2004 bütçesi bu nedenle Meclis’ten geçirilememişti.


Başa dön


Savaşsız bir dünya için buluştular
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu tarafından düzenlenen Savaşsız Bir Dünya İçin Uluslararası Buluşma toplantısına; Irak, Filistin ve ABD’den katılan savaş karşıtları ABD’nin ve İsrail’in Ortadoğu’yu işgaline bir an önce son verilmesini istediler.
Asker Aileleri Sesini Yükseltiyor hareketi üyesi ABD’li asker annesi Dr. Anne Rosier yaptığı konuşmada geçtiğimiz yıl 300 ailenin oluşturduğu hareketin bu yıl 2000 ailenin işgale karşı mücadele verdiğini söyleyerek bu sayıya her gün 3 ile 5 arası ailenin katıldığını bildirdi. İkinci kez seçilmesine rağmen Bush’un bugüne kadar en az oy oranı ile seçilen başkan olduğunu hatırlatan Rosier, Bush’un işgal politikalarına karşı Kongre’den ve Senato’dan sesler yükselmeye başladığını da ifade ederek ABD’de işgal karşıtı hareketin geliştiğini söyledi. Rosier, özellikle savaşın ekonomik yükünün yavaş yavaş ortaya çıkması ile en Cumhuriyetçi Amerikalıların bile işgali eleştirdiğini ekledi.
Bağımsız Irak için
Irak Öğretim Üyeleri Birliği adına toplantıya katılan Isam El Ravi ise ülkede işgalin eğitim ve öğretimi nasıl yıktığına dair örnekler verdiği konuşmasında direnişin de devam edeceğini söyledi. “19 Mart ABD işgalinden bu yana 300’ü aşkın profösör ve öğretim üyesi öldürüldü, 2000’den fazlası ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Üniversitelerimiz yıkıldı, kütüphanelerimiz tahrip edildi. Kitaplarımız, belgelerimiz, tarihi dökümanlarımız yakıldı. Her gece evlerimize gelen ABD askerleri tüm eşyalarımıza el koyuyor. Bağdat merkezi, Şaron’un duvarlarından daha büyük duvarlarla çevrilerek kapatıldı. Bağdat Üniversitesi’ne artık saatler süren yoldan sonra ulaşabiliyoruz. İşte ABD ve İngilizlerin özgürlük ve demokrasisi budur” dedi. El Ravi böyle bir ortamda direnişlerinin haklı olduğunu söyleyerek, “Topraklarımızı işgal eden, yakıp yıkan düşmana karşı savaşmak bizim hakkımızdır. Biz gerçek anlamda bağımsız bir Irak için mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu.
BOP, AB’yi yutma projesidir
Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi’nin düzenlediği, “AB ve Türkiye” konulu konferansta, konuşan Prof. Dr. İzzettin Önder, ABD’nin Ortadoğu Projesi’nin asıl olarak AB’yi yutma projesi olduğunu belirtti. Önder, küreselleşmenin bütün dünyadan artı değeri toplama hareketi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Sermaye devletin arkasına geçip destek ister. ABD’de ordu, Türkiye’de hükümet, sermayenin projelerini hayata geçirerek sermayenin krizini çözmeye çalışır”. Türkiye’de “Washington Konsensüsü” uygulandığını ifade eden Önder, ülke olarak imzalamadığımız bu Konsensüs’ün ‘Ekonomiler piyasa kuralına tabi tutulacak’, ‘devlet ekonomiye müdahale etmeyecek’, ‘kamu kesimi küçültülecek’, ‘özelleştirmeler yapılacak’ şeklindeki şartlarının yerine getirildiğini açıkladı. Kapitalizmde rekabet, sürdürülebilir küreselleşme ve AB ile ilgili bir çok konuda görüşlerini aktaran Önder, “Kürtler AB’ye girince devletlerini kuracaklarını sanıyorlar. Oysa kapitalistlere dayanarak kurulan her devlet sadece uşak olur”diyerek bu konudaki görüşlerini de dile getirdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net