www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bush ittifak arayışında
Avrupa turu öncesinde, Avrupa televizyonlarına konuşan ABD Başkanı George W. Bush, Suriye ve İran karşısında Avrupa-ABD ittifakını zorluyor.

Suikast Lübnan’ı karıştırdı
Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesi ve bu suikastı Suriye karşıtı bir cephe kurmak için bahane olarak kullanan ABD’nin tutumu nedeniyle bölgede başlayan gerginlik sürüyor.

Katil Bush gelme!
Avrupa ziyaretine hazırlanan ABD Başkanı George W. Bush’a karşı Almanya ve Belçika’da protesto hazırlıkları başladı. 22 Şubat’ta Brüksel’de, 23 Şubat’ta Almanya’nın Mainz kentinde binlerce insan ‘Bay Bush, hoş gelmedin!’ diyecek.


Bush ittifak arayışında
5 günlük bir Avupa gezisine çıkmaya hazırlanan ABD Başkanı George W. Bush, Avrupa’ya sıcak mesajlar göndermeye başladı. İran ve Suriye’ye yönelik tehditlerinin dozunu artıran Bush, Avrupa’dan bu iki ülke karşısında ABD’nin yanında olmalarını istedi.
ABD ve Avrupa’nın İran konusunda ‘tek bir ağızdan’ konuşması gerektiğini belirten Bush, Fransız ve Brüksel televizyonlarına verdiği demeçlerde benzer ‘ortaklık’ çağrıları yaptı.
ABD Başkanı France 3’e yaptığı açıklamada “Ortak bir hedefimiz var, bu da İranlıların bir nükleer silah yapmamasıdır. İranlıların bizim yüksek sesle ve herhangi bir tereddüt olmadan açıkça konuştuğumuzu işittiklerinde, akılcı kararlar alacaklarına bir kez daha inandım” dedi.
Bush yönetimi, Irak işgali öncesinde Avrupa ile gerilen ilişkileri yumuşatmaya çalışıyor.
Ilımlı mesajlar
İran rejimini güvenilmez olarak niteleyen Bush, İran’ın içişleri hakkında şu yorumları yaptı: “Kendi halkına güvenmeyen bir rejime güvenilmez. İran liderlerinin reformculara kulak vermesi ve reformcuların yönetime katılmasına izin vermeleri gerekiyor.”
Pazartesi günü akşam yemeği yiyeceği Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile görüş ayrılıklarını bir kenara bırakmaları gerektiğini kaydeden Bush, “Cumhurbaşkanı Chirac’la birlikte çalışmak istiyorum. Farklılıklarımız var ve şimdi bunları bir kenara bırakma zamanı” dedi. Fransa ve ABD’nin Suriye konusunda işbirliği yaptığına da dikkat çeken Bush, “Birlikte konuştuğumuz ve diğerlerini de bizimle birlikte konuşmaya ikna ettiğimiz zaman, Suriyeliler mesajı alacaklardır” dedi.
‘Asla asla demem’
Brüksel’e yapacağı ziyaretten 2 gün önce Belçika’da yayın yapan Flaman televizyonu VRT’ye verdiği demeçte ise, “Bir başkan hiçbir zaman, hiçbir zaman dememeli. Ancak askeri seçenek, hiçbir zaman bir başkanın ilk tercihi değildir” diyerek İran’ı bir kez daha tehdit etti.
Bush, İran’ın yanı sıra Suriye aleyhinde Avrupa’da lobi faaliyetini yürüteceğinin de mesajını vererek “Bu ülke Ortadoğu’da yapılan gelişmeye ayak uyduramamaktadır” dedi.
Uluslararası Atom Enerji Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei ise İran ile nükleer programı konusunda bazı Avrupa ülkelerinin sürdürdüğü müzakerelere, ABD’nin de katılmasının şart olduğunu söyledi.
Öte yandan, Bush’un ziyaretinden önce yazılı bir açıklamada bulunan Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso, “Amerika’nın Avrupa’ya Avrupa’nın da Amerika’ya ihtiyacı var” ifadesini kullandı. Barroso, Irak savaşı sırasında Portekiz’in başbakanıydı ve o dönemde Bush’a verdiği destekle biliniyor.

Bush, NATO’nun reformunu reddetti
ABD Başkanı George Bush, NATO’nun reformuna ilişkin Başbakan Gerhard Schröder’in önerilerini dolaylı olarak reddetti. NATO’nun merkezi öneme sahip bir kuruluş olduğuna işaret eden Bush, Almanya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde daimi temsilcilik arzusuna ilişkin olarak da açık görüş belirtmedi.
Öte yandan, AB dış ilişkiler görevlisi Javier Solana, Atlantik ötesi ilişkilerin daha verimli
hale getirilmesi yönünde görüş belirtti. Solana, bu görüşün sadece NATO içerisinde değil, AB kurumları içerisinde de büyük ölçüde yerleştiğine dikkat çekti. Solana, bu görüşün Bush’un Avrupa ziyareti sırasında daha belirgin olarak ortaya çıkacağını söyledi.

Rusya’dan İran’a destek
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Tahran’ın nükleer silah geliştirme gibi bir amacı olmadığına ikna olduğunu söyleyerek, İran’ı ziyaret edeceklerini açıkladı. Kremlin’de İran’ın nükleer konulardaki başmüzakerecisi Hasan Rovhani’yi kabul eden Vladimir Putin, Rusya’nın nükleer enerji dahil olmak üzere, Tahran ile her konuda işbirliğine devam edeceğini söyledi.
Rovhani’nin Tahran davetini de kabul eden Putin, İran’ın nükleer silah geliştirme gibi bir amacının olmadığına ikna olduğunu vurguladı. Rusya bu ay sonunda imzalanması beklenen bir anlaşma ile de, İran’a ihtiyacı olan nükleer yakıtı sağlayacak. Ancak söz konusu yakıtın kullanım sonrası Rusya’ya iadesi şartı kondu.


Başa dön


Suikast Lübnan’ı karıştırdı
Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesi ve bu suikastı Suriye karşıtı bir cephe kurmak için bahane olarak kullanan ABD’nin tutumu nedeniyle bölgede başlayan gerginlik sürüyor.
Lübnan muhalefeti suikastten Suriye ve Beyrut hükümetinin sorumlu olduğunu iddia ederek ayaklanma çağrısı yaptı. Lübnan Başbakanı ise bunun darbe çağrısı olduğunu belirtti. Muhalif milletvekilleri, Suriye yanlısı olduğunu belirttikleri Beyrut hükümetinin istifa etmesini istedi. Yayınlanan açıklamada şu anki hükümetin meşru olmadığı iddia edilerek Suriye ve Lübnanlı yöneticiler suç ve terör politikaları izlemekle suçlandı.
Lübnan İçişleri Bakanı Süleyman Franjiye, suikasttan hükümeti sorumlu tutan muhalefetin suçlamalarına yanıt vererek saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söyledi.
Lübnan Başbakanı Ömer Karame de, muhalefetin ‘bağımsızlık için ayaklanma’ ilan etmesinin darbe planı olduğunu söyledi.
Suriyelilere saldırılar
Diğer yandan Hariri’nin öldürülmesinin ardından, başta muhalefet ve ABD olmak üzere çeşitli çevrelerin, Suriye’yi sorumlu tutması nedeni ile Lübnan’da Suriyelilere yönelik saldırılar yapılıyor. Son olarak, ülkenin kuzeyinde Suriyeli işçilerin kaldığı kampın silahlı kişilerce kundaklandığı bildirildi. Polisten yapılan açıklamada, üç araba içindeki silahlı kişilerin Miniye’deki Suriyeli işçilerin kampına saldırdığı ve işçilerin eşyalarının bulunduğu 40 kadar çadırı yaktıktan sonra kaçtığı belirtildi.


Başa dön


Katil Bush gelme!
Hafta içinde Avrupa’ya gelecek olan ABD Başkanı George W. Bush’a karşı Almanya ve Belçika’da protesto hazırlıkları tamamlandı. Protestoları organize eden örgütler tarafından yapılan açıklamalarda, onbinlerce kişinin Brüksel ve Mainz kentlerinde sokaklara çıkacağı duyuruldu.
Olağanüstü hal gibi
Bush’un Mainz’e 23 Şubat günü yapacağı ziyaret dolayısıyla kentin 60 kilometre çapındaki bölgesinde adeta olağanüstü hal ilan edildi. Kentte trafiğin yönü değiştirildi. Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen yazıda, trafiğin fazla aksamaması ve güvenliğin daha kolay sağlanabilmesi için ilk ve ortaokulların tatil edilmesi önerildi. Bunun üzerine birçok okul yönetimi tatil kararı aldı.
Başbakan Gerhard Schröder ve Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ile bir araya gelecek Bush’un Ren Nehri üzerinde gemi ile tur yapmak istemesi üzerine, nehir ulaşımı da tamamen durdurulacak.
Ayrıca, Bush’un iniş yapacağı Avrupa’nın en büyük havaalanı olan Frankfurt Havaalanı 15 dakika boyunca kapatılacak. Böylece dakikada üç uçağın iniş yaptığı havaalanında tam bir kaos yaşanacak.
Protestocular hazır
Kamu emekçileri Blair’e dur dedi
İngiltere’de kamu emekçileri hükümetin emeklilik yasasında yapmak istediği emek karşıtı değişiklikleri protesto etmek için alanlara çıktı. Sendikalar Konferedasyonu’nun (TUC) almış olduğu kararla, 18 Şubat’ta yapılan eyleme öğretmenler belediye, itfaiye ve sağlık emekçileri katıldı. Emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesine ve emeklilik yasasındaki değişikliklere karşı ilan edilen ‘eylem günü’nde kamu çalışanları imza kampanyası ve sendika temsilcilerinin katıldığı toplantılar da yaptılar. ‘Emekliliğimizden Ellerinizi Çekin’ sloganıyla dağıtılan bildirilerde, milletvekillerinin emeklilik maaşı yükselirken, kamu çalışanlarının emeklilik hakkına saldırıldığı vurgulandı. Londra, Bristol, Manchester, Liverpool, Leicester ve Dundee başta olmak üzere 70’e yakın yerde yapılan eylemlerin genel seçimlere 5 hafta kala yapılacak genel grev öncesi, hükümete bir uyarı olduğu belirtildi. TUC Genel Sekreteri Brendan Barber emeklilikte yapılacak kesintinin ücretlerdeki kesintilerle aynı olduğunu belirtti. Barber TUC’nin Yeni İşçi Parti’sinin bu politikalarına son verene kadar karşısında yer alacaklarını söyleyerek “Milyonlarca işçi ağır işkoşullarında bir beş yıl daha çzalışamaz. Planlanan yasa işçilerin sağlığının bozulmasını ve daha az yaşamamızı getirecek” dedi. Galler TUC Genel Sekreteri Felicity Williams ise Yeni İşçi Partisi’nin bu politikalarından dolayı kamu çalışanlarının çok kızgın olduğunu belirtti. Emeklilik yaşının 60’tan 65’e yükseltilmesi başta olmak üzere, emekli maaşlarının belirlenmesine ve emeklilik hakkına yönelik saldırıları da içeren yasa tasarısının, toplam 7 milyon emekçiyi etkileyeceği belirtiliyor.
Tekellere yasal koruma
ABD’de büyük şirketler hakkında dava açılmasına yasal engel getirildi. ABD Başkanı George W. Bush ikinci döneminde hükümete milyarlarca dolar akıtan tütün, asbest, ilaç şirketlerine dava açılmasını yasaklama sözü vermişti. Korumaya alınan şirketler hakkında bugüne dek ayrımcılık, ölüme sebep verme gibi birçok suçlama ile dava açıldı. ABD Kongresi bu yöndeki tasarıyı onaylayarak Bush’a sundu. Tasarıyı imzalayarak yasalaştıracak olan Bush için, Kongre’nin onayının bir zafer anlamına geldiği belirtiliyor. Söz konusu şirketler, bu yasaya karşılık Bush’un sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilmesine destek kapsamında Washington’da lobicilere para akıtıyor. Tasarı yasalaştıktan sonra bu tür davalar, eğer 5 milyon dolardan fazla tazminat içeriyorsa, sadece tek bir eyaletteki mahkemelerde görülebilecek ve federal mahkemeler bu davalara bakmayacak. Demokrat Partililer ise yasanın, sadece büyük şirketlerin işine geleceğini ve Amerikan vatandaşlarının dev şirketlere dava açmasının engelleneceğini söyleyerek buna karşı çıkıyor. ABD Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Parti California Milletvekili Nancy Pelosi, “Amerikalılar Vioxx, Celebrex gibi bir ağrı kesici yüzünden sakatlanıp öldüğünde veya Wal-Mart gibi şirketler tarafından ayrımcılığa uğradığında derdini mahkemelerde bile anlatamayacak” diyerek yasaya karşı çıktı. Hipermarket devi Wal-Mart, kadınlara daha az maaş verdiği gerekçesiyle kadınlara karşı ayrımcılık yüzünden çalışanların en çok dava açtığı dev şirketlerin başında geliyor. ABD’de 2001 yılında batan enerji şirketi Enron’un eski hissedarları da, kaybettikleri milyonlarca dolar için toplu davalar açmıştı.
Cenaze töreni kana bulandı
Irak’ın başkenti Bağdat’ta bir camiye önceki günkü düzenlenen saldırıda öldürülenlerin cenazesi de kana bulandı. Cenazaye düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü, 20 kişi de yaralandı. Bağdat’ta yine bir Şii türbesi yakınlarında otobüste meydana gelen patlamada ise 4 kişi ölürken 22 Iraklı da yaralandı. Samarra’da yola yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu ise iki Iraklı polis ile iki sivilin öldüğü bildirildi. Balad kasabasında da kurşunlanarak öldürülmüş 5 Irak askerinin cesedi bulundu. Bağdat’ın kuzeyindeki Ademiye semtinde bir cami yakınlarına düşen havan mermisi de 6 kişinin yaralanmasına yol açtı. Bağdat’ın güneyinde, düzenlenen bir bombalı saldırıda ise bir Amerikalı askerin öldüğü ikisinin de yaralandığı belirtildi. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada saldırının Divaniye yakınlarında el yapımı bir bomba ile gerçekleştirildiği bildirildi. İskenderiye’de de Amerikan askerleri ile direnişçiler arasında çatışma çıktığı ve 4 Iraklı ölürken 17 Iraklının da yaralandığı ifade edildi. Irak’ta dün gece Amerikan askerleri ile militanlar arasında çıkan çatışmada 4 Iraklı sivilin öldüğü bildirildi. Bakuba kentinde ise Irak Ulusal Muhafızları üssü dışında bomba yüklü bir araçla intihar saldırısı düzenlendi. Patlamada 1 muhafız öldü, 1’i de yaralandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net