www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Efelenme kısa sürdü
Hükümetle IMF yetkilileri arasında teşvik kapsamındaki il sayısını 36’dan 49’a çıkartan tasarı yüzünden başlayan gerginlik tasarının komisyona havale edilmesiyle şimdilik buzdolabına kaldırıldı.

Ucu çıktı, çorap sökülecek
Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun hem bakanlıktan hem de partiden istifası gözleri AKP’ye çevirdi. Uzun zamandır içten içe kaynayan, ancak “kol kırılır yen içinde kalır” mantığı ile dışarı yansımayan rahatsızlıklar Mumcu’nun istifası ile gün yüzüne çıktı.


Efelenme kısa sürdü
Hükümetle IMF yetkilileri arasında teşvik kapsamındaki il sayısını 36’dan 49’a çıkartan tasarı yüzünden başlayan gerginlik tasarının komisyona havale edilmesiyle şimdilik buzdolabına kaldırıldı. IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp’ın, “Teşvike kaynak yoksa Stand-by tehlikede” şeklindeki açıklamasını dün sabah saatlerinde “IMF ile ilişkilerin gazete ve medya aracılığıyla yürütülmediğini” söyleyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan aracılığıyla yanıtlayan hükümet, kısa süreli efelenmenin ardından geri adım attı. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine gelen tasarı alelacele alt komisyona havale edildi.
Referans gazetesinde önceki gün yer alan habere göre Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, teşvik kapsamının genişletilmesinde rahatsızlığın sürdüğünü belirterek hükümetin atacağı adımlara bakarak Stand-by anlaşmasının gecikip gecikmeyeceğine karar vereceklerini söylemişti. Bredenkamp, bölgesel teşvik sistemi konusunda endişe duyduğunu tekrarlayarak “Bu sisteme yönelik telafi edici tedbirler şu ana kadar halen mevcut değil. Endişemiz, hükümetin ısrarla adım atma yönündeki kararından kaynaklandı. Bunun anlaşmayı daha da geciktirip geciktirmeyeceği, hükümetin bunu ne kadar hızlı çözeceğine bağlı” demişti.
Unakıtan’ın yanıtı gecikmedi
Bredenkamp’ın sözlerine dün ziyaret ettiği Ankara Sanayi Odası’nda yanıt veren Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise IMF ile ilişkilerin gazete ve medya aracılığıyla yürütülmediğini belirtti. Teşvik kapsamındaki il sayısını 36’dan 49’a yükselten tasarıyla ilgili soru üzerine Maliye Bakanı Unakıtan, kendilerinin daha önceki uygulamayı da dikkate alarak, yeni bir kanun tasarısı sevk ettiklerine dikkati çekerek, bundan sonra Meclis’in iradesinin söz konusu olduğunu söyledi.
Unakıtan, 49 ilden vazgeçilmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını belirterek, düzenlemenin maliyetinin de belli olduğunu, ancak bu maliyetin karşılanamaması ve kaynak bulunamaması gibi bir dertleri ve düşünceleri bulunmadığını bildirdi. Unakıtan, IMF Türkiye Temsilcisi’nin söz konusu düzenlemenin bu halde yasalaşması durumunda stand-by’ın tehlikeye gireceği şeklindeki sözlerinin de hatırlatılması üzerine, ‘’Her kuruluş kendine ait açıklamaları gerektiği zamanda yapabilir. Bu kendi iradesinde olan bir şeydir. Bu bizi bağlamaz. IMF ile görüşmeler her zaman devam ediyor. Oturuyoruz, bir şeyimiz varsa karşılıklı olarak konuşuyoruz. Gazete ve medya aracılığıyla IMF ile ilişkilerimizi tayin etmiyoruz, yürütmüyoruz. Münasebetlerimiz gayet iyidir, o şekilde de devam edecektir.’’ dedi.
Komisyon toplantısı
Ancak Maliye Bakanı Unakıtan’ın “efelenir” havada IMF’ye verdiği yanıt aynı gün etkisini yitirdi. Tasarıyı görüşmek üzere toplanan Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu yapılan tartışmaların ardından tasarıyı alt komisyona havale etti. Böylece, IMF ile hükümet arasındaki gerginlik ise buzdolabına kaldırılmış oldu.


Başa dön


Ucu çıktı, çorap sökülecek
Sultan Özer
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “tek adam” olduğu AKP’de, Erkan Mumcu’nun hem Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan hem de partiden istifası sıkıntılı bir sessizlikle karşılandı. Meclis’te AKP kulislerinde büyük bir sessizlik egemen. Adeta o konu yokmuş gibi davranılıyor.
Mumcu istifasının ardından düzenlediği toplantıda, gerek kabinede gerekse partide “misafir” gibi algılandığını, katkıda bulunmasının istenmediğini söyledi. Kabinede bakanlığı “lütuf” olarak gören bakanlar olduğunu, ancak kendisinin bunu kabullenmediğini savunan Mumcu, uzun zamandır süren “kabine revizyonu” söylentilerinin de bizzat Başbakan’a yakın çevrelerden çıkarıldığını ima etti.
Kabinede görüş ayrılıkları olduğunu, başka istifaların da gelebileceğini ima eden Mumcu, üstü kapalı iktidara alternatif siyasete soyunacağı mesajı da verdi.
Mumcu’nun ANAP’ın başkanlığına getirilmesi ve AKP’den transferlerle AKP’ye alternatif oluşturabileceği söylentisi de hemen kulislere yansıdı. Mumcu’nun istifası birçok senaryoyu da beraberinde getirdi. Mumcu’nun kamuoyunda yoklama yapıp, alacağı sonuca göre hareket edeceği söylenirken, DYP ile ANAP’ın birleşmesi, merkez sağda tek bir parti ile AKP’nin karşısına çıkılması da senaryolar arasında.
SSK hastanelerinin devri sırasında hükümetle görüş ayrılığı iyice su yüzüne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu’nun istifasının da gündeme gelmesi beklenirken, Başesgioğlu’nun “bunlar beni atar” dediği de konuşuluyor. Mumcu’nun çekim merkezi haline gelmesi halinde, Başesgioğlu’nun da aralarında bulunduğu, AKP içerisindeki özelikle ANAP kökenli birçok milletvekili çekmesi de üretilen senaryolar arasında.
Olağanüstü toplantı
Mesut Yılmaz ve Güneş Taner yargılanmaya başladı
Türkbank ihalesine fesat karıştırmak suçundan Yüce Divan’da yargılanmasına başlanılan eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner’in ilk duruşması dün yapıldı. Anayasa Mahkemesi, Yılmaz’ın avukatlarının usule ilişkin itirazını reddetti ve yargılanmanın yapılmasına karar verdi. Mesut Yılmaz’ın avukatı Uğur Alacakaptan, “Davada siyasi rant ve çıkar elde etmek için hareket edilmiştir. Hukuksuzluk şiar edilmiştir” dedi. Alacakaptan usule ilişkin itirazlarını dile getirdi. Yüce Divan Başkanı Bumin, Yılmaz ile Taner’in avukatlarının usule ilişkin itirazlarının reddedildiğini bildirdi. Bumin, Mesut Yılmaz’ın avukatlarının, müvekkilleriyle ilgili “Soruşturma Komisyonu raporunda belirtilen iddiaların önceki dönemde de açılan Soruşturma Komisyonu’na konu olduğu, bunların kesin hükme bağlandığı ve yeni deliller ortaya çıkmadıkça soruşturma açılamayacağı” yönündeki itirazlarının, oy çokluğuyla reddedildiğini bildirdi. Bumin, sanık avukatlarının, “Meclis Araştırma Komisyonu’nun görev ve yetki sınırlarını aşarak sanıklar hakkında Soruşturma Komisyonu kurulması yönünde karar almış olmasının, TBMM iç tüzüğünde yer alan düzenlemelere aykırı olduğu ve Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği” yönündeki itirazlarının da reddedildiğini kaydetti. Eski Başbakan Mesut Yılmaz, Türkbank ihale sürecinde kendisinin en ufak bir müdahalesinin, temasının olmadığını ileri sürerek, “Başbakan olarak benim dışımda cereyan eden ihale sürecine fesat karıştırdığımı söylemek, akla, vicdana ve hukuka aykırıdır. Bu ancak siyasi saikle mümkün olabilir” dedi. Bu davanın Türk hukuk tarihi literatürüne gireceğini, 1962’daki Yassıada Mahkemesi sayılmazsa ilk kez bir başbakanın Yüce Divan’da yargılandığını söylemenin doğru olacağını kaydeden Yılmaz, usule yönelik itirazların kayda geçmesinde zorunluluk olduğunu, Yüce Divan’ın yargılamaya devam yönünde verdiği kararı da memnuniyetle karşıladığını söyledi. Bu meselenin tarafsız ve bağımsız mahkeme önünde görülmesi istemini kendisinin soruşturma komisyonunda da dile getirdiğini belirten Yılmaz, daha sonra Türkbank ihale sürecinin nasıl geliştiğini anlattı. Yılmaz, “Aynı olay, bugün de olsa hükümetin bu olayla hiçbir ilgisi olmayacaktır” dedi. Duruşmayı, ANAP Genel Başkanvekili Halil İbrahim Özsoy, eski ANAP’lı bakanlar Cavit Kavak, Cengiz Altınkaya, Eyüp Aşık, Rüştü Kazım Yücelen, Şadan Tuzcu, eski milletvekilleri, Abdurrahim Albayrak’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izliyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net