www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Hürriyet, Avrupa baskısında günlerdir tehlikeli bir kampanya sürdürüyor. Irkçılık ve yabancı düşmanlığını “Türk düşmanlığı” ile özdeşleştiren gazete, Türkiye kökenliler arasında korkuları ve önyargıları güçlendiriyor.

Medya ........................................................................ Yücel Özdemir
Tehlikeli kampanya!
Hürriyet Avrupa baskısının “Editör”ü Ali Gülen, birkaç gündür faşist NPD’nin iki hafta önce Kiel’de düzenlediği gösteride, ellerinde alışveriş torbalarıyla arkadan fotoğrafları çekilen Türk kadınlarının resminin üzerinde “Memleketinize iyi yolculuklar” yazan afişi konu edinerek yazılar yazıyor. Sanki, ortada “çok yeni” bir afiş varmış gibi...
Halbuki, Neonazi örgütlerin daha önceki gösteride de benzer pankartlar taşıdığı, “Ali, Mehmet, Mustafa nach Ankara!” şeklinde sloganlar attıkları da biliniyor. Dolayısıyla, Neonazilerin gösteri ve yürüyüşlerde Türkiye kökenlileri hedef haline getirmeleri yeni bir durum değil.
Ama Gülen yıllardır sürüp gelen bu ırkçı propagandayı “yeni” kabul ederek, ırkçıların “Türkleri hedef seçtiklerini” işliyor ve Türk derneklerinin buna neden karşı çıkmadıklarını soruyor.
Gülen’in tarif ettiği “Türk örgütleri”nin önemli bir kısmının yıllardır Almanya’da yapılan antifaşist gösteriler konusunda çekimser kaldığı, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek eylemlere katılmadıkları, duyarsız kaldıkları da bilinen diğer bir gerçektir.
Bir günde “İslam terörizmine” karşı 20 bin insanı sokağa çıkaranların Neonazilerin gösterilerine karşı sessiz kaldıkları da biliniyor. Elbette, “Bizimkiler nerede?” diye soran Gülen, Kiel’deki gösterinin örgütleyicileri arasında bulunan DİDF’i görmek istemiyor. Halbuki, faşist gösteriye karşı Kiel’de göçmen emekçiler arasında çalışma yapan, Türkçe ve Almanca bildiriler dağıtan, başlangıç mitinginde konuşan DİDF, çok sayıda Türkiye kökenlinin de eyleme katılmasını sağlamıştı.
Zaten asıl önemli olan da, Türkiye kökenli emekçilerin şu veya bu örgütün pankartı altında gösteriye katılmaktan ziyade, Alman halkıyla birlikte, omuz omuza ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mücadelede yerlerini almalarıdır.
Tehlikeli platform
Gülen ve onunla aynı kulvarda olan dernek ve kuruluşların, yıllardır üzerinde bulundukları tehlikeli bir platform var. Bu da, ırkçı ve yabancı düşmanlığının özünde “Türk düşmanlığı” olduğu yönündeki propagandadır.
“Hitler’in Yahudilere yaptıkları, Neonazilerin Türklere yapacağı... Ortalıkla bir ‘Türk düşmanlığı’nın olduğu, ‘Almanya’nın zencileri olmayacağız’ dedikleri” biliniyor.
Solingen, Möln, Rostock gibi katliamlar da buna dayanak olarak gösteriliyor. Şurası açık: Almanya’da en çok Türkiye kökenliler göçmen olarak yaşıyorlar. Böyle olunca da en çok dikkati onlar üzerine çekiyorlar.
İnsanlık düşmanı faşist akımlar, genellikle toplumun geniş kesimlerinin dikkatini çeken toplulukları hedef gösteriyorlar. Bu Almanya’da Türkiyeliler, Fransa’da Kuzey Afrikalılar, İngiltere’de Asyalılardır. Eğer Türkiye kökenliler bugün Almanya’da en büyük topluluk olmasaydı, bu durumda büyük bir olasılıkla afişe başka ulustan insanlar çıkarılırdı.
Gülen ve ekibi, “Memleketinize iyi yolculuklar” afişini, asıl olarak Türkiye kökenliler arasında endişe ve korku yaymak, “Türklerin hedef seçildiği” görüşünü güçlendirmek için kullanıyor. Bugün, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlilere yapılabilecek en büyük kötülük; onlar arasında korku ve endişe yaratarak, içe kapanmalarına yol açmak ve Alman halkına karşı önyargıları güçlendirimektir.
Ve en önemlisi, ırkçılığa karşı görünen bu platformun Alman ırkçılığına karşı Türk milliyetçiliğini yeniden güçlendirme misyonu içerdiği ortadır.
Neonazilere karşı milliyetçilik adres olarak gösteriliyor. Bu politika, Türkiye kökenliler arasında, 40 yılı aşkın bir süredir içinde yaşadıkları bu topluma karşı güvensizlik artırır, “Bu Almanya bize memleket olmaz” fikrini pekiştirir.
Ama gelin görün ki, Gülen; Kiel’deki gösteride 10 binden fazla insanın Neonazilere karşı yürüdüğünden nedense pek söz etmiyor. Yürüyenlerin ezici çoğunluğunu Alman emekçileri oluşturuyordu. Yapılan konuşmalarda, Neonazileri karşı mücadelenin güçlendirilmesi çağrıları yapılıyordu.
Bugün Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli işçilere, gençlere, kadınlara düşen bu türden “düşmanlık kokan kampanyalara” prim vermeden, Alman halkıyla omuz omuza ırkçılığa, faşizme ve her türden sosyal hak gasplarına karşı mücadele etmektir. Irkçılık ancak böyle durdurulur, güvenli bir gelecek kurulur. Faşizmin panzehiri enternasyonalizmdir.

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net