www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Nazi vahşetinin canlı tanığı Yoan Gotleb:
Hâlâ kabus görüyorum

Bir milyondan fazla Yahudinin katledildiği Auschwitz kampı, 27 Ocak 1945’de Sovyet Kızıl Ordusu tarafından kurtarılmıştı. Böylece kampta tutulanlar özgürlüklerine kavuşmuştu.

Gamalı haçı kötü ününden kurtarma çabası
İngiltere’deki Hindular, “gamalı haç”ı Nazi geçmişindeki kötü ününden kurtarmak ve “şans” sembolü olarak 5000 yıllık itibarını iade etmek için kampanya başlattılar. Kampanya, Prens Harry’nin bir partide koluna gamalı haç bandı takması üzerine Avrupa’nın ayağa kalkması ve Avrupalı parlamenterlerin bu Nazi sembolünün kıtada yasaklanmasını istemeleri üzerine başlatıldı.


Nazi vahşetinin canlı tanığı Yoan Gotleb:
Hâlâ kabus görüyorum
Nazilerin Polonya’da kurduğu Auschwitz toplama kampından kurtulanlar arasında bulunan Rumen Yoan Gotleb, “Bunca yıl geçmesine rağmen geceleri hâlâ kabuslar görüyorum” dedi. AFP muhabirinin görüştüğü Gotleb, daha 16. yaş gününü bile kutlayamadan bütün ailesiyle birlikte toplama kampına götürüldüğünü anlattı.
“60 yıl boyunca sustum” diyen Nazi katliamının tanığı, “Artık konuşacağım, çünkü Auschwitz ve diğerleri unutulsun istemiyorum” dedi.
“Geceleri uykuda hâlâ kabuslar görüyorum” diyen Gotleb, “Düşünebiliyor musunuz, 16 yaşında üç toplama kampından geçtim. Binlerce ceset taşıttılar bana. Bütün ailemi kaybettim...” ifadesini kullandı. Yüzü kalın çizgilerle dolu yaşlı zayıf adam, “Bu vahşeti anlatmaya başlayınca, bu kadar kötü olamayacağı söylendi yüzüme” diyerek özellikle Rumen yetkililerinin “samimiyetsizliğinden” yakındı.
Üzücü özür
Romanya’nın Yahudi soykırımına katıldığını uzun süre inkâr ettiğini belirten Gotleb, Bükreş yönetiminin, Nazi yanlısı General Ion Antonescu’nun 270 bin Yahudinin ölümündeki sorumluluğunu daha yeni kabul ettiğini hatırlattı. Bükreş’in Yahudi halkından özür dilememesini üzücü bulduğunu belirten Gotleb, 1930’da kurulan faşist hareketin ise ulu orta övülebildiğine işaret etti.
1944 Mayıs ayının başında anne babasıyla birlikte Auschwitz’e giden trene bindirildiğini anlatan Gotleb, “Tren durunca babam, bana 16 değil, 18 yaşında olduğumu söylememi tembihledi. Çünkü gayet iyi biliyordu ki, çocuklar derhal ölüme gönderiliyordu” diye konuştu.
Nazi vahşetinin canlı tanığı şunları söyledi; “Bana 72.762 numarasını verdiler. Çok geçmeden Auschwitz’den Mathausen’e, oradan da Melk’e gönderildim. Almanların uçak fabrikası yapmak istediği dağın delinmesi çalışmalarında aylarca köle gibi çalıştırıldım. Almancayı iyi bildiğim için, daha sonra beni revire verdiler. Orada çalışmak ruhen daha da zordu. Ameliyatlar anestezi kullanmadan yapılıyordu. Çok az sayıda hasta hayatta kalıyordu.”
Soykırım tanınmalı
“5 Mayıs 1945’de yine Mathausen’deyken toplama kampına Amerikalılar geldi” diyen Gotleb, “Tehcirden önce 62 kiloyken, kurtulduğumda ancak 30 kilo geliyordum. 17 yaşındaydım, ama altmışımda gösteriyordum” diye konuştu. Yaşi Üniversitesi’nde matematik hocası olan Gotleb, bugün Alman devletinden ayda 100 euro tazminat alıyor. Rumen devleti de tehcir yılları için kendisine ayda 8 euro ödüyor. Gotleb, “Bugün artık daha fazla para istemiyorum. Bütün istediğim, soykırımın tanınması...” dedi ve bazı tarihçilerin, kendisini toplama kamplarını abartmakla suçlamasını içine sindiremediğini belirtti.

Kampı kurtaran kızıl ordu askerleri:
Bizi neyin karşılayacağını bilemiyorduk
Nazilerin Polonya’da kurduğu ve bir milyondan fazla kişiyi katlettiği ölüm kampı Auschwitz’de 60 yıl önce düzenlenen kurtarma operasyonuna katılan ve bugün hâlâ hayatta olan Rus askerleri, Auschwitz’de karşılaştıkları korkunç sahneleri beklemediklerini kaydediyorlar.
Auschwitz, 27 Ocak 1945’te SSCB’nin Kızıl Ordu askerleri tarafından kurtarılmıştı. Kampa ilk giren askerlerden biri olan Genri Koptev, “Kimse böyle bir şeyle karşılaşmayı beklemiyordu. Kampın girişinin yakınında, büyük bir meydanda binlerce kişi gördük. Farklı dillerde şarkılar
söylüyorlardı. Kadınlarla erkekler, gençlerle yaşlılar birbirinden ayrılmıyordu. İnsanların gözleri faltaşı gibi, derileri şeffaftı. Hem gülüyor, hem ağlıyorlardı” dedi.
Koptev şunları kaydetti: “Arkada, krematoryuma giden bir yolda yığılmış insan bedenleri gördüm. İnsan saçlarının depolandığı bir salon, bir de gözlüklerin depolandığı bir salon gördüm. Koyu mavi fayanslarla kaplı duvarları olan duşlara da girdim. Bu duşların ne işe yaradığını ancak Nürnberg davasından sonra öğrendim.”
Üniformalarımız güven verdi
Kızıl Ordu’nun Auschwitz’i kurtaran 3 birliğinden birinin başında bulunan ve bugün 81 yaşındaki İvan Martinuşkin, “Komutanlar bize bir toplama kampına gittiğimizi söylememişti” diye konuştu. Martinuşkin, sadece 27 Ocak’ta, esirlerden ölenler olmasın diye top kullanmama talimatı aldıklarını belirterek, kampın girişinde yazan “Arbeit macht frei” (Çalışmak özgür kılar) yazısını kendi gözleriyle mi yoksa belgesellerde mi gördüğünü hatırlamadığını söyledi.
Tuhaf kıyafetli insanların dikenli teller arkasından kendilerine güvensiz güvensiz baktıklarını hatırladığını belirten Martinuşkin, şunları kaydetti: “Onların esir olduklarını anladık. Bizim üniforma ve şapkalarımız onlara biraz güven verdi. Daha sonra teller arkasından selamlaştık. Askeri hedef, kampa girmeden burada keşifte bulunmaktı. Yakınlarda kamp şefleri tarafından terk edildiği anlaşılan evler bulduk. Daha ileride askerler birçok giysinin saklandığı yerler keşfetti.”
Koptev ve Martinuşkin, 27 Ocak’ta, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da bulunduğu devlet başkanlarının hazır bulunacağı Auschwitz’deki anma törenine katılacak.


Başa dön


Gamalı haçı kötü ününden kurtarma çabası
İngiltere’deki Hindular, “gamalı haç”ı Nazi geçmişindeki kötü ününden kurtarmak ve “şans” sembolü olarak 5000 yıllık itibarını iade etmek için kampanya başlattılar. Kampanya, Prens Harry’nin bir partide koluna gamalı haç bandı takması üzerine Avrupa’nın ayağa kalkması ve Avrupalı parlamenterlerin bu Nazi sembolünün kıtada yasaklanmasını istemeleri üzerine başlatıldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net