|
|

|
           

Yine mevsimi gelmiş demek ki, medya grupları arasında itiş kakış başladı. Bu kez farklı olan, durum benimsenmiş, bekleniyormuş gibi “medya savaşı”, “evet medya savaşı” sözleriyle, soğukkanlılıkla karşılanması. Ne kadar büyüyeceğini ise tahmin etmek güç.
|
Medya
.................................................................
Çağdaş Günerbüyük
|
‘Medya savaşı’ dedikleri
Yine mevsimi gelmiş demek ki, medya grupları arasında itiş kakış başladı. Bu kez farklı olan, durum benimsenmiş, bekleniyormuş gibi “medya savaşı”, “evet medya savaşı” sözleriyle, soğukkanlılıkla karşılanması. Ne kadar büyüyeceğini ise tahmin etmek güç.
Çünkü ilişkiler iyice sarpa sarmış durumda. Bir süredir medya grupları arasındaki gerilim iyice yükselmişti, Sabah’ın haftaiçi fiyatını düşürmesi gibi, diğer grupları ilgilendirmemesi beklenebilecek bir olayla patlayıverdi.
‘Barış’ dönemi
Buraya gelen yolu şöyle özetlemek mümkün:
Sahibi Dinç Bilgin’in devlete borcu nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Turgay Ciner’e kiralanan Sabah’ın satışı gündemde. Daha önce de “Sabah’ı almak isteyenler” arasında adı geçen Aydın Doğan’ın dahil olduğu bir “konsorsiyumun” yeni bir teklif daha verdiği ortaya çıktı. Ancak Doğan “Sabah’ı alacağım” demiyor, “Almak istemiyorum ama değerinde satılsın istiyorum” diyor...
Sabah’ın tirajı ve Atv’nin reklam gelirleri son zamanlarda pek iyi gitmiyordu. Bunun üzerine Ciner, Sabah’ın fiyatını zararı pahasına düşürdü. Fiyat düşüşünün Posta’nın okuyucu kitlesinin hedeflendiğini ayrıntılı tiraj raporlarıyla fark eden Doğan grubu, ani bir karşı atakla Posta’nın fiyatını düşürdü.
Geçmişten devreden husumetler de cabası: Sabah’tan ayrılanların Doğan desteğiyle kurduğu Vatan ile Sabah arasında söz dalaşı sürüyor. Yine Doğan’ın kanatları altındaki Ilıcaklar’ın Dünden Bugüne Tercüman’ı ile Çukurova grubunun Halka ve Olaylara Tercüman’ı arasında isim kavgası mahkemelik. Bu arada Aydın Doğan’ın Digiturk’e talip olduğu söyleniyor.
Yakında ihaleye çıkarılması beklenen Star’ın satışı da gizli bir gerilim yaratıyor. Star’a talip olduğunu en fazla belli eden isim Turgay Ciner ancak bütün grupların gözünün Star’da olduğu söyleniyor. Star’ı almak istemenin ilginç bir yan etkisi de, Hükümet’e yaranmak için bir başka gerekçe oluşturması. Malum, “yandaş” olmak demek, ihalede bir kolaylık beklemek demek...
Hepsinin derdi belli
Hükümet demişken, bütün medya grupları devletle “akçalı” ilişkiler içinde olduğundan, yayın çizgilerini etkileyen beklentiler bir değil. Star, Cine5 gibi doğrudan el konanların, yine devlet tarafından kiraya verilen ve satılması gündemde olan Sabah’ın durumu bir yana; Digiturk’un, Show TV’nin, Akşam’ın vb. sahibi Karamehmetler’in Pamukbank’tan kaynaklanan borcu ortada. Türkiye’nin, TGRT’nin sahibi İhlas Grubu, bolca indirim yapılan borç ödemesini yeni tamamladı. Petrol Ofisi’ni özelleştirme sonucu satın alan Doğan grubu ise borçlarını öteletmeyi başardı.
Görüldüğü gibi savaş baltalarını hiç toprağın altına gömmemiş olan medya gruplarının bir tekinin dahi derdi, halkın haber alma hakkı falan değil. Bütün mesele her sermaye kuruluşu gibi kârını, pazar payını büyütmenin yollarını bulmak. Ancak iş, yani medya, doğası gereği kamuoyuna seslenmeyi içeriyorsa, rekabet kolayca hiç “etik” olmayan haller olabiliyor. Karşılıklı suçlamalar, tehditler, küfürleşmeler dolduruyor gazete sayfalarını, televizyon ekranlarını. Bir süre sonra da kapalı kapılar ardında artık ne alınıyor, ne veriliyorsa, ortalık yatışıyor...
Bu nasıl savaşsa, savaşanlara bir şey olmuyor, haber alma hakkını kullanmaya çalışan vatandaş arada mağdur oluyor. Savaşta adalet olmaz ama, adaletsizliğin böylesi de çok acayip.
Medyanın derdi başından aşmış gibi mi görünüyor? Bir de medyanın dert edinmediklerine bakalım: Bu ay içinde basının sorunlarının tartışıldığı toplantılar yapıldı, özellikle yeni Türk Ceza Kanunu’nun nasıl haberciliğe darbe vuracağı tartışıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası “Basında sansüre ve otosansüre hayır” kampanyası başlattı. Bağımsız İletişim Ağı’nın hazırladığı 2004 raporuna göre, RTÜK “bölücülük” ve “kin ve düşmanlığa tahrik”ten 12 yerel medya kuruluşunun 360 gün yayınını durdurdu, iki gazeteci halen hapiste.
|
|
|