www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Dünyaya söylenen yalanlar
ABD’li araştırma ekipleri, Irak’ta ‘kitle imha silahı’ aramaya sessiz sedasız son verdi. Böylece ABD ve İngiltere hükümetlerinin, Irak’ı işgal etmeden önce aylar boyunca dile getirdiği iddiaların tümünün yalan olduğu anlaşılmış oldu.

Bolivya’da gergin günler
Bolivyalı emekçilerin, benzin fiyatlarının artırılmasına karşı eylemleri devam ediyor. Önceki gün ülkenin ekonomik başkenti Santa Cruz’da onbinlerce kişi yürüyüş yaptı.

Nasıriye’de hastane yandı
Irak’ın güneyindeki Nasıriye kentinde bir hastanede yangın çıktı. Irak polisi, önceki gece çıkan yangında 12 kişinin öldüğünü, 100 kişinin yaralandığını belirtti.


Dünyaya söylenen yalanlar
“Şimdi Irak biyolojik silah elde etmek için kullanılan tesisler kuruyor ve var olan tesislerini genişletiyor.” (12 Eylül 2002)
“Saddam Hüseyin’in komutanlarına kimyasal silahlar kullanmaları için yetki verdiğini haber veren kaynaklarımız var.” (5 Ekim 2002)
“Saddam rejimi, kimyasal ve biyolojik silahlar üretmek için fabrikalar inşa ediyor.” (7 Ekim 2002)
“İngiliz hükümeti, Saddam Hüseyin’in yakınlarda Afrika’dan büyük miktarda uranyum aldığını öğrendi. Bizim istihbaratımız da Saddam’ın nükleer silah yapımı için gerekli alüminyum tüpleri edinmeye çalıştığını gösteriyor.” (28 Ocak 2003)
“Onları bulmak zaman alacak ama (Saddam’ın) elinde olduğunu biliyoruz. Onları yok etse de, saklasa da başka bir yere gönderse de bulacağız. Kesin olan bir şey var: Saddam artık Amerika’yı KİS’lerle tehdit edemez.” (25 Mayıs 2003)
“Bizim yasak üretim malzemelerini ya da yasak silahları bulamadığımızı söyleyenler yanılıyor. Onları bulduk.” (30 Mayıs 2003)
Başkan Yardımcısı Dick Cheney
“Teröristler ve KİS sahibi olan ya da olmak isteyen rejimler arasındaki muhtemel bağlantıları göz önüne alıyoruz. Saddam Hüseyin’in şahsında, elimizde bu silahların peşinde olan ve bazılarını çoktan elde etmiş olan bir diktatör var. Amerika’dan nefret eden bir rejimin Amerika’yı KİS ile tehdit etmesine izin veremeyiz.” (20 Haziran 2002)
“Saddam’ın KİS sahibi olduğuna dair hiçbir şüphe yok.” (26 Ağustos 2002)
“Irak, bir gün teröristelere biyolojik ya da kimyasal silah vermeye karar verebilir. Irak tamamen KİS’lerden arındırılmadıkça terörle savaş kazanılamaz.” (12 Kasım 2002)
Bush’un sözcüsü Ari Fleischer
“Eğer orada kitle imha silahları (KİS) olmasaydı, bunu söylemek için kesin temelleri olmasaydı, ABD Başkanı ve Savunma Bakanı, Irak’ta kitle imha silahı bulunduğunu bu kadar açık ve net olarak açıklamazlardı.” (4 Aralık 2002)
“Orada silahların olduğu gerçeğini biliyoruz.” (9 Ocak 2003)
“Saddam elinde hiç silah olmadığını söylerse şunu bileceğiz ki, bir kere daha dünyayı kandırıyor.” (2 Aralık 2002)
“Elimizde Irak’ın kitle imha silahlarına, biyolojik ve kimyasal silahlarına ilişkin kanıt ve istihbarat olduğuna kuşku yok. Tüm bunlar, ne kadar süreceği belli olmayan bir askeri operasyonun yolunu açıyor.” (21 Mart 2003)
...Ve diğerleri
“Bana verilen bilgiler ışığında, atom bombasından daha faza insan öldürebilecek biyolojik bombalardan oluşan KİS’lerin Irak’ın liderinin elinde olduğuna eminim.” (Senato Çoğunluk Lideri Bill Frist, 10 Ocak 2003)
“Saddam Hüseyin’in KİS’leri elinde tutmaya ve yenilerini üretmeye kararlı olduğunu biliyoruz.” (Dışişleri Bakanı Colin Powell, 5 Şubat 2003)
“Saddam Hüseyin’in KİS’lere sahip olduğuna dair hiç şüphe yok. Operasyon devam ettiği sürece bu silahların neler olduğu ortaya çıkarılacak, onları üreten ve koruyan insanlarla birlikte silahlar da bulunacak.” (Genelkurmay Başkanı Tommy Franks, 22 Mart 2003-ABD saldırısı başladıktan iki gün sonra)
“Bizim birincil amaçlarımızdan biri KİS’leri bulup imha etmek. Çok sayıda üretim merkezi var.” (Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Clark, 22 Mart 2003)
“Hükümet, Irak’ta bulunan KİS’leri kamuoyuna açıklayacak ve bunlardan çok sayıda olacak.” (neomuhafazakâr yazar Robert Kagan, 9 Nisan 2003)
“Kimse bizim tam olarak silahların nerede saklandığını bildiğimizi söylemedi.” (Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condolezza Rice, 8 Haziran 2003)


Başa dön


Bolivya’da gergin günler
Bolivyalı emekçilerin, benzin fiyatlarının artırılmasına karşı eylemleri devam ediyor. Önceki gün ülkenin ekonomik başkenti Santa Cruz’da onbinlerce kişi yürüyüş yaptı. Geçtiğimiz hafta kentte polisle halk arasında çatışmalar meydana gelmesinden sonra, askerlerin petrol tesislerini kuşattığı görüldü.
200’den fazla eylemci kentte açlık grevine başlarken, öğrenciler de kamu binalarını işgal ettiler. Eylemlere katılan havaalanı çalışanları da, hem havaalanını, hem de kente giden anayolları kapattı.
Üst düzey yetkili Waldo Albarracin, ortamın son derece gergin olduğunu belirterek, Devlet Başkanı Carlos Mesa’nın geri adım atmamaya kararlı olduğunu söyledi.
Özerklik talebi
Eylemde hükümete yönelik protestoların yanı sıra, Santa Cruz bölgesinin özerkliğini ilan etmesi yolundaki talepler dikkat çekiyor. Gözlemciler, bazı yerel patronların, bu talep nedeniyle eylemi desteklediğini öne sürüyor. Özerklik talebiyle toplanan 500 bin imza da, milletvekillerine verildi. Dahası, merkezi hükümete meydan okuyan bir tutumla, Ruben Costas adlı yerel lider, Santa Cruz Valisi ilan edildi.
Santa Cruz, Bolivya ekonomik girdisinin yüzde 33’ünü tek başına üretiyor. Bu nedenle, genişletilmiş bir özerkliğin ülke ekonomisi üzerinde büyük etkisi olabilecek. Doğalgaz zengini Tarija gibi bölgelerin de, kendileri için özerklik isteyebileceği belirtiliyor.
Merkezi hükümet ise, benzin fiyatlarını düşük tutan devlet sübvansiyonlarının “sürdürülemez” olduğunda ısrar ediyor. Sübvansiyonların kaldırılması, IMF programının önemli bir parçası.
Hükümetin planı hayata geçirildiğinde, benzin ve mazot fiyatları yüzde 15 civarında artacak.


Başa dön


Nasıriye’de hastane yandı
Irak’ın güneyindeki Nasıriye kentinde bir hastanede yangın çıktı. Irak polisi, önceki gece çıkan yangında 12 kişinin öldüğünü, 100 kişinin yaralandığını belirtti. Yangının sabah saatlerinde söndürülebildiğini kaydeden polis, hastanenin altı katının ve içindeki tüm teçhizatın tahrip olduğunu açıkladı. Yangının kısa devre sonucu çıktığı sanılıyor.
Musul’da ise, direnişçilerle çıkan çatışmada bir Amerikan askeri öldü.
Irak polisi, Bağdat’ın güneyinde Irak İslam Partisi’nin bir yetkilisini de tutukladı. Yapılan açıklamada, “Irak İslam Partisi’nin Babil, Kerbela, Necef, Divaniye ve Mutanna bölgelerinden sorumlu yetkilisi Macid Faysal Ebbud tutuklandı” denildi.
Seçimin 6 ay ertelenmesi yönündeki talebi reddedilen Irak İslam Partisi, bu kararı protesto amacıyla gelecek hafta yapılacak genel seçimlerden çekilmişti.
15 muhafız öldürüldü
25 gün sonra yaşanan mucize
Hindistan’ın Nicobar adasındaki bir felaketzede, dev dalgaların kendisini sürüklediği bir adada, 26 Aralık’ta meydana gelen tsunami felaketinden 25 gün sonra kurtarıldı. Askeri bir yetkili, Michael Mangal adlı felaketzedenin hindistancevizi ağıcının üstüne çıkarak kurtulduğunun tahmin edildiğini ve felaketten 25 gün sonra, bölgeden geçen bir botun mürettebatı tarafından, elbiselerinden yaptığı bayrağı sallarken görüldüğünü söyledi. Mangal; dalgalara kapıldığını ve Pillow Panja adasına sürüklediğini anlattı. Felakette ölenlerin sayısının ise, 227 bini geçtiği açıklandı.
Avrupa Anayasası’na karşı eylem
Fransa’nın başkenti Paris’te cumartesi günü Avrupa Anayasası’na karşı gerçekleştirilen gösteriye 10 binden fazla kişi katıldı. Çeşitli Troçkist gruplar tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda “Avrupa Anayasası’na hayır!” sloganıyla gerçekleştirilen eylemde, yaz aylarından önce yapılması planlanan referandumdan önce, anayasanın reddedilmesi talep edildi. Avrupa Anayasası’nı “sosyal olmayan bir proje” olarak değerlendirerek eleştiren İşçi Partisi’nin Genel Sekreteri Daniel Gluckstein, basına yaptığı açıklamada “Bu daha başlangıçtır. Oyun daha sahnelenmedi” diyerek Avrupa Anayasası’na karşı hoşnutsuzluğunu dile getirdi. Glucstein “Halk kamu hizmeti, laiklik, işçi hakları ve 1945’ın sağlık sigortasını istiyor. Halk, endüstrinin tarıma getirdiği yıkımı istemiyor” şeklinde konuştu. Mitingde ayrıca, Avrupa Anayasası’na karşı mza kampanyası başlatıldı. Göstericiler, eylemlerini Nation Meydanı’nda bir mitingle bitirdi.
İsrail kabinesi Sderot’ta toplandı
İsrail Başbakanı Ariel Şaron, kabinesinin olağan toplantısını bu hafta, Filistinlilerin en fazla füze saldırısında bulunduğu Sderot kasabasında yaptı. Filistin yönetiminin aldığı tedbirlerin ardından durumun sakin olduğunu belirten Şaron, “Bu sükunetin devam edeceğini umuyorum. Etmezse, ordu ve güvenlik güçleri, bu tehditlerin ortadan kalkması için her şeyi yapmayı sürdürecekler” tehdidinde bulundu. Filistin Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’e yönelik füze ve havan topu saldırılarının önüne geçmek için, 2000 kadar polisi Gazze Şeridi’nde Sderot yakınındaki Beyt Hanun ve Beyt Lahiya’dan başlayarak, Gazze Şeridi’nin kuzeyi boyunca konuşlandırmıştı. Bu arada, Filistinli İslami Cihad örgütü, İsrail Filistinli mahkûmları serbest bırakmadığı ve askeri operasyonlarına son vermediği sürece ateşkesi kabul etmeyeceğini bildirdi. Hamas örgütü de, ateşkesi kabul etmediğini açıkladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net