Yoksulluk veremi yeniden hortlattı
Önlenebilir hastalıklar arasında yer alan ve ilaçla tedavisi mümkün olan tüberküloz (verem), artan savaşlar, nüfus hareketleri, yoksulluk, AIDS’in yaygınlaşması gibi nedenlerle yeniden dünya nüfusunu tehdit etmeye başladı. “58. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası” nedeniyle İstanbul Verem Savaş Derneği’nde basın toplantısı düzenleyen İstanbul Verem Savaş Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2.5 milyon insanın veremden öldüğünü, 8 milyon kişinin de bu hastalığa yakalandığını hatırlatarak, “İlacı ve tedavisi olan bir hastalıktan bu kadar insanın ölmesi çok büyük bir rakam” dedi. Prof. Kılıçaslan, veremden ölümlerin önlenebileceğini ancak hastalığın hem kişiler hem de siyasiler bazında ihmal edildiğini söyledi. Hastalığın dünya ve Türkiye’deki seyri hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unun yaşamlarının bir döneminde verem hastalığına yakalanacağı uyarısında bulunarak, “Afrika, Güneydoğu Asya gibi bölgelerde verem patlaması yaşanmasının nedeni AIDS virüsüdür. Türkiye’de de AIDS’in yaygınlığına bağlı olarak verem hastalığında büyük bir artış olabilir” dedi. Türkiye’de her yıl 25-30 bin kişinin vereme yakalandığını aktaran Prof. Dr. Kılıçaslan, bu rakamın ortalama bir seviyede olmakla birlikte, özellikle İstanbul’da göç, yoksulluk, çok sayıda insanın bir arada kalması, Afrika ve Asya ülkelerinden gelenlerden bulaşan virüsler gibi nedenlerle hasta sayısında artış olduğunu söyledi. Kılıçaslan, “Veremin DNA’sı çözüldü. Yaptığımız araştırmalar sonucunda Pekin tipi basil (mikrop) artıyor. Bu mikrobun özelliği de hastalığın ilaca karşı dirençli olması. Türkiye’ye gelip izinsiz çalışanların mutlaka muayeneden geçirilmesi zorunludur” dedi.
Murat Demirel serbest bırakıldı
Yılbaşı gecesi Türkiye’den Bulgaristan’a kaçak girmeye çalışan ve Bulgar polisi tarafından yakalanan batık Egebank’ın eski sahibi Yahya Murat Demirel’in her gün imza vermek şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Demirel, yılbaşı gecesi balıkçı kılığına girerek bir balıkçı teknesi ile Bulgaristan’a kaçmıştı. Demirel, Bulgaristan’a yasal olmayan yollardan girdiği için polis tarafından gözaltına alınmıştı. Bulgar polisinin yaptığı aramada Demirel’in üzerinden, Belize pasaportuyla Ali Ahmet Hasan adına düzenlenmiş Bulgar pasaportu, eşinden ise ABD pasaportu çıkmıştı. Meksika’nın doğusunda yer alan Belize daha önce de Hakan Uzan’a pasaport vermişti. Ayrıca, Yahya Murat Demirel’in yanında, 124 bin euro, 25 bin dolar ve 354 milyon lira nakit para taşıdığı saptanmıştı. Demirel’in yakalandığında Bulgar polisine serbest bırakmaları için 100 bin eruo rüşvet teklif ettiği iddiaları da Bulgar yetkililerce doğrulanmıştı.
Rektör adayları soruları yanıtladı
İstanbul Üniversitesi’nde (İÜ) 7 Ocak’ta yapılacak rektörlük seçimine katılacak adaylar projelerini anlattı. İÜ Öğretim Üyeleri Derneği’nin, Fen Fakültesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda düzenlediği toplantıya katılan rektör adayları, öğretim üyelerinin karşısına çıkarak, projeleriin anlatıp, soruları yanıtladılar. Toplantının başlangıcında söz alan Özgüç Kozan isimli öğrenci, kendilerine söz hakkı tanınmamasını eleştirerek, kendi sandıklarını kurarak, rektör adaylarını belirleyeceklerini söyledi. Adaylardan Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gediz Akdeniz, “İstanbul Üniversitesi’nde dayatmacı, küreselleşmeci modellerin uygulanamayacağını” ifade ederek, rektör olursa küreselleşmeci yapılanmaların dışında kalacağını söyledi. Diğer aday Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Alangoya rektörün yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini anlatırken; Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Erzengin “hedefinin, İstanbul Üniversitesi’ni Avrupa’nın saygın ilk 10 üniversitesi içine sokmak” olduğunu söyledi. İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nur Serter ise öğretim üyelerine daha fazla söz hakkı tanıyacağını iddia ederken; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfettin Uludağ üniversitenin sorunlarını da çözümlerini de bildiğini ifade etti. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yazıcı da rektör seçilmesi durumunda ‘farklı ve özgün düşünen insanlar yaratmak’ için çalışacağını söyledi.
Erol Zavarlar ölmesin
Odak ve Genç Direnişçi dergilerinin Yazıişleri Müdürü Erol Zavar’a “özgürlük” isteyen, Erol Zavar’a Özgürlük Komitesi üyeleri, “Erol Zavarların ölmemesi, F tiplerinin tabutluklara dönüşmemesi” için eylem yaptı. Erol Zavar’ın eşi Elif Zavar, Erol gibi nicelerinin ölümcül hastalıklarına rağmen F tiplerinde tutulduklarını söyledi. Erol Zavar’a Özgürlük Komitesi dün Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde, cezaevlerinde ölümcül hasta tutuklulara ve içinde tutuldukları koşullara dikkat çekti, serbest bırakılmasını istediler. Komite adına yapılan açıklamada Zavar’ın mesane kanseri olduğu, son 11 ayda 3 kez ameliyat edilmesine rağmen gerek hastanede gerekse cezaevinde sağlıksız koşullarda tutulduğu anlatıldı. Önce Ankara Merkez Kapalı Cezaevi, ardından Eskişehir, Tekirdağ ve son olarak Edirne F Tipi Cezaevi’ne gönderilen Zavar’ın hastalığının tedavisi için düzenli bakım ve kontrol gerektiği hatırlatılan açıklamada, mesanesindeki ‘ur’un sürekli yenilendiği Zavar’ın, serbest bırakılması istendi. Erol Zavar’ın eşi Elif Zavar da eşi ve benzer durumdaki diğer tutukluların durumlarına dikkat çekti. F tiplerinde tutukluların bilinçleriyle birlikte teslim alınmak istendiğine, bunun için de keyfi uygulamalar ve baskıların yapıldığına işaret eden Elif Zavar, cezaevlerinde bilinçli olarak ölüme terk edilenlerin çok sayıda olduğunun altını çizdi. Elif Zavar’ın anlatımlarına göre cezaevlerinde ölümcül hasta tutukluların durumları şöyle: “Filiz Gölkokver, Gebze M tipi hapishanesinde orak hücre ve Akdeniz anemisi hastalığı nedeniyle tüm yaşamını yatakta geçirmek zorunda. Ölümün eşiğindeki Filiz, sağlıksız koşullarda tutulup, tedavisi yapılmadığı için ölümü hızlandırılıyor. Sincan F Tipi Cezaevi’nde Mesut Deniz ağır şizofren teşhisiyle; Bayrampaşa’da Savaş Kör, Kırşehir’de Ersin Eroğlu, cezaevinde kalamayacak düzeydeki hastalıklarına rağmen hücrelerde tutuluyorlar. Bugüne kadar mesanesinden toplam 12 ur çıkarılan Erol Zavar da hücrede, katı bir tecritle karşı karşıya. Kötü fiziki koşullar, jandarma saldırısı sürüyor. Erol da diğerleri gibi ölüme gidiyor. “ Cezaevlerinde tutuklulara özgürlük isteyen komite ve Elif Zavar, kamuoyunu da duyarlılığa çağırdı.
|