www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Halay yine soruşturma nedeni
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, kampus içinde saz çaldıkları, halay çektikleri ve Kürtçe türkü söyledikleri gerekçeleriyle 20 öğrenci hakkında 60 soruşturma açtı.

Eleştirilere Paris’ten yanıt
Türkiye’nin AB üyeliğine soğuk bakan Fransa’yı ikna için Paris’e giden DEP eski milletvekilleri Zana ve Doğan, kendilerine yönelik eleştirilere cevap verdiler.

Tayyip’ten randevu yok
   Alevi’den dilekçe var

Alevi Bektaşi Federasyonu ile Avrupa Alevi Konfederasyonu yöneticileri, yurtdışında ve Türkiye’de topladıkları 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı randevu isteklerini yanıtsız bırakan Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı’na ilettiler.

Polis üniversiteden çekilmeli
Polis, İstanbul’da 148 öğrenciyi daha gözaltına aldı. Prof. Dr. İzzettin Önder, İÜ yönetimini eleştirerek, polisin üniversitedeki varlığına derhal son verilmesini istedi.


Halay yine soruşturma nedeni
Uğraş Vatandaş
İstanbul Üniversitesi’nde geçtiğimiz yıl ‘ideolojik halay çektikleri’ gerekçesiyle soruşturmadan geçirilen öğrencilerden sonra şimdi de Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörlüğü benzer nedenlerle 20 öğrenci hakkında 60 ayrı soruşturma başlattı. Rektörlük, kampus içerisindeki kafetarya önünde 3 Kasım tarihinde gerçekleştirilen YÖK’ü protesto eyleminde “saz çaldıkları, halay çektikleri, Kürtçe türkü söyledikleri, stant açtıkları ve pankart astıkları” için öğrencilerin savunmalarını aldı. 8 Aralık Çarşamba günü Rektör Durul Ören ile görüşen öğrenciler, soruşturmaların gerekçelerini komik bulduklarını ilettiler.
Amaç gözdağı vermek
Hakkında 4 soruşturma açılan Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi Burcu Eker, gazetemize yaptığı değerlendirmede, soruşturma gerekçesinde ‘halay çekmek’ gibi bir ibare bulunmasının bile gerici düşüncenin ürünü olduğunu vurgulayarak, özellikle birinci sınıf öğrencilerinin sindirilmek istendiğini söyledi.
Yaptıkları görüşmede rektörün soruşturmaları savunamadığını belirten Burcu Eker, “Amaçları biz öğrencilere gözdağı vermek” dedi.
Merhaba hediyesi!
Makine Mühendisliği yüksek lisans 1. sınıf öğrencisi Deniz Cumhur Başaraner’e de “Kürtçe türkü söylemek, halay çekmek” gibi gerekçelerle 2 soruşturma açılmış.
TRT’de bile Kürtçe klip yayınlandığı bir dönemde okulda Kürtçe türkü söylediği için soruşturmadan geçirilmesini kabul edilemez bulan Başaraner, soruşturmanın sonucunu merakla beklediklerini söyledi.
Soruşturmaların, rektörlüğün kendilerine ‘merhaba’ hediyesi olduğunu düşünen Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Fırat Atman ise “Rektörlük, biz sizin her yaptığınızı biliyoruz, hareketlerinizi izliyoruz. İstediğimiz zaman size istediğimiz cezayı verebiliriz havası yaratmak istiyor” diye konuştu.


Başa dön


Eleştirilere Paris’ten yanıt
DEP eski milletvekilleri Leyla Zana ve Orhan Doğan, 17 Aralık’taki AB Zirvesi’nden önce temaslarda bulunmak üzere gittikleri Fransa’da hükümet ve bazı Kürt çevrelerinden gelen eleştirilere yanıt verdiler. “Demokratik cumhuriyet” istediklerini ifade eden DEP’liler, “otonomi, federasyon ve özerklik gibi” tartışmalardan uzak durduklarını kaydettiler.
Mezopotomya Haber Ajansı’nın (MHA) haberine göre Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne gelen DEP’liler, burada halkın yoğun ilgilisi ile karşılatılar. Basının sorularını yanıtlamayacaklarını belirten DEP’liler, bir süre halkla sohbet ettiler.
Uzun zamandan beri Türkiye’nin AB’ye girebilmesi için diplomasi trafiği yürüttüklerini kaydeden Orhan Doğan, Fransa gezilerini; “Bu gezimiz AB liderler zirvesine 5 ya da 4 gün kala müzakere sürecine ilişkin Kürtlerin de taleplerini iletmek üzere yapılabilecek son diplomatik atak” olarak değerlendirdi.
Çeşitli parti ve kitle örgütü temsilcileri ile görüşmelere başladıklarını kaydeden Doğan, amaçlarının hem AB sürecine bir ivme kazandırmak, hem de AB müzakere süreci içinde Kürtlerin demokratik haklarının tanınabileceği bir konseptin oluşmasının sağlaması olduğunu kaydetti.
Zana: Kürt aydınların kafası karışık
Kürt aydın ve sanatçılarının Kürt sorununun demokratik çözümü için International Herald Tribune ve Le Monde gibi gazetelere verdikleri ilanla ilgili halkın sorularını cevaplayan Leyla Zana ise “İnanın Kürt aydınları savaştan önce de halkla beraber değillerdi, savaşta da Kürtlerle birlikte değillerdi, savaş durduğunda yine Kürtlerle değillerdi. Biz parlamentoda da halkla beraberdik bugün de beraberiz. Kürt aydınlarının kafası karışıktır. Her biri eline bir saz almış ve kendine çalıyor” diyerek eleştirdi. Zana şöyle devam etti; “30 yıldır ülkeye adımını atmayanlar burda oturmuşlar Kürt halkı savaşsın diyorlar, ölsün diyorlar, çürüsün diyorlar ne olursa olsun diyorlar ve burada yaşamlarını sürdürüyorlar. Herkes iyi bilsin halk ülkede yaşıyor. Halka öğüt vermeye kimsenin hakkı yok. Bu halka öğüt verenler gidip halka danışsınlar. Kürtler öyle bir merhaledeler ki hem özgürlüklerine sahip çıkıyorlar, kimliklerine sahip çıkıyorlar, hem de diğer meselelerine sahip çıkıyorlar.”
Kürtlerin kimliğinin güvenceye alınarak Türkiye’de eşit haklara kavuşmalarını istediklerini de ifade eden Zana, bütün halkların kardeşliğini savunduğunu ve hiçbir zaman halklara düşmanlık etmediğini söyledi.
‘Demokratik cumhuriyet’
Zana’nın ardından tekrar söz alan Orhan Doğan, genel Kürt konsepti içinde var olan şeyin “Demokratik cumhuriyet ve demokratik uygarlık” olduğunu kaydetti. Bu stratejik programda “özerklik otonomi ve federasyon”un olmadığını belirten Doğan, “Önce bunu böyle koymak lazım. Ama Kürtler de her toplum gibi çok sesli bir toplumdur. Bazıları federasyon isteyebilir. Kürtlerden bazıları otonomi isteyebilir, bazıları özerklik isteyebilir. Bu istemleri düşünce özgürlüğü biçiminde düşünmek durumundayız. Ama Kürtlerin büyük bir çoğunluğu Kürt sorunun çözümünü demokratik cumhuriyet ekseninde düşünmektedir” diye konuştu.
‘Leyla Zana Meydanı’
Paris’te bir dizi temaslarda bulunacak olan Leyla Zana ve Orhan Doğan, yarın saat 11:00’de Strasbourg’ta Avrupa Parlamentosu Assamblesi Başkanı Peter Schieder ile görüşecekler.
Paris Belediyesi tarafından kendisine verilecek olan ödülü alacak olan Zana, ardından 17 Aralık Cuma günü Bobigny Belediyesi’nde kendi adına açılacak olan “Leyla Zana Meydanı”nın açılış törenine katılacak.
DEP’liler bu törenin ardından 17 Aralık’ta Türkiye’ye geri dönecekler.


Başa dön


Tayyip’ten randevu yok
   Alevi’den dilekçe var
Alevi Bektaşi Federasyonu ile Avrupa Alevi Konfederasyonu yöneticileri, yurtdışında ve Türkiye’de topladıkları 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı randevu isteklerini yanıtsız bırakan Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı’na ilettiler.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı Alevi örgütleri yöneticileri ile Avrupa Alevi Konfederasyonu (AABK) Başkanı Ali Çağan, cemevlerinin Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edilmesi ve yasal statüye kavuşmasına ilişkin haftalardır topladıkları imzalarla dün Başbakanlığa gittiler. 40-50 kişilik grup Başbakanlık yakınında polis barikatı ile karşılaşırken, içlerinden bir heyetin Başbakanlığa gitmesine izin verildi.
Alevi Bektaşi Konfederasyonu Genel Sekreteri Atilla Erden başkanlığındaki heyet 68 klasörden oluşan 600 bin imzayı Başbakanlık Özel Kalemine ilettikten sonra, diğer yöneticilerin bekletildiği parkta açıklama yapıldı. Erden, Başbakan’dan aylardır randevu istediklerini, ancak isteklerine yanıt gelmediğini, imzaları teslim için yaptıkları görüşme talebinin de yanıtsız kaldığını söyledi. Erden, bundan sonra görüşüp görüşmeyeceklerinin de belli olmadığını dile getirdi.
‘Cemevleri inanç merkezidir’
ABF ve AABK olarak Avrupa’da ve Türkiye’de “Cemevleri Alevilerin inanç merkezidir” adı ile imza kampanyası başlattıklarını, kampanya doğrultusunda 150 bini Avrupa’dan olmak üzere 600 bin imza topladıklarını kaydeden Erden, iktidarın üst düzey yöneticilerinin bu istemlerini küçümsediklerini, hatta “Cemevleri cümbüşevleridir” diyerek Alevileri rencide ettiklerini dile getirdi. Erden Cemevlerinin ibadet yeri olarak yasal statüye kavuşturulmasını istediklerini bildirdi. Diğer şikâyet konularının da zorunlu din dersleri olduğunu hatırlatan Erden, gençlerinin kendi kültürlerinden yozlaştırılıp, asimile edilmeye çalışıldığını söyledi.
Başbakan’a Aleviliği anlattılar
Alevi örgütleri temsilcileri, imzalarla birlikte “Sayın Başbakan” diye başlayan ve Aleviliğin “tek etnik yapı”, “tek inanç” temel kurgusu ile bugüne kadar hep inkâr edilip, horlandığını, karalandığını anlatan bir de dilekçe verdiler. Aleviliğin dünyayı, sosyal dayanışmayı, paylaşımcı toplumu, gelişim ve değişimi esas alan ve merkezine insanı koyan bir inanç ve öğreti olduğu kaydedilen metinde, Aleviliğin aynı zamanda Anadolu’nun yadsınamaz bir gerçekliği ve kültürünün temel taşlarından biri olduğu da aktarıldı.
Kimlik ve kültürlerin bölünme nedeni olmadığına, kuşku ve korkulardan kurtulunması gerektiğine işaret edilen metinde, “Tüm bireylerin dil, ırk, cinsiyet, renk, siyasal düşünce, din ve inanca dayalı ayrım ve ayrımcılığa uğramadan yaşaması için taraf olunan uluslararası sözleşmelere uyulması, temel hak ve özgürlüklerin sağlanması devletin asli görevidir” denildi. Her inanç ve kültürün varlığının korunması, dışlanmaması, ayrımcılığa uğramaması, asimile edilmeden kendini koruma ve geliştirme hakkı olduğunun altı çizilen metinde, Alevilerin ibadet biçimi olan cemi yaptıkları, cemevlerinin kabul edilmemesinin anti-demokratik uygulama ve insan hakkı ihlali olduğu dile getirildi. İmzaların bir nüshası da Cumhurbaşkanlığı’na iletilerek, aynı talepler bir kez daha ifade edildi. Aleviler Avrupa’da toplanan 150 bin imzayı bugün Avrupa Parlamentosu Başkanlığı’na iletecek.


Başa dön


Polis üniversiteden çekilmeli
İstanbul Edebiyat Fakültesi’nde önceki gün ülkücülerin saldırısına uğradıktan sonra gözaltına alınan arkadaşlarıyla dayanışmada bulunmak için İstanbul Adliyesi önünde toplanan öğrenciler de gözaltına alındı.
Edebiyat Fakültesi’nde gözaltına alınan 54 öğrenci dün İstanbul Adliyesi’ne çıkartıldı. Savcılığa çıkartılacak olan arkadaşlarına destek olmak isteyen öğrenciler ile bir grup ülkücü de sabah saatlerinde adliye önüne geldi. Ülkücüler adliye binası içine girerken, öğrenciler dışarıda beklemeye başladılar.
İçerde bulunan ülkücüler bir süre sonra polis tarafından dışarı çıkartıldı. Ülkücülerin dışarı çıkartılırken tekbir getirmesi ve el kol işaretleri yapması tansiyonu yükseltirken, her iki tarafın birbirleri aleyhine slogan attıkları görüldü.
Daha sonra İstanbul Adliyesi önünde toplanan öğrenciler adına yapılan basın açıklamasında, önceki günkü olaylarda polisin gaz bombaları kullandığı ve okulun camlarının kırıldığı, 2 kişinin yaralandığı belirtilerek, “Tüm bu olaylar önceden hazırlanmış bir senaryonun hayata geçirilmesidir. Hedefinde ise devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenciler vardır” denildi.
Erdal Eren anmaları devam ediyor
12 Eylül cuntası tarafından 17 yaşındayken idam edilen Erdal Eren’i anmak için düzenlenen etkinlikler sürüyor. Lise öğrencisi iken idam edilen Erdal Eren, İstanbul’da Ümraniye Mustafa Kemal Lisesi öğrencileri tarafından yapılan eylemle anıldı. “Erdal Eren ölümsüzdür”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganları ile önceki gün okul çıkışında toplanan liseliler, Erdal Eren’in fotoğrafını taşıdılar. Yaptıkları basın açıklamasında Erdal Eren’in mirası olan mücadeleyi devam ettireceklerini belirten öğrenciler mücadelelerinde Erdal’ı yaşatmaya devam edeceklerini söylediler. Öte yandan, Maltepe Emek Gençliği de düzenlediği etkinlikle Erdal Eren’i andı. Anmada yapılan konuşmalarda, gençliğin her dönem egemenler tarafından tehlike olarak görüldüğü ve sindirilmeye çalışıldığı belirtildi. Açılış konuşmasını yapan Emek Gençliği ilçe sekreteri Erdem Geyik, Erdal’ın şahsında bütün halkı asmaya çalıştıklarını belirtti. Erdal’ın mücadelenin sürdüğü bütün alanlarda varlığını sürdürdüğünü söyleyen Geyik, “Bütün gençler emek mücadelesindeki yerlerini almalılar dedi. Etkinlik müzik dinletisiyle sona erdi. Erdal Eren Eskişehir’de Emek Gençliği tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. Esnaf Sarayı önünde akşam saatlerinde bir basın açıklaması yapan Emek Gençliği, Erdal Eren’in ülkesine ve halkına sahip çıkmaktan başka bir suçu olmayan onurlu ve devrimci bir genç olduğuna vurgu yapıldı. Basın açıklamasını okuyan Sercan Bakır, Kızıltepe’de 12 yaşındaki bir çocuğun terörist denilerek öldürüldüğü hatırlatarak, “Yaşanan son gelişmeler demokratikleşme söylemlerinin palavradan ibaret olduğunu göstermiştir.” dedi. Basın açıklaması sırasında ‘Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm’ ve ‘Erdal Eren mücadelemizde yaşıyor’ sloganları atıldı. Merzifon’da yapılan anmada, Erdal Eren’in mücadeleci kişiliği anlatıldı. Anmaya EMEP üyelerinin yanı sıra ÖDP İlçe Başkanı Tuğrul Saltık ve ADD Şube Başkanı Bayram Aydoğdu da katıldı.
Şavşat’ta çığ düştü; 6 kişi öldü
Artvin-Şavşat karayolu Şartul mevkiinde, İlhan Meydan’a ait iki katlı ahşap evin üzerine çığ düştü. Olayda 6 kişi hayatını kaybetti. Evde bulunan İlhan, Emsal, Neriman Bilor Meydan ve Şafak Meydan olay anında hayatını kaybederken, yaralanan Aynur Meydan ile Seringül ve İsmet Saymaz, Artvin ve Şavşat devlet hastanelerine kaldırıldı. Enkaz altında kalan 10 aylık bebek Özgür Sezer Meydan ile Ömür Saymaz’ı kurtarma çalışmaları ise bir süre devam etti. Çalışmalar sonunda Ömür Saymaz sağ olarak kurtarılırken, bebek Özgür Sezer Meydan yaşamını yitirdi. Yaralılardan Aynur Meydan’ın ise tedavi gördüğü hastanede öldüğü öğrenildi.
Haklarınızı biliyor musunuz?
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyeleri 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri çerçevesinde “Haklarımızı biliyor muyuz” başlıklı broşürleri dağıttılar. Aralarında İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin’in de bulunduğu grup, dün İstiklal Caddesi’nde dağıttıkları broşürler ile halka tek tek haklarını anlatarak herkesi haklarını bilmeye ve kullanmaya çağırdılar.
Kürd-Der’e ‘özgürlük’ kararı
Ankara Valiliği’nin başvurusu üzerine, tüzüklerinin yasaya aykırı ol duğu gerekçesiyle Kürt Demokrasi Derneği (Kürd-Der) kurucusu 19 kişi hakkında başlatılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildi. Ankara Valiliği’nin yazılı ihbarı sonucu, dernek tüzüğünün amaçlar kısmında yer alan “Kürtlerin bireysel ve toplumsal haklarına kavuşması, Kürt dilinin gelişmesi için çalışmalar yapmak” ifadesine dayanılarak soruşturma açılmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nadi Türkaslan tarafından verilen kararda, “Türkiye Cumhuriyeti’nde ırk, din, mezhep, ve bölge farklılığı veya bunlara dayanarak azınlık yaratmak ve üniter devlet yapısını bozmak amacıyla dernek kurulamayacağı” şeklinde hüküm içeren 2908 sayılı Dernekler Yasası’nın, yeni yasa ile yürürlükten kaldırıldığı hatırlatıldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net