www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İran saldırısına sanal prova
Amerikalı ve İsrailli yetkililerin İran’a yönelik tehdit dolu açıklamaları artarken Pentagon’un, İran’a olası askeri saldırıyı bilgisayar ortamında canlandırdığı iddia edildi.

Hedef yine Yeşil Bölge
Irak’ın başkenti Bağdat’ta ABD karargâhının ve hükümet binalarının bulunduğu Yeşil Bölge’ye dün sabah yine intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda 7 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.
Diktatör Pinochet yargılanacak
Şili mahkemesi, eski diktatör Augusto Pinochet’nin cinayetler ve adam kaçırmak suçlamalarıyla yargılanması ve ev hapsinde tutulması kararı aldı.


İran saldırısına sanal prova
ABD Savunma Bakanlığı’nın İran’a yönelik yapılması planlanan askeri saldırının etkisini saptamak amacıyla saldırıyı sanal ortamda canlandırdığı açıklandı. Middle East Newsline’in pazar günü verdiği habere göre; Pentagon’un ‘sanal saldırısında’ Amerikan güçleri İran’ın askeri üslerini ve nükleer tesislerini havadan vuruyor, ardından da bu ülkeyi işgal ediyor.
Tehditler artıyor
Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın ellerinde İran’ın nükleer silahlarına ilişkin kanıtlar bulunduğunu söylemesinin ardından, yönetimin çeşitli kademelerinde yer alan yetkililerin İran’a askeri saldırı olasılığına ilişkin açıklamaları da gelmeye başladı. Bu açıklamalara paralel olarak İsrail’in 1981’deki Irak saldırısını hatırlatarak İran’ı vurma tehdidinde bulunması, saldırı kararının alındığı yorumlarına neden oluyor.
Amerika’nın İran’a doğrudan saldırmayacağı ve İsrail üzerinden vurabileceği yorumları da dile getiriliyor.
Baradey sorunu
Tüm bunların yanı sıra Amerikan yönetiminin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradey’in telefonlarını dinlemesinin ortaya çıkması da, ABD’nin ajansın yönetimini değiştirerek İran saldırısına hazırlık yaptığı şeklinde değerlendirildi. Zira Bush hükümeti El Baradey’in İran’a yönelik ‘ılımlı’ tavrından rahatsız oluyor ve onu artık yolunun üzerinde istemiyor. ABD, İran, Irak ve Kuzey Kore gibi ‘kritik’ konularda UEAE ile çatışmalar yaşıyor. Bu ülkelerin nükleer silah ürettiğini öne süren ABD, UAEA’dan daha sert tavır almasını istiyor.
Feith’in tehditleri
ABD Savunma Bakanlığı’nın üç numaralı yetkilisi olan Bakan Yardımcısı Douglas Feith de hafta sonu bir İsrail gazetesine yaptığı açıklamada, İran yönetimini tehdit ederek ABD’nin, İran’ın Libya’nın izlediği yolu izlemesini umduğunu söyledi. Feith aksi halde kimsenin İran’a yönelik askeri operasyon düzenleme ihtimalinin artacağını söyledi.
Dışişleri’ne yeni kadro
ABD’nin İran’a yönelik tutumu ile ilgili ipuçlarının, Dışişleri Bakanlığı’nda kurulacak yeni ekibe de yansıyacağı belirtiliyor. Bush, Dışişleri Bakanlığı’na, saldırı ve işgal politikalarının mimarlarından Condoleezza Rice’ı atamıştı. Şimdi ise, Rice’ın yardımcılığına kimin getirileceği tartışılıyor. Washington Post gazetesi, geçen hafta, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın, Rice’ın yardımcısı olabileceğini yazmıştı. Edelman’ın yanı sıra bu görev için ABD Dışişleri Bakanlığı’nın silah kontrolü ve uluslararası güvenlikten sorumlu müsteşarı ve neomuhafazakârlar arasında yer alan John Bolton’ın da adı geçiyor. Bir başka isim ise, Rice’ın Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Ortadoğu konusunda çalışan ve yine “şahin” olarak bilinen Elliott Abrams. Rice’ın Abrams’a, diğer adaylardan çok daha yakın olduğu belirtiliyor.

İran-AB görüşmesi
İran ile Almanya, İngiltere ve Fransa arasında yapılan Tahran yönetiminin nükleer programına ilişkin görüşmeler sona erdi. İran’ın nükleer programıyla ilgili uluslararası görüşmeleri yürüten Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi (UYGK) Genel Sekreteri Hüccetülislam Hasan Ruhani ile üç ülkenin dışişleri bakanları arasındaki görüşmede, sürecin yeni aşamaları konusunda uzlaşmaya varıldığı bildirildi. Ruhani, görüşmenin AB ve İran arasında “yeni bir sayfa” açtığını söyledi.
İran, geçen ay Almanya, İngiltere ve Fransa ile nükleer programı konusunda AB ile uzun dönemli bir anlaşmaya varmak için yapılacak görüşmeler sürdüğü müddetçe, uranyum zenginleştirmeyle ilgili bütün faaliyetlerinin askıya alınması konusunda anlaşmıştı.


Başa dön


Hedef yine Yeşil Bölge
Irak’ın başkenti Bağdat’ta ABD karargâhının ve hükümet binalarının bulunduğu Yeşil Bölge’ye dün sabah yine intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda 7 kişi öldü, 13 kişi yaralandı. ABD’li yetkililer bir intihar saldırganının bomba yüklü bir aracı kontrol noktasının önünde havaya uçurduğunu açıkladı. Aynı yere önceki gün de intihar saldırısı düzenlenmiş, 13 kişi ölmüştü. Irak Milli Muhafızları’nın, bölgeye giriş çıkışları yasakladığı belirtildi.
Teselli parası
Diğer yandan ABD deniz piyadelerinin, Felluce’deki ailelere “teselli” olarak 500’er dolar vereceği bildirildi. Deniz piyadelerinin komutanı Paul Batty, direnişçilerin hâlâ Amerikan askerlerine karşı koyduğu kentteki ailelere 500’er dolar ödeneceğini belirterek, “Bu kentte olan bitenden dolayı üzgünüz” ifadesini kullandı. Felluce, 8 Kasım’da başlatılan Amerikan saldırıları sonucu büyük hasar gördü. Kenti terk eden sivillerin dönüşü için 15 Aralık 2004 tarihi belirlenmişti, ancak direnişin devam etmesi nedeniyle sivillerin dönüşünün 1 hafta daha ertelendiği belirtiliyor. Komutan Batty, sivillerin kente döndüklerinde göreceklerinden çok öfkeleneceğini ifade ederek, “Ben de olsam çok öfkelenirdim” dedi.
8 ceset bulundu
Bu arada Irak’ın Musul kentinde bir mezarlıkta başlarından vurularak öldürülmüş 8 kişinin cesedi bulundu. Sivil kıyafetler giydikleri ve genç yaşlarda oldukları belirtilen 8 kişinin kimliği ile ilgili herhangi bir bilgi verilmedi. Musul yakınlarında bir konvoya düzenlenen saldırıda da, Iraklı bir kamyon şoförünün öldürüldüğü bildirildi. Bağdat’ın 250 km batısındaki Hadisa’da ise, başı kesilerek öldürülen bir Iraklı polisin cesedi bulundu. Yetkililer, hafta sonunda kaçırılan Teğmen Cihad Attiya Abdülhamid’in cesedinin kent merkezinde bulunduğunu söylediler. Yine Bağdat’ın kuzeyindeki Ducayl bölgesinde ise dün direnişçilerler ulusal muhafızların arasında çatışmalar çıktığı ve çatışmada 2 muhafızın öldüğü, 2’si sivil 7 kişinin yaralandığı duyuruldu. Erbil’de önceki gün bomba yüklü araçla yapılan saldırıyı ise El Kaide’ye bağlı Ensar El Sünne örgütü üstlendi.


Başa dön


Diktatör Pinochet yargılanacak
Şili mahkemesi, eski diktatör Augusto Pinochet’nin cinayetler ve adam kaçırmak suçlamalarıyla yargılanması ve ev hapsinde tutulması kararı aldı. Karar Şili halkı tarafından sevinçle karşılandı, ancak avukatların itirazı üzerine diktatörün ev hapsi kaldırıldı. Buna rağmen, Pinochet’nin yargılanmasına ilişkin karar geçerli.
Başkent Santiago’daki mahkeme, Pinochet’nin 1970 ve 1980’li yıllardaki “Akbaba Operasyonu” sırasında suç işlediği gerekçesiyle evinde gözetim altına alınmasına yönelik kararı, savunma avukatlarının başvurusu üzerine askıya aldı. Yargıç Juan Guzman, “Akbaba Operasyonu sırasında 9 kişinin zorla alıkonulmasına ve bu kişilerden birinin ölümüne karışmakla” suçlanan 89 yaşındaki diktatör hakkında dava açma kararı aldığını ve Pinochet’nin, başkent Santiago’nun batısındaki La Dehesa Mahallesi’nde bulunan evinde gözetim altında tutulacağını bildirdi.
BM temsilcisi ABD’yi eleştirdi
Dubai’de yapılan Arap Strateji Forumu’na katılan Birleşmiş Milletler Irak özel temsilcisi Lahdar Brahimi ABD’yi eleştirdi. Filistin’de insan haklarını önemsemeyen ABD’nin dünyanın geri kalanında bireysel özgürlüklere saygı duyulmasını istediğini söyleyen Brahimi, bölgenin güvenliği için önemli olan Filistin konusunda, Arap ülkelerini ABD’ye karşı çıkmaya çağırdı. BM Genel Sekreteri Kofi Annan ise, özel temsilcisi Brahimi’nin ABD hakkında ifade ettiği görüşlerin “BM’nin ya da BM Genel Sekreteri’nin politikalarını yansıtmadığını’’ bildirdi. Annan, Brahimi’nin konuşmasında ABD’nin Ortadoğu barış sürecine müdahelesini sorgulamasının ardından sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada ‘ABD’nin barış sürecindeki rolünün önemli’ olduğunu söyledi. Aynı foruma katılan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Muhammed El Baradei ise bölgenin kitle imha silahlarından temizlenmesi sürecinde İsrail’i sürecinin dışında tutmaları gerektiğini sanmadığını belirtti. El Baradei, Arap-İsrail sorununun, Arap ülkelerinin güvenliğini tehdit eden birkaç sorundan biri olduğunu da kaydetti. UAEA Başkanı, ABD’nin istifasını sağlayacak kanıt ele geçirmek için İranlı yetkililerle yaptığı konuşmaları dinlediği haberi konusunda ise yorum yapmadı.
İsrail hükümetinin yerleşim oyunu
Bir taraftan Gazze Şeridi’nden çekilmeye hazırlanan İsrail diğer taraftan da Batı Şeria’da Yahudi yerleşimlerini genişletmeye devam ediyor. İsrail Dışileri Bakanı Silvan Şalom bir süre önce Kudüs’e gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw’a, yerleşim yapımlarının durduğunu söylemesine rağmen Filistinlilerin toprakları çalınarak yeni evler yapılıyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Regev önceki gün, İsrail’in Amerika ile yeni yerleşimlerin yapılmasına dair anlaşma imzaladığını söylerken İsrailli insan hakları grupları hükümetin önümüzdeki yıl İsrail’e gelerek yerleşimlerin sınırlarına ilişkin ölçüm yapacak ABD’li ekibinin gelmesinden önce alabildiği kadar toprak alma telaşında olduğunu açıkladılar. Yahudi yerleşimlerine komşu olan Filistinlililer ise korku içinde İsrail buldozerlerinin gelmesini bekliyor. Bunlardan biri olan Şerif Ömer 2 yıldır bu korku ile yaşadığını belirterek İsrail askerlerinin kendisinin evi ile tarlası arasına tel örgü çektiğini açıkladı. Ömer İsraillilerin arazilere sınırlar çektiklerini de söyleyerek “Onların bir yerleri tel örgülerle çevirdeklerini gördüğümüzde bir süre sonra yeni evler yapılacağını anlıyoruz. Amaçları topraklarımıza el koymak ve bizleri buradan gitmeye zorlamak” dedi. İnsan hakları savunucusu Yehezkel Lein, hükümetin yeni toprakları işgal ettiğini ve buralarda inşaat yapılmasına izin verdiğini belirterek “Zufim bölgesinde bu yapılıyor. Amaç oradaki yerleşim yerininin kuzeye doğru genişletilmesi” dedi. Alfe Menashe yerleşiminin civarında da 400 yeni ev yapıldığı ve burada yaşayan Filistinlilerin zor durumda olduğu belirtiliyor. Diğer yandan İsrail meclisi üyesi bir Likud Partili, Arapların “solucan” olduğunu söyledi.
Irak’ta petrol ve elektrik sıkıntısı
Irak’ta artan petrol ve elektrik sıkıntısı ülkeyi tehdit ediyor. Bağdat ve yakınlarındaki petrol rezervlerinde azalmanın kritik seviyelere ulaştığı belirtilirken ABD’ye ait belgelerde de, petrol sıkıntısının Iraklıları olumsuz etkilediği ve bunun hükümetin otoritesini sarstığı açıklandı. İşgalden önce dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olan Irak şimdilerde petrol için ayda 200 milyon dolar harcıyor. Ülkenin 20 milyon litrelik petrol ihtiyacının yarısı Suriye, İran ve Türkiye’den karşılanıyor. Irak hükümeti, ülkenin aylık ihtiyacı olan 20 milyon litrelik mazot, 5 bin ton sıvılaştırılmış petrol gazı ve ısınmak için kullanılan 8 bin litre gazyağının tamamını ihraç etmek zorunda kaldı. Ayrıca Iraklıların uzun kuyruklar oluşturduğu petrol istasyonlarında benzinin 20 litresi 14 dolardan alıcı bulabiliyor. Diğer yandan ABD’li enerji tekeli Halliburton, petrol altypısının direnişçilerden korunması için Kolombiya’dan 25 paralı asker getiriyor. Bu kişilerin emekli ordu ve polis mensupları olduğu belirtiliyor. Kolombiya gazetelerine göre askerler, 2 Aralık’ta Kolombiyalı bir albayla buluştular. Albay, “Halliburton adına çalıştığını” belirterek, bu kişilere 7 bin dolar aylık ücret önerdi. Askerler, bu para karşılığında Irak kentlerinde petrol altyapısının korunmasını sağlayacaklar.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net