www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Artık kimseden yardım istemiyoruz
Amerikan üslerine malzeme taşırken saldırıya uğrayan ve 164 gündür kendisinden haber alınamayan Tahir Karaf’ın ailesi perişan durumda. Hastanede tedavi altına alınan eşi Fatma Karaf, “Artık kimseden yardım istemiyorum, çalmadığım kapı kalmadı” dedi.

Lüks binalar arasında tarihi Van evleri
Tarihi Van evleri yok olma ile tehlikesi ile yüz yüze kalırken, son yıllarda yapılan lüks binalar arasında 70 yıldır dipdiri kalabilen bazı tarihi evler hâlâ ilgi çekiyor.


Artık kimseden yardım istemiyoruz
Murat Altunöz
Ekonomik sıkıntılar nedeniyle Irak’a giden TIR şoförlerinin aileleri hem mağdur oluyor, hem de yaşadıkları sorunlar nedeniyle psikolojileri bozuluyor. Irak’ta çalışan Türkiyeli şoförlerin sayısı 2 bini bulurken bunların büyük bir bölümünün Hataylı TIR şoförleri olduğu ortaya çıktı.
Hatay’da çok sayıda aile Irak’tan gelecek haberleri dört gözle beklerken; cenazeleri gelen ailelerin durumu içler acısı bir tablo oluşturuyor. Ayakta durmaya çalışan ailelerin bir çoğu ekonomik sıkıntının yanında ruhsal çöküntü de yaşıyor.
Irak’ta bir işçi veya şoförün öldürüldüğü haberinin duyulması, tüm şoför ailelerini sarsıyor. 7 ay önce Kuveyt’ten Irak’taki Amerikan üslerine gıda maddesi taşırken saldırıya uğrayan ve 164 gündür haber alınamayan Tahir Karaf’ın Antakya’daki ailesi perişan. Kayıp şoförün eşi Fatma Karaf, hastanede tedavi altına alındı. Hastenede görüştüğümüz Karaf, “Artık kimseden yardım istemiyorum, çalmadığım kapı kalmadı. Tedavi görmeye başladım kendi kendime konuşmaya başladım” dedi. Irak’ta direnişçiler tarafından öldürülen Samandağlı TIR şoförü Ferit Nural’ın eşi Fatma Nural da yaklaşık 1 aydır tedavi görüyor. Psikolojik sorunlar yaşayan Nural sorularımızı yanıtlarken “Ellerim sürekli titriyor. Sürekli başımda ağrılar var. Geceleri kabuslar görmeye başladım. Maddi durumumuz çok kötü. Yaslanacak hiçbir direğimiz kalmadı” diyerek feryat etti.
Çocuklar da perişan
Şoför eşlerinin yanı sıra çocukları da psikolojik terapi görüyor. Aileler, sürekli suskun olmasından yakındıkları çocuklarının sağlığı ve geleceğinden de endişe duyuyor.
Irak’ta babası ölen Faysal Demir’in kızı Nazlı Demir (18) “Sürekli bunalıyorum. Babam varken hayatın anlamı vardı, şimdi hiçbir şeyin anlamı kalmadı” diyerek sitem etti. Nazlı Demir’le aynı sorunları yaşayan M. O. da (16) artık eskisi gibi gülemediğini ve geceleri sürekli kabus gördüğünü söyledi.
Düzenli terapiye ihtiyaç var
Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Psikiyatrist Doktor Mehmet Emin Eskici, Irak’ta ölen TIR şoförlerinin eşleri ve çocuklarına yönelik sürekli bir terapinin yapılaması gerektiğini söyledi.
Gazetemize konuşan Eskici şunları kaydetti; “Eşler ve çocuklar kendilerini suçlu hissedebilirler. Babalarının onlara para kazanmak için gittiğini ve onların yüzünden öldüğünü hissedebilirler.
Bu da onları ruhsal çöküntüye sevk eder. Özellikle Fatma Karaf gibi kocası kayıp olanların işi daha zor çünkü ölü veya diri olduğunu bilmiyor. Sürekli onu düşünmesinden dolayı tam bir çöküntüye, ileriki safhada ise şizofreniye dönüşebilir. Bu yüzden hem bu vaka hem de çocuklar için sürekli terapi yapılmalı ve kontrol altında tutulmalıdır.”


Başa dön


Lüks binalar arasında tarihi Van evleri
Ubeydullah Hakan
Tarihi Van evleri yok olma ile tehlikesi ile yüz yüze kalırken, son yıllarda yapılan lüks binalar arasında 70 yıldır dipdiri kalabilen bazı tarihi evler hâlâ ilgi çekiyor. Van’ın kırsal alanlarından il merkezine, il merkezinden de batı illerine yaşanan yoğun göç nedeniyle oluşan çarpık kentleşme, tarihi evleri büyük ölçüde etkiliyor. Daha önceleri kente kendine has bir görüntü veren tarihi evler şimdi yükselen binalar arasında yer yer varlıklarını korusa da, eski güzelliklerini yansıtamıyor. Tarihi evlerin korunması için de herhangi bir çalışma yapılmıyor.
‘Bu evler sağlıklı’
Tamamı kerpiçten oluşan ve en fazla iki katlı olarak inşa edilen Van evleri depreme dayanıklılıkları ile de biliniyor. Yaklaşık 55 yıl yaşamını Van evinde geçirdiğini belirten 75 yaşındaki Hanife Kayaçelebi, evlerin en büyük özelliğinin sağlıklı olması olduğunu söyledi. Toprağın hem sıcak tuttuğunu hem de beton evlerdeki gibi nemliliğe yol açmadığını kaydeden Kayaçelebi, “Kaldığım bu ev 1940 yılında yapılmış. Onca depreme rağmen herhangi bir çatlak dahi yok. Ufak tefek yeniliklerin dışında herhangi bir ciddi onarımdan da geçirilmemiş. Belki bu evde olmasam bu kadar yaşamayabilirdim. Erken hastalanıp ölürdüm” dedi.
Bir zamanlar örnekti

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net