www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Baradey ABD’nin hedefinde
UAEA Başkanı El Baradey’in İran’a yönelik ‘ılımlı’ tavrından rahatsız olan Bush hükümeti, BM yetkilisini yolunun üzerinde istemiyor. Baradey’in İranlı diplomatlarla konuşmalarını dinleyen ABD yetkilileri, UAEA Başkanı’nı görevinden etmek için kanıt aradı ancak bulamadı.

BOP’a Türkiye’den bir destek daha
ABD yönetiminin, “Büyük Ortadoğu Projesi”ni (BOP) ilerletmek için Fas’ta düzenlediği ‘Gelecek Forumu’ isimli toplantıya Irak işgali ve Filistin-İsrail sorunu damgasını vurdu.

Amerika’nın casus uydu planına tepki
Bush yönetiminin ‘terörizmle savaş’ gerekçesiyle hazırladığı yeni bütçe planı ABD’li senatörleri bile isyan ettirdi. Demokrat senatörler; Bush’un yeni casusluk programının çok pahalı olduğunu ve ulusal güvenlik açısından da tehlike içerdiğini söylediler.


Baradey ABD’nin hedefinde
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Muhammed El Baradey’in telefonlarının Amerikan hükümeti tarafından dinlendiği ortaya çıktı.
İran’a saldırı tehdidini sıkça yineleyen Bush hükümeti, El Baradey’in konuşma metinlerini ele geçirerek incelemeye aldı. İranlı diplomatlarla yapılan konuşma metinlerini inceleyen ABD hükümetinin amacı konuşmalarda, Baradey’i safdışı etmek için gerekli kanıtları bulmak.
Amerikan hükümetinden üç yetkili; Bush yönetiminin Baradey’i görevinden etmeyi amaçladığını ancak Baradey’in yerine geçecek bir isimde karar kılamadıkları için çabuk davranamadıklarını açıkladı.
İsimlerini açıklamak istemeyen yetkililer; Amerikan yönetimi içinde Baradey’e karşı yürütülecek kampanyanın ne kadar sert olacağı ya da bu kampanyanın ne tür sonuçlar doğuracağı konusunda anlaşmazlık olduğunu da kaydettiler.
Baradey gözden çıkarıldı
ABD’nin UAEA Başkanı’nın artık görevinde kalmasını istemediğini bu nedenle İranlı diplomatlarla yaptığı görüşmeleri dinleyerek ‘açık aradığı’ kaydediliyor. Ancak ABD tarafından engellenen konuşma kayıtlarının Baradey aleyhine herhangi bir kanıt içermediği belirtildi.
ABD hükümetinin Baradey’i hedef almasının altında ise, BM yetkilisinin son zamanlar ABD’nin İran’a yönelik tehditkâr tutumuna karşın daha ihtiyatlı davranması. Bush hükümetinin önde gelen yetkilileri, Baradey’in tarafsız davranmadığını öne sürerken Baradey’in İran’ın bir nükleer krizi aşmasına yardım ettiğini söylüyorlar. Baradey’in İran’ın nükleer programının detaylarını UAEA’dan sakladığı öne sürülmüş ancak bu iddia kanıtlanamamıştı.
Bazı hükümet yetkilileri ise, telefon kayıtlarının sıradan diplomatik görüşmeler olduğunu vurguluyor.
‘Hiç şaşırmadık’
UAEA’dan yapılan açıklamada ise telekulak skandalının kendilerini hiç şaşırtmadığı belirtildi. UEAE sözcüsü Mark Gwozdecky, “Bu tür şeylerin olup bittiğini her zaman tahmin ediyorduk. Aslında böyle olmamasını isterdik ama gerçekler böyle” dedi.
ABD, İran, Irak ve KUzey Kore gibi ‘kritik’ konularda UEAE ile çatışmalar yaşamıştı. Bu ülkelerin nükleer silah ürettiğini öne süren ABD, UAEA’dan daha sert tavır almasını istiyor. Daha önce BM Genel Sekreteri Kofi Annan dahil birçok yetkilinin telefonlarının dinlendiği ortaya çıkmıştı. Irak işgalinden hemen önce ABD’nin özellikle işgale karşı çıkan devletlerin BM temsilcilerinin telefonlarını dinlemişti. ABD’nin BM yetkilililerinin telefonlarının dinlenmesi için Ulusal Güvenlik Ajansı’na verdiği yazılı emir de İngiliz gazetelerinde yer almıştı.


Başa dön


BOP’a Türkiye’den bir destek daha
ABD, Ortadoğu ve bazı Avrupa ülkeleri ile Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) konu alan bir toplantı düzenledi. Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılan toplantı boyunca hem davetli ülkelerden hem de Fas halkından ABD’ye ve “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi” olarak da bilinen BOP’a tepkiler yükseldi. Ancak Türkiye’yi temsilen toplantıya katılan Devlet Bakanı Beşir Atalay, projeden duydukları memnuniyeti, projeyi geliştirmeyi hedefleyen öneriler sunarak dile getirdi.
Arap ülkeleri, ABD’nin İsrail’e verdiği destek sürdüğü sürece bölgede barış ve istikrar kurulamayacağını ve bölgede Amerika’ya duyulan nefretin artığını açıkladılar. Arap liderlerinin sert tepkilerinin ardından toplantının seyrinin de değiştiği duyuruldu. Bush hükümetinin isteğinin aksine toplantıda daha sonra ‘ekonomik meseleler’ konuşuldu.
ABD liderliğindeki toplantıya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan 20 civarında ülkenin dışişleri ve maliye bakanlarının yanı sıra G-8 ülkelerinden (ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Japonya, Kanada ve Rusya) ve uluslararası kuruluşlardan da katılım oldu.
Atalay’dan destek
Atalay, BOP girişimi çerçevesindeki inisiyatiflerden biri olan Demokrasi Yardım Diyalogu (DYD) konusunda Türkiye’nin görüşlerini açıkladı. DYD’nin eşbaşkanlığı Türkiye, İtalya ve Yemen tarafından üstlenilmiş durumda.
Konuşması boyunca BOP’u reform süreci olarak tarif eden Atalay, “Türkiye, 2005’te ülkemizde DYD’nin öncelikli olarak belirlediği konulardan birinde bir konferans düzenlemeyi öngörmektedir” dedi.
“Arap-İsrail sorununun çözümü ve Irak’taki durumun normalleşmesi için sarf edilecek daha yoğun ve samimi çalışmaların bölgedeki reform gayretlerini çok olumlu şekilde etkileyeceğini” söyleyen Atalay, “demokratik reformlar konusundaki deneyimlerin paylaşılması için hükümet temsilcileriyle sivil toplum kuruluşlarını bir araya gelmeyi amaçladıklarını” da kaydetti.
Protesto edildi
Toplantının sürdüğü saatlerde Fas Dışişleri Bakanlğı önünde toplanan kalabalık bir grup protesto gösterisi düzenledi. İnsan hakları savunucularının katıldığı eylem polis tarafından dağıtıldı. Fas’ın en büyük insan hakları örgütünün temsilcisi Abd el Hamit Amin, Amerika’nın bölgeye demokrasi getirmek gibi bir amacının olmadığını söyleyerek “Ebu Garib’e, Felluce’ye ve Guantanoma’ya bakarsanız bunun nedenini anlarsınız” dedi.

İsrail bölge için tehlike
Toplantıda söz alan Arap liderler Türkiye’nin tutumunun aksine Irak işgalini hatırlatarak, Filistin sorununun çözümü üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini belirttiler. Mısır Dışişleri Bakanı bölgedeki istikrarsızlığın İsrail’den kaynaklandığını söylerken Libya temsilcisi ise, Irak’ta yaşanan kanlı işgale dikkat çekerek BOP’a karşı çıktı.
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ise ABD’nin İsrail-Filistin sorununu çözmek için çalıştığını ancak reformların bu sorunun çözümünü bekleyemeyeceğini öne sürdü.
Öte yandan İran, Rabat’taki ABD himayesinde düzenlenen toplantıya katılmadı. Fas hükümet sözcüsü Nebil Bin Abdullah, İran’ın toplantıdan son anda çekildiğini belirtti. Adının açıklanmasını istemeyen bir Faslı yetkili de İran’ın toplantıdan çekilme kararının “ABD ile süregelen ilişkilerine ve ABD’nin İran için oluşturduğu tehdidin düzeyine dayandığını” öne sürdü.


Başa dön


Amerika’nın casus uydu planına tepki
Bush yönetiminin ‘terörizmle savaş’ gerekçesiyle hazırladığı yeni bütçe planı ABD’li senatörleri bile isyan ettirdi. Demokrat senatörler; Bush’un yeni casusluk programının çok pahalı olduğunu ve ulusal güvenlik açısından da tehlike içerdiğini söylediler.
9.5 milyar dolar harcanması öngörülen uydu casusluk programının gün ışığında ve bulutsuz havalarda uzaydan fotoğraf çekebildiği belirtildi. Senatörlerin hakkında bilgi vermeyi reddettiği casusluk sisteminin keşif kapasitesine sahip uydu casusluk programı olduğu belirtildi.
Feith: İran’a saldırımız gözardı edilmemeli
ABD Savunma Bakanlığı’nın üç numaralı yetkilisi olan Bakan Yardımcısı Douglas Feith, bir İsrail gazetesine verdiği demeçte İran yönetimini tehdit etti. ABD’nin, İran’ın Libya’nın izlediği yolu izlemesini umduğunu söyleyen Feith, aksi halde kimsenin İran’a yönelik askeri operasyon düzenleme ihtimalini gözardı etmemesi gerektiğini söyledi. Jerusalem Post adlı İsrail gazetesine konuşan Feith, İran’ın Libya’nın izlediği yolu izlemesi için ABD’nin yasal yolları kullanma sürecinde olduğunu söyledi. İranlıların kitlesel imha silahlarını terk etmelerinin kendi yararlarına olacağını ileri süren Feith, İran’ın İngiltere, Fransa ve Almanya ile yaptığı anlaşma ile uranyum geliştirme faaliyetlerinin askıya alınması kararının kalıcı hale getirilmesini istedi. İran ile Avrupa Birliği’nin (AB) üç büyüğü Almanya, İngiltere ve Fransa arasında Tahran yönetiminin nükleer programına ilişkin görüşmelere bugün Brüksel’de devam ediliyor. Bush’un ikinci döneminde de kabinede kalmayı başaran Feith, yeni dönemde Bush hükümetinin dış politikasının temelinde Arap ülkelerinin demokratik reform sürecine girmesinin bulunduğunu belirtti. Feith’e göre bu ülkeler arasında ABD’ye yakınlığı ile tanınan Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün de bulunuyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı, bu üç ülkede ‘demokratikleşme platformunun kamuoyu tartışmlarında etkili olmaya başladığını’ söyledi. ‘Terörizmle savaşın’ önde gelen mimarlarından olan Feith, İsrail’in haberlerde yanlış bir imajla tanıtıldığını öne sürerken Suriye’yi ABD karşıtı direnişe destek vermekle suçladı. Feith, Irak konusunda ise, Iraklıları kendilerine çalışacak askerler olarak eğitmelerinin ‘avantajlarından’ bahsetti.
Irak’ta İsrailli danışmanlar
Irak’ta Amerikalıların isteği üzerine bir süredir İsrailli danışmanların görev yaptığı ortaya çıktı. İsrail’de yayımlanan Yediot Ahronot gazetesinin haberine göre, İsrail ile Iraklı yöneticiler arasında arabuluculuk yapan bir Ortadoğu ülkesinin girişimiyle yapılan bu işbirliği gizli tutuluyor. Teknoloji ve altyapının geliştirilmesi alanında danışmanlık veren İsraillilerin, Irak’ta iş yapan İsrail şirketleriyle bağlantılı çalıştıkları kaydedildi. Gazetenin haberinde ayrıca, Irak Dışişleri Bakanlığı’nın can güvenliği uyarılarına karşın, İsrailli işadamlarının Irak’ta yatırım yapmak istedikleri belirtildi. Diğer yandan Bakuba’da direnişçilere karşı düzenlenen operasyonda 50’den fazla Iraklının gözaltına alındığı bildirildi. Süleymaniye’de ise Kürdistan Yurtseverler Birliği yetkilileri bir Avustralyalıyı tutukladı. ABD konvoyuna saldırı Dün ayrıca Irak’ın El Anbar kentindeki bir Amerikan askeri konvoyuna intihar saldırısı düzenlendi. Amerikalı Yüzbaşı Brad Gordon, Haditha-Ravah yolu üzerinde, patlayıcı yüklü bir araçla düzenlenen saldırıda ölen veya yaralanan Amerikalı asker olmadığını söyledi. Ancak aynı bölgedeki bir başka saldırıda bir Amerikalı deniz piyadesinin öldürüldüğü bildirildi. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada, Amerikalı askerin, El Anbar’da yürütülen operasyonlar sırasında vurularak öldürüldüğü belirtildi. Bağdat’ta da, yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu bir Amerikan askerinin öldüğü, üçünün yaralandığı bildirildi. Erbil’de ise, bomba yüklü bir aracın infilak ettiği saldırının can kaybına yol açıp açmadığının bilinmediği söylendi.
Barguti’nin çekilmesi bekleniyor
Filistin’de 9 Ocak 2005’te yapılacak devlet başkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olan Mervan Barguti’nin adaylıktan çekilebileceği açıklandı. Ber Şeva’daki bir İsrail cezaevinde bulunan Barguti’nin cuma günü cezaevinde danışmanlarıyla bir araya geldiği ve danışmanlarından El Fetih içindeki durumu değerlendirerek, adaylığı ile ilgili “en doğru kararı” vermelerini istediği ifade edildi. Barguti dün de yeniden Filistinli bazı liderlerle görüştü. Barguti’nin çekilme kararını bugün açıklamasının beklendiği ifade ediliyor. Diğer yandan İsrail hükümeti, Mısır’da tutuklu bulunan İsrail ajanı Azzam Azzam’ın serbest bırakılması için varılan anlaşmanın bir parçası olarak, İsrail cezaevlerinde bulunan Filistinlilerden 100-200 tutukluyu serbest bırakmaya hazırlandığı bildirildi. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi de, Filistinli tutukluların, bürokratik işlemlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki hafta serbest bırakılacaklarını açıkladı. Salıverilme kararının Mervan Barguti’yi kapsayıp kapsamayacağı açıklanmazken bazı İsrailli yetkililer Barguti’nin serest bırakılmayacağını söylediler.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net