www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Türkiye mızrak ucu olacak
İstanbul’da düzenlenen GOP sempozyumuna katılan Doç. Dr. Yaşar Hacisalihoğlu, Türkiye’nin bu projede bir “mızrak ucu” olarak kullanılacağını söyledi. Hacısalihoğlu, bu süreçte bir çok müdahale gendeme gelecek” dedi.

Avukatlar hükümeti göreve çağırdı
Çağdaş Avukatlar Grubu’na bağlı avukatlar, Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu (BİHDK) tarafından hazırlanan “Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu”nun açıklanmasının ardından Kurul Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy’a yöneltilen şiddet ve tehdit operasyonunu protesto ettiler.

Türkiye’nin AB üyeliği
   GOP’un da yararına

ABD’nin ekonomik işlerden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alan Larson, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecinin, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi (GOP) çerçevesinde oluşturulan “Demokrasi Yardım Diyalogu” grubundaki rolüne katkıda bulunacağını söyledi.


Türkiye mızrak ucu olacak
Taylan Özgür Efe
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın düzenlediği ve üç gün süren “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi” sempozyumuna katılan Doç. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Türkiye’nin Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (GOP) içinde bir mızrak ucu rolü göreceğini vurguladı. Hacısalihoğlu, bu projenin hayata geçirilmesinde çeşitli politikaların kullanılacağını, bazen Gürcistan’da olduğu gibi “kadife devrimlerin” de devreye girebileceğini belirtti.
Doç. Dr. Hacısalihoğlu, sempozyum sonrasında GOP ve Türkiye’ye etkileri üzerine sorularımızı yanıtladı.
Evrensel: Büyük Ortadoğu Projesi’nde Amerika’nın Türkiye’den beklentileri nelerdir?
Hacısalihoğlu: Türkiye için bu projede iki tartışma odağı vardır. Birincisi, model ülke olarak ikincisi ise jeopolitik anlamda. Model yönünden öne çıkan ise ılımlı İslam tartışmaları. Jeopolitik anlamda ise işin askeri bölümü öne çıkıyor. Büyük Ortadoğu Projesi; Ortadoğu’yu, Kafkasları, Kuzey Afrika’yı, Doğu Akdeniz’i kapsıyor. Bu alana yönelik girişim için lojistik destek, hareket kabiliyeti çok önemli. Bunun için güçlü üsler oluşturulmalı. Bir başka deyişle Türkiye, ‘mızrak ucu’ ülke olma durumuna girebilir. Ama mızrak iki uçludur ve bu mızrağın bir ucu da Türkiye’ye batacaktır. Tabii süreç her zaman aynı şekilde işlemiyor. Bazen Gürcistan’da olduğu gibi kadife devrimler de devreye girebiliyor.
Model ülke kavramını biraz daha açabilir miyiz?
Model ülke denildiğinde anlatılmak istenen ulusal egemenliği sağlamış olma anlamında bir modellik değil. Burada ılımlı İslam tartışmaları üzerinden tanımlanan bir modellik var. Ilımlı İslam ise gerçek yaşamda karşılığı bulunmayan yapay bir kavramdır. Amerika’da CIA laboratuvarlarında oluşturulmuştur. Bu, İslam ülkelerini ABD’ye bağlama girişimidir.
Türk Hükümeti de bu projeye taraftar olduğunu açıkladı...
Bu proje üzerinde belirsizlikler var. Öncelikle Türkiye ılımlı İslam tartışmaları ile anıldı. Ama siyasi irade, ılımlı İslam’da model ülke olmayı reddetti. Ancak bu reddedişin altında halktan ve bölge ülkelerinden gelen ciddi tepkiler vardır. Zaten bu konu ortaya çıktığında da istenilenin ne olduğu tam olarak anlaşılmadı. Ayrıca bu konular halk ile de paylaşılmadı. Aslında bu projenin üzerinde bir bütün olarak bir belirsizlik var. Türkiye’nin de ilerde ne yapacağı belli değil. Türkiye’ye birtakım kimlikler yükleniyor. Ama bunlar kabul edilecek mi...? Yalnız bu projenin içinde yer alınması durumunda bölgeden kopuş gerçekleşeceği açık.
Projenin kapsadığı alan oldukça geniş ve Kafkas ülkelerini de içeriyor. Bu bakımdan Rusya’nın projeye tepkisi ne olur?
Rusya’nın politikalarında da Çin politikasına benzer özellikler var. Çin’de olduğu gibi sabra dayalı izleme politikası uyguluyor Rusya. Bu anlamda şu anda beklemede olduğunu söyleyebiliriz. Rusya bir taraftan süreci zamana yayarak neler olacağını izlerken bir taraftan da Çin ve Hindistan ile ilişkilerini de güçlendiriyor. Çünkü Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bir küçülme yaşadı ve tekrar böyle bir küçülmeye tahammülü yok.


Başa dön


Avukatlar hükümeti göreve çağırdı
Çağdaş Avukatlar Grubu’na bağlı avukatlar, Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu (BİHDK) tarafından hazırlanan “Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu”nun açıklanmasının ardından Kurul Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy’a yöneltilen şiddet ve tehdit operasyonunu protesto ettiler. Avukatlar, hükümetin Anayasa’da yer alan “İnsan Haklarına Saygılı Devlet” olma gereğini hatırlattıklarını söyleyerek gereken önlemlerin alınmasını istediler.
Sultanahmet Adliyesi önünde dün öğle saatlerinde toplanan Çağdaş Avukatlar Grubu’na bağlı avukatlar adına basın açıklamasını okuyan İlke Çandırbay, Kaboğlu ve Gürsoy’a yöneltilen saldırıların raporu savunan herkese yöneltildiğini söyleyerek “Toplumun bütününe yayılmak istenen antidemokratik susturma, yıldırma, şiddet ve tehdit operasyonu, düşünce özgürlüğü, insan hak ve özgürlükleri açısından durumun ne denli kaygı verici noktaya geldiğini göstermektedir.” dedi. Çandırbay, sürecin tetikleyicisi ve teşvikçisinin hükümet olduğunu vurgulayarak “kan dökme” tehditlerinin dile getirildiği bu noktada önlem alınmasının gerektiğini söyledi.
Çandırbay, aynı zamanda şu talepleri sıraladı:
  • Kurul üyelerine yönelik şiddeti kınayarak; kendi kurullarına o kurullarda görev yapan ve saldırılara uğrayan kurul üyelerine sahip çıkılması,
  • Kurul üyelerinin can güvenliklerinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması,
  • Rapor lehine görüş bildirenlere yönelik baskı, tehdit ve şiddet eylemlerini yapanlar hakkında gerekli soruşturmanın re’sen açılması,
  • Raporun uluslararası sözleşmeler, anayasal ve yasal hakların güvence altına alındığı, demokratik ve özgür bir ortamda, geniş biçimde tartışılmasının sağlanması.


    Başa dön


    Türkiye’nin AB üyeliği
        GOP’un da yararına
    ABD’nin ekonomik işlerden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Alan Larson, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecinin, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi (GOP) çerçevesinde oluşturulan “Demokrasi Yardım Diyalogu” grubundaki rolüne katkıda bulunacağını söyledi.
    Larson, Washington’da yabancı basın merkezinde, ABD Başkanı George W. Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Faryar Shirzad ile birlikte, 11 Aralık’ta Fas’ta düzenlenecek Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi çerçevesinde düzenlenecek toplantı hakkında soruları yanıtladı.
    ABD’de Georgia eyaletinde düzenlenen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı G-8 zirvesinde Türkiye, Yemen ve İtalya’nın, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi’nde, Demokrasi Yardım Diyalogu Grubu’nun ortakları arasında yer almıştı.
  • Yeni sömürgeler oluşturuluyor
    Atatürk’ün ölümünün 66. yıldönümü nedeniyle Osmangazi Üniversitesi Prof. Dr. Necla Özdemir Konferans Salonunda düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Özer Ozankaya, “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi ile batı kendine yeni sömürge alanları oluşturuyor” dedi. Prof. Dr. Ozankaya günümüz dünyasında küreselleşme, GOP, Yeni Dünya Düzeni, postmodernizm adı altında insan onurunun ve yaşamının hiçe sayıldığını söyledi. Çok sayıda öğrenci ve öğretim üyesinin ilgi ile izlediği konferansta Prof. Dr. Özer Ozankaya, ABD tarafından hayata geçirilmek istenen GOP konusunda her Türk vatandaşının uyanık olması gerektiğini vurguladı. GOP kapsamında Türkiye’yi koruyuculuk ve kurtarıcılık misyonu yüklenmeye çalışıldığının altını çizen Prof. Dr. Ozankaya, “GOP gibi hain emellerle Türkiye’ye devrim hakları ihlali yaptırılıyor. Oysa ki Atatürk’ün çizdiği modelde her ulusun kendi kaderini belirleme ilkesi yatmaktadır. BOP’un aksayan yanlarını göstermek Atatürk Cumhuriyetine sarılmaktan geçmektedir” diye konuştu. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği model üzerinde duran Prof. Dr. Özer Ozankaya bireysel özgürlük ve ulusal özgürlüğün bir bütün olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ozankaya “Atatürk’ün çizdiği model bir büyük düşünce üzerine kuruludur. Bireysel özgürlük ve ulusal özgürlük ayrılmaz bir bütündür. ‘Eğer ulus olarak özgür değilsem birey olarak kendimi şerefli ve namuslu hissetmem’ sözü Atatürk’ün özgürlük anlayışıdır. Bugün ABD yenilemez diyerek ABD’nin her dediğini yapan ve peşinden gidenler Atatürk’ü tanımayanlardır” dedi.
    Meclis lokantasında şarkı tartışması
    Meclis lokantasında bir grup Boşnak öğrencinin şarkı söylemesi üzerine çıkan tartışmaya dair bir açıklama yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç, olaydan büyük üzüntü duyduğunu söyledi. Arınç, “Şimdi gençlerin orada şarkı söylemesinden dolayı rahatsızlık duyulduysa bunu nezaket kuralları içinde ifade etmenin ve buna yine nezaket kuralları içinde cevap vermenin birçok yolu var” dedi. Arınç, konuya ilişkin AA muhabirinin sorusu üzerine, olayı önceki akşam CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç’un kendisini araması sonucu öğrendiğini, daha sonra konuyla ilgili ismi geçen tüm milletvekilleri ve personelle görüştüğünü söyledi. Olayda iki yanlış olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu: “Birincisi; biz üyeler alt lokantasını sadece milletvekillerinin yemek yemesi için yeniden düzenledik. Ancak ramazan nedeniyle bir süreliğine burada milletvekillerimizin misafirlerini ağırlamasına izin verdik. Dün (önceki) akşam yaklaşık 40-50 Boşnak öğrenci bir idare amirimizin misafiri olarak üyeler alt lokantasında iftar yapmışlar. Daha sonra Boşnakça şarkılar söylemişler. Bu doğru bir davranış değil. Orada bulunan bazı milletvekilleri şarkı söyleyen bu gençlere ve beraberindeki milletvekillerine susmaları için müdahale etmiş. Ardından da karşılıklı tartışmalar başlamış. Kavga, bağırma, hakaret bize yakışmaz. Kim yaparsa yapsın yanlış yapmıştır.”

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net