www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İşgalci ramazan tanımıyor
ABD Başkanı Bush tüm Müslüman dünyasının ramazan ayını kutluyor. İsrail Başbakanı Ariel Şaron, çekildiklerini söylüyor. Ancak Irak ve Filistin’de bombalar susmuyor.

Ramazan korku dolu geldi
Ramazan ayını ikinci kez bomba sesleriyle karşılayan Iraklılar, bu yılda korku ve tedirginlik içindeler. “Huzur dolu bir Ramazan geçirmek istiyoruz. Ama mümkün değil” diyen Diaa Salem birçok Iraklıya tercümen oluyor.

‘Medya terörü tartışıldı
ASF kapsamında düzenlenen plenumlardan birinde konu medyaydı. Araştırmacı gazeteci Jonh Pilger, günümüzde yaşanan medya terörünü, ve kavram tahrifatını anlattı.


İşgalci ramazan tanımıyor
Irak’ın Felluce kenti ramazan ayında kan ağlıyor. Irak güçleri eşliğinde ABD askerlerinin seçim öncesi operasyon hedefi olarak belirleyerek günlerdir bombardıma tuttuğu Felluce’de halk sahura bomba sesleriyle uyanıp, iftarını bomba sesleri arasında açıyor. Amerikan saldırıları nedeniyle birkaç gün önce kentin önemli bir bölümü boşaltılmıştı. Kentte kalan Iraklılar ise tam bir tedirginlik içinde.
Ambulans kente giremiyor
Dün de süren saldırılarda Amerikan güçlerinin, kente havadan da saldırdığı belirtildi. Hastane yetkilileri, hava saldırısında yaralananlar olduğunu belirtti. Ancak bombardıman nedeniyle kente ambulanslar dahi ulaşamıyor.
Görgü tanıklarının ifadeleri ise saldırıların artacağı yönünde. Zira, tanıklar, Amerikan zırhlı araçlarının kentin dışındaki anayolda mevzilenmeye başladığını belirttiler.
Amerikan birlikleri dün sabah saatlerinde kentin doğu kesimini tanklarla vurdu. Iraklı direnişçilerin ise saldırıya havan topu ve roket atarlarla karşılık verdiği belirtildi.
Günlerdir süren saldırıda önceki gece hava saldırısında 3 Iraklınan öldüğü bildirildi. Felluce hastanesi doktorlarından Ali Hayad, yaptığı açıklamada, bombardımanın ardından hastaneye 3 ceset getirildiğini belirtti.
Felluce barış istiyor
Felluce kentini temsil eden heyet ise, önceki gün Irak hükümetiyle barış görüşmelerine yeniden başlamayı önerdi. Heyet, görüşmelere başlanması için, Amerikan birliklerinin kente yönelik saldırıları kesmesini ve daha önce tutuklanan bir heyet yetkilisinin serbest bırakılmasını şart koştu. Ancak bu çağrıya rağmen ABD askerleri kente hem karadan hem havadan saldırmaya devam etti.
Gazetecilere açıklama yapan heyet üyelerinden Halid Fahri El Cumayili, görüşmeleri daha önce kestiklerini, bunun nedeninin, Irak hükümetinin Amerikalılardan gelen talepleri sürekli karşılama eğilimi içinde bulunması olduğunu belirtti.

İsrail çekilmiyor, katlediyor
İsrail ordusu, ‘Ramazan nedeniyle Filistinlileri bir ölçüde rahatlatmak amacıyla’ aldığını söylediği çekilme kararını yalnızca saatler sonra bozdu. İsrail askerleri önceki gece yeniden Refah mülteci kampına girdi. Askerlerin 10 kadar tank ve 3 buldozer eşliğinde kampa girdikleri bildirildi.
Cebaliye de riskli
İsrail ordusunun Cebaliye mülteci kampından çekilmeye başladığı açıklandı. Ancak İsrail askerlerinin küçük bir bölümü geri çekilirken, çok sayıda askerin Filistin topraklarında kaldığı ve özellikle Cebaliye ve Beyt Hanun mülteci kamplarına hakim tepelere konuşlandırıldığı belirtildi. İsrail’in Yahudi yerleşimlerine yönelik füze saldırılarını durdurma bahanesiyle başlatığı saldırıda öldürülenler arasında okula giderken ya da sınıfta sırasında otururken vurulan küçük yaşta çocuklar da bulunuyor.
Yeniden saldırı işaretleri
İsrailli yetkililer ordunun üst düzey alarm konumunda kalacağını ve füze saldırısı yapılması durumunda tekrar harekete geçeceğini açıkladılar. Filistin topraklarında kalan askerlerin büyük bölümünün Gazze Şeridi’nin yarım mil içinde konuşlandığı ifade edildi.
İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un danışmanı Ranan Gissin, “Askerlerimiz bize yönelik tehdit tamamen ortadan kalkana kadar burada kalacaklar” dedi.
İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz, Kanal 2 Televizyonu’nda yaptığı açıklamada, operasyonun sona ermediğinin bir kez daha altını çizdi.
İsrail ordusunun bu saldırılarının aynı zamanda Batı Şeria’ya bir gözdağı verme amacını taşıdığı da belirtildi.
Yüzlerce yaralı ve ölü
Filistin Başbakanı Ahmed Kurey, İsrail Ordusu’nun 29 Eylül’de başlattığı operasyonda 140 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının da 500 dolayında olduğunu söyledi. Kurey, İsrail Radyosu’na yaptığı açıklamada, Filistinli sivillerin normal yaşamının “mahvolduğunu” belirtti. Filistin’in İsrail ile ilişkilerden sorumlu Bakanı Saib Erakat ise Filistin’in Sesi Radyosu’na yaptığı açıklamada, “İsrail Ordusu’nca işlenen katliam için uluslararası soruşturma açılması” çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Filistin Merkezi, operasyonlarda en az 80 evin tamamen yıkıldığını açıkladı.

İkinci mültecilik
İsrail ordusunun saldırılarının can kayıplarının yanı sıra ekonomik faturasının da ağır olduğu belirtildi. Zeytin toplama dönemine denk getirilen saldırılar nedeniyle Filistinliler zeytinlerini toplayamadı. İsrail tankları zeytin ağaçlarına ve tarlalara zarar verdi. Cebaliye’de yaşayan Filistinliler, evlerin yıkıldığını, elektriklerin kesildiğini ve tanklar nedeniyle yolların zarar gördüğünü ve su borularının patladığını açıkladılar. Azize Daher isimli Filistinli, “Evim şu an tamamen taş yığını, hiçbir şeyimi kurtaramadım, şimdi biz ikinci kez mülteciyiz” dedi.
Bu arada, Gazze Şeridi’ndeki İsrail yerleşimlerine, dün gece Filistinli militanlarca 7 havan topu atıldığı belirtildi.

Musul’da iki Türk şoförü rehin alındı
  • Irak’ın Musul kenti yakınlarındaki otoyolda, 2 Türk şoförü rehin alındı. İslam Tugayı adlı bir grubun dağıttığı video görüntülerde, şoförler Türkçe açıklamalar yaparken görülüyor. Rehinelerden biri, Türk hükümetinin çalıştıkları firmaya Irak’ı terketmesi için emir vermesi gerektiğini, aksi takdirde öldürüleceklerini söyledi.
  • Irak’ın başkenti Bağdat’ın Sadr semtinde direnişçilerin silahlarını teslim etmesi için kurulan bir merkeze havan saldırısı düzenlendiği bildirildi.
  • Ürdün’de katıldıkları bir eğitim kursundan dönen 9 Iraklı polis, otobüslerine düzenlenen saldırıda öldürüldü.


    Başa dön


    Ramazan korku dolu geldi
    Ramazan ayını ikinci kez bomba sesleriyle karşılayan Iraklılar, bu yılda korku ve tedirginlik içindeler. “Huzur dolu bir Ramazan geçirmek istiyoruz. Ama mümkün değil” diyen Diaa Salem birçok Iraklıya tercümen oluyor.
    Iraklı Müslüman aileler, önceden özellikle Ramazan aylarında camilerde toplu olarak teravi namazı kılardı. Ancak sokakları asker dolan kentlerde artık Iraklılar geceleri sokağa çıkmamayı tercih ediyor.
    Irak İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bu yıl teravi namazı için camilere gelen Iraklıların sayısında düşüş beklendiği belirtildi.
    ABD askerlerinin günlerdir bombaladığı Felluce gibi kentlerde ise tansiyon daha yüksek. Felluce’yi hedef gösteren Irak hükümetinin açıklamalarının kendilerinde sadece kızgınlığın artmasına neden olduğunu kaydeden Felluce halkı, ABD saldırılarından endişe duyuyor.
    Faidhi, “Korkarım ABD bu ayı vahşet ayına çevirecek, biz ise bu ayında namaz kılmak ve oruç tutmak için barış ayı olmasını istiyoruz” dedi.
    Ramazan aylarında iftirdan sonra akraba ziyaretleri yapan Iraklılar bu geleneklerinde de vazgeçmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.
    Felluce manzaraları
    Kentte Amerikan saldırıları nedeniyle hiçbir yerin güvenli olmadığını belirten Felluce halkı, çoğunlukla gitmeye alışkın oldukları bir kebap lokantasına artık gidemiyor. Çünkü bu lokanta son saldırılarda yerle bir oldu.
    Sokaklarda, halktan daha çok Irak polisini görmek mümkün. Halk, Amerikan askerlerinden emir almadıklarına ikna olduğu sürece polisin kente girmesine izin veriyor.
    ABD, El Kaide militanlarını ve yabancı savaşçıları hedef aldığını söylüyor. Ancak kentte bulunan CNN muhabiri kendisinin yabancı savaşçıya rastlamadığını özellikle belirtiyor.
    Uykularında yakalandılar
    Felluceliler için ramazan tam anlamıyla cehenneme dönmüş durumda. El Ceburi ailesi, sahurdan az önce saat 3’te bomba sesiyle uyandılar. Ailenin 8 üyesi bu bombardımanda öldü. Ölenler arasında 26 yaşındaki Atika’da bulunuyordu. Karnındaki altı aylık bebeği, 3 yaşındaki oğlu, eşi Tamin, kızkardeşi Athra ve annesi de aynı bombardımanda can verdi.
    Saldırıdan tek kurtulan Atika’nın 5 yaşındaki kızı oldu. Felluce halkı, ABD’nin El Kaide lideri Zerkavi’nin hedef alındığına dair açıklamalarına kızıyor. Mazin Yunus, “Zerkavi’yi vuracağız diyorlar. Ölenler sivil” diyerek tepkisini gösteriyor.


    Başa dön


    ‘Medya terörü tartışıldı
    Avrupa Sosyal Forumu (ASF) kapsamında düzenlenen plenumlardan birisi de, “Bilgi: Kültür, Eğitim, Telif Hakları ve Medya” konuluydu. 500’den fazla kişinin izlediği plenumda Tayland’dan gazeteci Supinya Klangnarong, Fransa’dan Ulusal Öğrenci Birliği (UNEF) Genel Sekreteri Anne Delbende, İtalyan “Carta Magazine” dergisinden Anna Pizzo, Madrid Üniversitesi’nden Sosyolog Jose Vidal Beneyto ve araştırmacı gazeteci John Pilger konuştu.
    Plenumun odak noktası, John Pilger’in medya eleştirisiydi. Pilger, medyada kavramların önemine işaret etti ve “Örneğin ‘özgürlük, sol ya da demokrasi’ gibi kavramları ele alalım. Bu kavramların sürekli içerikleri tahrif ediliyor. Irak işgali demokrasiyi tesis etme kavramıyla açıklanıyor. İsrail’deki bir intihar eyleminin ‘barış dönemini sona erdirdiği’ söyleniyor. Oysa ‘barış dönemi’ denilen dönemde çoğu çocuk olmak üzere 400 Filistinli İsrail ordusu tarafından öldürülmüş” diye devam etti.
    ‘Biz’ ve ‘Onlar’
    Bugün bir “medya teröründen” söz etmenin doğru olacağını vurgulayan Pilger, medyadaki yaygın tahrifatın bir diğer örneğinin, çizilen “basit dünya tabloları” olduğunu belirtti. Pilger’e göre medya, dünyayı ‘onlar ve bizler’ olarak iki kampa bölmüş durumda. ‘Bizler’ ile batı, ‘onlar’ ile başta İslam ülkeleri olmak üzere geri kalmış ülkeler kastediliyor. İzleyiciler tarafından sık sık alkışlanan Pilger, meslektaşları için de şu uyarıyı yaptı: “Gazetecilerin görevi, çok anlatmak değil, gerçeği anlatmaktır. Birçok gazeteci, medya denilen propaganda aygıtında nasıl bir rol oynadıklarının farkında bile değil.”
    Plan Kolombiya
  • Okullarında tuvalet bile yok!
    Irak’ta, Saddam Hüseyin rejiminin geçen yıl devrilmesinden bu yana okullarda öğrenci sayısının arttığı, ancak tuvalet, sıra, hatta sınıf gibi temel ihtiyaçların hâlâ karşılanamadığı belirtildi. BM Çocuk Fonu’nun (UNICEF) yardımıyla Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmada, ABD öncülüğündeki savaş sırasında 700 bindenfazla ilköğretim okulunun bombalardan hasar gördüğü belirlendi. Araştırmaya göre, 3 binden fazla okulun da yağmalandığı kaydedildi. UNICEF tarafından yapılan açıklamada, Bağdat ve diğer yerlerdeki çatışma ortamının, savaş yıllarında ihmal edilen okul sistemini ıslah etme çalışmalarını yavaşlattığı belirtildi. Irak’taki BM yetkilisi Roger Wright ise yaptığı açıklamada, “Irak’ta bugün milyonlarca çocuk, duvarları harap, kırık camlı hatta suyun bile olmadığı okullara gidiyor” dedi. UNICEF, Irak’ta 4,3 milyon çocuğun ilköğretime kayıt yaptırdığını, ülkede okula giden kız çocuklarının sayısının erkek çocuklara göre düşük olduğunu kaydetti.
    Blair gizli anlaşma yaptı
    İngiltere Başbakanı Tony Blair’in, yapılan gizli bir anlaşma çerçevesinde ABD füzelerinin İngiliz topraklarında konuşlandırılmasına izin verdiği öne sürüldü. Independent on Sunday gazetesinin haberinde, Blair’in Pentagon’un füzelerinin Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Kuzey Yorkshire’daki Fylingdales üssünde konuşlandırılmasını prensip olarak kabul ettiği iddia edildi. Bu füzelerin, ABD’ye füze saldırılarını engelleme şansı vereceğine ve ‘Son of Star Wars’ adı verilen savunma programının bir parçası olduğuna dikkat çeken Independent on Sunday, Savunma Bakanlığı’nın ise henüz konuyla ilgili kesin bir karar alınmadığını savunduğuna işaret etti.
    Iraklılar neden Pepsi’ye para akıtıyor?
    Amerikan işgaliyle yerle bir edilen Irak’ın gelir kaynaklarının ‘yeniden yapılandırma’ için kullanılmadığı bir kez daha ortaya çıktı. İngiltere’de yayınlanan Guardian gazetesinin haberine göre, 21 Ekim’de 200 milyon dolar daha Irak halkının cebinden çıkacak. ‘Savaş tazminatı’ adı altında verilecek bu para, devrik Irak lideri Saddam Hüseyin döneminde yapılan Kuveyt savaşında zarar görenlere verilecek. 125 milyar dolarlık borcunun yanı sıra 18.8 milyar dolar da tazminat olarak eklendi. Ancak tazminat adı altında verilen bu paralar Saddam’ın devrilmesinden bu yana Irak BM Tazminat Komisyonu’na (UNCC) 1.8 milyar ödedi. Bunun büyük bir bölümü işgalici devletler İngiltere ve ABD’ye gitti. İngiltere 37 milyon dolar alırken, tazminatın 32.8 milyon doları da ABD’ye aktarıldı. Yani ABD ve İngiltere işgal altında tutukları Irak halkından 70 milyon dolara yakın para aldılar. Dahası bu tazminattan, bir oyuncak firması olan Toys R Us ve içecek tekeli Pepsi gibi dev firmalar yararlanıyor. Tazminata ayrılan paranın yüzde 78’ini yutan şirketlerin Kuveyt Savaşı’ndan tazminat alma gerekçeleri ise, savaş döneminde Saddam’ın mal varlıklarına zarar verdiği değil. Bu şirketler, Kuveyt Savaşı sırasında kârlarında azalma ya da ‘işlerinde düşüş’ yaşadıklarını gerekçe göstererek Irak’tan tazminat istiyorlar. Bu şirketlerin başında petrol devi Texaco geliyor. UNCC’nin açıklamasına göre, tazminattan 21.5 milyar dolar sadece petrol devlerine aktarıldı.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net